İçeriğe atla
  • 1k Konu
    16k İleti
    Yapma KafaY
    Burada çok net bir ayrım yapmak gerek. Teknoloji karşıtlığının temelinde 2 neden yatıyor. Birisi masumiyet varoluşsal kaynaklı. Diğeri ise çıkar ve kontrol kaybı korkusu. 1. Masum olan: Doğallık refleksi Bu kişi teknolojiye değil, teknolojinin getirdiği dolaylı yaşama karşı. Ekrana bakmak, doğaya bakmaktan daha az gerçek geliyor ona. Algoritmanın önerdiği müzik, radyoda denk gelen müzik kadar özgür hissettirmiyor. Her teknoloji bir kolaylık verirken bir kası da köreltiyor. Harita uygulaması yön bulma kasını, hazır bilgi ezber kasını. Özgürlüğün kısıtlanması dediğimiz tam da bu. Kendi kendine yetebilme alanının daralması. Bu grup ikna edilebilir, çünkü düşmanlık değil, nostalji bu. 2. Masum olmayan: Kontrol kaybı korkusu Asıl gürültüyü çıkaran ikinci grup. Rant, kışkırtma, aracılık üzerine kurulu her sistem teknoloji karşısında savunmasız kalır. Çünkü teknoloji aracıyı ortadan kaldırır. Bilgi satan, bilginin bedava olmasına düşmandır. Korku satan, insanın kendi kendine doğrulama yapabilmesine düşmandır. Erişim satan, erişimin demokratikleşmesine düşmandır. O yüzden "teknoloji insanı bozuyor, aileyi bitiriyor, toplumu çürütüyor" söylemi çoğu zaman ahlaki bir kaygı değil, bir pazar payı savunmasıdır. Kendi tekelini korumak için teknolojiyi şeytanlaştırmak en eski yöntem. Birincisiyle konuşulur, ikincisiyle mücadele edilir. İkisini karıştırmamak gerekiyor.
  • 461 Konu
    997 İleti
    S
    @Yapma-Kafa said: Kullanım / Egzersiz Beyin de kas gibi. Kitap okumayan, sorgulamayan, problem çözmeyen beyne günde 10 yumurta yedirsen de gelişmez. Protein kas yapar ama gidip spor yapmazsan kas çıkmıyor ya, aynı mantık. Günde 10 yumurta yemek yerine 2 gram omega 3 kullanmak daha iyi. 10 yumurtayı zaten yiyemezsin de, ben yine de yazmış olayım. Omega 3'ün fare deneyleri var. Onlarda beyni geliştirdiği kanıtlamış. İnsanlarda işe yarayıp yaramadığı ise kesin değilmiş. Ama denemekten zarar gelmez bence. Ben bir ara kullanıyordum, uykuyu açıyordu. [image: image.jpeg]
  • 78 2k
    78 Konu
    2k İleti
    Yapma KafaY
    @DemoKratos said: Tüm insanlıkta bir kişilik bozukluğu sorunu var. İnsan türü kritik bir dönüm noktasına ilerliyor. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir gün yaklaşıyor. Kapitalist düzen bireysel faşizme evrildi. Reklamlarla beyni yıkanan toplum bireyleri hiçbirşey yapmadan özel olduklarını ve daha fazlasını hakettiklerini düşünmeye başladılar. Özellikle türklerde bu zirvede.
  • 335 Konu
    3k İleti
    D
    Huzur huzursuzluk bir ölçü değil. İnsanlıkta toptan bir huzursuzluk var. Bunun ırkı milliyeti inancı yok. Fakat zeka ile inanç arasındaki korelasyon kesindir.
  • 436 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    Fransa'daki "vahşi çocuk" olayı = Aveyronlu Victor 1897 de fransada yaşanmış bu olayın filmi 1970 de fransada çekildi. Ardından 1978 de Kemal Sunalın oynadığı Hanzo filmi bu vahşi çocuk filminden kopyalandı. En meşhur ve en iyi belgelenmiş vaka bu. Hikaye tam bir film konusu gibi. Ne oldu? 1797-1800 yılları arasında Fransa'nın güneyindeki Aveyron bölgesi ormanlarında çıplak bir çocuk birkaç kez görüldü. 8 Ocak 1800'de yaklaşık 9-12 yaşlarında, tamamen vahşi halde yakalandı. Özellikleri: Konuşamıyordu, sadece homurdanıyordu Çıplaktı, soğuğa karşı duyarsızdı Ateşten patatesi eliyle kaptı, bıçak-çatal kullanmayı bilmiyordu 4 ayak üzerinde koşuyor, ağaçlara tırmanıyordu Medeniyetten toplamda 8 kez kaçtı, sürekli ormana dönmeye çalıştı Sonra ne oldu? Paris'e götürüldü. Önce "zeka geriliği var" denildi. Ama doktor Jean Marc Gaspard Itard buna karşı çıktı. Itard 5 yıl boyunca Victor'la çalıştı, ona "Victor" adını verdi. Amacı şuydu: "İnsan doğuştan mı toplumsaldır, yoksa sonradan mı öğrenir?" Victor'a kelimeler, sosyal davranışlar öğretmeye çalıştı. Sınırlı ilerleme kaydetti ama hiç tam konuşamadı. Bu çalışmalar özel eğitim ve psikoloji için devrim niteliğindeydi. Victor kimdi? Kesin kökeni bilinmiyor. Teoriler: İhmal/istismar: Vücudunda 26 yara ve boynunda kesik izi vardı. Ağır şiddet görmüş olabileceği düşünülüyor. Ailesi tarafından şiddet gördüğü için konuşamadığı söyleniyor. Otizm: Konuşma ve davranışları yüzünden günümüzde otistik olabileceği de söyleniyor Aile tarafından terk: Orman kenarındaki evlere ısınmaya gelmesi, pişmiş yemek yemesi yüzünden tamamen vahşi olmadığı da iddia ediliyor. 1828'de Paris'te zatürreden öldü, yaklaşık 40 yaşındaydı. Popüler kültürde François Truffaut 1970'de L'Enfant Sauvage / Vahşi Çocuk filmini çekti. Truffaut filmde Itard'ı kendisi oynadı. Bu olay 18. yüzyılın "insan doğası nedir?" tartışmalarının tam ortasına düştü. Bilim adamları Victor üzerinden "doğa mı çevre mi" sorusuna cevap aradı. https://m.
  • 26 Konu
    955 İleti
    phiP
    Merhaba Sitemiz v4.15.2 versiyonuna guncellenmistir.
  • Burada çok net bir ayrım yapmak gerek. Teknoloji karşıtlığının temelinde 2 neden yatıyor. Birisi masumiyet varoluşsal kaynaklı. Diğeri ise çıkar ve kontrol kaybı korkusu.

