İçeriğe atla
  • 1k Konu
    16k İleti
    Yapma KafaY
    Japonlar neden ortadoğuda müslimaları destekliyor? Yanıtı bulmak için kullandıkları araçlara bakın. Hepsi toyoto pikap. Gerçekte herkes kendi çıkarını destekliyor. Birşey televizyonda konuşuluyorsa doğru değildir yada bir aldatmacanın parçasıdır . İnsanlara anlatılanları böyle değerlendirebilirsiniz. Aleviler caferiler ehli beyti çok sevdiklerinden değil çıkarları öyle gerektirdiği için böyle davranıyorlar. Sünniler de böyle , feministler, hayvanseverler ,çevreciler , tarikatlar kürtçüler vs..hepsi aynı.
  • 461 Konu
    997 İleti
    S
    @Yapma-Kafa said: Kullanım / Egzersiz Beyin de kas gibi. Kitap okumayan, sorgulamayan, problem çözmeyen beyne günde 10 yumurta yedirsen de gelişmez. Protein kas yapar ama gidip spor yapmazsan kas çıkmıyor ya, aynı mantık. Günde 10 yumurta yemek yerine 2 gram omega 3 kullanmak daha iyi. 10 yumurtayı zaten yiyemezsin de, ben yine de yazmış olayım. Omega 3'ün fare deneyleri var. Onlarda beyni geliştirdiği kanıtlamış. İnsanlarda işe yarayıp yaramadığı ise kesin değilmiş. Ama denemekten zarar gelmez bence. Ben bir ara kullanıyordum, uykuyu açıyordu. [image: image.jpeg]
  • 78 2k
    78 Konu
    2k İleti
    Yapma KafaY
    @DemoKratos said: Tüm insanlıkta bir kişilik bozukluğu sorunu var. İnsan türü kritik bir dönüm noktasına ilerliyor. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir gün yaklaşıyor. Kapitalist düzen bireysel faşizme evrildi. Reklamlarla beyni yıkanan toplum bireyleri hiçbirşey yapmadan özel olduklarını ve daha fazlasını hakettiklerini düşünmeye başladılar. Özellikle türklerde bu zirvede.
  • 337 Konu
    3k İleti
    Yapma KafaY
    Hepsinin kökeni cemel vakasıdır. Hepsi de kendilerini ehli beyt sevdalısı olarak şirin gösterir. Bu nasıl bir sevdadır ki kanlı bıçaklı başlamıştır. Ali muhammedin damadı ve ayşe de karısıdır. Muhammedin ölümünden sonra ikisi de ordular hazırlayıp birbirine girmiştir. Sevgiye bak!! Aleviler kendilerini caferilik ve şiilikten ayrı görürler. Ama gerçek öyle değildir. Ceferilik ve şia bir mezheptir. Alevilik ise bu mezheplerin tarikatıdır. Olayın can kardeşlik ile hiçbir ilgisi de yoktur. Tamamen arap siyasi çatışmasının orta göbeğidir. Burada sıkıntılı olan nokta bu kavganın 1400 yıldır sürdürülmüş olmasıdır. Hep sünni tarikatlara laf ettik biraz da caferi şii alevilere dokunduralım. Caferi ve şiilerin kerbela kutlamaları da kanlı ve korkunçtur. Bu tiplerin olduğu topraklara huzur gitmemesinin barış gitmemesinin nedeni en başta kendileridir.
  • 440 Konu
    3k İleti
    phiP
