İçeriğe atla
  • 1k Konu
    16k İleti
    phiP
    kesfettir o zaman
  • 458 Konu
    987 İleti
    H
    "52 YIL CEZASI OLAN ERCAN YILMAZ NASIL OLUR DA DIŞARIDA ELİNİ KOLUNU SALLAR" Olaya ilişkin konuşan Müge Anlı, “Biz bu durumun içinden çıkamadık, anlamak mümkün değil. Cinsel istismar suçundan 22 yıl ceza alan adam, çocuğu kasten öldürme suçundan 30 yıl ceza alıyor. Yargıtay bu kararı onamış fakat bu adam dışarıda elini kolunu sallıyor. 52 yıl cezası olan Ercan Yılmaz nasıl olur da dışarıda elini kolunu sallar, çok garip.” dedi. Dediğim gibi müge anlı; onu bize anlatmayacaksın. tv de para kazanmak için rezillikler üzerinde tepinmeyeceksin. sorsana mesela en basitinden kolluk kocana bunu! ülkenin hükümetine, bürokrasiye sor mesela! çocuk tecavüzcüsü katil bir üvey baba 5 sene yatmış dolaşıyor aramızda, böyle böyük devlet mi olurmuş? Böyle bir ülkede insanlar olmayan, sözde devlete niye vergi ödesin, ortada bir kusursuz hizmet mi var diyee sor mesela! Anayasa vatandaş ile devlet arasında karşılıklı bir sözleşme akdi içerir. Tek taraflı hep alan layusel bir sözleşme değil yani. Deprem olur devletin sorumluluğu sıfır. O olur sıfır, bu olur sıfır. Yokya! İdare hukuku "devlet işlem ve eylemlerinde kusursuz sorumludur diyor ama. Elin arap şeyhi(kral) bile sizden vadandaşına daha sorumlu hesap nasıl veriyor ya? Öyle ya mekke de vinç devrildi, hac da insanlar birbirini ezerek öldürdü. Şak diye devlet bakanlarını astı siz niye gerekli önlemleri almadınız dedi kral(şeyh)!. Tazminatını da ödedi insanların. Böyük devletmiş. Devlet dediğin her şeyden kusursuz sorumlu olur. Vatandaşın zararını maddi manevi giderir. Ceza alması gerekenlere kamu çalışanı, sivil ayrımı yapmaksızın cezzasını verir. Dolaylı verginin anayasal sözleşmenin gereği budur. Aksi ben devletim iddiası sözde tek taraflı meşrulğu böyle tarrtışmalı bir iddiaddır. Velhasılı kelaim; Gerisi hikayeden tayyaredir.
  • 77 2k
    77 Konu
    2k İleti
    TENTENT
    500 liramız var harcanan_______kalan 200____________300 150____________150 90_____________60 60_____________0 +_____________+_____ 500____________510 10 lira nereden geldi?
  • 320 Konu
    2k İleti
    phiP
    yani kullanilan duruma gore degisiyor iste.
  • 393 Konu
    3k İleti
    nejdet evrenN
    Yarım yüz yılı aşkın hayatında bir çok hastalık duymuş, bir kısmını geçirmişti ve fakat uyuz denilen hastalığı sadece “uyuz oldum” şeklindeki bir söz ile biliyordu. Demek ki en azından yarım yüz yıldır uyuz denilen güncel bir hastalık kol gezmiyormuş...Bir sabah alnında nokta şeklinde bir kabarıklık ve kaşıntı olduğunu fark etmişti. Kaşıntılı bir şişkinlik olarak izlemeye başlamıştı. Sonra boynunda, omuzlarında ve daha sonra kollar ve bacaklarında benzer kaşıntı ve şişkinlikleri fark etmişti. Günlerce izlemiş ve geçmediklerini görünce doktora gitmesi gerektiğine karar vermişti. Öyle de yapmıştı. Yaklaşık on yıl önce aile hakimliği denilen bir sağlık sistemi uygulanmaktaydı. ( Neden bireysel hekimlik değil de aile hekimliği hiç tartışılmamış, sanki aile olmadan tek başına yaşayanın hekimi olmazmış gibi anlam yüklenmiş bir sağlık sistemi...Bu arada artık yazmasa ve uygulanmasa da bir zamanlar lokantalar, çay bahçelerinde “aileye mahsustur” gibi ayrılmış alanlar olurdu; sanki bu alanlar güvenli ve diğer alanlar şiddetin alası yaşanabilir tarzı bir imaj vardı ve sanki aile içi şiddet denilen bir mefhum hiç yoktu ve adeta varsa da böyle bir şiddet kimseyi ilgilendirmezmiş tarzında bir anlayış...F. Engels yüz küsur yıl önce ne demişti; “Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökenleri”...Çekirdek ve hücre...) Aile hekimine gitmişti. Aldığı yanıt “uyuz oldum” şeklindeki duyduğu eleştirel sözün ta kendisiydi; uyuz...Sağlık merkezinden çıkıp dışarıdaki banka oturmuş ve bir cigara yakarak teknolojinin olanaklarından yararlanarak akıllı sayılan/smart cep telefonundan araştırmaya başlamıştı; artık uyuz gerçeği ile iç-içeydi; deride konaklayan, bulaşıcı bir canlı türü olduğunu, hızla çoğaldığını okumuş, tüyleri diken diken olmuştu...Tedbir almalı ve bu mikro-organizma ile savaşmaya başlamalıydı. Onu vücudundan, evinden ve kutsal ailesinden bir an önce uzaklaştırmalıydı....Önerilen ilaçları alıp evine geldiğinde ilk iş ortak kullandığı eşyaları, koltuktan yatağa, kanepeden halıya kadar herşeyi olabildiğince dezenfekte etmekle başladı işe...Kendine ayırdığı sandalye dışında hiçbir yere oturmamaya karar verdi. Pandemi sonrası yeniden bir izolasyon sürecine girmişti...