İçeriğe atla

Genel Alanlar

395 Konu 3.2k İleti

Alt kategoriler


  • 31 366
    31 Konu
    366 İleti
    phiP
    Toplumu anlamaya çalışırken yalnızca günlük gözlemlerimize dayanmak çoğu zaman yeterli değildir. İnsanların neden belirli davranışlar sergilediğini, toplumdaki ilişkilerin nasıl şekillendiğini veya ekonomik, kültürel ve siyasi değişimlerin bireyleri nasıl etkilediğini anlamak için daha sistemli bir bakış açısına ihtiyaç duyarız. Sosyolojik kuramlar tam da bu noktada önem kazanır. Sosyolojik kuramı, toplumsal olayların arkasındaki ilişkileri ve nedenleri anlamamıza yardımcı olan bir düşünme çerçevesi olarak değerlendirebiliriz. Örneğin toplumda gelir eşitsizliğinin ortaya çıkması yalnızca ekonomik verilerle açıklanamayabilir. Eğitim, aile yapısı, kültürel değerler, çalışma hayatı ve siyasal kurumlar da bu eşitsizliğin oluşumunda etkili olabilir. Kuramlar, bu farklı unsurlar arasındaki bağlantıları görmemizi sağlar. Bunun yanında sosyolojik kuramlar, toplumda yaşanan değişimleri anlamlandırmamıza da yardımcı olur. Teknolojinin günlük yaşamı değiştirmesi, sosyal medyanın insan ilişkileri üzerindeki etkisi, aile yapısındaki dönüşümler veya çalışma biçimlerinin değişmesi gibi konular yalnızca bireysel tercihler üzerinden değerlendirildiğinde eksik kalabilir. Daha geniş bir toplumsal çerçeveye bakmak, kişisel görünen birçok durumun aslında toplumsal koşullarla bağlantılı olduğunu ortaya koyabilir. Ancak kuramların toplumu açıklamak için kullanılan kesin ve değişmez formüller olmadığını da unutmamak gerekir. Her kuram toplumsal gerçekliğin belirli bir yönünü öne çıkarır. Bu nedenle farklı kuramları karşılaştırmak ve olaylara farklı açılardan bakabilmek sosyolojik düşüncenin önemli bir parçasıdır. Sonuç olarak sosyolojik kurama duyulan ihtiyaç, toplumu sadece gözlemlemekten öte onu anlamlandırma ihtiyacından kaynaklanır. Kuramlar bize hazır cevaplar vermekten çok, doğru soruları sormayı ve toplumsal olayların görünmeyen bağlantılarını fark etmeyi öğretir. Bence sosyolojinin en önemli katkılarından biri de tam olarak budur: Günlük hayatın sıradan görünen olaylarının arkasındaki toplumsal yapıyı sorgulayabilmek.
  • 97 Konu
    519 İleti
    kunfeyekunkiziK
    "Bilişsel uyumsuzluk", "bilişsel kopukluk" veya "bilişsel çelişki" (İng: "cognitive dissonance"), birbiriyle çelişen iki inanç, düşünce veya davranışa sahip olmanın yarattığı zihinsel çatışma ve bu çatışmadan doğan psikolojik stres durumudur. Bilişsel Çelişki Teorisi'ne göre insanlar, çelişkili davranış ve düşünceler arasında bir tutarlılık arama veya tutarlılık yaratma eğilimindedirler. Bu tutarlılık bulunamadığında veya yaratılamadığında psikolojik stres artar ve daha da rahatsız edici boyutlara ulaşır. Normalde bu tür bir çelişki hâlinde rasyonel olan, söz konusu çelişki ortadan kalkana dek, çelişkili inanç, düşünce ve davranışlardan biri, ikisi veya hepsinden kurtulmaktır. Ancak çoğu durumda insanlar, çelişkili inanç ve davranışlardan vazgeçmek yerine; söz konusu çatışmayı reddetmek, çelişkiye rağmen haklı çıkmak adına yeni (ve çoğu durumda uydurma) açıklamalar getirmek veya halihazırda tutarlı olduğuna inandığı inançlarıyla çelişen yeni bilgilerden kaçınmak gibi irrasyonel davranışlar sergilerler. Örneğin kişi, derinden bağlı olduğu bir inanca zıt olacak yeni bilgiler edindiğinde veya benlik imajını (veya