İçeriğe atla
  • 1k Konu
    16k İleti
    nejdet evrenN
    ÇERÇEVENİN ÇERÇEVESİ/2 II. NORMATİF OLARAK: .Yasa başlığını “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi...” olarak tanımlamıştır. .Amacını “...PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Millî Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi...”, .Ve kapsamını da “ Bu Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları...” olarak belirlemek suretiyle çerçeveyi kapatarak tamamlamıştır.( Md.1/1-2 ) .Takip, Koordinasyon ve uygulamanın “ Bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Millî Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından...” yapılacağı hüküm altına alınmıştır. ( Md. 7/1 ) .Uygulanma süresini “Bu Kanun hükümleri, 1'inci maddede belirtilen Millî Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır...” olarak sınırlandırmıştır. ( Md. 9 ) .Yararlanmanın ön-koşulu olarak “ Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Millî Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmış olması...” olarak belirtilmiştir. ( Md. 3/1, 6/1 ) .Yasadan yararlanmayacaklar ise “... örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere...” ( Md. 3/1 ) ve “...örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzer...” ( Md. 6/1 ) olarak belirlenmiştir. .Yararlanmanın ne şekilde olacağına dair de “...1'inci madde kapsamına giren ve üst sınırı on beş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, on beş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ise on yıl süreyle ertelenir.” ( Md. 3/1 ) ve “...1 inci madde kapsamına giren suçlardan; Toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı beş yıl süreyle, Toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle, infaz hakiminin kararıyla ertelenir....” ( Md. 6/1,2,3 ) şeklinde belirlenmiştir.
  • 460 Konu
    994 İleti
    Yapma KafaY
    @TENTEN said: Ölümsüz olunca öğrenmek sorun olmaz demişsin. Doğuştan özürlü biri sonsuz zaman olsa bile öğrenemez. Ölümsüz odun olur sadece. İnsanlar artık birer fatura ödeme aracı olarak görülüyor.Her yeni doğan çocuk yeni abone.. Her insan sonsuza kadar telefon elektrik su doğalgaz ve diğer faturaların abonesi olurdu. Sistem kölesi olanlar için bitmez bir işkence olur. Sistemin başında duranlar için sonsuz bir kaynak olur. Ama kısa sürede sıkılırlar. Belki de ölümün nedeni de böyle birşey. Yaşamdan sıkılmak. Beyin vucuda çağrı yapıyor yada vucut beyine sinyal gönderiyor "yaşamı bitir" diye. Eğer güçlüysen Sonsuza kadar yaşayıp da 150 yılda bir yineleyen döngüye gireceksin düşünsene. Eğer zayıfsan 1000 lerce yıl aynı döngüden çıkamayacaksın.
  • 78 2k
    78 Konu
    2k İleti
    Yapma KafaY
    Toplam 100 kg kayakçı 100m tepeden kayıp karşı tepeye tırmanışa geçiyor ve 20kg çantasını bırakıyor. Karşı tepeye kaç m çıkar? Sürtünme yok eğim her iki tepede de sabit. A) 80 B) 100 C) 120 D) 125
