Günümüzde lobilerin ağaların şirketlerin halka karşı kullanacakları şiddet araçları şekil değiştirdi . Öldürmek istese devleti öne sürüyor. Çalmak istese devleti aracı yapıyor.. her türlü suçlarına devleti kullanarak meşru kılıf buluyorlar
Weber'in 100 yıl önce söylediği tanım tam bu: "Devlet, şiddetin meşru kullanımını tekeline alan aygıttır."
Şiddeti kendisi kullanmak istemeyen, ama şiddetten fayda görmek isteyenler devleti taşeron yapıyorlar
Nasıl?
1. Şiddet için devleti öne sürmek:
Eskiden ağa kendi adamıyla köy basardı. Bugün bunu yapsa katil olur. Ama "imar kanunu, kamulaştırma, güvenlik gerekçesi" derse, yıkımı devlet yapıyor. Sonuç aynı, ev yıkılıyor ama fail ortada yok. Dosyada "idari işlem" yazıyor.
2. Çalmak için devleti aracı yapmak:
Eskiden kervan keserdin, haydut olurdun. Bugün ihale, teşvik, vergi muafiyeti, imar değişikliği var. Para doğrudan cebine girmiyor, önce devletten geçiyor. O yüzden hırsızlık değil, "teşvikten yararlanma" oluyor.
Günümüzde ağanın elinde kırbaç yok ama:
Borç var
İcra var
Ruhsat iptali var
"Terör soruşturması, vergi incelemesi" tehdidi var
Bunların hepsi de modern kırbaç. Fiziksel değil, ekonomik ve hukuki şiddet.
Durum devletin yok olması değil, tam tersi devletin "ele geçirilmesi". Buna da siyaset biliminde "state capture" diyorlar. Ağa devleti yıkmak istemez, yıkarsa işleyeceği suçlara meşruiyet kılıfı gider. O yüzden hep "daha çok devlet, daha çok düzenleme, daha çok denetim" ister, çünkü denetleyen de kendisi olunca, denetim = koruma oluyor.
Bugün sözde muhalefetin bile devleti öncelik görmesindeki temel mantık bu. Hepsi de feodalizm düzeninden nemalanıyorlar. Adına da sosyal demokrat demişler.