İçeriğe atla
  • 1k Konu
    16k İleti
    Yapma KafaY
    Siyasette buna bisiklet teorisi deniyor. Durduğu an devrilir. Bu nedenle sürekli olarak muhalefet ile işbirliği içinde hergün yeni bir olay yaratılıyor. Erdoğan ortaya bir laf atıyor muhalefet üç gün çiğniyor sonra başka bir gündem oluyor. Hiçbirşey bulamazlarsa kediyi kurtaran çocuk kurgu haberleri konuşulup yorumlanıyor. 2 gün boş kalsa insanlar düşünüp sorgulamaya zaman bulacak. Bu nedenle onlar bizim düşinmememiz için gündem üretmek zorundalar.
  • 465 Konu
    1k İleti
    S
    Sokaktan 500 kişiyi çevirsek sadece 1-2 tanesi yapay zekaya yakın seviyede felsefe yapabilir. Başka söze gerek yok. YZ her konuda insandan daha iyi. Bilinç tartışması tamamen gereksizdir. Zaten bilincin ne olduğu da bilinmiyor. Ben YZ nin insandan çok daha bilinçli olduğunu düşünüyorum. Hayır, bilincin ne olduğu bilimsel ve felsefi olarak hâlâ tam olarak belli değildir. Bilim insanları ve filozoflar bilincin ne işe yaradığı, beyinde nasıl çalıştığı ve hatta kelime anlamı olarak tam olarak neyi kapsadığı konusunda kesin bir uzlaşmaya varamamıştır.
  • 78 2k
    78 Konu
    2k İleti
    Yapma KafaY
    @TENTEN said: 202 / 404 / 808 / 954 / 9*3 2 = 0+2 4=0+4 8=0+8 9=5+4 9=6+3 yanıt 6 interpolasyona gerek yok.
  • 355 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    Evren standart değil, biz de öyleyiz. Ezoterizm tartışmasında tam da bu noktaya geliyoruz aslında. Eğer evren tek tip, sabit bir formül olsaydı, “doğru bilgi” diye bir şey olurdu ve herkes aynı şeyi öğrenirdi. Ama evren sürekli değişiyor, her şey göreceli ve bağlama bağlı. Standart olmamak = Tek doğru yok Fizikte bile kuantum seviyesinde parçacıklar gözlemciye göre davranıyor. Evrenin kendisi “standart” değilken, bizden “tek doğruyu bul” demesini beklemek garip. Herkesin algısı, deneyimi, biyolojisi farklı. O yüzden senin “doğrun” benimkiyle aynı olmak zorunda değil. Biz de standart değiliz İki insan aynı kitabı okuyup bambaşka şey anlıyor. Çünkü herkesin geçmişi, travması, merakı farklı. Ezoteriklerin “içrek” dediği şey belki de bu: Bilgi dışarıda değil, senin içinden geçerken şekilleniyor. O yüzden “sır” denilen şey aslında senin kendi yorumun. O zaman ezoterizm ne işe yarar? Eğer standart yoksa, ezoterizm de “herkese uyan tek yol” sunmuyor. Sunduğu şey: Kendi yolunu bulmak için araçlar. Semboller, mitler, ritüeller birer ayna gibi. Sana “şu doğru” demiyor, “kendine bak” diyor. Evren standart değilse, bilgi de standart olamaz. O zaman “gizli bilgi” diye bir şey yoktur, sadece “kişisel keşif” vardır. Bu açıdan bakınca ezoterizm saçma değil, sadece yanlış isimlendirilmiş olabilir mi? Belki de “kişisel felsefe” demek daha doğru olurdu.
  • 468 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    @kereste demek ki senin de "lafımın üstüne kimse laf edemez" kompleksin var. Aslında narsizm de olabilir bu. İnsanlar forumlarda konu açar tartışır. Konu kişiyi ikna etmemişse kendi argumanını savunur. Bu normal bir durum zaten. Son söz söylemekle ilgili bir durum tamamen senin bakış açın.
  • 26 Konu
    961 İleti
    phiP
    Merhaba Sitemizde goruntu ayarlari yenilenmistir.
  • Evren standart değil, biz de öyleyiz.

    Ezoterizm tartışmasında tam da bu noktaya geliyoruz aslında. Eğer evren tek tip, sabit bir formül olsaydı, “doğru bilgi” diye bir şey olurdu ve herkes aynı şeyi öğrenirdi. Ama evren sürekli değişiyor, her şey göreceli ve bağlama bağlı.

    Standart olmamak = Tek doğru yok

    Fizikte bile kuantum seviyesinde parçacıklar gözlemciye göre davranıyor. Evrenin kendisi “standart” değilken, bizden “tek doğruyu bul” demesini beklemek garip. Herkesin algısı, deneyimi, biyolojisi farklı. O yüzden senin “doğrun” benimkiyle aynı olmak zorunda değil.

    Biz de standart değiliz

    İki insan aynı kitabı okuyup bambaşka şey anlıyor. Çünkü herkesin geçmişi, travması, merakı farklı. Ezoteriklerin “içrek” dediği şey belki de bu: Bilgi dışarıda değil, senin içinden geçerken şekilleniyor. O yüzden “sır” denilen şey aslında senin kendi yorumun.

    O zaman ezoterizm ne işe yarar?

    Eğer standart yoksa, ezoterizm de “herkese uyan tek yol” sunmuyor. Sunduğu şey: Kendi yolunu bulmak için araçlar. Semboller, mitler, ritüeller birer ayna gibi. Sana “şu doğru” demiyor, “kendine bak” diyor.