  • 333 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    Başta söylemekte yarar var. Mitoloji palavralarla doludur. Birbirinin üzerine eklene eklene günümüz dinlerini oluşturarak evrimleşmişlerdir. Enki Sümer mitolojisinin en önemli tanrılarından biri. Kısaca özetlersem: Kimdi: Sümerlerde su, bilgelik, büyü, zanaat ve yaratılış tanrısıydı. Akad ve Babil mitolojisinde adı Ea olarak geçer. Ailesi: Gök tanrısı Anu’nun oğlu, yeraltı tatlı su okyanusu Abzu’nun efendisiydi. Kardeşleri Enlil ve Ninhursag’dı. Görevi: İnsanlığı yaratan ve onlara uygarlığı öğreten tanrı olarak bilinir. Tarım, sulama kanalları, yazı, sanat, tıp gibi şeyler hep onunla bağdaştırılır. "İnsanı kilden yoğurup akıl veren" figür odur. Karakter: Diğer tanrılar gibi sert değildi. Daha kurnaz, yardımsever ve insan dostuydu. Tufan efsanesinde Ziusudra’yı/Atrahasis’i ve sonra Nuh benzeri kahramanı uyarıp kurtaran da oydu. Sembolü: İki iç içe akan nehir ve balık. Tapınağı Eridu şehrindeydi. Yani Enki’yi modern dille anlatırsak: Sümerlerin "bilge mühendis tanrısı". Kaos değil düzen kuran, insanlığa teknik bilgi veren taraf. aqua sözcüğünin kökeni de buradan geldiği düşünülüyor. Ea olarak belirtilen sembolü de eau şeklinde yunancaya geçtiği söyleniyor. Geçmişin büyük tanrıları tuvalet kağıdı markası olacağı kimin aklına gelirdi.
  • 419 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    Buğday "icad" edilmedi aslında, doğada kendiliğinden vardı İnsanlar onu evcilleştirdi. Kısaca hikayesi şöyle: 1. Vahşi atası vardı Bugün yediğimiz buğday, yaklaşık 300 bin yıl önce doğada yetişen yabani otlardan geldi. En yakın akrabaları einkorn ve emmer denen yabani buğday türleriydi. Taneleri çok küçüktü ve olgunlaşınca yere dökülüyordu. 2. İnsanlar toplamaya başladı 12-13 bin yıl önce Avcı-toplayıcı insanlar bu yabani başakları toplamayı sevdi. Çünkü karbonhidrat ve depolanabiliyordu. Türkiye'nin güneydoğusu, Suriye, Irak, İsrail'i kapsayan "Bereketli Hilal" bölgesi bunun tam merkeziydi. 3. Evcilleştirme oldu Yaklaşık 10.000 yıl önce Neolitik dönemde insanlar tohumları ekmeyi denedi. Yıllarca en verimli, dökülmeyen, büyük taneli başakları seçip ektiler. Bu doğal seçilimle yabani buğday zamanla bugünkü buğdaya dönüştü. Buğdayı ilk evcilleştiren yerlerden biri de Türkiye toprakları. Göbeklitepe ve Karacadağ çevresinde yapılan kazılarda dünyanın en eski evcilleştirilmiş buğday kalıntıları bulundu. 4. Sonra yayıldı Tarım başlayınca buğday da insanlarla birlikte göç etti. Önce Anadolu'dan Avrupa'ya, sonra tüm dünyaya yayıldı. 8-9 bin yıl içinde biz onu seleksiyonla değiştirdik, o da bizi yerleşik hayata geçirdi. Yani buğdayı bir laboratuvarda icat etmedik. Binlerce yıl boyunca tohum seçerek, eke eke "şekillendirdik". İlginç detay: Genetiği değiştiği için artık doğada kendi başına hayatta kalamaz. İnsan ekmese üreyemez. Özetle; sanıldığı gibi bugünkü besinlerimizin hiçbiri gökten inmedi yada bir peygamber tarafından mucize ile bize lütfedilmedi. Bugünkü besinleri milyonlarca insan denedi zehirlendi öldü ve hayatta kalanlar iyi olanı günümüze taşıdı.
  • 26 Konu
    952 İleti
    phiP
    Merhaba Sitemiz v4.15.1 versiyonuna guncellenmistir.
  • Buğday "icad" edilmedi aslında, doğada kendiliğinden vardı 🙂 İnsanlar onu evcilleştirdi.

