Evren standart değil, biz de öyleyiz.
Ezoterizm tartışmasında tam da bu noktaya geliyoruz aslında. Eğer evren tek tip, sabit bir formül olsaydı, “doğru bilgi” diye bir şey olurdu ve herkes aynı şeyi öğrenirdi. Ama evren sürekli değişiyor, her şey göreceli ve bağlama bağlı.
Standart olmamak = Tek doğru yok
Fizikte bile kuantum seviyesinde parçacıklar gözlemciye göre davranıyor. Evrenin kendisi “standart” değilken, bizden “tek doğruyu bul” demesini beklemek garip. Herkesin algısı, deneyimi, biyolojisi farklı. O yüzden senin “doğrun” benimkiyle aynı olmak zorunda değil.
Biz de standart değiliz
İki insan aynı kitabı okuyup bambaşka şey anlıyor. Çünkü herkesin geçmişi, travması, merakı farklı. Ezoteriklerin “içrek” dediği şey belki de bu: Bilgi dışarıda değil, senin içinden geçerken şekilleniyor. O yüzden “sır” denilen şey aslında senin kendi yorumun.
O zaman ezoterizm ne işe yarar?
Eğer standart yoksa, ezoterizm de “herkese uyan tek yol” sunmuyor. Sunduğu şey: Kendi yolunu bulmak için araçlar. Semboller, mitler, ritüeller birer ayna gibi. Sana “şu doğru” demiyor, “kendine bak” diyor.
Evren standart değilse, bilgi de standart olamaz. O zaman “gizli bilgi” diye bir şey yoktur, sadece “kişisel keşif” vardır.
Bu açıdan bakınca ezoterizm saçma değil, sadece yanlış isimlendirilmiş olabilir mi? Belki de “kişisel felsefe” demek daha doğru olurdu.