İçeriğe atla
  • 1k Konu
    16k İleti
    nejdet evrenN
    Marx, Feuerbach eleştirisinde önemli bir noktaya temas etmektedir; şöyle ki, filozofa bir görev yüklemekte ve onun dünyayı sadece anlamaya çalışan biri olarak değil ayrıca değiştirmekle görevli olduğuna temas eder. İnsanın kültürel varlığı dünyayı zaten sürekli değiştirmekten ibaret değil midir? Kast ettiğinin bu olmadığı açıktır; o, insanlığın yaşam biçiminin değiştirilebileceğinden söz etmektedir. Tarihi sınıfsal olarak yorumlayıp geleceği yine sınıfların konumlandırılması ve direnişine göre biçimlendirmesi de bu şekilde anlaşılmalıdır. Klasik teori son yüz yıldaki hiç bir devrim ile örtüşmez.. (Paris Komünü pre kapitalist bir ortamda ortaya çıkmış bir durum olarak değerlendirilmelidir.) Buna rağmen dünya üzerindeki tesirleri bakımından uygarlık tarihinde eşi görülmemiş bir etkiye sahip olduklarını kimse inkar edemez. Marksizmin bilimsel felsefesi durağanlaştırıldığında kendi içine çöken bir sisteme dönüşmesi, reel sosyalizm denilen sapmaya uğraması kaçınılmazdır. Hal böyle olunca diyalektik tarihi materyalizmi ezberden öte yeni olgulara uyarlayarak ileriyi görmek, çözümleyip toplumları dönüştürmek gereklmektedir.
  • 458 Konu
    987 İleti
    H
    "52 YIL CEZASI OLAN ERCAN YILMAZ NASIL OLUR DA DIŞARIDA ELİNİ KOLUNU SALLAR" Olaya ilişkin konuşan Müge Anlı, “Biz bu durumun içinden çıkamadık, anlamak mümkün değil. Cinsel istismar suçundan 22 yıl ceza alan adam, çocuğu kasten öldürme suçundan 30 yıl ceza alıyor. Yargıtay bu kararı onamış fakat bu adam dışarıda elini kolunu sallıyor. 52 yıl cezası olan Ercan Yılmaz nasıl olur da dışarıda elini kolunu sallar, çok garip.” dedi. Dediğim gibi müge anlı; onu bize anlatmayacaksın. tv de para kazanmak için rezillikler üzerinde tepinmeyeceksin. sorsana mesela en basitinden kolluk kocana bunu! ülkenin hükümetine, bürokrasiye sor mesela! çocuk tecavüzcüsü katil bir üvey baba 5 sene yatmış dolaşıyor aramızda, böyle böyük devlet mi olurmuş? Böyle bir ülkede insanlar olmayan, sözde devlete niye vergi ödesin, ortada bir kusursuz hizmet mi var diyee sor mesela! Anayasa vatandaş ile devlet arasında karşılıklı bir sözleşme akdi içerir. Tek taraflı hep alan layusel bir sözleşme değil yani. Deprem olur devletin sorumluluğu sıfır. O olur sıfır, bu olur sıfır. Yokya! İdare hukuku "devlet işlem ve eylemlerinde kusursuz sorumludur diyor ama. Elin arap şeyhi(kral) bile sizden vadandaşına daha sorumlu hesap nasıl veriyor ya? Öyle ya mekke de vinç devrildi, hac da insanlar birbirini ezerek öldürdü. Şak diye devlet bakanlarını astı siz niye gerekli önlemleri almadınız dedi kral(şeyh)!. Tazminatını da ödedi insanların. Böyük devletmiş. Devlet dediğin her şeyden kusursuz sorumlu olur. Vatandaşın zararını maddi manevi giderir. Ceza alması gerekenlere kamu çalışanı, sivil ayrımı yapmaksızın cezzasını verir. Dolaylı verginin anayasal sözleşmenin gereği budur. Aksi ben devletim iddiası sözde tek taraflı meşrulğu böyle tarrtışmalı bir iddiaddır. Velhasılı kelaim; Gerisi hikayeden tayyaredir.
  • 77 2k
    77 Konu
    2k İleti
    TENTENT
    500 liramız var harcanan_______kalan 200____________300 150____________150 90_____________60 60_____________0 +_____________+_____ 500____________510 10 lira nereden geldi?
  • 320 Konu
    2k İleti
    phiP
    yani kullanilan duruma gore degisiyor iste.
  • 393 Konu
    3k İleti
    nejdet evrenN
    İlaçlar, losyon ve hijyen üçlüsü bir süre sonra etkisini göstermiş ve kaşıntılar azalmaya başlamıştı. Kaşıntı ve şişkinlikler tümden geçmedikleri için izolasyon sürecini devam ettirmişti. Havaların ısınmasıyla şikayetleri ciddi ölçeklerde azalmış ve normal yaşantısına dönmeye başlamıştı. Birkaç ay geçmeden kaşıntılar yeniden artmış ve tüm vücudunu sarmaya başlamıştı. Cilt uzmanı bir dermatoloji uzmanına görünmesi gerektiğine karar vermişti. Teşhisi ilk koyan doktorunun da görüşünü almış ve “aynı doktorda ısrarcı olmak iyidir” sözünü kulak arkasına saklamıştı. Yaklaşık 8-10 ay geçmişti ve tüm zamanlarda uyuz losyonunu ihmal etmeden kullanmayı sürdürmüştü. Randevu günü geldiğinde dermatoloji uzmanı .....’nın odasına girmiş ve şikayetini özetleyerek anlatmıştı. Gözle muayene edilmiş ve mavi ışık tutulmuştu. Kan tahlilinden sonra ekzema tanımı konulmuştu. İnsan ekzema olduğunu hiç sevinir mi? O sevinmişti; uyuz değildi artık ve kimseye bulaştırma riskini artık taşımıyordu; sevinci buna dairdi...Babasının aynı hastalıktan çektiği acılar gözünde canlanmış ve dermatoloji uzmanının dediği gibi kalıtsal bir hastalığı taşıyor olmanın gururuyla ilaçlarını alıp tedaviye başlamıştı. Babasından biliyordu, ilaçlarla bu hastalık bir süreliğine sönümlenir ve daha sonra nüksederdi; varsın olsun, razıydı...Yaklaşık üç ay bu ilaçları kullanmış çok az gerileme olsa da kaşıntı ve şişkinlikler bir türlü geçmemişti. Aynı doktorda ısrarcı olma