    Şiirleriyle gönüllerde taht kuran Abdurrahim Karakoç’un "Mihriban" şiiri, Türk edebiyatının en derin ve gizemli aşk hikâyelerinden birine dayanır. Şairin "Sarı saçlarına deli gönlümü / Bağlamışım, çözülmüyormuş Mihriban" dizeleriyle ölümsüzleştirdiği bu sevda, kavuşamamaktan doğan saf bir duygu abidesidir. Sessizce Filizlenen İmkânsız Bir Sevda Abdurrahim Karakoç, gençlik yıllarında memleketi Kahramanmaraş’ta bir kıza sevdalanır. Bu aşk; konuşulup dile dökülenden ziyade, bakışlarla ve kalpten kalbe hissettirilen masum bir sevdadır. Karakoç, sevdiği kadının gerçek adını kimse bilmesin ve ona bir zarar gelmesin diye ona "Mihriban" ismini verir. Mihriban, Farsçada "şefkatli, güler yüzlü, dost" anlamına gelen sembolik bir takma addır. Kavuşmaya Engel Olan Mesafeler Büyük bir tutkuyla büyüyen bu aşk, ne yazık ki ailelerin ve dönemin şartlarının getirdiği engellere takılır. İki taraf da birbirini içten içe sevse de aradaki engeller aşılamaz. Karakoç’un ailesi kızı istemeye gider; ancak kız tarafı "Kızımız henüz küçük" diyerek bu evliliğe rıza göstermez. Aradaki mesafeler ve imkânsızlıklar derinleştikçe kavuşma umutları da tükenir. Unutmanın İmkânsızlığı ve Şiire Dökülen Sitem Ayrılığın ardından Mihriban’ın başkasıyla evlendirildiği haberi gelir. Abdurrahim Karakoç, derin bir sessizliğe gömülür. Bir gün kendisine "Artık onu unut, unutmak kolaydır" diyenlere cevaben kalemi eline alır. Unutmanın mümkün olmadığını, aşkın ateşiyle yanan bir kalbin nasıl bir hal aldığını anlatmak için o meşhur dizeleri kâğıda döker: *"Unutmak kolay mı?" deme, Unutmak öfke gibidir, gelir geçer. Unutmak; her gün biraz daha ölmek demektir. "Yar, deyince kalem elden düşüyor / Gözlerim görmüyor, aklım şaşmıyor / Lambada titreyen alev üşüyor / Aşk kâğıda yazılmıyor, Mihriban."* Ölümsüzleşen Bir Eser Musa Eroğlu’nun eşsiz bestesi ve yorumuyla türküye dönüşen bu şiir, sadece Karakoç’un değil, kavuşamayan tüm sevdalıların sesi olur. Karakoç, yıllar sonra kendisine Mihriban’ın kim olduğu sorulduğunda şu cevabı verir: "O benim gençlik aşkımdı. İsmini hiç kimseye söylemedim. Kendisi bile Mihriban olduğunu bilmezdi. Şimdi evlidir, çocukları vardır... Onu rencide etmek istemem. Aşk, kalpte saklı kaldığı sürece aşktır."
  • 26 Konu
    957 İleti
    phiP
    Değerli Üyelerimiz, Sizlere daha hızlı, güvenli ve kesintisiz bir tartışma ortamı sunabilmek adına forum altyapımızı sürekli geliştiriyoruz. Neler Yapıyoruz? Güncel Altyapı: Forumumuzun bel kemiği olan NodeBB altyapısını ve tüm temalarımızı/eklentilerimizi en güncel sürümlerinde tutuyoruz. Eksiksiz ve Temiz Kod Yapısı: Arka plandaki tüm kodlamaları düzenli olarak denetliyor, hataları ve performans kayıplarını anında gideriyoruz. Modern ve Kesintisiz Deneyim: Hem mobil hem de masaüstü cihazlarda en hızlı, modern ve erişilebilir kullanımı hedefliyoruz. Sizlerin geri bildirimleri bizler için çok kıymetli. Sitede karşılaştığınız herhangi bir aksaklığı veya geliştirme önerinizi [Geri Bildirim / Destek] bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz. Keyifli ve bol etkileşimli forumlar dileriz!
  • Şiirleriyle gönüllerde taht kuran Abdurrahim Karakoç’un "Mihriban" şiiri, Türk edebiyatının en derin ve gizemli aşk hikâyelerinden birine dayanır. Şairin "Sarı saçlarına deli gönlümü / Bağlamışım, çözülmüyormuş Mihriban" dizeleriyle ölümsüzleştirdiği bu sevda, kavuşamamaktan doğan saf bir duygu abidesidir.

