• Bugün Youtube'dan bu videoyu dinliyordum. Şimdi ben gazeteci değilim. Dünya siyaseti ile iligli bildiklerim muhtemelen bu başarılı gazetecilerin bildiklerinin çok altındadır. Ama videoda 2 şey gözüme çarptı.

    1. Coşkun Aral Ukraynada neo-nazi partilerin faaliyet gösterdiğini ve Avrupa'daki bazı piskopat kişilerin Ukrayna'ya savaşmak için gititklerinden bahsetti. Timu Akkurt'da, burada tartıştığımız, Avrupalıların göçmen kabul ederken ırkçı davrandıklarından söz etti (Bu son söylenenin kısmen doğru olduğuna aslında ben de biraz inanıyorum)

    2. Sputnik haber ajansından söz ettiler.

    Benim söyleyeceğim:

    • Sputnik haber ajansı (bütün Rus medyası gibi) sadece ve sadece Kremlin'e çalışır. Ama yıllardır biliyorum ki bizdeki entelektüel / solcu kesim bu haber kaynağını çok seviyor.

    / Ben ise böyle (çünkü bir defa bağımsız değil) böyle bir haber kaynağına hayatta yanaşmam.

    Kimi eğitimli insan "onların dezenformasyonu beni etkilemez" diye düşünüyor olabilir. Benim önerim:

    • Böyle bir riski hiç almayın.

    Neticede propaganda tanım olarak böyle bir şey. Bilimsel olmayan (kanıtlanabilir / doğrulanabilir) olmayan her haber aslında propagandadır. Öyleyse nereden gelirse gelsin, beyin denen bu organı niye propaganda ile besliyorsun?

    • Sputnik Haber ajansı geçtiğimiz hafta AB içerisinde yasaklandı.

    çünkü orada da, normal haber kanallarından öğrenemediğini bunlardan öğrendiği sanan kişiler var. Ve mesela bu "neo-nazi" oluşumları gerçekten var, ve bunların haber kaynaklarının arkasında da çoğu zaman Rusya var.

    Tabi yerel basın çok iyi demedim. Ama bizde de Gazete-duvar / diken filan var. Yani mualif haber arayanlar bence Sputnik yerine bu tür haber kaynaklarına da yönelebilir.


  • Çoşkun Aral'ın bu video'da bir de şöyle bir sözü var.

    Belki duymuşsunuzdur. Ukrayna'ya, orada Ruslara karşı savaşmak için giden gönüllü insanlar da var.

    Mesela şu makalede bu tür insanlardan söz ediliyor:

    İngilizce makale

    Çoşkun Aral bunları "maceracı" veya "piskopat" hatta "kana susamış, can almak isteyen kişiler" olarak tanımlıyor.

    Söylediğinde biraz doğruluk payı olsa da ben öyle düşünmüyorum. Benim görebildiğim: Bunlar ya çok cesur insanlar. Yani Haksız bir savaşın başladığını görüp oralarda mesela dil biliyorsa tercümanlık yaparak, hemşire filan ise oralarda cephenin ardında gönüllü işlerde çalışarak "bende varım" demek isteyen kişiler. Ya da mesela Körfez savaşında, Suriye'de, Afganistan'da savaş deneyimi olan bir sürü Norveçli, Fransız vs. eski asker var. Ukraynalı gönüllüleri savaş taktikleri konusunda eğitmek için, veya bizzat savaşmak için giden insanlar var.

    Bir de Çoşkun Aral'ın dediği kişiler var. Mesela Ruslara karşı kuyruk acısı olan bir sürü Çeçen de Ukrayna'da gönüllü askerli yapıyormuş.

    Onun dışında mesela "neo-nazi" tiplerde öyle bir cesaret olacağına ben inanmıyorum. Psikolojik sorunu olan kişileri de ben olsam almam. BU tür insanlar savaş alanında diğerlerini de tehlikeye atacakları için pek zannetmiyorum öyle bir şey olacağını. 🙂

    Yine de hazırladıkları röportaj çok güzel. Coşkun Aral 90'lı yıllarda sevdiğim gazetecilerdendir. Videolarını tavsiye de ederim 🙂


Benzer Konular

  • 12
  • 15
  • 2
  • 28
  • 15