İçeriğe atla
  • 1k Konu
    16k İleti
    phiP
    @Yapma-Kafa said: Kısa dalga yayını ile istihabarat sağlama haberleşme yöntemi 1.dünya savaşından kalma eski bir yoldur. Artık uydular var diye büyük devletler kısa dalgayı kullanmıyor. Avantajları neler; Kaynağı ve alıcıyı tespit edemezsin. Kayıt tutamazsın. Dezavantajları neler; Bilgiyi alacak kişinin önceden haberi olmalı. Tam o saatte o frrkansı dinlemeli. Eğer kaçırırsa tekrarı olmaz. Etkili bir yoldur ama jammer ile kolayca parazitlenir. İran uçtanuca şifrelemeyi manuel yapıyor zavallılar. Daha da etkili yol genişbant spektrum yayını ile tüm havasahasını kilitlemektir. Ama bu durumda uçaklar telrfonlar herşey etkilenir. Uydular işlevsiz kalır. Ancak bunun için 2 nükleer santral çalıştırmak gerek. deneme
  • 458 Konu
    987 İleti
    H
    "52 YIL CEZASI OLAN ERCAN YILMAZ NASIL OLUR DA DIŞARIDA ELİNİ KOLUNU SALLAR" Olaya ilişkin konuşan Müge Anlı, “Biz bu durumun içinden çıkamadık, anlamak mümkün değil. Cinsel istismar suçundan 22 yıl ceza alan adam, çocuğu kasten öldürme suçundan 30 yıl ceza alıyor. Yargıtay bu kararı onamış fakat bu adam dışarıda elini kolunu sallıyor. 52 yıl cezası olan Ercan Yılmaz nasıl olur da dışarıda elini kolunu sallar, çok garip.” dedi. Dediğim gibi müge anlı; onu bize anlatmayacaksın. tv de para kazanmak için rezillikler üzerinde tepinmeyeceksin. sorsana mesela en basitinden kolluk kocana bunu! ülkenin hükümetine, bürokrasiye sor mesela! çocuk tecavüzcüsü katil bir üvey baba 5 sene yatmış dolaşıyor aramızda, böyle böyük devlet mi olurmuş? Böyle bir ülkede insanlar olmayan, sözde devlete niye vergi ödesin, ortada bir kusursuz hizmet mi var diyee sor mesela! Anayasa vatandaş ile devlet arasında karşılıklı bir sözleşme akdi içerir. Tek taraflı hep alan layusel bir sözleşme değil yani. Deprem olur devletin sorumluluğu sıfır. O olur sıfır, bu olur sıfır. Yokya! İdare hukuku "devlet işlem ve eylemlerinde kusursuz sorumludur diyor ama. Elin arap şeyhi(kral) bile sizden vadandaşına daha sorumlu hesap nasıl veriyor ya? Öyle ya mekke de vinç devrildi, hac da insanlar birbirini ezerek öldürdü. Şak diye devlet bakanlarını astı siz niye gerekli önlemleri almadınız dedi kral(şeyh)!. Tazminatını da ödedi insanların. Böyük devletmiş. Devlet dediğin her şeyden kusursuz sorumlu olur. Vatandaşın zararını maddi manevi giderir. Ceza alması gerekenlere kamu çalışanı, sivil ayrımı yapmaksızın cezzasını verir. Dolaylı verginin anayasal sözleşmenin gereği budur. Aksi ben devletim iddiası sözde tek taraflı meşrulğu böyle tarrtışmalı bir iddiaddır. Velhasılı kelaim; Gerisi hikayeden tayyaredir.
  • 77 2k
    77 Konu
    2k İleti
    phiP
    10 TL yok, 10 TL'lik fark, kalan bakiyeleri toplarken aynı parayı tekrar tekrar saymaktan kaynaklanıyor. Bastaki 300 tl nin icinde 150+60 var zaten.
  • 320 Konu
    2k İleti
    phiP
    yani kullanilan duruma gore degisiyor iste.
  • 394 Konu
    3k İleti
    nejdet evrenN
    Bilime, teknolojiye her zaman ilgi duymuş, yapabildiğince, ulaşabildiğince bu yöndeki araştırma, inceleme, gelişmeleri takip etmeye çalışmıştı. Kaotik evrende tartışmaya yer vermeyecek boyutlardaki kesinlikler, gözlem ve deneye dayalı elde edilen bulgular ve bunların ışığında kat edilen mesafeler her daim hayranlıkla izlediği olgulardan biri olmuştu. Geceyi noktasal ışıklarıyla süsleyen yıldızlar çok uzaklarda olsalar da gözün gördüğü mesafede yanıp sönmekteydiler. Işık yıllarına göre hesap edildiklerinde bir kısmı belki de yerinde değildiler. Nihayet ismi öne çıkan doktorlardan birinde karar kılmış ve randevu alarak muayeneye gitmişti. Çocukluğunda kablolu telefonla tanışmış ve yıllar sonra tuşlu ve daha sonra akıllı ve telefonları