İçeriğe atla
  • 1k Konu
    16k İleti
    Yapma KafaY
    Bina yıkıldı sorumlular ortada yok. Ama maliyeciler, sigortacılar, zabıtalar vatandaşın tepesinde. Okulda bir olay oluyor, fatura hemen veliye kesiliyor. Maltepe'de 7 katlı bina yıkılıyor. Öğrendiğimiz kadarıyla 3 katı ruhsatlı, 4 katı kaçak. Ama ne o ruhsatı veren dönemdeki imar sorumlusunun, ne de 3 kat projeye 7 kat çıkan müteahhidin adı geçiyor. Suç var, sorumlusu yok. Yandaş medya daha sabah olmadan "kesik kolon olabilir" diye manşete başladı. Kolon kesik mi bilmiyoruz. Bildiğimiz tek kesin şey, 3 kata 7 kat yapan müteahhide o binayı dikme izninin verilmiş olması. Bunun gibi binlerce yapı var İstanbul'da. Kadıköy'de daha önce çalıştığım işyeri de öyleydi. 2 kat ruhsatla 7 kat yapılmış, sonra bir şekilde ruhsat alınmış. Her şey yasal görünüyor. Vatandaş bahçesine kulübe yapsa tepesine binen zabıta, böyle müteahhitlerin kapısını çalmıyor. Kameraya poz veren güvenlik güçleri, bu müteahhitlerin karşısına dikilemiyor. Bu ülkede müteahhit ve hemşeri belediyeciliği sorunu var ve çok ciddi boyutta. Kanunlar vatandaşa işliyor. Peynir çalan tutuklu, sigortasız çalışan vatandaş hain ama yöneticilerde hiç sorun yok.
  • 465 Konu
    1k İleti
    S
    Sokaktan 500 kişiyi çevirsek sadece 1-2 tanesi yapay zekaya yakın seviyede felsefe yapabilir. Başka söze gerek yok. YZ her konuda insandan daha iyi. Bilinç tartışması tamamen gereksizdir. Zaten bilincin ne olduğu da bilinmiyor. Ben YZ nin insandan çok daha bilinçli olduğunu düşünüyorum. Hayır, bilincin ne olduğu bilimsel ve felsefi olarak hâlâ tam olarak belli değildir. Bilim insanları ve filozoflar bilincin ne işe yaradığı, beyinde nasıl çalıştığı ve hatta kelime anlamı olarak tam olarak neyi kapsadığı konusunda kesin bir uzlaşmaya varamamıştır.
  • 78 2k
    78 Konu
    2k İleti
    Yapma KafaY
    @TENTEN said: 202 / 404 / 808 / 954 / 9*3 2 = 0+2 4=0+4 8=0+8 9=5+4 9=6+3 yanıt 6 interpolasyona gerek yok.
  • 354 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    @samuray konumuz din zaten. Korku ile beslenen bir yönetim şeklinden söz ediyoruz. Eğer korkular somut olsaydı adına din denmezdi. Örnek; mikrop trafik kazası iş kazası yükseklik korkusu gibi olaylar da somut korkularımızın arasındadır. Ama bunlar somut verilerle açıklanabildiği için günümüzde dini etkisini kaybetmiştir. Bunlarla toplum mühendisliği yapmak artık zorlaşmıştır. Ancak günümüzde algı yönetimi ve manipülasyon ile yeni korkular üretilerek toplum mühendisliği yapılıyor.
  • 465 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    Günün anlam ve önemine binaen hiç değişmeyen bir burjuvaji klasiği... Bir Atıf Yılmaz eseridir. Konu özetle şöyle; Kaymakam hilmi bey bir kadının peşine takılmış. Hükümet konağında alem yaparken ev çöküyor. Zaten eski püskü kasaba harabe gibi. Bu durumu örtbas etmek için istanbula "deprem oldu" diye telgraf çekiyorlar. Padişah heyet gönderiyor. Kaymakam da heyeti kandırmak için kasabanın zenginleri ile anlaşıp sanki deprem olmuş havası veriyorlar. İnsanları sarıp çadırlara koyuyorlar. Kasaba halkı ne olduğunu anlamıyor. Neyse padişah para yardımı yerine malzeme ve erzak veriyor. Onu da kasabanın zenginleri kendi aralarında iç ediyorlar. Kasabalı halkın perişan haline hiç acımadan yiyorlar paraları. Çünkü zaten kaymakam avuçlarının içinde. Tehdit ediyorlar alem yaparken konak çöktüğünü söyleriz diye. Kaymakam da mecbur onlarla birlik oluyor. Sonra istanbuldan vali geliyor teftişe. Kaymakamın oynaştığı çengi kadını görüyor aşık oluyor. Onu alıp istanbula götürüyor. Yani özetle halk kimin umurunda... yöneticiler zevklerinin peşinde gidiyor. Tüccarlarla birlik olmuşlar halkı soyuyorlar. https://m.
  • 26 Konu
    960 İleti
    phiP
    Merhaba Avatar duzenimizi degistirmis bulunuyoruz. Umarim hosunuza gitmistir.
  • Günün anlam ve önemine binaen hiç değişmeyen bir burjuvaji klasiği...