kararındaydı ve yine randevu alarak muayeneye gitmişti. Bu kez yine gözle yapılan muayene sonunda kurdeşen tanımı konularak ilaç yazılmıştı. Doğal olarak bu süreler içerisinde internet üzerinden bir çok araştırma yapmış ve kafası oldukça karışmıştı. Her yerde tanımlanmayan bir kirlilik akıyordu. Kaşıntılarla bir yıl geride kalmış ve bu kez kurdeşen ilaçlarıyla çare aramaya koyulmuştu. Birkaç ayı bu ilaçları kullanmış ve fakat yine sonuç alamayınca aynı doktorda ısrarcı olmak düşüncesiyle yine aynı doktora görünmüştü. Bu kez mantar tanımı konulacaktı. Uyuzla başlayıp ekzema ile devam eden ve kurdeşenden mantara uzanan bir deri hastalıkları silsilesinden geçip durmaktaydı. Çaresiz ve hiç umut beslemeden bu kez mantar ilaçlarını almış ve tedaviye kaldığı yerden devam etmeye başlamıştı. Aradan bir buçuk yıl geçmiş ve tanı, tedavi süreçlerinden olumlu bir sonuç alamamıştı. Mantar ilaçlarını da düzenli olarak kullanmış ve bir ay sonra aynı şikayetlerle aynı doktora gitmişti. Bu kez ekzema ve mantarın birlikte olduğu tanısı konulmuş ve yine ilaç yazılmıştı. İlaçları bu kez almadı. Uyuz olmuştu gerçekten, yaşatılan bu sürece deyimin tam anlamıyla uyuz olmuştu. Umutsuz ve karamsar bir şekilde evine gelmiş ve kara kara düşünmeye başlamıştı. Sosyal paylaşımlardan birkaç dermatoloji uzmanının isimlerinin öne çıktığından haberdardı. Alerji nedir bilmediği halde alerji testine de girmeyi kafasına koymuştu. Ancak önce ismi öne çıkan dermatoloji uzmanlarından birine görünmek ve daha sonra alerji testine gitmek konusunda bir karara varmıştı. Hastalığın başladığı zaman üzerinden neredeyse iki yıla yakın bir zaman geride kalmıştı.
  • 26 Konu
    945 İleti
    phiP
    Merhaba Sitemiz v4.14.2 versiyonuna guncellenmistir.
  • İlaçlar, losyon ve hijyen üçlüsü bir süre sonra etkisini göstermiş ve kaşıntılar azalmaya başlamıştı. Kaşıntı ve şişkinlikler tümden geçmedikleri için izolasyon sürecini devam ettirmişti. Havaların ısınmasıyla şikayetleri ciddi ölçeklerde azalmış ve normal yaşantısına dönmeye başlamıştı. Birkaç ay geçmeden kaşıntılar yeniden artmış ve tüm vücudunu sarmaya başlamıştı. Cilt uzmanı bir dermatoloji uzmanına görünmesi gerektiğine karar vermişti. Teşhisi ilk koyan doktorunun da görüşünü almış ve “aynı doktorda ısrarcı olmak iyidir” sözünü kulak arkasına saklamıştı. Yaklaşık 8-10 ay geçmişti ve tüm zamanlarda uyuz losyonunu ihmal etmeden kullanmayı sürdürmüştü. Randevu günü geldiğinde dermatoloji uzmanı .....’nın odasına girmiş ve şikayetini özetleyerek anlatmıştı. Gözle muayene edilmiş ve mavi ışık tutulmuştu. Kan tahlilinden sonra ekzema tanımı konulmuştu. İnsan ekzema olduğunu hiç sevinir mi? O sevinmişti; uyuz değildi artık ve kimseye bulaştırma riskini artık taşımıyordu; sevinci buna dairdi...Babasının aynı hastalıktan çektiği acılar gözünde canlanmış ve dermatoloji uzmanının dediği gibi kalıtsal bir hastalığı taşıyor olmanın gururuyla ilaçlarını alıp tedaviye başlamıştı. Babasından biliyordu, ilaçlarla bu hastalık bir süreliğine sönümlenir ve daha sonra nüksederdi; varsın olsun, razıydı...Yaklaşık üç ay bu ilaçları kullanmış çok az gerileme olsa da kaşıntı ve şişkinlikler bir türlü geçmemişti. Aynı doktorda ısrarcı olma kararındaydı ve yine randevu alarak muayeneye gitmişti. Bu kez yine gözle yapılan muayene sonunda kurdeşen tanımı konularak ilaç yazılmıştı. Doğal olarak bu süreler içerisinde internet üzerinden bir çok araştırma yapmış ve kafası oldukça karışmıştı. Her yerde tanımlanmayan bir kirlilik akıyordu. Kaşıntılarla bir yıl geride kalmış ve bu kez kurdeşen ilaçlarıyla çare aramaya koyulmuştu. Birkaç ayı bu ilaçları kullanmış ve fakat yine sonuç alamayınca aynı doktorda ısrarcı olmak düşüncesiyle yine aynı doktora görünmüştü. Bu kez mantar tanımı konulacaktı. Uyuzla başlayıp ekzema ile devam eden ve kurdeşenden mantara uzanan bir deri hastalıkları silsilesinden geçip durmaktaydı. Çaresiz ve hiç umut beslemeden bu kez mantar ilaçlarını almış ve tedaviye kaldığı yerden devam etmeye başlamıştı. Aradan bir buçuk yıl geçmiş ve tanı, tedavi süreçlerinden olumlu bir sonuç alamamıştı. Mantar ilaçlarını da düzenli olarak kullanmış ve bir ay sonra aynı şikayetlerle aynı doktora gitmişti. Bu kez ekzema ve mantarın birlikte olduğu tanısı konulmuş ve yine ilaç yazılmıştı. İlaçları bu kez almadı. Uyuz olmuştu gerçekten, yaşatılan bu sürece deyimin tam anlamıyla uyuz olmuştu. Umutsuz ve karamsar bir şekilde evine gelmiş ve kara kara düşünmeye başlamıştı. Sosyal paylaşımlardan birkaç dermatoloji uzmanının isimlerinin öne çıktığından haberdardı. Alerji nedir bilmediği halde alerji testine de girmeyi kafasına koymuştu. Ancak önce ismi öne çıkan dermatoloji uzmanlarından birine görünmek ve daha sonra alerji testine gitmek konusunda bir karara varmıştı. Hastalığın başladığı zaman üzerinden neredeyse iki yıla yakın bir zaman geride kalmıştı.