hayatına dahil etmişti. Neredeyse yarım yüz yıllık zaman diliminde teknolojinin kat ettiği mesafe öyle böyle bir mesafe sayılmazı. Dermatoloji uzmanı elinde cep telefonu ve telefonun kamerasına takılı bir cihazla kaşıntılı yerlerinin üzerinde gezdirmiş, ultrason gibi film çekmişti. Daha önce internet üzerinden görsellerini gördüğü uyuz asalağını ilk kez bu cihaz sayesinde teninin altında resmedildiğine tanıklık yapmıştı; şaşkınlıkla ve bilimsel yaklaşıma umutla, hayranlıkla bakakalmıştı. Teknolojinin geldiği, kat ettiği aşama itibariyle belki de uyuz asalağını bu kadar süre taşıyan ve dünya rekorlar kitabına girmesi gereken bir isimsiz kişi olduğunu dahi bu şaşkınlıkla fark edememişti. Ekzema, kurdeşen, mantar acaba nereye saklanmışlardı? Tedavi olarak on gün ara ile üçer gün tüm vücuda kükürt karışımı vazelin sürülecek ve bu süre zarfında önerilen hijyen kurallarına uyulmasıydı önerilen...Bu kez uyuz asalağını bizzat görmüş ondan kurtulmak için kolları yeniden sıvamıştı. Ne ki on günlük ara ile üçer günlük tedavi sürecine kendince bir ekleme yaparak ikinci on gün sonra üç günlük bir ilave yapmıştı; uyuzun kökünü kazımakta artık kararlıyı; uyuz olmuştu bir kere ve artık bitmeliydi... Geçen süre zarfında aile hekimini değiştirmişti. On bin yıllık bilinen yazılı tarihin geldiği aşama itibariyle “insan” değerli bir varlık olarak tanımlanmış evrensel bir takım hakların öznesi olduğuna işaret edilmişti. Yaşamak hakkı ve beden bütünlüğünü korumak hakkı en kutsal hakların başında gelmekteydi. Bildiriler, belgeler, çok uluslu sözleşmeler bu hakları normatif olarak kayıt altına almışlardı. Tüm bu aşamalara, kayıt altına alınmalarına rağmen savaşlar, yıkımlar, katliamlar, beden bütünlüğüne yönelik saldırılar azalmamış sanki uygarlaşma hızına paralel bir hızla yükselmişlerdi. İnsan adeta kendi yaratısı metanın metasına dönüşmüş gibiydi; ilkel topluluklarda var olan “paylaşım yasası”nın esamesi okunmamaktaydı. Bilimsel birikim öyle bir mesafe kat etmişti ki bir ışık günü uzağa insan eli uzanabilmiş ve fakat aynı hızda insan değersizleşmişti..Vazgeçilmez olduğu kayıt altına alınan hak ve özgürlükler hangi kuytularda kalmıştı? Yaklaşık bir ay süren tedavisi bitmişti. Kabarıklıklar yoktu ancak kaşıntı hala devam etmekteydi. Kortizonlu ilaçlar, losyonlar ne bulursa sürmeye başlamıştı. Derisinin tüm yüzeyleri pul pul ( saçtaki kepek gibi ) dökülmeye başlamıştı; bir yandan kaşıntı ve eklenen döküntülerle karşı karşıya kalmıştı. Yeniden en son göründüğü dermatoloji uzmanına gitti; kesin olarak uyuz bitmiş ve fakat kükürt nedeniyle ciltte hassasiyet oluşmuş olduğu sonucuna varılmıştı. Buna dair tedaviyi de uygulamıştı. Yine çözüm olmayınca tüm gücü, tüm umudu tükenmişti; çaresizce yeni aile hekimine giderek bir çözüm bulmak dışında yapabileceği fazla bir şey kalmamıştı. Öyle de yaptı. Muayene edildiğinde kükürtün yan etkisi olabileceği söylenmiş ve ismi öne çıkan diğer dermatoloji uzmanına yönlendirilmişti; öyle de yapmıştı. Sonunda daha uzun süreceği öngörülen tedavi verilen ilaçlarla iki ayda sonuç vermeye başlamıştı. Uyuz, kaşıntı ve döküntüler son bulmuştu. Lakin ekzema, kurdeşen ve mantar hala yerli yerlerinde durmaktaydılar; uyuz oldum/...M… Nejdet Evren, Mayıs-Temmuz 2026, Akarca, Ülke, İnsan ve Manzarada Kimi Zamanlar…
  • 26 Konu
    948 İleti
    phiP
    Kodlar daha stabil site hizi arttirilmis gorsel bozukluklar duzeltilmistir.
