• Çanakkale zaferi böyle anlatılır. Atatürkten bahsedilmemiş ama idare edin artık. Ha şunu da söylim anlatan kişi Atatürkü boncuk gözlüm diye sever ama bugünün anlam ve önemi Atatürk degil belki anlamanıza yardımcı olur diye paylaşıyorum.

    Bu da son paylaşımım olsun..

  • Yönetici

    Çanakkale Destanı çok uluslu, inançlı ve yürekli insanların ortak mücadelelerince gerçekleşen bir destandır; bunun görmezden gelinmemesi gerekir...

  • Kurucu

    @TENTEN @zafiRa @nejdet-evren @bilgisezgi

    Kisaca Canakkale savasini anlatmak isterim ki neden Ataturk, neden alman silahi, neden sadece Turk halki degil daha net anlasilsin.

    İtilaf devletlerinin asil amaci Istanbul'u Osmanli devletinin elinden alip, Rusya ile baglantinin saglamlastirilmasi, boylece İstanbul Bogazi ve Canakkale Bogazi'nin kontrolunu elde tutmak idi.Tabii bu durum direkt İstanbul'un alinmasiyla zor olacagi icin zayif halkadan yani Canakkale'den baslanildi.

    Bu donemde biz aslinda savasa girmemis durumdaydik, akabinde @TENTEN 'in de dedigi gibi Almanya bizi savasa girmemiz icin epey bir zorladi ve bogazlardan gecirdigi iki gemiyle karadeniz uzerinden Rusya'nin limanlarina saldirarak bizi de savasa sokmus oldu. 1 Ağustos 1914'te ittifak anlaşmasını sağlayarak fiilen de savaşın içine çekilmiş olduk. İşte iki Alman gemisinin onculugunde yapilan Rusya liman saldirilari ile de, Rusya bize 27 Ekim 1914'te savas ilan etti. Rusya-Osmanli İmparatorluğu savasi.

    İngiltere Churchill baskanliginda Canakkale'yi gecerek İstanbul'u alma planini Subat 1915'te yaparak saldiriya gectiler. Ingiliz ve Fransiz gemileri daha Canakkaleye gelemeden puskurtuldu. Sadece deniz harekatiyla İstanbul'un alinamayacagini anlayan Ingiltere ve Fransa kara haraketi duzenleme karari aldilar. Yapilan planlarda da ilk hedef Canakkale topcu birliklerini yok etmekti. 25 Nisan 1915'te Ingiliz ve Fransiz ordulari Gelibolu Yarimadasinin guneyinde bes noktaya cikartma yaptilar. Bu sayede Seddulbahir ve Ariburnunu alip kendi askerlerini yerlestirdiler.

    Ariburnundaki birliklerini guclendirmek isteyen itilaf devletleri ucuncu cikarmayi Suvla koyuna 6 Agustos 1915'te yapti. 9 Agustos 1915'te Kurmay Albay Ataturk'un liderliginde olan tabur tarihte Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen savunmayi yaparak İngiliz tumeninin ileri gitmesini engelleyerek ordumuzu sahilde tutmayi basarmistir.

    Ayrica Ataturk Kocacimentotepe-Conk Bayiri hattinda da bir taaruz duzenleyerek bu bolumde bulunan Anzak birliklerini de yok ettiler. Daha sonra da Ikinci Anafartalar Muharebesi ile dusman tamamiyle puskurtuldu. Aralik 1915'te anzak,ingiliz ve fransizlar Gelibolu'dan geri cekildiler.

