Group Details Private

Etik Kurulu Üyesi

Member List

  • RE: "1917'de öldüm" diyen adam kendi mezarını ziyaret etti

    Aslında bu iki akımı da gündelik basit bağlamlardan koparıp felsefi düzeye yükseltmek gerekiyor. Bence felsefe bölümleri boş yatıyor. Topluma bir katkı yapmıyorlar.

    İnsanlar idealist deyince yüksek amaçları, saf niyetleri olan kişiyi, materyalist deyince paracı, her şeyi para için yapan kişiyi anlıyorlar.

    Bu tamamen yanlış anlamalar ise felsefeyi hiç ediyor. Bu yanlış ön yargılar yüzünden kimse felsefeden bir şey anlamıyor.

    O yüzden ideizm önerisinin yanına materizm önerisini de koymak istiyorum. İdeizm x materizm. Bu adlandırmalar konuyu gerçek felsefi boyutuna taşır bence. Gündelik alakasız, hiç alakası olmayan saçma ön yargılardan kurtarır.

    posted in Spiritüel Hayat
  • RE: "1917'de öldüm" diyen adam kendi mezarını ziyaret etti

    İşte ben her zaman söylerim: Bir insan felsefeye adım atacaksa baştan temel bir tercih yapma durumundadır. İdeye mi inanacak maddeye mi. Yani ideist mi olacak materyalist mi.

    Bu temel bir tercih ve yolun ilk ayrımıdır. Buna bir karar verdikten sonra başka tercihler gelir.

    Bu ikisi birbirinin tam zıttı iddialarda bulunurlar ve bunlar bağdaşamaz iddialardır. Burada bir tarafı seçip o tarafa yönelmek ve öbür tarafı bırakıp gitmek, yol aldıkça ondan uzaklaşmak vardır. Burada ne şiş yansın ne kebap stratejisi işe yaramaz.

    Bedenden bağımsız olabilen ruh demek ideist bir görüştür. Materyalizme göre bu olanaksızdır, böyle bir şey yoktur.

    posted in Spiritüel Hayat
  • RE: Alma - Verme Dengesi

    @DemoKratos, içinde söyledi: Alma - Verme Dengesi

    Biri kalktı dinimiz mantık dinidir. Çözemeyeceği sorun yoktur. Vaaay! İddiaya bak sen! Dur bakalım!

    Şimdi örneğin burada eleştirilen ne? Din değil. O yan bir çıktı. Burada eleştirilen bilgiye dayalı olmayan kuru düz mantık. Bu neden eleştiriliyor, çünkü alma verme dengesi dediğimiz şey doğrudan etik. Etiği kurmak için empati yanında mantıksal çıkarımların önemi var.

    Burada olay bu. Burada çatlak ses çıkartacak hiç bir gerekçe yok. Eğri oturup doğru da konuşmayınca kalkıp bari gitmesi bir kişinin, yine de onurlu bir davranış.

    posted in Spiritüel Hayat
  • RE: Ukrayna Neo-Nazi Kavramı

    Bir mert yiğit kişi çıkıp Putin'in kafasınasıkıp bu paranoyak diktatör katili ortadan kaldırmalı ve yerine geçen kişi derhal askerleri Ukrayna'dan acilen çekmeli ve Ukrayna halkından, tüm insanlıktan özür dilemeli, Rusya tekrar Suriye'deki Akdeniz üslerini kaybetmemeye odaklanmalıdır.

    posted in Serbest Kürsü
  • RE: Ukrayna Neo-Nazi Kavramı

    Ukrayna Rus savaş suçlularını yargılamaya başladı.

    Bence savaş sürdüğüne göre bu aşağılık katiller kurşuna dizilerek infaz edilmeli.

    Ukrayna baş savcısı Putin'i sanık sandalyesine oturtmak istediğini söyledi, son derece haklı. Bu katil savaş suçunun başıdır ve ömür boyu bir daha insan içine çıkmaması gerekir. Rusya'da bir mert yiğit varsa bu katilin kafasına sıkar, Rusya'yı insanlık ayıbından kurtarır.

    posted in Serbest Kürsü
  • RE: Ayın konusu

    Narsizm, paranoid şizofreninin paranoyaya dönüşmesinden sonraki, ego, yani kendi benliği hakkında paranoyalara saplanma aşamasıdır.

    Bu aşamadaki paranoyak dünyayı kurtaracağını iddia edebilir, mehdi olduğunu, peygamber olduğunu, hatta tanrı olduğunu bile iddia edebilir.

    posted in Serbest Kürsü
  • RE: Milliyetçiliğin Epistemolojisi

    Şimdi biraz hatırlayalım. Atatürk Milli Mücadeleyi başlattığında subaylar arasında iki görüş egemendi: Bunlardan biri Turancılık, biri İslamcılık. Fakat bunların her ikisine de karşı olan bir akım daha ortaya çıkmıştı: Bolşevizm.

