Kötü iş yoktur kötü işyeri vardır. Kötü işyerini genelde maaş değil, sistem ele verir.
Görüşmede ve ilk haftalarda bunları görüyorsan uzak dur:
Sürekli personel arıyorlar: İlan aylarca açık, ekipte kimse 1 yıldan uzun kalmamış. İyi yer eleman tutar, kötü yer sürekli arar.
İş tanımı belirsiz: "Bizde herkes her işi yapar", "esnek çalışma saatleri" = mesai belirsiz, görev sınırı yok, fazla mesai ücretsiz.
Sözleşme ve maaş muğlak: Sözleşme yok, sigorta asgari ücretten, maaş elden, primler sözlü. Yazılı olmayan hiçbir söz gerçek değildir.
Ücretli izin, mola ayıp gibi: İzin istemek suç, hastalanmak hainlik. "Biz bir aileyiz" cümlesi çok kullanılıyorsa genelde sınır ihlali geliyor.
Yönetici dedikodu ve bağırma: Toplantıda azar, WhatsApp grubunda gece 23:00'de mesaj, herkesin önünde küçük düşürme. Profesyonel geri bildirim yoktur.
Yüksek ciro, düşük sistem: Hiçbir süreç yazılı değil. Her şey patronun keyfine bağlı. Bugün övülen şey yarın ceza sebebi.
Gelişme yok: Eğitim yok, zam kriteri yok, terfi sadece yalakalıkla. Sana yatırım yapmayan yer, seni harcamayı planlıyordur.
Çıkışlar kötü bitiyor: Eski çalışanlar hakkında sürekli kötü konuşuluyor, tazminatsız çıkarılmış, referans verilmiyor.
Genç dinamik kadro esnek çalışma gibi ifadeler varsa burası bir okul diyorlarsa.
Biz bir aileyiz: Ailede mesai ücreti olmaz, itiraz olmaz. Tek taraflı fedakarlık istemenin kılıfıdır. Profesyonel yerde aile değil, ekip olunur.
Japon profesör arıyorlar: Full stack, İngilizce, Almanca, 3D Max, diksiyon, B ehliyeti, aktif araç kullanabilen... Sonra maaş: asgari + yemek. Bu ilan değil, hayal listesi.
Tutarsız şartlar: 2 yıl önce çıkmış teknolojide 5 yıl deneyim, hem 25 yaş altı hem 5 yıl deneyim + yüksek lisans. İK'nın ne aradığını bilmemesi demek.
Şirket adı gizli: Adını saklayan şirketten hayır gelmez. Sicili bozuktur, sürekli ilan açtığı için adı çıkmıştır. Yada tuzak ilandır
Yüzlerce başvuru ama ilan hep yayında: Kimseyi beğenmiyorlar değil, kimse kalmıyor. Sirkülasyon yüksek. Yada formalite ilan.
Yemek, servis, sigortayı lütuf gibi yazmak: Bunlar zaten yasal zorunluluk ve temel hak. Bunu pazarlayan yer başka hiçbir şey veremez.
Sadece İK ile görüşme, bölüm müdürü yok: Seni kiminle çalışacağın belli değil. İK seni eliyor ama yapacağın işi bilmiyor.
Seni dinlemeden hı hı çekip bilgisayarla uğraşmak: Daha görüşmede değer görmüyorsan içeride hiç görmezsin.
Çalışma ortamı gezdirilmiyor: Masaları, mutfağı, tuvaleti göstermeyen yer bir şey saklıyordur. Işık almayan, kalabalık, bakımsız bir yerdir genelde.
Maaşı en son, utanarak konuşmak: Maaş, mesai, izin net değilse, "onu sonra konuşuruz" deniyorsa o sonra hiç gelmez.
Kimse şirket hakkında konuşmak istemiyor: Çalışanlar susuyorsa korkudandır. Memnun olan anlatır.
Akraba / hemşehri / aynı üniversite kümelenmesi: Liyakat değil, sadakat ve biat aranıyor. Kararları yetkinlik değil, yakınlık veriyor.
Tek yaş grubu: Hep 25 yaş altı varsa genç ve ucuz işçi sömürüsü. Hep 35+ varsa yeni fikir istemeyen, hazırcı ve hantal yer.
Sürekli düzeltmen isteniyor ama kimse sorumluluk almıyor: "Toparlasana burayı" denir ama yetki verilmez, bütçe verilmez. Suç senin, karar başkasının.
Herşey acil etiketiyle geliyorsa: eğer orası bir acil servis değilse işler karışık plansız demektir. Yada mobing vardır.
Başarı işçiden bekleniyor ama ödül müdüre veriliyorsa.
En öldürücü cümle şablonu: "Bizde maaş az ama çok şey öğrenirsin." Burası nir okul gibi..sözler emek sömürüsüdür.