    Canakkale Savasi'nda Mustafa Kemal'in kronolojisi;

    • Bulgaristan'da atesemiliter olarka gorev yapan gonullu olarak Canakkale Savasina katilir.
    • Kasim 1914'te Baskomutanlik vekaletine basvuru yaparak cephede aktif rol almak ister.
    • Osmanli İmparatorlugu cevaben 'Ordumuzda size her zaman yer var fakat atesemiliter olarak sizi Sofya'da birakiyoruz' der.
    • Bunun uzerinde Aralik 1914'te Sofya Baskomutani Enver Pasa'ya bir mektup yazar, 'Vatanin mudafaasina ait faal vazifelerden daha muhim ve yuce bir vazife olamaz. Arkadaslarim muharabe cephelerinde, ates hatlarinda iken ben Sofya'da atesemirlik yapamam. Eger birinci sinnif subay olma liyakatindan yoksunsam, kanaatiniz bu ise, acikca soyleyin lutfen' der.
    • Ataturk'un israri uzerine 20 Ocak 1915'te Tekirdag'da kurulacak olan ve Esat Pasa komutasindaki 3. Kolorduya baglanarak 19. Tumen Komutanligi'na atanir.
    • Ataturk Canakkale Savaslari'na katilirken yarbay idi fakat bes hafta sonra 1 Haziran 1915'te Albay oldu.
      1. tumeni kurmaya baslayan Ataturk, 25 Subat 1915'te 19. tumen Eceabat'a nakledildi ve Ataturk 19. tumen ve Eceabat Bolge komutanligina getirildi.
    • 23 Mart 1915'te Eceabat Bolge komutanligi buyutulerek Mustehkem Mevki Rumeli Bolgesi Komutanli'gi himayesine katildi ve komutanligina Albay Halil Sami Bey getirildi.
    • Ataturk'e bagli olan 19. tumen ordu yedegine birakilarak 3. kolordu emrinde kizaga cekildi.
    • 18 Nisan 1915'te 19.Tumen Canakkale'ye yeni atanan Marasel Liman von Sanders'in komutasindaki 5. ordunun yedegi olarak birakilarak Bigali koyune gonderilmistir.
    • Bu donemde Ataturk 19. tumeni asla birakmadi.
    • Canakkale Savasi oncesi Osmanli ordusunun basindaki Alman General Liman von Sanders, Canakkaleye İngiliz cikarmasinin Saroz korfezi Anadolu kiyilari ve Bolayir'dan olacagini dusunuyordu, buna ragmen yedek tumen komutani Ataturk bu cikarmanin Anafartalardan yapilacagini Alcitepe ve Kocacicem'den olacagini soyluyordu. Nitekim de oyle oldu.
    • 25 Nisan 1915'te İngiliz,Fransiz ve Anzak birlikleri Canakkale'ye sabaha karsi Ariburnu, Sedulbahir ve Kumkale sahillerinden cikarma yapti.
    • Canakkale'ye 25 Nisan gunu ayak basan dusman birlikleri karisinda Ataturk ve 57. Alayi buldu.
    • 25 Nisan 1915'teki ilk cikarma basladiginda Çanakkale Bigalı Koyu dogusunda Degirmenlik mevkiindeki karargahinda bulunan 19. Tumen Komutani Yarbay Mustafa Kemal, cikarmayi haber alir almaz, (Maltepe'deki 77 Alay ve 9. Tumenden aldigi raporlarla), inisiyatif kullanarak, 07.45'te karargahindan hareket etti ve 57. Alay ile birlikte saat 09.40'ta Kocacimen'e vardi.
    • Orada yaklasik 10 dakika 57. Alay'i dinlenmeye birakarak kendisi atina atlayip sarp araziden Conkbayiri'na gitti. Buraya geldiginde, 27. Alay 2. Taburun 'Balikci Damlarindaki' savunma mufrezinden arta kalan erlerin, 261 rakimli tepeye (Conkbayirinin guneyindeki platonun uzerinden kuzeye) dogru geri cekildiklerini gordu.