kimliğini) zedeleyecek şekilde davrandığında ortaya çıkan rahatsızlığı gidermek için kendini motive hissedecektir. Bu çelişki her zaman tam olarak çözülemese de çatışmanın kaynağını görmezden gelmek ve kişinin inanç veya davranışlarını değiştirmesiyle sonuçlanabilir. Bu konuda yapılan en büyük yanlışlardan biri "bilişsel çelişki" ile "ikiyüzlülüğün" aynı şey olarak düşünülmesidir. Bu iki kavramın birbirinden farklı olduğunu anlamak oldukça önemlidir. İkiyüzlülük, davranış ve düşüncelerin birbiri ile çelişmesine rağmen yapılan gönüllü bir davranıştır ve sonucunda kişide herhangi bir rahatsızlık oluşturmaz. Bunun aksine bilişsel çelişki, çatışmadan kaynaklanan zihinsel çatışma veya rahatsızlık hissini ifade eder. Burada anlaşılması gereken başka bir konu ise, birbirine zıt düşünce veya davranışlara sahip olduğunda ortaya çıkan çelişkinin otomatik olmadığıdır. Kişinin zihinsel bir çatışma veya rahatsızlık yaşayabilmesi için tutarsızlığın farkında olması gerekir. Bazen içinde bulunulan koşullar, düşüncelerle uyumlu davranışlar sergilemeyi zorlaştırabilir. Bu bakımdan, bilişsel çelişkinin normal bir şey olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bilişsel çelişki her insan aynı derecede yaşanmayabilir. Bazı insanlar tutarsızlığa karşı daha yüksek toleransa sahip olduğu için, diğerlerine göre daha az bilişsel çelişki yaşayabilir. Buna ek olarak, her olay ve durum da benzer yoğunlukta çatışmalar doğurmaz. Bu çelişkinin büyüklüğü olarak bilinen uyumsuzluk derecesini ifade eder. Örneğin daha kişisel olan düşünceler ve insanların derinden bağlı olduğu inançlar daha büyük bir çelişkiye yol açabilir. Bunlara ek olarak birbiriyle çelişen düşünce veya davranışların arasındaki zıtlığın büyüklüğü de daha büyük bir çelişki ile sonuçlanacaktır. Kaynak: Evrim Ağacı.
  • 100 Konu
    680 İleti
    nejdet evrenN
    Bilime, teknolojiye her zaman ilgi duymuş, yapabildiğince, ulaşabildiğince bu yöndeki araştırma, inceleme, gelişmeleri takip etmeye çalışmıştı. Kaotik evrende tartışmaya yer vermeyecek boyutlardaki kesinlikler, gözlem ve deneye dayalı elde edilen bulgular ve bunların ışığında kat edilen mesafeler her daim hayranlıkla izlediği olgulardan biri olmuştu. Geceyi noktasal ışıklarıyla süsleyen yıldızlar çok uzaklarda olsalar da gözün gördüğü mesafede yanıp sönmekteydiler. Işık yıllarına göre hesap edildiklerinde bir kısmı belki de yerinde değildiler. Nihayet ismi öne çıkan doktorlardan birinde karar kılmış ve randevu alarak muayeneye gitmişti. Çocukluğunda kablolu telefonla tanışmış ve yıllar sonra tuşlu ve daha sonra akıllı ve telefonları hayatına dahil etmişti. Neredeyse yarım yüz yıllık zaman diliminde teknolojinin kat ettiği mesafe öyle böyle bir mesafe sayılmazı. Dermatoloji uzmanı elinde cep telefonu ve telefonun kamerasına takılı bir cihazla kaşıntılı yerlerinin üzerinde gezdirmiş, ultrason gibi film çekmişti. Daha önce internet üzerinden görsellerini gördüğü uyuz asalağını ilk kez bu cihaz sayesinde teninin altında resmedildiğine tanıklık yapmıştı; şaşkınlıkla ve bilimsel yaklaşıma umutla, hayranlıkla bakakalmıştı. Teknolojinin geldiği, kat ettiği aşama itibariyle belki de uyuz asalağını bu kadar süre taşıyan ve dünya rekorlar kitabına girmesi gereken bir isimsiz kişi olduğunu dahi bu şaşkınlıkla fark edememişti. Ekzema, kurdeşen, mantar acaba nereye saklanmışlardı? Tedavi olarak