İçeriğe atla
  • 1k Konu
    16k İleti
    Yapma KafaY
    maaş adaletsizliği varsa. Çok çalışana az para ve memnuniyetsizlik , az çalışana çok para ve memnuniyet varsa. Genelde patron şirketlerinde olur bu ama kurumsal şirketlerde de böyle pozisyonlar açılır genel müdürün emriyle. Hiç farketmez. Kimseye fazla iş borcunuz yok.
  • 461 Konu
    998 İleti
    A
    Tam adı Ebû Ali el-Hüseyin bin Abdullah bin Sînâ'dır. Kaynaklarda doğum tarihi konusunda küçük farklılıklar bulunmakla birlikte genel olarak 980 civarında Buhara yakınlarındaki Afşana'da doğduğu, 1037'de Hemedan'da öldüğü kabul edilir. Çok genç yaşta döneminin temel bilimlerini öğrenmiş; tıp, mantık ve felsefede ün kazanmıştır. İbn Sînâ, yalnızca bir hekim değil; felsefe, mantık, psikoloji, metafizik, astronomi ve doğa bilimleriyle ilgilenmiş, Orta Çağ'ın en etkili düşünürlerinden biridir. Batı dünyasında Avicenna adıyla tanınır. Özellikle tıp ve felsefe alanındaki eserleri hem İslam dünyasında hem de Avrupa'da yüzyıllarca etkili olmuştur. Başlıca eserleri: El-Kânûn fi't-Tıbb (Tıbbın Kanunu) İbn Sînâ'nın en ünlü tıp eseridir. Beş ana kitaptan oluşan kapsamlı bir tıp ansiklopedisidir. Genel tıp ilkeleri, hastalıkların nedenleri ve belirtileri, koruyucu hekimlik, ilaçlar, organlara özgü hastalıklar ve tedaviler gibi konuları sistematik biçimde ele alır. İkinci kitapta yüzlerce tıbbi madde incelenirken beşinci kitap bileşik ilaç reçetelerine ayrılmıştır. Eserin önemi yalnızca İslam tıp tarihinde değildir. Latinceye çevrilen Canon, Avrupa üniversitelerinde yüzyıllarca tıp eğitiminde kullanılmıştır; Stanford Encyclopedia, Latince çevirisinin Avrupa'daki tıp eğitiminde 17. yüzyıla kadar temel bir rol oynadığını belirtmektedir. Kitâbü'ş-Şifâ (Şifa Kitabı) Adı biraz yanıltıcıdır: Bu bir tıp kitabı değildir. Buradaki "şifa", insanın cehaletten/bilgisizlikten kurtulması anlamında düşünülebilir. İbn Sînâ'nın en büyük felsefi ve bilimsel çalışmalarından biridir. Eserde mantık, doğa bilimleri, matematik ve metafizik sistematik biçimde ele alınır. Dolayısıyla günümüzdeki anlamıyla büyük bir bilim ve felsefe ansiklopedisine benzetilebilir. Kitâbü'n-Necât (Kurtuluş Kitabı) İbn Sînâ'nın felsefi sisteminin daha özlü biçimde sunulduğu çalışmalarındandır. Mantık, doğa felsefesi, psikoloji ve metafizik gibi alanları kapsar. Stanford Encyclopedia, Şifâ, Necât ve İşârât ve't-Tenbîhâtı İbn Sînâ'nın kapsamlı felsefi dünya görüşünü ortaya koyan başlıca eserleri arasında gösterir. El-İşârât ve't-Tenbîhât (İşaretler ve Tembihler) İbn Sînâ'nın olgunluk döneminin en önemli felsefi eserlerinden biridir. Mantıkla başlayıp fizik, metafizik ve insanın rasyonel ruhuna ilişkin meseleleri ele alır. Daha yoğun ve zor bir üsluba sahip olduğu için sonraki yüzyıllarda üzerine çok sayıda şerh yazılmıştır. Hayy bin Yakzân Daha sembolik ve alegorik nitelikte bir çalışmadır. İbn Sînâ burada özellikle insan ruhu, akıl ve bilgiye ulaşma gibi meseleleri edebî-felsefi bir anlatımla işler. Ayrıca Risâletü't-Tayr (Kuş Risalesi) gibi başka alegorik eserleri de bulunmaktadır.
  • 78 2k
    78 Konu
    2k İleti
    Yapma KafaY
    @DemoKratos said: Tüm insanlıkta bir kişilik bozukluğu sorunu var. İnsan türü kritik bir dönüm noktasına ilerliyor. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir gün yaklaşıyor. Kapitalist düzen bireysel faşizme evrildi. Reklamlarla beyni yıkanan toplum bireyleri hiçbirşey yapmadan özel olduklarını ve daha fazlasını hakettiklerini düşünmeye başladılar. Özellikle türklerde bu zirvede.