    • İste tam o an atindan inen Mustafa Kemal, dusmandan kacan Turk erlerinin tam onunde durarak o unlu konusmasini yapti. Kacan erlere sungu taktirip yere yaiırarak, bozguna ugramis bir birlikten arta kalanlardan bir savunma hattı kurdu.
    • Mustafa Kemal komutanlara verdigi emirde su ifadeleri kullandı: "Ben size taarruzu emretmiyorum, olmeyi emrediyorum! Biz olunceye kadar gececek zaman zarfında yerimize baska kuvvetler ve komutanlar gecebilir."
    • Turk ordusunun yeniden savas durumuna gectigini goren dusman kuvveti neye ugradiginin saskinligini yasarken imdada yetisen 57. Alay ve 8. Tabur dusmana saldırdı. Conkbayırı sırtlarında yaşanan boğaz boğaza çatışma sonunda 57. Alay'ın neredeyse tamamı sehit oldu, ama dusman bozguna ugratildi. Mustafa Kemal'in ifadesiyle savasi kazandığımız an bu andır.
    • Mustafa Kemal, 25 Nisan 1915'teki Arıburnu taarruzunda gösterdiği başarıdan dolayı 'Arıburnu Kuvvetler Komutanlığı'na getirildi ve 25 Nisan 1915'ten 16 Mayıs 1915'e kadar bölgedeki tüm kuvvetleri tek başına komuta etti.
    • 25-26 Nisan 1915'te düşman Arıburnu ve Conkbayırı'ndan yeni çıkarmalar yaptı ve her seferinde karşısında Mustafa Kemal'in komutasındaki Mehmetçiği buldu. Örneğin, 26 Nisan tarihinde Conkbayır'na yapılan taarruzu Mustafa Kemal, daha sonra Kemalyeri diye adlandırılacak yerden yönetti, Kanlısırt-Kırmızısırt hattında düşmana ağır kayıplar verdirerek, düşmanı kıyıya çekilmeye zorladı.
    • Bu başarılarından dolayı 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa, 27 Nisan 1915'te, Mustafa Kemal'e bir kutlama telgrafı çekti: "Başarınızı kutlarım. Raporlarınızı Başkomutanlık Vekaleti Yüksek Makamına arz ediyorum. Emrinize verilen 33. Alay ile birlikte düşmanı denize dökünüz. Donanmamız bizi ateşle destekleyecektir. Allah'ın yardımı bizimledir."
    • 1 Mayıs 1915'te, Mustafa Kemal'in komutasındaki 19. Tümen, Arıburnu cephesinde düşmana taarruz etmiş, istenen sonuç alınamayınca, Mustafa Kemal, 2 Mayıs'ta taarruzu durdurdu
    • 9-10 Mayıs 1915'te Arıburnu cephesinin sağ yanından taarruza geçen düşman, Mustafa Kemal'in 19. Tümeni'ne bağlı birliklerce durdurulmuş ve geri püskürtüldü.
    • 10 Mayıs 1915'te, Mustafa Kemal'in Arıburnu muharebelerini yönettiği tepeye, 3. Kolordu Komutanlığı'nın emriyle 'Kemalyeri' adı verildi.
    • 11 Mayıs 1915'te Başkomutan Vekili Enver Paşa, öğleden sonra 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa ile birlikte Kemalyeri'ndeki Arıburnu karargahına gelerek cephe hakkında Mustafa Kemal ile görüştü.
    • 16 Mayıs 1915'te, Edirne Valisi Hacı Adil Bey, Gelibolu Mutasarrıfı Rıfat, Eceabat Kaymakamı Rahmi, Keşan Kaymakamı, Gelibolu Jandarma Komutanı'nın oluşturduğu bit heyet, 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa ile beraber Kemalyeri'nde Mustafa Kemal'i ziyaret ederek cephede gösterdiği fedakarlık ve kahramanlık nedeniyle kendisini tebrik etti.
