Toparlarsak, sistemin özeti tek cümle: Kazanç özelleşiyor, zarar toplumsallaşıyor.
3 halkalı döngü sosyolojide de ekonomide de kayıtlarda var:
1. İsim değişince suç değişiyor
Alt sınıfta 100 bin TL hortumlarsan adı zimmet, nitelikli dolandırıcılık, 10 yıl hapis.
Üstte 100 milyar hortumlanırsa adı: kötü yönetim, piyasa dalgalanması, kurtarma paketi.
Fiil aynı - başkasının parasını alıp batırmak - ama etiket "girişimci riski" olunca ceza kalkıyor, fatura kalıyor.
2. Faturanın tahsilat yöntemi dolaylı vergi
Zarar Hazine'ye yazılınca Hazine nereden kapatacak? Doğrudan servetten alırsa kavga çıkar. O yüzden en sessiz yerden alıyor: KDV, ÖTV, elektrikteki fon, benzindeki vergi.
Senin babanın elektrik faturasındaki %30 vergi olarak dönüyor. O vergi de senin kredi notunu düşürüyor.
3. Miras kalan şey para değil, Aile dosyası
Üst sınıf çocuğuna para bırakmıyor sadece, bir sicil bırakıyor. Sabıka yok, vergi borcu yok, kredi skoru yüksek, pasaportu vize alıyor.
Alt sınıf çocuğu ise doğarken eksiyle başlıyor: ailesinin borcu, icrası, düşük adres skoru. Banka senin projene bakmıyor, önce soyadının geçmişine bakıyor. Bütün bunlar da senin yapmadığın bir şeyin cezası.
O yüzden "gizli kast" tanımı doğru, sadece hukukta kast yazmıyor. Pratikte kasttan daha sağlam, çünkü kastı yıkmak için kanun değiştirirsin, bunu yıkmak için 3 neslin birikmiş avantajını sıfırlaman lazım.
Ve evet, bu yüzden insan haklarına aykırı olduğu için kimse kast demiyor. Adını değiştirince sorun yokmuş gibi görünüyor: kast değil, liyakat. Fişleme değil, skorlama. Soygun değil, girişimcilik.
Sistemlerin neden kanunlarla değil de devrimlerle değiştiğinin bir ispatıdır bu gizli kast sistemi.
Tarihten günümüze her sistem kanunlarla değil devrimlerle değişmiştir.
Böyle sistemlerden çıkmak için günümüzde gettolaşmak lobileşmek cemaatleşmek yöntemleri seçiliyor.