Paketli gıda tüketiminde açıkara öndeymişiz. Yani insanlar evde pişirmiyor hazır sipariş ediyor ve her sipariş ekxtra ambalaj atığı demek.
Sonra da kafasına geçirdiği midye kabuğu ile konferanslar düzenleyip profesörlere kanaat bildiriyor.
Doa logolu ürünler için devlet üreticilerden her yıl bir miktar para istiyormuş. Bu miktar kaç para bilmiyorum.
Sonra o paradan 1 tl geri dönüşüm bedelini karşılıyormuş.
Eğer paranın miktarını bilsek şöyle bir hesap yapacağız;
Toplanan para - toplanan geridönüşüm > 0 ise
Aradaki fark kimin cebine gitti?
Çevre adına bildikleri şey yine yolsuzluk mu değil mi öğrenirdik.
Bu nedenle yapılacak çevre konferanslarında boş boş konuşmak için harcanan enerji de boşuna beyler..
Bu nedenle çevrecilik sözleri halkın zihninde karşılık bulmuyor.
Depozitolu iadeli ambalajlara geri dönmeliyiz. Çöpe atıp geri dönüştürmenin de bir maliyeti var. Sonuçta onu geri dönüştürmek için de eritip enerji harcanıyor.
Zaten evsel ambalaj atıkları maden inşaat ve askeri atıkların yanında yüzde 5 kalıyor
Anlayacağınız bütün bu çevrecilik oyunları kendi pisliklerini örtmek için bir kurgu. Yüzde 5 plastiği tamamen geri kazansak diyelim ki o zaman yüzde 95 ne olacak?