    • 17 Mayıs 1915'te Mustafa Kemal, Arıburnu Kuvvetleri Komutanlığı'ndan ayrılarak 19. Tümen Komutanlığı'ndaki görevine döndü. Ayrıca 19. Tümen, Kuzey Grubu Komutanlığı'na bağlandı. Mustafa Kemal, Arıburnu Komutanlığı'ndan ayrılırken emrindeki birliklere yazdığı veda yazısında: "23 gün sevk ve idare etmek mutluluğu kazandığım siz demir kitlenin, Allah'a sığınarak yaptığı hücum iledir ki düşmanın 20 bini aşan kuvveti Arıburnu’nda yok edildi. 23 günlük ateşli ve kanlı ortak çabalarımız anısının samimi ve temiz duyguyla korunacağından eminim" dedi.
    • 17 Mayıs 1915'te Mustafa Kemal'e, Arıburnu muharebelerindeki başarısından dolayı padişah adına 'Muharebe Altın Liyakat Madalyası' verildi.
    • Mustafa Kemal, 8 Ağustos 1915'te Anafartalar Grup Komutanlığı'na getirildi. Bu görevi Çanakkale'den ayrılacağı 10 Aralık 1915'e kadar devem etti. Anafartalar Grup Komutanı olarak emrinde 3 kolordu (2., 16., 15. kolordular) vardı. Bu, Ordu Komutanlığı niteliğinde bir komutanlık anlamına geliyordu. Turgut Özakman'ın da belirttiği gibi, "Çanakkale Savaşı boyunca, Liman Paşa dışında hiçbir komutan, bu kadar uzun zaman, bu kadar çok birliği ve bu kadar geniş bir alanı komuta etmemiştir."
    • 23 Mayıs 1915'te, gösterdiği başarılardan dolayı Mustafa Kemal'e Alman İmparatoru tarafından 'Demir Haç' nişanı verildi.
    • 30 Mayıs 1915'te, Çanakkale Ağıldere'de İngilizlerle şiddetli çarpışmalar yaşandı, Mustafa Kemal'in komuta ettiği ordular Ağıldere muharebesini kazanamadı.
    • 1 Haziran 1915'te Mustafa Kemal'in albaylığa yükselmesi nedeniyle Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili Enver Paşa, Mustafa Kemal'e tebrik telgrafı çekti: "Yeni rütbenizi tebrik ederim. Bu terfi, görmekte olduğunuzu büyük ve fedakarane hizmetlerinize karşılık bir mükafat değil, ancak memlekete daha mühim ve ordumuza daha kıymetli hizmetler görebilecek mevkilere erişmek için geçilmesi gereken bir basamaktır."
    • 4-5 Haziran 1915'te İngilizlerin gece Arıburnu cephesindeki siperlere saldırmaları üzerine başlayan mücadeleyi, sabaha karşı Düztepe'deki karargahından Tümen cephesine gelen Mustafa Kemal yönetmiştir. 19. Tümen birlikleri, işgal edilen siperleri düşmandan geri aldı.
    • 7 Haziran 1915'te Mustafa Kemal, Kemalyeri'ne giderek 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa ile görüştü ve tümeni için yeterli miktarda el bombası istedi.
    • 29 Haziran 1915'te, Başkomutan Vekili Enver Paşa, Şehzade Ömer Faruk Efendi ve İstanbul Milletvekili Hüseyin Cahit Yalçın, Gelibolu'da 5. Ordu Karargahı'nı ve Kemalyeri'ni ziyaret etmişler. Daha sonra da Düztepe'de 19. Tümen Karargahı'nda Mustafa Kemal'i ziyaret etti.
    • 15 Temmuz 1915'te Mustafa Kemal'e başarılarından dolayı, Takfon Harp Madalyası verildi.
    • 16 Temmuz 1915'te gazeteci, yazar ve şairlerden oluşan bir heyet Gelibolu'ya gelerek 5. Ordu ve 3. Kolordu karargahlarını gezdi. Heyet, Cesarettepesi'ne giden yolun düşman kontrolünde olmasından dolayı Mustafa Kemal'i ziyaret edemedi, fakat telefonla konuşarak başarılar diledi.