on gün ara ile üçer gün tüm vücuda kükürt karışımı vazelin sürülecek ve bu süre zarfında önerilen hijyen kurallarına uyulmasıydı önerilen...Bu kez uyuz asalağını bizzat görmüş ondan kurtulmak için kolları yeniden sıvamıştı. Ne ki on günlük ara ile üçer günlük tedavi sürecine kendince bir ekleme yaparak ikinci on gün sonra üç günlük bir ilave yapmıştı; uyuzun kökünü kazımakta artık kararlıyı; uyuz olmuştu bir kere ve artık bitmeliydi... Geçen süre zarfında aile hekimini değiştirmişti. On bin yıllık bilinen yazılı tarihin geldiği aşama itibariyle “insan” değerli bir varlık olarak tanımlanmış evrensel bir takım hakların öznesi olduğuna işaret edilmişti. Yaşamak hakkı ve beden bütünlüğünü korumak hakkı en kutsal hakların başında gelmekteydi. Bildiriler, belgeler, çok uluslu sözleşmeler bu hakları normatif olarak kayıt altına almışlardı. Tüm bu aşamalara, kayıt altına alınmalarına rağmen savaşlar, yıkımlar, katliamlar, beden bütünlüğüne yönelik saldırılar azalmamış sanki uygarlaşma hızına paralel bir hızla yükselmişlerdi. İnsan adeta kendi yaratısı metanın metasına dönüşmüş gibiydi; ilkel topluluklarda var olan “paylaşım yasası”nın esamesi okunmamaktaydı. Bilimsel birikim öyle bir mesafe kat etmişti ki bir ışık günü uzağa insan eli uzanabilmiş ve fakat aynı hızda insan değersizleşmişti..Vazgeçilmez olduğu kayıt altına alınan hak ve özgürlükler hangi kuytularda kalmıştı? Yaklaşık bir ay süren tedavisi bitmişti. Kabarıklıklar yoktu ancak kaşıntı hala devam etmekteydi. Kortizonlu ilaçlar, losyonlar ne bulursa sürmeye başlamıştı. Derisinin tüm yüzeyleri pul pul ( saçtaki kepek gibi ) dökülmeye başlamıştı; bir yandan kaşıntı ve eklenen döküntülerle karşı karşıya kalmıştı. Yeniden en son göründüğü dermatoloji uzmanına gitti; kesin olarak uyuz bitmiş ve fakat kükürt nedeniyle ciltte hassasiyet oluşmuş olduğu sonucuna varılmıştı. Buna dair tedaviyi de uygulamıştı. Yine çözüm olmayınca tüm gücü, tüm umudu tükenmişti; çaresizce yeni aile hekimine giderek bir çözüm bulmak dışında yapabileceği fazla bir şey kalmamıştı. Öyle de yaptı. Muayene edildiğinde kükürtün yan etkisi olabileceği söylenmiş ve ismi öne çıkan diğer dermatoloji uzmanına yönlendirilmişti; öyle de yapmıştı. Sonunda daha uzun süreceği öngörülen tedavi verilen ilaçlarla iki ayda sonuç vermeye başlamıştı. Uyuz, kaşıntı ve döküntüler son bulmuştu. Lakin ekzema, kurdeşen ve mantar hala yerli yerlerinde durmaktaydılar; uyuz oldum/...M… Nejdet Evren, Mayıs-Temmuz 2026, Akarca, Ülke, İnsan ve Manzarada Kimi Zamanlar…
  • 130 Konu
    943 İleti
    TENTENT
    https://www.timeanddate.com/eclipse/globe/2026-august-12 Turkiye den izlenemedi. [image: Ekran-goruntusu-2026-08-09-21-33-14.png] [image: epic_1b_20260812163940.png] [image: epic_1b_20260812174507.png] [image: epic_1b_20260812185035.png] https://epic.gsfc.nasa.gov/?date=2026-08-12 Ayın gölgesi var. Ama ay nerede? bu gölgeye göre ayın konumu nerede olmalı?
  • 3 Konu
    9 İleti
    TENTENT
    @bagimsizkoala, içinde söyledi: Dağların Gölgesinde, Adriyatik’in Kıyısında: Montenegro Günlüğüm The Square of Arms meydanının akşam saatlerindeki kalabalığı... Bu resimdeki gökyüzündeki büyük ayı takımyıldızına benzeyen yıldız benzeri ışıklar yansıma mı yoksa gerçekten büyükayı takımyıldızı mı? [image: 1765457199816-whatsapp-image-2025-12-11-at-15.45.03-1.jpeg]
  • İnsanlar hayvan (mı)?

