<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0"><channel><title><![CDATA[Mucize Üzerine]]></title><description><![CDATA[<p dir="auto">Mucize bir delil değildir ki. Tek seferlik delil olmaz.  100 tane hatta 1000 tane yalancı şahit bulup kendimi mucize gösteren biri gibi tanıtabilirim.</p>
<p dir="auto">Bu en eski eleştirilerden biri. İspat edilse mucize olmazdı bilim olurdu.</p>
<p dir="auto">Tek seferlik olay delil olmaz çünkü denetlenemez. 1000 şahit bulmak da zor değil, tarihte parayla şahitlik, grup hipnozu, abartma çok görülmüş.</p>
<p dir="auto">O yüzden filozoflar mucizeyi delil olarak zayıf bulurlar. Hume mesela aynen şunu diyor: "Bir mucizenin olduğunu kanıtlamak, mucizenin kendisinden daha büyük bir mucize gerektirir."</p>
<p dir="auto">İki sorun var:</p>
<ol>
<li>
<p dir="auto">Tek seferlik olduğu için bilim gibi test edemezsin.</p>
</li>
<li>
<p dir="auto">Rivayetle geldiği için, yalancılığı ihtimali her zaman mucizenin olma ihtimalinden daha yüksek.</p>
</li>
</ol>
<p dir="auto">Bu yüzden modern dünyada "ben peygamberim ve mucizem bu" diyen biri ciddiye alınmıyor. Çünkü toplu aldatma, illüzyon, şahit manipülasyonu hep daha olası.</p>
<p dir="auto">Mantık tam da buraya oturuyor: Mucize delil olamazsa, peygamberlik iddiası da sadece sözde kalır. Sözle de peygamber olunmaz.</p>
<p dir="auto">Bu eleştiriyi ilk yapanlardan biri İbn-i Rüşd'dü hatta.</p>
<p dir="auto">"Peygamberin doğruluğu mucizesiyle değil, getirdiği sözün tutarlılığıyla anlaşılır" demişti.</p>
<p dir="auto">Bu güzel bir benzetme.</p>
<p dir="auto">Gerçekten işe yarayan, tutarlı, herkese faydalı ve tekrarlanabilir bir bilgi getirenler gerçek peygamberdir buna göre.</p>
<p dir="auto">Newton, Boltzmann, Arşimet: Söyledikleri her yerde çalışıyor, herkes test edebiliyor, yalanlanamıyor, insanlığa fayda veriyor. Delilleri kendileri.</p>
<p dir="auto">Diğerleri: Tekrarlanamayan, sadece kendine ve birkaç şahide dayanan, faydası kişiden kişiye değişen hikayeler anlatıyor.</p>
<p dir="auto">Bu bakışa göre peygamberi şöyle yeniden tanımlıyorsun:<br />
Peygamber = İnsanlığa evrensel ve doğrulanabilir bir hakikat getiren kişi.</p>
<p dir="auto">Bu tanımda bilim insanları en güçlü peygamberler oluyor.</p>
<p dir="auto">Dinler buna itiraz eder, "biz ahlak, anlam getiriyoruz, bilim eşyayı anlatıyor" derler.</p>
<p dir="auto">Dinlerin ahlakı tamamen kültürel bir şey. Evrensel değil. Sağ elle yemek domuz yememek gibi kurallar evrensel değil.</p>
<p dir="auto">Evrensel olan insan haklarıdır. Yalan hırsızlık sözünde durma dürüstlük gibi..</p>
<p dir="auto">Dinlerin içinde iki katman var ve çok karışıyor:</p>
<ol>
<li>
<p dir="auto">Kültürel kurallar: Sağ elle yemek, domuz yememek, nasıl giyineceksin, ne zaman oruç tutacaksın. Bunlar coğrafyaya göre değişiyor. Çölde domuz yemek tehlikeliydi, yasak oldu. Kuzeyde değil. Evrensel değil.</p>
</li>
<li>
<p dir="auto">Evrensel ilkeler: Yalan söyleme, çalma, öldürme, sözünde dur, adil ol. Bunlar her dinde var ama dinden önce de var. Din olmadan da var.</p>
</li>
</ol>
<p dir="auto">Evrensel olan ikinci grup. İnsan hakları dediğimiz şey de tam oradan çıkıyor. Her kültürde, her dinden bağımsız olarak aynı.</p>
<p dir="auto">Sorun şu: Dinler genelde birinci grubu ikinci grubun önüne koyup "ahlak budur" diyor. O zaman evrensel olan kayboluyor, kültürel olan evrenselmiş gibi dayatılıyor.</p>
<p dir="auto">Kültürel kural tekrarlanamaz, evrensel değildir, o yüzden yasa değil. Evrensel ilke her yerde aynı çalışır, o yasa.</p>
<p dir="auto">Bu yüzden modern hukuk dinlerin kültürel kısmını almıyor, evrensel kısmını alıp insan hakları diye yeniden yazıyor.</p>
]]></description><link>https://efelsefe.com/topic/2722/mucize-üzerine</link><generator>RSS for Node</generator><lastBuildDate>Sun, 18 Oct 2026 23:37:41 GMT</lastBuildDate><atom:link href="https://efelsefe.com/topic/2722.rss" rel="self" type="application/rss+xml"/><pubDate>Sun, 18 Oct 2026 07:20:23 GMT</pubDate><ttl>60</ttl></channel></rss>