    • 6-7-8 Ağustos 1915'te İngilizlerin Arıburnu cephesine ve Conkbayırı'na saldırmaları üzerine çok kanlı çarpışmalar olmuştur. Mustafa Kemal, 7 Ağustos 1915'te saat 05.05'te, Kuzey Gurubu Komutanlığı'na yazdığı raporda: "Düşman gece yarısından başlayarak topçusuyla şiddetli ateş altına aldığı 18. ve 27. Alay cephelerine, saat 04.30'da hücum etmişse de Allah'ın yardımıyla ağır kayıplar verdirilerek hücum sonuçsuz bırakılmıştır" dedi.
    • 8 Ağustos 1915'te Conkbayırı İngilizlerin eline geçti. Mustafa Kemal saat 19.00'da Kuzey Grubu Komutanı Esat Paşa'ya, Conkbayırı bölgesindeki kritik durumu belirterek 5. Ordu Komutanı Liman von Sandersi'i ikaz etmesini bildirmiştir. Conkbayırı'ndaki durumun iyice kötüye gitmesi üzerine, 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders adına Kurmay Başkanı Albay Kazım (İnanç), Mustafa Kemal'i telefon başına çağırarak 'durumu nasıl gördüğünü' sordu. Mustafa Kemal bu soruya: "Bütün mevcut kuvvetlerin, komutam altına verilmesinden başka çare kalmamıştır!" diye cevap verince, şaşıran Kurmay Başkanı, "Çok gelmez mi?" diye sorunca, Mustafa Kemal: "Az gelir!" cevabını verdi.
      İşte o kritik aşamada Mustafa Kemal gece saat 21.45'te Mareşal Liman von Sanders'in emriyle Anafartalar Grubu Komutanlığı'na getirildi ve 9 Ağustos 1915 günü sabahın ilk ışıklarıyla taarruz emri verildi. Mustafa Kemal, gece saat 01.30'da Anafartalar Grubu Komutanlığı karargahının bulunduğu Çamlıtekke'ye giderek grubun komutasını eline aldı.
    • 9 Ağustos 1915'te Mustafa Kemal'in komutasındaki kuvvetler Anafartalar bölgesinde düşmana saldırdı. Mustafa Kemal, 7. ve 12. Tümenlerin sabaha karşı başlayan taarruzunu, Anafartalar bölgesindeki bir tepeden başından sonuna kadar yönetmedi. Düşman bozguna uğrayarak kaçtı. Taarruz sonrasında Mustafa Kemal akşamüzeri Anafartalar'dan ayrılıp Conkbayırı'na hareket etti. Yol üzerinde Çamlıtekke'de, Liman von Sanders ile görüşerek akşam, Conkbayırı ile Suyatağı arasındaki 8. Tümen Karargahı'na gelmiştir. Burada son durumu inceleyerek, 10 Ağustos 1915 şafağında yapılacak taarruzun son hazırlıklarını tamamladı.
    • 10 Ağustos 1915'te, Mustafa Kemal, İngilizlerin 8 Ağustos 1915'te ele geçirdiği Conkbayırı'na taarruz etti. Mustafa Kemal taarruz öncesinde askerlerine: "Askerler! Karşınızdaki düşmanı mağlup edeceğinize hiç şüphe yoktur. Fakat siz acele etmeyin. Evvela ben ileri gideyim. Siz, bn kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte atılırsınız."
    1. Tümen alayları tarafından başlangıçta sadece süngü hücumuyla gerçekleşen bu taarruzda 4 saat süren kanlı süngü muharebeleri sonunda Conkbayırı'nın tamamı ele geçirildi. Düşmana çok büyük kayıplar verdirilen bu savaş sırasında Mustafa Kemal, göğsündeki saate isabet eden bir şarapnel parçasıyla yaralandı. Mustafa Kemal, Conkbayırı'nı geri aldıktan sonra öğleden sonra 8. Tümene veda ederek Anafartalar Grubu Karargahı'na döndü.
    • 16 Ağustos'ta İngilizler, Anafartalar cephesindeki Kireçtepe'ye taarruz etmiş, Mustafa Kemal ateş hattında 5. Tümen Karargahı'nın bulunduğu 161 rakımlı tepeden savaşı yönetti.