    1. Masum olan: Doğallık refleksi

    Bu kişi teknolojiye değil, teknolojinin getirdiği dolaylı yaşama karşı. Ekrana bakmak, doğaya bakmaktan daha az gerçek geliyor ona.

    Algoritmanın önerdiği müzik, radyoda denk gelen müzik kadar özgür hissettirmiyor.

    Her teknoloji bir kolaylık verirken bir kası da köreltiyor. Harita uygulaması yön bulma kasını, hazır bilgi ezber kasını. Özgürlüğün kısıtlanması dediğimiz tam da bu. Kendi kendine yetebilme alanının daralması.

    Bu grup ikna edilebilir, çünkü düşmanlık değil, nostalji bu.

    2. Masum olmayan: Kontrol kaybı korkusu

    Asıl gürültüyü çıkaran ikinci grup.

    Rant, kışkırtma, aracılık üzerine kurulu her sistem teknoloji karşısında savunmasız kalır. Çünkü teknoloji aracıyı ortadan kaldırır.

    Bilgi satan, bilginin bedava olmasına düşmandır.

    Korku satan, insanın kendi kendine doğrulama yapabilmesine düşmandır.

    Erişim satan, erişimin demokratikleşmesine düşmandır.

    O yüzden "teknoloji insanı bozuyor, aileyi bitiriyor, toplumu çürütüyor" söylemi çoğu zaman ahlaki bir kaygı değil, bir pazar payı savunmasıdır. Kendi tekelini korumak için teknolojiyi şeytanlaştırmak en eski yöntem.

    Birincisiyle konuşulur, ikincisiyle mücadele edilir. İkisini karıştırmamak gerekiyor.

    daha fazla oku

  • Aslında yandaş medya demek doğru olmaz. Türkiye devleti her zaman böyleydi.

    Neden düşman? Çünkü;

    Yapay zekayı tehdit edemezsiniz Yapay zekayı duygu sömürüsü ile manipüle edemezsiniz Yapay zeka ile rant elde edemezsiniz çünkü sürekli gelişen bir alan

    *Yapay zeka ile ekrandaki sahrtekarların maskeleri 2 sn de iniveriyor.

    *Ve en önemlisi yapay zekayı insan gibi ucuza mal edip harcayamazsınız.

    Çünkü yapay zeka insan gibi değil. Sürekli gelişiyor. Bu tarz rejimlerde kendi kendine gelişen sistemler tehlike demektir.

    Hatırlarsanız yapay zekayı yargılayıp ilk ceza veren ülke türkiye olmuştu. Ne komik değilmi?

    Tüm dünya yapay zekanın kapasite sınırlarını araştırırp denemeler yaparken türkiye ise "yargılanabilir mi" diye denemişti.

    Ama işine gelen konularda da yapay zekayı dost olarak iyi kullanıyordu. Örneğin vergi toplama ve para ödeme , yüz tanıma ve takip kontrol araçlarının iyileştirilmesi konusu.

    Excelde kod yazamayacak kadar bilgisayar bilgisi bile olmayanlara prof. Ünvanı verip Televizyonda her gün yapay zeka tehditi hakkında konuştuyorlar. Çünkü amaç yapay zekayı konuşmak değil korku salmak. Korkan insan kolay manipüle edilir kontrol etmesi kolay olur.