    hayvan insan doğa
    4
    0 Oy
    4 İleti
    390 Bakış
    nejdet evrenN
    evrim sürecinde tüm canlıların kökeni ortak atalara dayanır; insanlaşan canlı diğer canlıları egemenliği altına almayı başarabldiği için üstünlük duygusuna yenik düşerek kategörize edip diğer tüm canlıları kendinden aşağıda görmeye başlamıştır; bu bakış onun üstün olduğu şeklindeki sadece inancıdır, gerçek değildir tabi...diğer tüm canlılar türünü devam etttirmek şeklinde edimlerde bulunurken insan kendi hem-cinsini dahi yok edebilmekte bunda tereddüt dahi etmemektedir; bu bağlamda değerlendirecek olursak etik olarak diğer canlılardan daha alt-kategoride yer alması gerekecek; hem-cinsinin ırzına geçen canlı var mıdır?
  • 3 kelime, bir kısa hikăye

    kısa hikaye
    36
    4 Oy
    36 İleti
    2k Bakış
    K
    Tünel Evin kapısını açtı, dışarı çıktıktan sonra kapıyı yavaşça kapatıp kilitledi ve ardından sağ tarafa doğru yöneldi. Biraz yürüdükten sonra yolun karşısına geçti, durdu, başını yukarıya kaldırdı. Akşam güneşi bulutların arasında kâh kayboluyordu kâh yeniden görünüyordu. Görkemliydi; kusursuz bir daire görünümde geceyi alabildiğince aydınlatıyordu. Gökyüzü parçalı bulutluydu ve bir haftadan beri süren şiddetli yağmur dinmişti. Gecenin bu saatinde kasabadaki arabaların ve insanların kulakları tırmalayan sesleri kesilmişti. Mağazalar kapanmış, gün boyu oradan oraya koşuşan insanlar nihayet evlerine çekilmişti. Yeniden yola koyuldu, durmadan yürüyordu. Sokak lambası olmamasına rağmen hava aydınlıktı. Bir süre sonra kasabanın sınırına varmıştı bile. Kasabanın bitiminde çam ve palamut ağaçlarından oluşan ormanlık bir alan başlıyordu. Ana yol ormanın tam ortasından geçiyordu ancak aynı zamanda ormanda yaşayan hayvanlar için büyük bir tehlike arz ediyordu. Hayvanseverler ve kasabanın ahalisi uzun bir süreden beri karşı çıkmasına rağmen belediye, masraflı olmasın diye yolu doğrudan ormanın içinden geçirtmişti. O gündür bu gündür yüzlerce hayvan arabaların altında ezilmişti. Bu meseleyi çözmeye azimliydi. Hayvanların ölmesine seyirci kalmaya niyeti yoktu. Bir şeyler yapmalıydı ki altı aydan beri her gece buraya geliyor ve titizlikle sabaha kadar çalışıyordu. Son bir haftadır yoğun yağışlar nedeniyle gelememişti. Geçen sene belediyeden yardım istemişti, hatta güzel bir proje hazırlamıştı. Belediye projeyi onayladı fakat eleman tahsis edemeyeğini bildirdi. Malzeme yardımı yapılması karşılığında kendisi gönüllü olarak çalışacağını söyledi. Tüm güvenlik önlemlerini almıştı, haftalarca tünelin planını enine boyuna hesaplamıştı. Nede olsa yılların inşaat mühendisiydi. İşinde uzmandı ve iki sene evvel emekliye ayrılmıştı. Yanında getirdiği kazmayı ve küreği biraz temizledi; tünelin bitmesine az kalmıştı. Muhtemelen bir ay içinde yolun karşısına varacaktı ve hayvanlar rahat bir nefes alacaktı. Kelimeler: tünel, orman, kasaba
  • Okyanus etkisi

    okyanusetkisi
    391
    0 Oy
    391 İleti
    24k Bakış
    G
    Bu şarkıda beni çeken bi'şey var
  • Bedenini Satan İnsanlar

