• Korkuyor musun çocuk ? Alaycı şekilde sordu genç adam . Oysa çocuktan daha çok korktuğu ,gözbebeklerinin istemsiz hareketlerinden belliydi. Çoğu zaman ne konuşulduğunun önemi yoktur . İyiyim ,korkmuyorum rahatlıkla der insan . Ama ya gözler . O bakışlar var ya ele verir insanın her halini . Sevdasını, korkularını ,hüznünü ,sevincini .
    Korkma çocuk ,korkma ! Deyip elini omzuna dokundurdu. Acısı büyük olan genç adamlar , korkuyu böyle yenerlerdi . Kendilerine veremedikleri teselliyi ,başkasına verirlerken...


  • Sen hiç korktun mu ? Dehşetin kucağından gelen ,üstü başı toz toprak ,kan . Yüzu ,kan ,ter ,toprak .. Azrail'i karşılarken sevinçle gülecek bakışları vardı çocuğun. Sanki yılları büyütmüş bilge bir dedenin duruşu vardı soruşunda.
    Sen hiç korktun mu ?
    Korkarım demeye neden utanır insan. Acizlik mi duymak istemez. Oysa acıkmak ,susamak ,üşümek ,uyumak gibi değil miydi korkmak. Acıktım ,susadım . O denli büyüktü korkularım . Açliğimi ,susuzluğumu giderircesine , korkularımı da yedim ,içtim . Yemek yemeği severcesine ,korkularımı da sevdim...


  • parmağıyla iki dudağın ortasını böldü ve o ifadeye büründü. Bakışlarında biraz korku, biraz tediginlik. Ben ise biraz çocukluk biraz da anarşist ruh.
    susma eylemi , öğretilerek, eğitilerek , zorla kazandırılan bir eylem oldu. O gün öğetmenimin korkuyla , tedirginlikle bakışları hep o korku ve tedirginlikle olmamız gerektiğini öğretti.
    korku ve susmak , kuşaktan kuşağa geçen bir mirastır.__


Benzer Konular

  • 5
  • 9
  • 1
  • 34
  • 15