( Pandemi izolasyonu toplumsaldı ve fakat bu izolasyon ise tamamen bireyseldi; ancak bunun pandemi ile bir ilgisi var mıydı? Başka bir anlatımla covid-2 yi denetim altına almak için uygulanan aşılarla ilgisi var mıydı? Hiçbir zaman kesin olarak bilemeyeceği bir soruyu sormuştu bir kez...Haksız da sayılmazdı, zira gün geçtikçe ve araştırıp konuştukça uyuz denilen hastalığın, asalağın tavan yaptığını, neredeyse bulaşmadık kimse kalmadığını geç olmadan öğrenecek ve bunu sorgulayacaktı; neden? Yemek için kesilen tüm hayvanlar işlenmek üzere bacaklarından asılırlar; “her koyun kendi bacağından asılır” tanımı da buradan geliyor olmalı...Bacaklarından asılmış bir koyun gibiydi, işlenmeye hazır, tedavinin her şekline hazır...
  • 26 Konu
    945 İleti
    phiP
    Merhaba Sitemiz v4.14.2 versiyonuna guncellenmistir.
  • Yarım yüz yılı aşkın hayatında bir çok hastalık duymuş, bir kısmını geçirmişti ve fakat uyuz denilen hastalığı sadece “uyuz oldum” şeklindeki bir söz ile biliyordu. Demek ki en azından yarım yüz yıldır uyuz denilen güncel bir hastalık kol gezmiyormuş...Bir sabah alnında nokta şeklinde bir kabarıklık ve kaşıntı olduğunu fark etmişti. Kaşıntılı bir şişkinlik olarak izlemeye başlamıştı. Sonra boynunda, omuzlarında ve daha sonra kollar ve bacaklarında benzer kaşıntı ve şişkinlikleri fark etmişti. Günlerce izlemiş ve geçmediklerini görünce doktora gitmesi gerektiğine karar vermişti. Öyle de yapmıştı. Yaklaşık on yıl önce aile hakimliği denilen bir sağlık sistemi uygulanmaktaydı. ( Neden bireysel hekimlik değil de aile hekimliği hiç tartışılmamış, sanki aile olmadan tek başına yaşayanın hekimi olmazmış gibi anlam yüklenmiş bir sağlık sistemi...Bu arada artık yazmasa ve uygulanmasa da bir zamanlar lokantalar, çay bahçelerinde “aileye mahsustur” gibi ayrılmış alanlar olurdu; sanki bu alanlar güvenli ve diğer alanlar şiddetin alası yaşanabilir tarzı bir imaj vardı ve sanki aile içi şiddet denilen bir mefhum hiç yoktu ve adeta varsa da böyle bir şiddet kimseyi ilgilendirmezmiş tarzında bir anlayış...F. Engels yüz küsur yıl önce ne demişti; “Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökenleri”...Çekirdek ve hücre...) Aile hekimine gitmişti. Aldığı yanıt “uyuz oldum” şeklindeki duyduğu eleştirel sözün ta kendisiydi; uyuz...Sağlık merkezinden çıkıp dışarıdaki banka oturmuş ve bir cigara yakarak teknolojinin olanaklarından yararlanarak akıllı sayılan/smart cep telefonundan araştırmaya başlamıştı; artık uyuz gerçeği ile iç-içeydi; deride konaklayan, bulaşıcı bir canlı türü olduğunu, hızla çoğaldığını okumuş, tüyleri diken diken olmuştu...Tedbir almalı ve bu mikro-organizma ile savaşmaya başlamalıydı. Onu vücudundan, evinden ve kutsal ailesinden bir an önce uzaklaştırmalıydı....Önerilen ilaçları alıp evine geldiğinde ilk iş ortak kullandığı eşyaları, koltuktan yatağa, kanepeden halıya kadar herşeyi olabildiğince dezenfekte etmekle başladı işe...Kendine ayırdığı sandalye dışında hiçbir yere oturmamaya karar verdi. Pandemi sonrası yeniden bir izolasyon sürecine girmişti...( Pandemi izolasyonu toplumsaldı ve fakat bu izolasyon ise tamamen bireyseldi; ancak bunun pandemi ile bir ilgisi var mıydı? Başka bir anlatımla covid-2 yi denetim altına almak için uygulanan aşılarla ilgisi var mıydı? Hiçbir zaman kesin olarak bilemeyeceği bir soruyu sormuştu bir kez...Haksız da sayılmazdı, zira gün geçtikçe ve araştırıp konuştukça uyuz denilen hastalığın, asalağın tavan yaptığını, neredeyse bulaşmadık kimse kalmadığını geç olmadan öğrenecek ve bunu sorgulayacaktı; neden? Yemek için kesilen tüm hayvanlar işlenmek üzere bacaklarından asılırlar; “her koyun kendi bacağından asılır” tanımı da buradan geliyor olmalı...Bacaklarından asılmış bir koyun gibiydi, işlenmeye hazır, tedavinin her şekline hazır...

    daha fazla oku

  • kesfettir o zaman 🙂

    daha fazla oku

  • @phi said:

    birseyi kesfetmesi cok zor.

    Neden? 🙂

    Daha önce çözülememiş problemleri çözüyor.

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 0 aktif kullanıcı var (0 üye ve 0 misafir).

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.4k konuda toplam 25.6k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 119 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, arabian.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.