Toplam 100 kg kayakçı 100m tepeden kayıp karşı tepeye tırmanışa geçiyor ve 20kg çantasını bırakıyor. Karşı tepeye kaç m çıkar? Sürtünme yok eğim her iki tepede de sabit.
A) 80 B) 100 C) 120 D) 125
Uzun suredir aramizda olan uyelerimiz icin
Toplam 100 kg kayakçı 100m tepeden kayıp karşı tepeye tırmanışa geçiyor ve 20kg çantasını bırakıyor. Karşı tepeye kaç m çıkar? Sürtünme yok eğim her iki tepede de sabit.
A) 80 B) 100 C) 120 D) 125
Yapma-Kafa said:
Yapma-Kafa said:
Sürtünmenin sabit olduğu bir yolda yokuşun başında benzinli bir araba duruyor.
Yokuş 1 km iniş aşağı ve ardında 2 km yokuş yukarı eşit eğimde ikisi de.
Araç 1 km inişe geçiyor tam gaz körüklüyor. Ayağına kuvvet gaza basıyor.
Tam iniş bittiği yerde gazı kesiyor. Mevcut hızıyla yokuşa başlıyor.
1 km indiyse ne kadar yokuş çıkar
Sorunun çözümü biraz kazık olduğu için sürtünme kuvvetini ihmal edip de yazabilirsiniz. Böylece daha sadeleşiyor.
Sürtünme kuvvetini katarsak işlem salatasına dönüşüyor.
Yanıt 1000 × ( 1+ G/g ) olacak.
G motor ivmesi
g yerçekimi ivmesi
Gerçeğe en yakın en sade fizik sorusuydu.
Sürtünme ve kütle kaybını hesaplamadık. Yani işe integral differansiyel karıştırmadık.
Erkek yıllarca çalışır bir ev alır ailesi için. Ama evde istenmez emekli bile olsa surat yapılır. Git kahvede otur denir.
Çalışmak erkek için mecburidir ve başka alternatifi yoktur. Kimse erkeğe çalışmak için erken daha sonra düşünürsün demez.
Ama kadın için çalışmak sadece can sıkıntısını gidermek için bir hobidir. Stres atma ve sosyalleşme bahanesidir.
Ama erkeğin işine kadın eleman alınır hatta kadın çalıştırma kotası zorunlu yapılır.
Erkek ağır işlerde çalıştırılır. Bütüngün sokağın stresini çeker. Beğenmedim deme lüksi yoktur.
Eve geldiğinde sıcak yemek temiz ortam ister. Ama erkek pistir. Ter kokuyordur. Çünkü en ağır işlerde çalışır 2 katı ter döker.
Ama erkek anlayışla karşılanmaz.
Türkiyede ataerkil düzen yoktur. Tam tersine feminazi vardır.
Yapma-Kafa said:
Sürtünmenin sabit olduğu bir yolda yokuşun başında benzinli bir araba duruyor.
Yokuş 1 km iniş aşağı ve ardında 2 km yokuş yukarı eşit eğimde ikisi de.
Araç 1 km inişe geçiyor tam gaz körüklüyor. Ayağına kuvvet gaza basıyor.
Tam iniş bittiği yerde gazı kesiyor. Mevcut hızıyla yokuşa başlıyor.
1 km indiyse ne kadar yokuş çıkar
Sorunun çözümü biraz kazık olduğu için sürtünme kuvvetini ihmal edip de yazabilirsiniz. Böylece daha sadeleşiyor.
Sürtünme kuvvetini katarsak işlem salatasına dönüşüyor.
Sürtünmenin sabit olduğu bir yolda yokuşun başında benzinli bir araba duruyor.
Yokuş 1 km iniş aşağı ve ardında 2 km yokuş yukarı eşit eğimde ikisi de.
Araç 1 km inişe geçiyor tam gaz körüklüyor. Ayağına kuvvet gaza basıyor.
Tam iniş bittiği yerde gazı kesiyor. Mevcut hızıyla yokuşa başlıyor.
1 km indiyse ne kadar yokuş çıkar
Uyduda aynı tv kanalının bir SD bir de HD yanınları niye var. Boşuna elektrik israfı olmuyor mu.
Neymiş efendim türkiyede hala sd uydu alıcıları varmış. Değiştirsinler birader. Hd alıcılar servet değerinde değil ya.
Özellikle trt her kanal için çift sinyal gönderiyor. Ne gerek var?
Lafa gelince kamu spotlarında enerji tasarrufu diyorlar. İcraata gelince yok.
"Çevreciyiz" diye reklam yapan kurumların en büyük israfın kendi yayınında olması ironik.
Neden HD kampanyası başlatmıyorlar?
Para kimseye dokunmasın
SD'yi kapatırsak 70 yaşındaki amca "benim TV gitti" diye arayacak. Operatör müşteri hizmetleri kilitlenecek. RTÜK'e şikayet yağacak. Hiçbiri bu topa girmek istemiyor.