    Simdi tum bunlari okuyup ogrendikten sonra Ataturk'suz Canakkale, Canakkale'siz bir Ataturk nasil dusunebilir insan? Dusunen de elbette bir art niyet aranir. Tabii ki Turk askeri savasti, tabii ki Allah Allah nidalari ile savasti, tabii ki namaz kilarak savastilar ama Ataturk'un komutasini basarisini hic bir Allah'in kulu golgeleyemez. Ataturklu Canakkale gecilmez!

  • Kurucu

    @zafiRa, içinde söyledi: Çanakkale Zaferi


    Çanakkale zaferi böyle anlatılır. Atatürkten bahsedilmemiş ama idare edin artık. Ha şunu da söylim anlatan kişi Atatürkü boncuk gözlüm diye sever ama bugünün anlam ve önemi Atatürk degil belki anlamanıza yardımcı olur diye paylaşıyorum.

    Bu da son paylaşımım olsun..

    Tarih youtuberlardan Ataturk e boncuk gozlu diyenlerden ogrenilmez.


  • Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan'da, O'nu geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever...

    Eyüp Han, Pakistan Cumhurbaşkanı

    Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım . Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal’de büyük bir ruh kuvvetinin esrarı var.

    Charles Townssend, İngiliz general, 1922

    Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır. Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken kendisine onun fikrince bütün Avrupa’nın en kıymetli ve en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana Avrupa’nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal olduğunu söyledi.

    Franklin Roosevelt, ABD Başkanı

    Herkes Atatürk'ü bu kadar anlamışken, sadece bu ülkenin yobazları onu anlayamıyor.

  • Kurucu

    Her savasta kahramanlik hikayeleri anlatilir, bu ordunun motivasyonunu yuksek tutmasi icin kullanilan taktiksel bir hamledir. Bazilari dogrudur, bazilari tamamen hurafedir, bazilari da abartilarak anlatilir. Sonrasi icinde gelecek nesillerin milliyetci ruhlarinin oksanmasini, vatanseverligi arttirmada kullanilir. Boyle youtuberlar yasiyormuscasina olen askerlerden, hekimlerden, gemi komutanlarindan bahsedince vaovvv diyebilmemiz, tuylerimizin diken diken olmasini, o zamanda yasamasak bile yasiyormuscasina bir hava olusturmasini saglar. Tabii bu bilgiler iste Ataturk'u silerek verildiginde servis edildiginde, savasin kazanilmasini hekimin morfini az kullanmasina, ekmegi az yiyen askere, tek gemi ile ingiliz donanmasini yok ettigine falan inandirilirak baglanir ve eksik bilgi ile hatta istenilen bilgiler ile gelisen buyuyen gelecekler hazirlanir.

    Ornek Ukrayna'da bir Mig pilotu varmis kimse bilmiyor tanimiyormus ve yaklasik 15 tane rus ucagini tek basina dusurmus. Pilot kiz mi erkek mi bilen yok boyle bir pilot var mi yok mu bilen yok ama motivasyonu arttiran bir husus. Herkes onun varligina inanip motive ediyor kendini.

    Ornek Fatih'in İstanbul'u fethi. O donemde Osmanli'da olan askeri teknoloji hic kimsede yoktu. Kimse burayi soylemez, herkes soyle fetih etti boyle fetih etti der. Ama sonuc olarak bir devir acip bir devir kapatmistir.

    Kaldi ki bizler hikayelere cok alisik oldugumuz icin, hemen kabullenip gercekten de oyleymis gibi icsellestiririz.

    Yeniliyorum Canakkale bir ruhun urunudur ama o ruhun ateslenmesini saglayan komutan Ataturk'tur.


  • Bu dogmatiklerin bu Atatürk saplantısından çıkmaları gibi bir şansları yok anlaşılan!

    Neymiş Atatürk putlaştırılıyormuşmuş! Hayır siz olmayan, hayalinizde yarattığınız bir şeyi putlaştırınca oluyor ama!