  • 341 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    Halk anlatılarındaki Karaoğlan - Tekil kahraman: Bu, tanrı değil, destan ve masallardaki ideal Türk gencidir. Keloğlan tipiyle çok akrabadır. Özellikleri: Yetim ve adsız: Annesi öldürülmüş, babası tarafından bir ormana / bir oduncuya emanet edilmiştir. Resmi ad koyma töreni yapılmadığı için saçlarının siyah olmasından dolayı ona "Karaoğlan" denmiştir. Fiziksel ve ahlaki ideal: Atletik, cesur, gözüpek, asla yalan söylemeyen, hep mazlumdan yana. Göçebe: Yerleşik hayatı yoktur, atıyla tüm Avrasya'yı dolaşır. Bu tip daha sonra modern kültürde de yaşadı. Mesela Suat Yalaz'ın ünlü çizgi romanında Karaoğlan, Cengiz Han döneminde yaşayan 23 yaşında bir Uygur izcisi olarak anlatılır. Çin'den İstanbul'a kadar maceralara atılan bir kahramandır. Kısaca: Mitolojide kötülük tanrısı olan 9 Karaoğlanlar var, halk hikayelerinde ise iyiliğin temsilcisi olan tek bir Karaoğlan var.
  • 445 Konu
    3k İleti
    Z
    Ev temiz olmalıdır ama steril değil. Yüzde 100 hijyen lafı sadece ticari bir kandırmaca. Hiçbir bilimsel yanı yok. Evde hastane hijyenini taklit edemezsin, etmemelisin de. Kapıyı açtığın, kediyi sevdiğin, mutfakta salata yaptığın an ev tekrar canlanıyor. 3 dakika içinde yeniden mikroplar canlanıyor. Ev için doğru kelime yeterli temizlik. Yani: Mutfakta çiğ et kestiğin tahtayı sıcak su ve deterjanla yıka, yeterli. Tuvaleti haftada bir temizle, yeterli. Yeri süpür, ıslak sil, yeterli. Reklamların dediği sürekli hijyen mümkün değil. Bir yüzeyi çamaşır suyuyla silsen bile 20 dakika sonra havadaki toz, senin cildinden dökülen bakteriler orayı tekrar kolonize ediyor. Daha çok deterjan dökmek o süreyi uzatmıyor, sadece kimyasal kalıntıyı artırıyor. Üstelik evin biraz mikroplu olması bağışıklık için gerekli. Buna hijyen hipotezi deniyor. Özellikle çocuklu evde her yeri steril yapmaya çalışmak alerji riskini artırıyor. Evin içindeki hava kalitesinin dışarıdan 2-5 kat arası daha pis olduğu ortaya çıkmış. Çünkü içerisi deterjan kalıntılarının partikülleri ile dolu. Hepsi alerjen ve zarar verici. Sağlıklı bir ev için günde 5 er dk üç yada dört kez havalandırma yeterli. Deterjan ve kozmetikler daha iyi temizlemiyor daha kirli bırakıyor. Daha çok köpürmesi yada daha fazla deterjan eklemek daha iyi temizlemez. Tam tersine giyisilerden ve yüzeyden arınmaz kalıntı bırakır ve sonra oluşan kirleri daha güçlü tutar. Bu yüzden bol deterjanla yıkanan giyisiler kısa sürede grileşir yada renkleri solar. Ticari amaçlarla insanlara bol bol deterjan kullandırıyorlar. Hem sağlığa zarar hem de atıkları için çevre felaleti oluyor. Genelde doğru seçim, etikette yazanın yarısını kullanmak. Çamaşır suyu ise evlerde hiç bulunmaması gereken bir zehir. Buharı solunum yollarına ciddi zarar veriyor. İster kıvamlı olsun ister çamaşıruyu içermez yazsın farketmez. Kullanılacaksa bile bir litre suya bir yemek kaşığını geçmemelidir. Çamaşır suyu sadece lavobu giderleri ve tuvaletleri beyazlatmak için kısıtlı kullanımda uygundur. Çok kullanmak çok temizlemek değildir tam tersine daha fazla kirlilik oluşturur.
  • 26 Konu
    957 İleti
    phiP
    Değerli Üyelerimiz, Sizlere daha hızlı, güvenli ve kesintisiz bir tartışma ortamı sunabilmek adına forum altyapımızı sürekli geliştiriyoruz. Neler Yapıyoruz? Güncel Altyapı: Forumumuzun bel kemiği olan NodeBB altyapısını ve tüm temalarımızı/eklentilerimizi en güncel sürümlerinde tutuyoruz. Eksiksiz ve Temiz Kod Yapısı: Arka plandaki tüm kodlamaları düzenli olarak denetliyor, hataları ve performans kayıplarını anında gideriyoruz. Modern ve Kesintisiz Deneyim: Hem mobil hem de masaüstü cihazlarda en hızlı, modern ve erişilebilir kullanımı hedefliyoruz. Sizlerin geri bildirimleri bizler için çok kıymetli. Sitede karşılaştığınız herhangi bir aksaklığı veya geliştirme önerinizi [Geri Bildirim / Destek] bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz. Keyifli ve bol etkileşimli forumlar dileriz!
  • Ev temiz olmalıdır ama steril değil. Yüzde 100 hijyen lafı sadece ticari bir kandırmaca. Hiçbir bilimsel yanı yok.

