Aslında eleştirinin en dikkat çekici tarafı, dizilerde zenginlik ile fakirliğin aynı davranışlara yüklediği farklı anlamlar. Para ve güç sahibi bir erkek yaptığında “hayatın gerçekleri” gibi sunulan şey, maddi gücü olmayan bir erkek yaptığında doğrudan karakter meselesine dönüşebiliyor.
Ama bunu sadece kadın-erkek üzerinden okumak da biraz eksik kalıyor. Bence asıl mesele, senaryoların parayı ve statüyü insan ilişkilerinin merkezine koyması. İzleyici de yıllarca aynı kalıpları görünce bunları normalleştirebiliyor.
Sonuçta insanın değeri ne cebindeki parayla ne de peşinden koştuğu insan sayısıyla ölçülmeli. Sağlıklı ilişki dediğimiz şeyin temelinde güç değil, karşılıklı saygı ve karakter olmalı.