    Kısaca hikayesi şöyle:

    1. Vahşi atası vardı

    Bugün yediğimiz buğday, yaklaşık 300 bin yıl önce doğada yetişen yabani otlardan geldi. En yakın akrabaları einkorn ve emmer denen yabani buğday türleriydi. Taneleri çok küçüktü ve olgunlaşınca yere dökülüyordu.

    2. İnsanlar toplamaya başladı

    12-13 bin yıl önce Avcı-toplayıcı insanlar bu yabani başakları toplamayı sevdi. Çünkü karbonhidrat ve depolanabiliyordu. Türkiye'nin güneydoğusu, Suriye, Irak, İsrail'i kapsayan "Bereketli Hilal" bölgesi bunun tam merkeziydi.

    3. Evcilleştirme oldu

    Yaklaşık 10.000 yıl önce Neolitik dönemde insanlar tohumları ekmeyi denedi. Yıllarca en verimli, dökülmeyen, büyük taneli başakları seçip ektiler. Bu doğal seçilimle yabani buğday zamanla bugünkü buğdaya dönüştü.
    Buğdayı ilk evcilleştiren yerlerden biri de Türkiye toprakları. Göbeklitepe ve Karacadağ çevresinde yapılan kazılarda dünyanın en eski evcilleştirilmiş buğday kalıntıları bulundu.

    4. Sonra yayıldı

    Tarım başlayınca buğday da insanlarla birlikte göç etti. Önce Anadolu'dan Avrupa'ya, sonra tüm dünyaya yayıldı. 8-9 bin yıl içinde biz onu seleksiyonla değiştirdik, o da bizi yerleşik hayata geçirdi.

    Yani buğdayı bir laboratuvarda icat etmedik. Binlerce yıl boyunca tohum seçerek, eke eke "şekillendirdik".

    İlginç detay: Genetiği değiştiği için artık doğada kendi başına hayatta kalamaz. İnsan ekmese üreyemez.

    Özetle; sanıldığı gibi bugünkü besinlerimizin hiçbiri gökten inmedi yada bir peygamber tarafından mucize ile bize lütfedilmedi.

    Bugünkü besinleri milyonlarca insan denedi zehirlendi öldü ve hayatta kalanlar iyi olanı günümüze taşıdı.

    daha fazla oku

  • ÇERÇEVENİN ÇERÇEVESİ/2

    II. NORMATİF OLARAK:

    .Yasa başlığını “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi...” olarak tanımlamıştır.

    .Amacını “...PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Millî Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkûmiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi...”,

    .Ve kapsamını da “ Bu Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen 7/2/2013 tarihli ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları...” olarak belirlemek suretiyle çerçeveyi kapatarak tamamlamıştır.( Md.1/1-2 )

    .Takip, Koordinasyon ve uygulamanın “ Bu Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi; Kanunun Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Millî Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinden oluşan Kurul tarafından...” yapılacağı hüküm altına alınmıştır. ( Md. 7/1 )

    .Uygulanma süresini “Bu Kanun hükümleri, 1'inci maddede belirtilen Millî Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasını müteakiben altı ay içinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanır...” olarak sınırlandırmıştır. ( Md. 9 )

    .Yararlanmanın ön-koşulu olarak “ Örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Millî Güvenlik Kurulu Kararının Resmî Gazete'de yayımlanmış olması...” olarak belirtilmiştir. ( Md. 3/1, 6/1 )

    .Yasadan yararlanmayacaklar ise “... örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç olmak üzere...” ( Md. 3/1 ) ve “...örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1/6/2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzer...” ( Md. 6/1 ) olarak belirlenmiştir.

    .Yararlanmanın ne şekilde olacağına dair de “...1'inci madde kapsamına giren ve üst sınırı on beş yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar beş yıl, on beş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ise on yıl süreyle ertelenir.” ( Md. 3/1 ) ve “...1 inci madde kapsamına giren suçlardan;
    Toplam onbeş yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı beş yıl süreyle,
    Toplam onbeş yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı on yıl süreyle, infaz hakiminin kararıyla ertelenir....” ( Md. 6/1,2,3 ) şeklinde belirlenmiştir.

    daha fazla oku

  • @Sputnik said:

    Sosyal darwinistler başkalarının çoluğunu cocuğunu öldürme hakkını nereden buluyorlar? Psikopat fikir işte. Bilim adına yapılan bir terördür bu.

    Sosyal darwinizm dedikleri şey elitlerin kibridir. Ben üstünüm öyleysr 7 sülalem de üstün olmalı yanılsamasından başka birşey değil.

    İcad ettikleri paranın işe yaramadığı noktalardan biri de bu. Parayla soy satın alamıyorsam bir düzine teori uydurup başkasının soyunu bozarım demektir bu.

    Kimsenin çocuğu benimkinden iyi eğitim alamaz öyleyse eğitim sistemini bozalım ki bizden üste kimse yükselemez. Böylece benim salak çocuğum özel eğitim alır ve kanun zoruyla seni yönetir.

    İşte sosyal darwinizm.

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 0 aktif kullanıcı var (0 üye ve 0 misafir).

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.5k konuda toplam 25.9k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 123 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, sameer.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.