    Bolşevik görüşlü subaylar tıpkı Çar'ın devrildiği gibi padişah devrilince Rusya ile ittifak kurma yanlısıydı.

    İşte Atatürk tüm bu eğilimleri kendine çekip savaşı kazanıp sonra da Batı yönelimli bir politikayı hayata geçiren inanılmayacak kadar zeki, bir insan bu kadar zeki olamaz dedirtecek düzeyde neredeyse mucizevi bir deha idi.

    Bu deha milliyetçiliği altı ilkenin içine boşuna almamıştır. Doğal bir ateşleyici roket olduğu için almıştır. Bugün Çin neden Ay'a, Mars'a gidiyor? Çİn bayrağını oraya taşımak için. Çinliler de var demek için.

    Bu motivasyonu çöpe mi atacaktınız? Atatürk o kadar her işin en doğrusunu bilmiş ki, hayran olmayı bırak, tapmak geliyor neredeyse insanın içinden!

    Atatürk'e hayran olmayacak kişi aptaldır. Zekadan hiç anlamaz. Yobazdır, kafa betondur. Başka olmaz. Güneşi göremeyen ancak yarasa olur, başka olamaz. Bunun gibi.

    posted in Epistemoloji
  • RE: Milliyetçiliğin Epistemolojisi

    Doğru düzgün sorulursa eğer, o zaman milliyetçilikle su zehirlenmesi arasında ne alaka olduğu güzelce açıklanır.

    Suyun bile fazlası zehirliyorken, yani su bu artık, yaşamın temeli. Bunun bile aşırısı zehir oluyorsa...

    Milliyetçiliğin aşırısının mutlaka ırkçılığa gideceği bu örnekle apaçık, kesin, net açıklanıyor.

    Bu arada bir anti parantez açarak su zehirlenmesi diye bir şey nasıl olabilir, su da mı zehirler sorusu akla gelirse bilgi veriliyor. Bu. Olay bundan ibaret.

    posted in Epistemoloji
  • RE: Dini kitaplara hangi sorunlarınızı çözmek için başvuruyorsunuz?

    @DemoKratos, içinde söyledi: Dini kitaplara hangi sorunlarınızı çözmek için başvuruyorsunuz?

    Müftü köye gitmiş bakmış köy yerinde muhteşem bir cami.

    Şİmdi bu camiye kuşkuzuz ki en güçlü amfi alınmış ve düğmesi de sonuna kadar çevrilmiştir. Onca saray gibi cami yapmış, para akıtmışsın. Amfinin stereosunu değil kuadrofonunu alsan kaç para yazar? Al gitsin!

    Tapınma saati geldi mi artık köy inliyordur çığlıklardan kesin! Peki tapınmaya sadece iki safın, bir Âmedağa biri Memmedağa gelecek olması kimin umurunda? Hiç kimsenin. Bas çığlığı tapınma vakti geldi haydi tapınmaya haydi tapınmaya diye!

    posted in Din & İnanç
  • RE: İskandinav ülkelerinin NATO üyeliğine karşı çıkmak gerçekçi mi?

    Bu arabesk kesimi dışarı çıkınca kolayca gözlemleyebilirsiniz. Bunlara göre pahalılık CHP den ve marketlerden kaynaklıdır. Marketler suçludur, ibret için marketçiler meydanlarda asılmalıdırlar!

    Bunlar yandaş olup güya sözde, marketlerin yaptıklarını yapmadıklarına inanılan, ama âlasını yapan ve hiç bir ucuzluğun olmadığı bir takım alışveriş yerlerine giderler. Oraya gidin, müşteri profiline bir bakın, apaçıktır. Kandırılmak isteyen, aldatılmaktan zevk alan arabesk profili.

    Marketçi raflardan malları topladı mı vaaay fırsatçı, aynısını, âlasını yandaş, yandan destekli satış yeri yapar, bir tek rafta tek şeker paketi göremezsiniz, hepsini toplar, marketçi hiç olmazsa sadece beş kilolukları kaldırır ama onlar yandaş ya, suçsuz! Suçlu marketçi!

    Bu arabesk, aldatılmak, yanıltılmak, manipüle edilmek isteyen, buna bayılan ve zevk alan anlayışa bir şey anlatamazsınız. Halbuki şekerin fiyatı iki katına mı çıktı kardeşim. Bu, marketin kasasındaki paranın değerinin de yarıya düşmesi demek. Ekonominin temel kuralı bu. Arabesk kafa anlamaz, anlatsan da girmez ama ekonomi böyle çalışıyor.

    Arabesk kafaya anlatamazsın o başka. Bunların tek ilacı var, doğal seleksiyon.

    posted in Tartışma