  • Bilime, teknolojiye her zaman ilgi duymuş, yapabildiğince, ulaşabildiğince bu yöndeki araştırma, inceleme, gelişmeleri takip etmeye çalışmıştı. Kaotik evrende tartışmaya yer vermeyecek boyutlardaki kesinlikler, gözlem ve deneye dayalı elde edilen bulgular ve bunların ışığında kat edilen mesafeler her daim hayranlıkla izlediği olgulardan biri olmuştu. Geceyi noktasal ışıklarıyla süsleyen yıldızlar çok uzaklarda olsalar da gözün gördüğü mesafede yanıp sönmekteydiler. Işık yıllarına göre hesap edildiklerinde bir kısmı belki de yerinde değildiler. Nihayet ismi öne çıkan doktorlardan birinde karar kılmış ve randevu alarak muayeneye gitmişti. Çocukluğunda kablolu telefonla tanışmış ve yıllar sonra tuşlu ve daha sonra akıllı ve telefonları hayatına dahil etmişti. Neredeyse yarım yüz yıllık zaman diliminde teknolojinin kat ettiği mesafe öyle böyle bir mesafe sayılmazı. Dermatoloji uzmanı elinde cep telefonu ve telefonun kamerasına takılı bir cihazla kaşıntılı yerlerinin üzerinde gezdirmiş, ultrason gibi film çekmişti. Daha önce internet üzerinden görsellerini gördüğü uyuz asalağını ilk kez bu cihaz sayesinde teninin altında resmedildiğine tanıklık yapmıştı; şaşkınlıkla ve bilimsel yaklaşıma umutla, hayranlıkla bakakalmıştı. Teknolojinin geldiği, kat ettiği aşama itibariyle belki de uyuz asalağını bu kadar süre taşıyan ve dünya rekorlar kitabına girmesi gereken bir isimsiz kişi olduğunu dahi bu şaşkınlıkla fark edememişti. Ekzema, kurdeşen, mantar acaba nereye saklanmışlardı? Tedavi olarak on gün ara ile üçer gün tüm vücuda kükürt karışımı vazelin sürülecek ve bu süre zarfında önerilen hijyen kurallarına uyulmasıydı önerilen...Bu kez uyuz asalağını bizzat görmüş ondan kurtulmak için kolları yeniden sıvamıştı. Ne ki on günlük ara ile üçer günlük tedavi sürecine kendince bir ekleme yaparak ikinci on gün sonra üç günlük bir ilave yapmıştı; uyuzun kökünü kazımakta artık kararlıyı; uyuz olmuştu bir kere ve artık bitmeliydi...
    Geçen süre zarfında aile hekimini değiştirmişti.
    On bin yıllık bilinen yazılı tarihin geldiği aşama itibariyle “insan” değerli bir varlık olarak tanımlanmış evrensel bir takım hakların öznesi olduğuna işaret edilmişti. Yaşamak hakkı ve beden bütünlüğünü korumak hakkı en kutsal hakların başında gelmekteydi. Bildiriler, belgeler, çok uluslu sözleşmeler bu hakları normatif olarak kayıt altına almışlardı. Tüm bu aşamalara, kayıt altına alınmalarına rağmen savaşlar, yıkımlar, katliamlar, beden bütünlüğüne yönelik saldırılar azalmamış sanki uygarlaşma hızına paralel bir hızla yükselmişlerdi. İnsan adeta kendi yaratısı metanın metasına dönüşmüş gibiydi; ilkel topluluklarda var olan “paylaşım yasası”nın esamesi okunmamaktaydı. Bilimsel birikim öyle bir mesafe kat etmişti ki bir ışık günü uzağa insan eli uzanabilmiş ve fakat aynı hızda insan değersizleşmişti..Vazgeçilmez olduğu kayıt altına alınan hak ve özgürlükler hangi kuytularda kalmıştı?
    Yaklaşık bir ay süren tedavisi bitmişti. Kabarıklıklar yoktu ancak kaşıntı hala devam etmekteydi. Kortizonlu ilaçlar, losyonlar ne bulursa sürmeye başlamıştı. Derisinin tüm yüzeyleri pul pul ( saçtaki kepek gibi ) dökülmeye başlamıştı; bir yandan kaşıntı ve eklenen döküntülerle karşı karşıya kalmıştı. Yeniden en son göründüğü dermatoloji uzmanına gitti; kesin olarak uyuz bitmiş ve fakat kükürt nedeniyle ciltte hassasiyet oluşmuş olduğu sonucuna varılmıştı. Buna dair tedaviyi de uygulamıştı. Yine çözüm olmayınca tüm gücü, tüm umudu tükenmişti; çaresizce yeni aile hekimine giderek bir çözüm bulmak dışında yapabileceği fazla bir şey kalmamıştı. Öyle de yaptı. Muayene edildiğinde kükürtün yan etkisi olabileceği söylenmiş ve ismi öne çıkan diğer dermatoloji uzmanına yönlendirilmişti; öyle de yapmıştı. Sonunda daha uzun süreceği öngörülen tedavi verilen ilaçlarla iki ayda sonuç vermeye başlamıştı. Uyuz, kaşıntı ve döküntüler son bulmuştu. Lakin ekzema, kurdeşen ve mantar hala yerli yerlerinde durmaktaydılar; uyuz oldum/...M…