    Sessizce Filizlenen İmkânsız Bir Sevda
    Abdurrahim Karakoç, gençlik yıllarında memleketi Kahramanmaraş’ta bir kıza sevdalanır. Bu aşk; konuşulup dile dökülenden ziyade, bakışlarla ve kalpten kalbe hissettirilen masum bir sevdadır. Karakoç, sevdiği kadının gerçek adını kimse bilmesin ve ona bir zarar gelmesin diye ona "Mihriban" ismini verir. Mihriban, Farsçada "şefkatli, güler yüzlü, dost" anlamına gelen sembolik bir takma addır.

    Kavuşmaya Engel Olan Mesafeler
    Büyük bir tutkuyla büyüyen bu aşk, ne yazık ki ailelerin ve dönemin şartlarının getirdiği engellere takılır. İki taraf da birbirini içten içe sevse de aradaki engeller aşılamaz. Karakoç’un ailesi kızı istemeye gider; ancak kız tarafı "Kızımız henüz küçük" diyerek bu evliliğe rıza göstermez. Aradaki mesafeler ve imkânsızlıklar derinleştikçe kavuşma umutları da tükenir.

    Unutmanın İmkânsızlığı ve Şiire Dökülen Sitem
    Ayrılığın ardından Mihriban’ın başkasıyla evlendirildiği haberi gelir. Abdurrahim Karakoç, derin bir sessizliğe gömülür. Bir gün kendisine "Artık onu unut, unutmak kolaydır" diyenlere cevaben kalemi eline alır. Unutmanın mümkün olmadığını, aşkın ateşiyle yanan bir kalbin nasıl bir hal aldığını anlatmak için o meşhur dizeleri kâğıda döker:

    *"Unutmak kolay mı?" deme,

    Unutmak öfke gibidir, gelir geçer.

    Unutmak; her gün biraz daha ölmek demektir.

    "Yar, deyince kalem elden düşüyor / Gözlerim görmüyor, aklım şaşmıyor / Lambada titreyen alev üşüyor / Aşk kâğıda yazılmıyor, Mihriban."*

    Ölümsüzleşen Bir Eser
    Musa Eroğlu’nun eşsiz bestesi ve yorumuyla türküye dönüşen bu şiir, sadece Karakoç’un değil, kavuşamayan tüm sevdalıların sesi olur. Karakoç, yıllar sonra kendisine Mihriban’ın kim olduğu sorulduğunda şu cevabı verir: "O benim gençlik aşkımdı. İsmini hiç kimseye söylemedim. Kendisi bile Mihriban olduğunu bilmezdi. Şimdi evlidir, çocukları vardır... Onu rencide etmek istemem. Aşk, kalpte saklı kaldığı sürece aşktır."

    daha fazla oku

  • Değerli Üyelerimiz,

    Sizlere daha hızlı, güvenli ve kesintisiz bir tartışma ortamı sunabilmek adına forum altyapımızı sürekli geliştiriyoruz.

    Neler Yapıyoruz?

    Güncel Altyapı: Forumumuzun bel kemiği olan NodeBB altyapısını ve tüm temalarımızı/eklentilerimizi en güncel sürümlerinde tutuyoruz.

    Eksiksiz ve Temiz Kod Yapısı: Arka plandaki tüm kodlamaları düzenli olarak denetliyor, hataları ve performans kayıplarını anında gideriyoruz.

    Modern ve Kesintisiz Deneyim: Hem mobil hem de masaüstü cihazlarda en hızlı, modern ve erişilebilir kullanımı hedefliyoruz.

    Sizlerin geri bildirimleri bizler için çok kıymetli. Sitede karşılaştığınız herhangi bir aksaklığı veya geliştirme önerinizi [Geri Bildirim / Destek] bölümünden bizlerle paylaşabilirsiniz.

    Keyifli ve bol etkileşimli forumlar dileriz!

    daha fazla oku

  • Merhaba
    Sitemiz v4.16.0 versiyonuna guncellenmistir.

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 3 aktif kullanıcı var (3 üye ve 0 misafir).
cobalt30

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.5k konuda toplam 26.0k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 124 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, cobalt30.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.