    Bir Atıf Yılmaz eseridir.

    Konu özetle şöyle;

    Kaymakam hilmi bey bir kadının peşine takılmış. Hükümet konağında alem yaparken ev çöküyor. Zaten eski püskü kasaba harabe gibi. Bu durumu örtbas etmek için istanbula "deprem oldu" diye telgraf çekiyorlar.

    Padişah heyet gönderiyor. Kaymakam da heyeti kandırmak için kasabanın zenginleri ile anlaşıp sanki deprem olmuş havası veriyorlar. İnsanları sarıp çadırlara koyuyorlar.

    Kasaba halkı ne olduğunu anlamıyor. Neyse padişah para yardımı yerine malzeme ve erzak veriyor. Onu da kasabanın zenginleri kendi aralarında iç ediyorlar. Kasabalı halkın perişan haline hiç acımadan yiyorlar paraları. Çünkü zaten kaymakam avuçlarının içinde. Tehdit ediyorlar alem yaparken konak çöktüğünü söyleriz diye. Kaymakam da mecbur onlarla birlik oluyor.

    Sonra istanbuldan vali geliyor teftişe. Kaymakamın oynaştığı çengi kadını görüyor aşık oluyor. Onu alıp istanbula götürüyor.

    Yani özetle halk kimin umurunda... yöneticiler zevklerinin peşinde gidiyor. Tüccarlarla birlik olmuşlar halkı soyuyorlar.

    daha fazla oku

  • Bina yıkıldı sorumlular ortada yok. Ama maliyeciler, sigortacılar, zabıtalar vatandaşın tepesinde.

    Okulda bir olay oluyor, fatura hemen veliye kesiliyor.

    Maltepe'de 7 katlı bina yıkılıyor. Öğrendiğimiz kadarıyla 3 katı ruhsatlı, 4 katı kaçak. Ama ne o ruhsatı veren dönemdeki imar sorumlusunun, ne de 3 kat projeye 7 kat çıkan müteahhidin adı geçiyor.

    Suç var, sorumlusu yok.

    Yandaş medya daha sabah olmadan "kesik kolon olabilir" diye manşete başladı. Kolon kesik mi bilmiyoruz. Bildiğimiz tek kesin şey, 3 kata 7 kat yapan müteahhide o binayı dikme izninin verilmiş olması.

    Bunun gibi binlerce yapı var İstanbul'da. Kadıköy'de daha önce çalıştığım işyeri de öyleydi. 2 kat ruhsatla 7 kat yapılmış, sonra bir şekilde ruhsat alınmış. Her şey yasal görünüyor.

    Vatandaş bahçesine kulübe yapsa tepesine binen zabıta, böyle müteahhitlerin kapısını çalmıyor. Kameraya poz veren güvenlik güçleri, bu müteahhitlerin karşısına dikilemiyor.

    Bu ülkede müteahhit ve hemşeri belediyeciliği sorunu var ve çok ciddi boyutta.

    Kanunlar vatandaşa işliyor. Peynir çalan tutuklu, sigortasız çalışan vatandaş hain ama yöneticilerde hiç sorun yok.

    daha fazla oku

  • @Yapma-Kafa said:

    @samuray konuyu kirli siyaset ekseninden alırsak o zama senin dediğin doğru. Ama ben burada kirli paranın neden ve nasıl avrupa kasalarına girebildiğini tartıştım. Özetle , avrupa adaletiyle hırısızı da koruyorsa o hırsız avrupanın kendi hırsızıdır. Ve o adalet de aslında bir sömürge yasasıdır.

    alintili deneme yapmak istedim

    daha fazla oku

  • @samuray konuyu kirli siyaset ekseninden alırsak o zama senin dediğin doğru. Ama ben burada kirli paranın neden ve nasıl avrupa kasalarına girebildiğini tartıştım. Özetle , avrupa adaletiyle hırısızı da koruyorsa o hırsız avrupanın kendi hırsızıdır. Ve o adalet de aslında bir sömürge yasasıdır.

    daha fazla oku

  • @samuray konumuz din zaten. Korku ile beslenen bir yönetim şeklinden söz ediyoruz. Eğer korkular somut olsaydı adına din denmezdi.

    Örnek; mikrop trafik kazası iş kazası yükseklik korkusu gibi olaylar da somut korkularımızın arasındadır. Ama bunlar somut verilerle açıklanabildiği için günümüzde dini etkisini kaybetmiştir.

    Bunlarla toplum mühendisliği yapmak artık zorlaşmıştır.

    Ancak günümüzde algı yönetimi ve manipülasyon ile yeni korkular üretilerek toplum mühendisliği yapılıyor.

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 0 aktif kullanıcı var (0 üye ve 0 misafir).

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.6k konuda toplam 26.3k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 123 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, zodyak.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.