    Evren standart değilse, bilgi de standart olamaz. O zaman “gizli bilgi” diye bir şey yoktur, sadece “kişisel keşif” vardır.

    Bu açıdan bakınca ezoterizm saçma değil, sadece yanlış isimlendirilmiş olabilir mi? Belki de “kişisel felsefe” demek daha doğru olurdu.

    daha fazla oku

  • @kereste demek ki senin de "lafımın üstüne kimse laf edemez" kompleksin var. Aslında narsizm de olabilir bu.

    İnsanlar forumlarda konu açar tartışır. Konu kişiyi ikna etmemişse kendi argumanını savunur. Bu normal bir durum zaten. Son söz söylemekle ilgili bir durum tamamen senin bakış açın.

    daha fazla oku

  • IQ yükselmesini tek başına eğitime bağlamak yanlış olur. Çünkü son 200 yılda eğitim dışında insanların kaynaklara ulaşımı kolaylaştı. Yeterli beslenebiliyor, tedavi olabiliyor ve giyinip korunabiliyor. Bu nedenle insanlar beyinlerini temel beslenme ve hayatta kalma alanından başka alanlara kaydırabildiler.

    Düzenli eğitim tıp ve matematik dışında pekde gelişime etkili olmadı. Evet belki insanlara okuma yazma ve 4 işlem öğretmek yaşamda büyük kolaylık sağladı. Temel eğitim bu anlamda kabul edilebilir. Ancak bunun ötesinde IQ ortalamasını 30 puan tek başına eğitim yükseltti demek yanlış olur.

    Ayrıca IQ ölçümü 1900 lerin başında ortaya çıktı. Daha önceki insanların her yüz yılda bir 5 puan daha düşük IQ lu oldukları varsayıldı. Bu yanlış bir yorum. Çünkü günümüz insanları 300 yıl öncesinin yetenek ve ustalığına yetişemiyor.

    Hatta çok uzağa gitmeye gerek yok. Bugün trigonometriyi bilen biri kendi gelir gider dengesini tutturamıyor.

    Günümüzün sistematik oyununa göre kurgulanmış bir teste göre elbette ıq yüksek çıkıyor olabilir. Bu bir yanılsama.

    Günümüzde IQ testinde 120 alan biri kredi kartı hesabını ayarlayamıyor. Hayattaki puanı 30.

    daha fazla oku

  • Siyasette buna bisiklet teorisi deniyor. Durduğu an devrilir. Bu nedenle sürekli olarak muhalefet ile işbirliği içinde hergün yeni bir olay yaratılıyor.

    Erdoğan ortaya bir laf atıyor muhalefet üç gün çiğniyor sonra başka bir gündem oluyor.

    Hiçbirşey bulamazlarsa kediyi kurtaran çocuk kurgu haberleri konuşulup yorumlanıyor.

    2 gün boş kalsa insanlar düşünüp sorgulamaya zaman bulacak. Bu nedenle onlar bizim düşinmememiz için gündem üretmek zorundalar.

    daha fazla oku

  • Türkiye’de her sabah yeni bir gündem maddesine uyanıyoruz. Siyaset, ekonomi, sosyal medya tartışmaları derken her gün onlarca farklı olaya aynı yüksek duygusal yoğunlukla tepki veriyoruz. Bir olayın yankısı henüz sönümlemeden bir diğeri dalga gibi üzerimize geliyor. Peki bu bitmek bilmeyen gündem fırtınasında gerçekten ne yapıyoruz?

    Felsefi açıdan baktığımızda, bu durum sadece bir haber akışı değil, özgün bir varoluşsal krizdir. Baudrillard’ın bahsettiği simülasyon çağında, olayların kendisinden ziyade onların yarattığı imajlar ve bu imajların ürettiği duygularla temasa geçiyoruz. Sosyal medyada atılan bir öfke paylaşımı ya da hararetli bir tartışma, bireye sorunların çözümüne dair gerçek bir eylem alanı sunmuyor; aksine geçici bir toplu katarsis yaşatıyor. Öfkeleniyor, tepkimizi dile getiriyor ve birkaç saat sonra yeni bir başlığa geçiyoruz.

    Bu durum, antik Stoa felsefesinin temellerinden biri olan kontrol edebildiklerimiz ve edemediklerimiz ayrımını da muğlaklaştırıyor. Kendi etki alanımızın dışındaki devasa gündem dalgaları arasında sürekli bir tepki veren nesne konumuna düşüyoruz. Kendi düşünce dünyasını inşa etmeye vakit bulamayan birey, kolektif öfke veya neşenin bir parçası olarak kendi özneleşme sürecini ertelemek zorunda kalıyor.

    Peki, her gün maruz kaldığımız bu yoğun bilgi ve duygu bombardımanı zihinsel özerkliğimizi nasıl etkiliyor? Anlık tepkiler vermek, toplumsal sorunları çözmeye ya da anlamaya gerçekten hizmet ediyor mu, yoksa sadece bizi uyuşturan bir rutin haline mi geldi?

    Sizce Türkiye’deki bu hızlı gündem akışı içinde hakiki bir düşünce üretmek ve zihinsel sakinliği korumak mümkün mü? Yoksa hepimiz bu büyük duygu tiyatrosunun birer izleyicisi ve oyuncusu olmaya mecbur muyuz?

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 0 aktif kullanıcı var (0 üye ve 0 misafir).

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.6k konuda toplam 26.3k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 123 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, zodyak.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.