    daha fazla oku

  • Marx, Feuerbach eleştirisinde önemli bir noktaya temas etmektedir; şöyle ki, filozofa bir görev yüklemekte ve onun dünyayı sadece anlamaya çalışan biri olarak değil ayrıca değiştirmekle görevli olduğuna temas eder. İnsanın kültürel varlığı dünyayı zaten sürekli değiştirmekten ibaret değil midir? Kast ettiğinin bu olmadığı açıktır; o, insanlığın yaşam biçiminin değiştirilebileceğinden söz etmektedir. Tarihi sınıfsal olarak yorumlayıp geleceği yine sınıfların konumlandırılması ve direnişine göre biçimlendirmesi de bu şekilde anlaşılmalıdır. Klasik teori son yüz yıldaki hiç bir devrim ile örtüşmez.. (Paris Komünü pre kapitalist bir ortamda ortaya çıkmış bir durum olarak değerlendirilmelidir.) Buna rağmen dünya üzerindeki tesirleri bakımından uygarlık tarihinde eşi görülmemiş bir etkiye sahip olduklarını kimse inkar edemez. Marksizmin bilimsel felsefesi durağanlaştırıldığında kendi içine çöken bir sisteme dönüşmesi, reel sosyalizm denilen sapmaya uğraması kaçınılmazdır. Hal böyle olunca diyalektik tarihi materyalizmi ezberden öte yeni olgulara uyarlayarak ileriyi görmek, çözümleyip toplumları dönüştürmek gereklmektedir.

    daha fazla oku

  • @yapma-kafa aramiza hos geldin sen 🙂

    daha fazla oku

Forum Bilgisi

Kimler Çevrimiçi [Tam liste]

Şu anda 0 aktif kullanıcı var (0 üye ve 0 misafir).

Forum İstatistikleri

Üyelerimiz 2.4k konuda toplam 25.6k ileti yazdı.
Şu an itibariyle kayıtlı 120 üyemiz bulunmaktadır.
Aramızda görmekten mutluluk duyduğumuz en yeni üyemiz, Yapma Kafa.
Tek seferde en fazla çevrimiçi kullanıcı sayısı 19 Ocak 2026 Pazartesi günü, 102 kişiydi.