    Bu sadece Türkiye'ye özgü değil, otoriter eğilimli her yapı için kendi kendine öğrenen, merkezi kontrole girmeyen sistemler risk demek.

    ek olarak:

    1. Tehdit edemezsin: İnsanı içeri alıp, işinden edip, itibarsızlaştırıp susturabilirsin. Yapay zekayı alamazsın. Kapatırsın, başka yerden açılır.

    2. Manipüle edemezsin: Duygu sömürüsü, kutsal, vatan-millet ajitasyonu, "lince hazır kitle" yapay zekada çalışmıyor. Argümanın mantıksal tutarlılığına bakıyor.

    3. Ucuza harcayamazsın: İnsan kaynağı bu sistemlerde kolay harcanabilir görülüyor. Yapay zeka ise sürekli yatırım, altyapı, yetişmiş insan istiyor. Kısa vadeli rant üretmiyor.

    Bu açıdan yapayzeka tek taraflı kullanıma kapalı. Tam tersine çift taraflı kullanıma uygun.

    Bu nedenle şimdi de internet yasakları gündemde. İnternetin çoook büyük tehlikelerinden söz etmeye başladı aynı prof. Kitlesi.

    Bunu da yine çocuklar ve aile ahlakı üzerinden toplumu kışkırtarak yapmaya çalışıyorlar. Onlara göre "yasak" değil "düzenleme"..yerseniz.. ama gerçekte "düzenleme" değil "yasak". Ahlaksızlık internetten önce de vardı zaten. Ama söz konusu Y.Z olunca korku sardı.

    İşine gelince en iyi dost. Vergi toplama, GİB risk analizi, e-tebligat, MOBESE yüz tanıma, bankacılık dolandırıcılık tespiti... Orada ses yok. Çünkü para topluyor ve kontrolü artırıyor.

    Asıl ironi şurada: Yapay zekadan en çok korkması gerekenler, ezber ve unvan üzerine kurulu o sistemin kendisi.

    Çünkü yapay zeka sahtekarların maskesini 2 saniyede düşürüveriyor. Birinin bilgisel tutarlılığını 2 saniyede şaaaak diye çıkarıveriyor. 10 yaşındaki çocuk bile sahte prof.ların sahte akademisyenlerin maskesini indiriveriyor. En çok korktukları 2inci konu da bu zaten.

    daha fazla oku

  • @Yapma-Kafa said:

    Türkiyenin derdi filistin değil. İsraille çatıştığı nokta tamamen para konusu.

    İsrail yıllardır bakü ceyhan boru hattını bypass edecek yeni bir boru hattı anlaşması üzerinde çalışıyor.

    Akdeniz boru hattı.

    Yani İsrail üzerinden ortadoğu petrollerinin akdenize indirilmesi. Ve deniz altından da güney kıbrıs girit gibi adalara çıkartılıp abd ve avrupaya pazarlanması projesi.

    Bu durumda ne oluyor?

    Hürmüz tamamen devredışı kalacak. İranın geliri ve önemi azalacak.

    Aynı zamanda bakü ceyhan boru hattı da önemini yitirecek.

    Çünkü akdeniz projesi ile tanker başına maliyet en az 200 bin dolar düşüyor. Sigorta risk maliyetleri de düşüyor.

    İşte Türkiye bu yüzden ortadoğu politikasında israil düşmanı ve iran dostu oldu.

    İsrail savaşırsa bu nedenle Türkiye ile savaşır. Akdenize olan kıyı şeridini genişletmesi onun petrol istasyonu olma konusunu daha da güçlendirir.

    Filistin de bu durumdan yararlanıp kendi payını almaya çalışıyor.

    İran husileri kullanarak bu projeyi baltalamaya çalışıyor.

    Türkiye libya ile deniz yetki anlaşması yapıp israile çelme takma peşinde. Türkiye de bu işten pay kapmak istiyor. Yani akdenize en uzun kıyı şeridine sahip ülke benim ve bana da bu hattın gelirinden pay verin demek istiyor.

    Abd 2022 yılında israille olan bu projesini dondurduğunu açıkladı. Büyük olasılıkla türkiyedeki madenleri yağmalama karşılığında böyle bir geriçekilme hamlesi yaptı.

    Ama israil durmuyor ve abd de sonunda bu projeyi yeniden raftan indirecek çünkü kendi işine de yarıyor.

    Özetle din yada insanlık dramı adı altında güçlü bir ekonomik savaş var. Kamuoyuna bu şekilde yansıtılıyor.

    Bu yahudiler 100 yılda bir karışıklık çıkartıp başka ülkeye kaçıyorlar. ABD yi gözden çıkardılarsa yeni sığınacak ülke olarak hangi ülkeleri seçtiler?
    Azerbaycan, Hindistan, Yunanistan ile nedense araları çok iyi. Hindistan dışındakilerde gelişme potansiyeli yok.
    Çinliler ile japonlara karışamıyorlar. Melezleri sırıtıyor. 🙂

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 1 aktif kullanıcı var (1 üye ve 0 misafir).
cobalt30

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.5k konuda toplam 26.0k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 124 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, cobalt30.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.