    Atatürk hiç olmazsa var, bir işler yapmış. Sizin hayali putunuz yok bile! Siz olmayan hayali bir şeyi putlaştırırken biz Atatürk'ü hadi putlaştırmış bile olsak çok mu?

    İnanmıyorsanız Kuran okuyun. Orada yazıyor ki putlara seslenin, cevap vermezler. Bir şey isteyin yapmazlar.

    E sizin görünmez putunuz da böyle? Aynısı? Hiç mi düşünmüyorsunuz?

    Atatürk putlaştırılıyor denince ben sert konuşurum. Atatürk'e eleştiri getirecekseniz haklı olması lazım ki sesimiz kısılsın. Saçma sapan eleştiri gelirse ağır konuşuruz. İpe sapa gelir bir eleştiri getirecekseniz getirin.


  • Her şeyin abartısı zamanla itici hale gelebilir. Atatürk gibi önemli bir şahsiyetin heykelini neredeyse her büyük meydana/kavşağa dikerseniz, zaman içerisinde, ters tepkilere dönüşebilir.

    Bu tip görseller çağın gerisinde kaldı artık. Fazlası zarardan başka bir şey üretmez.

  • Kurucu

    @kereste elbette abarti sikinti yaratiyor olabilir ama bunu kullanmaya gerek yok. Ben andimizi okurken Ataturk bustunun yaninda bayrak olur oraya bakarak okurduk. Sen simdi bu Ataturk bustunu her yerde var putlastirmanin manasi yok diye kaldirirsan orada art niyet vardir, saygidan oturu olusan bir bust kulturu ile fi tarihinde olmus putlari bagdastirmak cok sacmadir. Kurani arapca okumak onu yasatmak ve inanci tazelemekse, Ataturk u gormek ve saygi duymakta O'nu yasatmaktir zannimca. Heykelci miyim hayir degilim her meydana konulmali mi hayir konulmamali ama unutturulmaya da calisilmamali. O bizim varolus gercegimiz cunku.


  • Dünyada bu kadar emperyalistlerin çiğnettirdiği çürük sakızları çiğnemekte ısrarcı bir millet daha olduğunu sanmıyorum.

    Hangi her büyük meydanda kavşakta Atatürk heykeli var yahu? Hangi hayal aleminde yaşıyor bunlar acaba? Her kentin sadece bir büyük meydanında Atatürk heykeli var. Hiç bir kavşakta Atatürk heykeli hiç görmedim!

    Bir zahmet, adam ülkeyi uçurumdan çevirmiş yani, şehrin meydanında da heykeli olsun artık yüksek müsaadelerinizle!!!

    Atatürk'e laik dindarlar bile karşı değilken yobazların laf etmeye kalkışması çok anlamlı! Bu yobazlığın, gericiliğin artık alameti farikası! Yobaz mı, gerici mi Atatürk'e karşıdır! Atatürk puttur!!!

    Aman emperyalistlerin ağzınıza kattığı sakızları çürüye çürüye leşe dönse de çiğnemeye devam edin! Yoksa yobazlığınıza halel gelir maazallah!!!

    Öğürene kadar, zehirlenene kadar iyice çiğneyin o iğrenç sakızları! Kimin putu varsa puta tapıyorsa onu kınayalım diye iddiaya girersek en büyük put, görünmez olduğu iddia edilen puttur!

    Bu davamı güneş gibi kanıtlayamazsam şerefsiz olayım! Biz her mahalleye Atatürk heykeli dikip günde beş kere en büyük Atatürk diye hoparlörle çığlık atıyor muyuz ülen?

    Şaşkının önde gideni gözündeki merteği görmez elin gözünde kazık kadar çöp var diye bağırıp dururmuş! O kazık sizin gözünüzde! O yüzden herkesin gözüne bakınca çöp görüyorsunuz! Sizden başka kimsenin gözünde çöp yok!

    "Zombie in your head" misali!


Benzer Konular

  • 9
  • 8
  • 4
  • 15
  • 57