    Evde hastane hijyenini taklit edemezsin, etmemelisin de. Kapıyı açtığın, kediyi sevdiğin, mutfakta salata yaptığın an ev tekrar canlanıyor. 3 dakika içinde yeniden mikroplar canlanıyor.

    Ev için doğru kelime yeterli temizlik.

    Yani:

    Mutfakta çiğ et kestiğin tahtayı sıcak su ve deterjanla yıka, yeterli. Tuvaleti haftada bir temizle, yeterli. Yeri süpür, ıslak sil, yeterli.

    Reklamların dediği sürekli hijyen mümkün değil. Bir yüzeyi çamaşır suyuyla silsen bile 20 dakika sonra havadaki toz, senin cildinden dökülen bakteriler orayı tekrar kolonize ediyor. Daha çok deterjan dökmek o süreyi uzatmıyor, sadece kimyasal kalıntıyı artırıyor.

    Üstelik evin biraz mikroplu olması bağışıklık için gerekli. Buna hijyen hipotezi deniyor. Özellikle çocuklu evde her yeri steril yapmaya çalışmak alerji riskini artırıyor.

    Evin içindeki hava kalitesinin dışarıdan 2-5 kat arası daha pis olduğu ortaya çıkmış. Çünkü içerisi deterjan kalıntılarının partikülleri ile dolu. Hepsi alerjen ve zarar verici. Sağlıklı bir ev için günde 5 er dk üç yada dört kez havalandırma yeterli.

    Deterjan ve kozmetikler daha iyi temizlemiyor daha kirli bırakıyor. Daha çok köpürmesi yada daha fazla deterjan eklemek daha iyi temizlemez.

    Tam tersine giyisilerden ve yüzeyden arınmaz kalıntı bırakır ve sonra oluşan kirleri daha güçlü tutar. Bu yüzden bol deterjanla yıkanan giyisiler kısa sürede grileşir yada renkleri solar.

    Ticari amaçlarla insanlara bol bol deterjan kullandırıyorlar. Hem sağlığa zarar hem de atıkları için çevre felaleti oluyor.

    Genelde doğru seçim, etikette yazanın yarısını kullanmak.

    Çamaşır suyu ise evlerde hiç bulunmaması gereken bir zehir. Buharı solunum yollarına ciddi zarar veriyor. İster kıvamlı olsun ister çamaşıruyu içermez yazsın farketmez.

    Kullanılacaksa bile bir litre suya bir yemek kaşığını geçmemelidir. Çamaşır suyu sadece lavobu giderleri ve tuvaletleri beyazlatmak için kısıtlı kullanımda uygundur.

    Çok kullanmak çok temizlemek değildir tam tersine daha fazla kirlilik oluşturur.

    daha fazla oku

  • Sezen Aksunun babası Sami Yıldırım.

    Sami Yıldırım matematik öğretmeni ve emekli okul müdürüydü.

    İzmir Yamanlar Koleji ile ilgili bağlantısı ise şöyle anlatılıyor:

    Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu'nun yazısına göre, FETÖ'nün "altın nesil projesi" için Galatasaray Lisesi / Robert Koleji karşısına model olarak İzmir'de Yamanlar Koleji'ni koyduğu ve "Kurucusu ve ilk müdürü Sami Yıldırım'dı" ifadesi yer alıyor.

    Yine aynı kaynaklarda Yıldırım'ın örgüt içinde "Yaman Dede" ve "Hocaların Hocası" gibi isimlerle anıldığı, okulun kuruluş döneminde müdürlüğünü yaptığı iddia ediliyor.

    Yani resmi biyografilerde "emekli okul müdürü" olarak geçer, Yamanlar Koleji'nin kurucu ve ilk müdürü olduğu bilgisi ise gazeteci Barış Terkoğlu başta olmak üzere döneme dair haber ve yorumlara dayanıyor.

    23 Ağustos 2019 da öldü.

    daha fazla oku

  • 🚩 maaş adaletsizliği varsa. Çok çalışana az para ve memnuniyetsizlik , az çalışana çok para ve memnuniyet varsa. 🚩

    Genelde patron şirketlerinde olur bu ama kurumsal şirketlerde de böyle pozisyonlar açılır genel müdürün emriyle.

    Hiç farketmez. Kimseye fazla iş borcunuz yok.

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 3 aktif kullanıcı var (3 üye ve 0 misafir).
cobalt30

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.5k konuda toplam 26.1k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 124 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, cobalt30.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.