    bedenini satan erkekler
    4
    0 Oy
    4 İleti
    407 Bakış
    ?
    Sol kesim en çok onurdan insanlıktan sözeder ancak yoktur bir farkları. Özellikle Türkiyede kişiliğini veya bedenini satmadan bir yerlere gelmek imkansızdır. Solcusu da sağcısı da aynı yönde evrilmiştir. Kişiliğini korumaya kalkarsan seni terbiyesiz ve anarşist olarak yaftalamaları çok kolaydır. İşveren olsun yada devlette midir amir olsun farketmez. Senden emeğini satmanı değil kişiliğini vermeni ister. Bu alçaklığı da din ile kutsarlar , Anam babam sana feda olsun ya resulullah, varlığım varlığına feda olsun ey sevgili.... Umarım anlamışsınızdır. Tapınırken secde etmeniz de bu kişiliksizliği sembolik olarak kutsamaktır.
  • Bu başlık silindi!

    2
    0 Oy
    2 İleti
    13 Bakış
  • Iraklılar İnsan Değilmiydi

    ırakın işgali
    13
    0 Oy
    13 İleti
    668 Bakış
    ?
    @Efruhte, içinde söyledi: Iraklılar İnsan Değilmiydi @kâfir-imam haklılık payı var Ama şia mezhebi de az beter bir şey değildir. Zaten ortadoğu denen yerde yeşillik bitmez. Bitsede oradaki çöl develeri hemen yiyip tüketirler. Oradan iyi birşey çıkmaz. Bu nedenle Avrupa da kendi önlemini alıyor. Ancak Kudüs Filistin dalgası içine karışanı yutar bunu anladıkları zaman benden kocaman bir naniiiiiiiik alacaklar. Sonra uyanmadı demesinler.
  • Bu İşyerlerinden Uzak Durun

    işyeri
    3
    1 Oy
    3 İleti
    498 Bakış
    ?
    @Efruhte, içinde söyledi: Bu İşyerlerinden Uzak Durun O zaman hiçbir yerde çalışamazsınız çünkü bu maddeler dışında kalan bir işyerinin olduğunu sanmıyorum. Evet çok zor , var ama orada da işe girmek için yine torpil gerekli. Böyle bir işyerinde çalışıyorssnız asla ukalalık yapıp da kendinizi öne çıkartmayın. Çünkü karşılığı olmaz. Ben iki dil biliyorum , şöyle sertifikam var , böyle ustayım falan hiç yeltenmeyin , size aferin vermezler. Daha fazla işi üzerinize yıkıp arkanızdan ENAYİ diyerek gülerler.
  • Antik Mısırda Cinsel Hayat

    antik mısırda cinsellik
    1
    0 Oy
    1 İleti
    199 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • DarkMatter2525 Youtube kanalı

    youtube kanalı
    4
    1 Oy
    4 İleti
    325 Bakış
    H
    Türkçesi olmayanlara çeviri yaparak bol bol "sevap" kazanabilirsiniz. Benim favorim araba mevzusu!.
  • Türkiye Ev Fiyatları Avrupayla Yarışıyor

    ev fiyatları
    2
    0 Oy
    2 İleti
    251 Bakış
    H
    Doğrudur. Avrupanın tertemiz kasabalarında 10-20 binliğe dönümlük arazisi ile 200-250 metrekarelik eski evler var. 500 avroya otomobil bile var. Ben iktidar olduğumda vergileri kaldıracam. Kamu personelini özelleştirecem. Okul-hastane-elektirik-su-doğalgazı kamulaştıracam. Diyaneti özelleştirecem. Bunların maaşını bütçe yükünden kurtaracam. Kamu araçlarının %95' ini satacam. Bakanlara elektirikli bisiklet verecem işlerine gidip gelsinler diye. Herkes gibi 65 yaşında 10 bin emekli aylığı verecem meclise. Kamu hastanesi dışında hastaneye gidemiyecekler. v..s. v.s.
  • 30 Yıllık Sorunlar Hala Seçim Vaadi

    şeçim anketleri
    1
    0 Oy
    1 İleti
    187 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Şeriat Tartışması AKP'nin Oyunu

    şeriat tartışması
    4
    0 Oy
    4 İleti
    373 Bakış
    ?
    Avukat kadın şeriat çıkışı ile kendi reklamını iyi yaptı. Hesaplarını iyi incelemek gerekir, bunun için birilerinden ne kadar ödeme aldı mı?
  • Yabancı sözlere Türkçe karşılıĝı önerisi...