    Nejdet Evren,
    Mayıs-Temmuz 2026, Akarca,
    Ülke, İnsan ve Manzarada Kimi Zamanlar…

    daha fazla oku

  • Kodlar daha stabil site hizi arttirilmis gorsel bozukluklar duzeltilmistir.

    daha fazla oku

  • @Yapma-Kafa said:

    Kısa dalga yayını ile istihabarat sağlama haberleşme yöntemi 1.dünya savaşından kalma eski bir yoldur. Artık uydular var diye büyük devletler kısa dalgayı kullanmıyor. Avantajları neler;

    Kaynağı ve alıcıyı tespit edemezsin. Kayıt tutamazsın.

    Dezavantajları neler;

    Bilgiyi alacak kişinin önceden haberi olmalı. Tam o saatte o frrkansı dinlemeli. Eğer kaçırırsa tekrarı olmaz.

    Etkili bir yoldur ama jammer ile kolayca parazitlenir. İran uçtanuca şifrelemeyi manuel yapıyor zavallılar.

    Daha da etkili yol genişbant spektrum yayını ile tüm havasahasını kilitlemektir.

    Ama bu durumda uçaklar telrfonlar herşey etkilenir. Uydular işlevsiz kalır.

    Ancak bunun için 2 nükleer santral çalıştırmak gerek.

    deneme

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 0 aktif kullanıcı var (0 üye ve 0 misafir).

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.4k konuda toplam 25.6k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 121 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, Samuray.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.