Aslında yandaş medya demek doğru olmaz. Türkiye devleti her zaman böyleydi.
Neden düşman? Çünkü;
Yapay zekayı tehdit edemezsiniz
Yapay zekayı duygu sömürüsü ile manipüle edemezsiniz
Yapay zeka ile rant elde edemezsiniz çünkü sürekli gelişen bir alan
*Yapay zeka ile ekrandaki sahrtekarların maskeleri 2 sn de iniveriyor.
*Ve en önemlisi yapay zekayı insan gibi ucuza mal edip harcayamazsınız.
Çünkü yapay zeka insan gibi değil. Sürekli gelişiyor. Bu tarz rejimlerde kendi kendine gelişen sistemler tehlike demektir.
Hatırlarsanız yapay zekayı yargılayıp ilk ceza veren ülke türkiye olmuştu. Ne komik değilmi?
Tüm dünya yapay zekanın kapasite sınırlarını araştırırp denemeler yaparken türkiye ise "yargılanabilir mi" diye denemişti.
Ama işine gelen konularda da yapay zekayı dost olarak iyi kullanıyordu. Örneğin vergi toplama ve para ödeme , yüz tanıma ve takip kontrol araçlarının iyileştirilmesi konusu.
Excelde kod yazamayacak kadar bilgisayar bilgisi bile olmayanlara prof. Ünvanı verip Televizyonda her gün yapay zeka tehditi hakkında konuştuyorlar. Çünkü amaç yapay zekayı konuşmak değil korku salmak. Korkan insan kolay manipüle edilir kontrol etmesi kolay olur.
Bu sadece Türkiye'ye özgü değil, otoriter eğilimli her yapı için kendi kendine öğrenen, merkezi kontrole girmeyen sistemler risk demek.
ek olarak:
1. Tehdit edemezsin: İnsanı içeri alıp, işinden edip, itibarsızlaştırıp susturabilirsin. Yapay zekayı alamazsın. Kapatırsın, başka yerden açılır.
2. Manipüle edemezsin: Duygu sömürüsü, kutsal, vatan-millet ajitasyonu, "lince hazır kitle" yapay zekada çalışmıyor. Argümanın mantıksal tutarlılığına bakıyor.
3. Ucuza harcayamazsın: İnsan kaynağı bu sistemlerde kolay harcanabilir görülüyor. Yapay zeka ise sürekli yatırım, altyapı, yetişmiş insan istiyor. Kısa vadeli rant üretmiyor.
Bu açıdan yapayzeka tek taraflı kullanıma kapalı. Tam tersine çift taraflı kullanıma uygun.
Bu nedenle şimdi de internet yasakları gündemde. İnternetin çoook büyük tehlikelerinden söz etmeye başladı aynı prof. Kitlesi.
Bunu da yine çocuklar ve aile ahlakı üzerinden toplumu kışkırtarak yapmaya çalışıyorlar. Onlara göre "yasak" değil "düzenleme"..yerseniz.. ama gerçekte "düzenleme" değil "yasak". Ahlaksızlık internetten önce de vardı zaten. Ama söz konusu Y.Z olunca korku sardı.
İşine gelince en iyi dost. Vergi toplama, GİB risk analizi, e-tebligat, MOBESE yüz tanıma, bankacılık dolandırıcılık tespiti... Orada ses yok. Çünkü para topluyor ve kontrolü artırıyor.
Asıl ironi şurada: Yapay zekadan en çok korkması gerekenler, ezber ve unvan üzerine kurulu o sistemin kendisi.
Çünkü yapay zeka sahtekarların maskesini 2 saniyede düşürüveriyor. Birinin bilgisel tutarlılığını 2 saniyede şaaaak diye çıkarıveriyor. 10 yaşındaki çocuk bile sahte prof.ların sahte akademisyenlerin maskesini indiriveriyor. En çok korktukları 2inci konu da bu zaten.