    tdk yabancı kelime türkçe
    45
    0 Oy
    45 İleti
    3k Bakış
    K
    @kâfir-imam Doğrusunu söylemek gerekirse; benim Türkçem ilkokul terk. O zamandan beri Türk okullarına gitmedim.
  • Osmanlı ucube bir devlet miydi?

    osmanlı fiyasko mu osmanlı ucube mi osmanlı medeniyetsizliği
    4
    0 Oy
    4 İleti
    381 Bakış
    S
    Osmanlının son zamanları bile iğrenç, klasik dönem ise daha tiksindirici ve iğrenç. Son zamanlarda biraz gayret göstermişler ama klasik dönem Osmanlısı insanın kanını donduracak derecede ucube bir toplum. Ellerinin altında her bir kaynak var ama tarım bile yapamamışlar ki, bütün Dünya'da nüfusun arttığı bir zamanda nüfus artışı yaşanmamış. Para desen geçmiyor, takas yöntemi ile ticaret yapıyorlar. Ülkede üretilen az biraz mallar ise İtalyan tüccarlara çok az bir miktara satılıyor, yani sömürge haline getirilmiş. Matbaa yani kitap okumak yasak, dini kitaplar dışında bütün kitaplar halka yasaklanmış, Toplum "ölüler toplumu" haline getirilmiş. "Ahirete hazırlık" dışında bir kaygıları kalmamış. Muhteşem yüzyıl da göründüğünün aksine iğrenç giysiler giyiyorlar. Bütün kılık kıyafetler ucubelikten ibaret. İşte Osmanlı tam olarak buydu. Sözde cihan padişahları bile bir gecekondu da kalıyordu. 18.yüzyılda Osmanlı, Avrupa dan tahminen 2 bin yıl daha geri idi. Evet şaka yapmıyorum, bir camiyi bile 50-70 yılda inşa edebiliyorlardı. Firavun ikinci Ramses bunları görse "bu ne ucubelik" derdi herhalde. Keşke tarihçilerimiz muhteşemsiz Süleyman'ın askeri başarıları (?) yerine matbaanın 300 yıl geç gelmesinden bahsetseler.
  • Organik ve Doğal Ürünler

    organik nedir doğal nedir organik tarım doğal gıda
    7
    0 Oy
    7 İleti
    397 Bakış
    phiP
    Daha dun basima geldi, deniz levregi 275 tl idi havuz levregi 240 tl ben deniz levregi soyledim 600-700 gr diye not dusulmustu gelen balik buldigin havuzdu nerden anladim tadindan yagindan herseyinden sonuc olarak organik vs hikaye domatesin fidesini her yerden alabilirsin dikiyorsun serada onceden alirsin sera olmazsa temmuz haziran agustos alirsin organik diye satarsin iste
  • Çalma Listesi

    64
    6 Oy
    64 İleti
    5k Bakış
    smileS
  • Antartika canlı kamera bağlantıları

    antartika güney kutbu
    8
    1 Oy
    8 İleti
    608 Bakış
    K
    Her 15 saniyede bir güncellenen görsele canlı denilebilir, çünkü çok kısa bir zaman aralıĝı.
  • Şiir denemeleri...

    savaşma
    15
    2 Oy
    15 İleti
    698 Bakış
    K
    Önemli olan... Berideki muhakkak karşıdakini sinirlendir. Şuradaki muhakkak oradakini öfkelendirir. Yakındaki muhakkak uzaktakini kızdırır. Muhakkak birisi, birisinin tepesini attırır. Önemli degil bunlar. Önemli olan kendi kendimizi sinirlendirmemektir.
  • 3 Oy
    5 İleti
    492 Bakış
    S
    @kâfir-imam Akran zorbalığı çok büyük bir sorun. Zorbalık yapanlar öldürseler bile ceza almıyorlar. Çoğu cinayet-zorbalık vakası medyaya bilerek verilmiyor. Bu sorun ancak yüz yüze eğitim kaldırılarak hafifletilebilir. Ekşi sözlükte birine şöyle bir mesaj gelmiş. Zengin çocukları yetim bir çocuğu komaya sokana kadar dövmüşler. Bu zengin çocuklarına ne bir ceza ne bir kınama hiçbir şey yapılmamış. Gerçekten inanılmaz. https://eksisozluk.com/img/ayz2hehb kaynak
  • Merhaba Canım

    4
    4 Oy
    4 İleti
    560 Bakış
    V
    Ne güzel şiir. Şimdiye kadar bilmiyor olmak üzdü beni.