Ama bu da 10 sene sürüyor. 10 yılda bu sd yayın için harcanan cihaz masrafı soğutma ve elektrik astarı yüzini geçti bile.Avrupa ne yaptı? Almanya, Fransa "31 Aralık 2020 itibariyle SD bitti" diye 1 sene önceden afiş astı. Millet mecbur 50 euroluk HD alıcı aldı. İlk 3 ay kıyamet koptu, sonra herkes unuttu.
Türkiye'de de Türksat'ın elinde koz var aslında. Tek bir duyuru: "01.01.2028'den sonra 10758 V frekansındaki SD yayınlar kapanacaktır." O gün gelince %90'ı geçer.
Lafa gelince enerji tasarrufu, yeşil mutabakat... yok şişe geri dönüşüm makinası...
ama icraat yok. Çünkü kısa vadede kimse oy kaybetmek istemiyor.
Lafı gelmişken şişe geridönüşüm makinalarının maliyeti yaptıkları geri dönüşümden daha pahalı görünüyor.
O işte de bir iş var gibi.
@TENTEN kanka ulusal tv gibi bir kanal bile parti üyelerinden geçiniyorsa diğerlerinin ne halt ettiği şaibeli.
Büyük olasılıkla çamaşır makinesi görevi görüyorlardır.
TENTEN said:
Basit bir internet sitesini işletmek bile maliyet kalemi oluştururken TV de neredeyse hiç reytingi olmayan yüzlerce kanalı kim finanse ediyor.
Tv işletmek kasabadaki üçbeş yerel marketin reklam geliriyle olacak iş değil.
Bakıyoruz akşama kadar aynı donuk meymenetsiz suratların konuşmasından başka birşey de yok aslında. Hani ilgi çekici bir yayınları olsa neyse.
Aynı masada iki konuşan kafa biri soruyor biri cevaplıyor akşama kadar. Kendileri bile izlemiyordur eminim.
Ama yine de arka planda kamera yönetmen grafik dekor kira bilmemne..bir sürü çalışan ve masraf var.
Bunları kim fonluyor niye fonluyorlar?
Tv listesinde kaç kişi bu kanalları favoriye alıyor ki. Uyduda yüzlerce böyle kanal var. Boşa masraf değil mi?
Halkın vergilerini çarçur etmek değil de nedir?
Ulusal Tv kanalın kapanmaması için dini vakıflar gibi para topluyordu.
Reklam gelirleri yetmiyor galiba.
Basit bir internet sitesini işletmek bile maliyet kalemi oluştururken TV de neredeyse hiç reytingi olmayan yüzlerce kanalı kim finanse ediyor.
Tv işletmek kasabadaki üçbeş yerel marketin reklam geliriyle olacak iş değil.
Bakıyoruz akşama kadar aynı donuk meymenetsiz suratların konuşmasından başka birşey de yok aslında. Hani ilgi çekici bir yayınları olsa neyse.
Aynı masada iki konuşan kafa biri soruyor biri cevaplıyor akşama kadar. Kendileri bile izlemiyordur eminim.
Ama yine de arka planda kamera yönetmen grafik dekor kira bilmemne..bir sürü çalışan ve masraf var.
Bunları kim fonluyor niye fonluyorlar?
Tv listesinde kaç kişi bu kanalları favoriye alıyor ki. Uyduda yüzlerce böyle kanal var. Boşa masraf değil mi?
Halkın vergilerini çarçur etmek değil de nedir?
Ulusal Tv kanalın kapanmaması için dini vakıflar gibi para topluyordu. 
Reklam gelirleri yetmiyor galiba.
Basit bir internet sitesini işletmek bile maliyet kalemi oluştururken TV de neredeyse hiç reytingi olmayan yüzlerce kanalı kim finanse ediyor.
Tv işletmek kasabadaki üçbeş yerel marketin reklam geliriyle olacak iş değil.
Bakıyoruz akşama kadar aynı donuk meymenetsiz suratların konuşmasından başka birşey de yok aslında. Hani ilgi çekici bir yayınları olsa neyse.
Aynı masada iki konuşan kafa biri soruyor biri cevaplıyor akşama kadar. Kendileri bile izlemiyordur eminim.
Ama yine de arka planda kamera yönetmen grafik dekor kira bilmemne..bir sürü çalışan ve masraf var.
Bunları kim fonluyor niye fonluyorlar?
Tv listesinde kaç kişi bu kanalları favoriye alıyor ki. Uyduda yüzlerce böyle kanal var. Boşa masraf değil mi?
Halkın vergilerini çarçur etmek değil de nedir?
|
128
İleti
12
İtibar
|
|
1
İleti
0
İtibar
|
|
185
İleti
43
İtibar
|
|
416
İleti
17
İtibar
|
|
0
İleti
0
İtibar
|
|
8
İleti
1
İtibar
|