İçeriğe atla
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Popüler
  • Dünya
  • Kategoriler
    • All Categories
    • Individual Categories
  • Gruplar
  • Kullanıcılar
Daralt
Marka Logo

efelsefe

  • Kurallar
    • Light
    • Cloudy
    • Dim
    • Dark
  1. Ana Sayfa
  2. Tartışma
  3. Eğlence & Oyun
  4. Şu an ne düşünüyorsun?🤡

Şu an ne düşünüyorsun?🤡

Konu Zamanlandı Sabitlendi Kilitli Taşındı Eğlence & Oyun
şuandanedüşünüyorsun
97 İleti 11 Yayımlayıcılar 3.3k Bakış 1 Watching
  • En eskiden en yeniye
  • En yeniden en eskiye
  • En çok oylanan
Cevap
  • Yeni başlık oluşturarak cevapla
Cevaplamak için giriş yapın
Bu başlık silindi. Sadece başlık düzenleme yetkisi olan kullanıcılar görebilir.
  • phiP Çevrimdışı
    phiP Çevrimdışı
    phi
    yazdı Son düzenleyen:
    #88

    hergun burda olan gizli uye mi ben niye goremiyorum 🙂

    Söz uçar, yazı kalır. ✌(◕‿-)✌

    S 1 Cevap Son cevap
    0
    • phiP phi

      hergun burda olan gizli uye mi ben niye goremiyorum 🙂

      S Çevrimdışı
      S Çevrimdışı
      Sputnik
      yazdı Son düzenleyen:
      #89

      @phi, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?🤡

      hergun burda olan gizli uye mi ben niye goremiyorum 🙂

      İsmi gözükmüyor. 🙂

      1 Cevap Son cevap
      0
      • Prens ErnakP Çevrimdışı
        Prens ErnakP Çevrimdışı
        Prens Ernak
        yazdı Son düzenleyen:
        #90

        Şehîd-i Uhrevî Kime Denir?

        Dünya itibariyle şehid sayılmayan, yani, yıkanıp kefenlenmiş olarak gömülen, fakat ahirette şehit muamelesi gören kimselere şehîd-i uhrevî denir.
        Şehîd-i kâmil olmanın şartlarından birini kaybeden kimseler, bu kısma girerler.

        Bundan başka şu kimseler de âhiret şehîdi sayılır:

        • Suda boğulanlar.
        • Ateşte yananlar. (İbnu Mace, Cihad, 17)
        • Enkaz altında kalanlar.
        • Veba gibi bulaşıcı bir hastalıktan ölenler.
        • Sıtma gibi ateşli hastalıktan ölenler.
        • İlim yolunda ölenler.
        • Ciğer hastalıklarından ölenler.
        • Doğum sırasında veya lohusa iken ölen kadınlar.
        • Baş ağrısından ölenler.
        • Karın ağrısından ölenler.
        • Ailesinin nafakasını helâlinden kazanmak için çalışırken iş kazasından ölenler.
        • Cuma gecesi ölenler.
        • Gurbet ilde vefat edenler.
        • Akrep, yılan sokması gibi sebeplerle vefat edenler...

        (Savaş dışındaki şehitler hakkında hadisler için bk. Buhârî, Ezan, 32, Cihâd, 30; Müslim, İmâre, 164; Tirmizî, Cenâiz, 65, Fedâilu'l-Cihâd, 14; Ahmed b. Hanbel, I/22, 23, II/323, 325).

        En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken (Mehmetçik, Zap suyu şiiri)
        Daha dokunmadan kurudu İrem, çöllere bir türlü yağamıyorum.

        1 Cevap Son cevap
        0
        • S Sputnik

          @ictenlik forumları bıraktı galiba. 🙂

          Kendisinin geri dönmesini isterdim.
          Bazı düşüncelerine katılmasam da, katıldığım çok önemli görüşleri vardı.

          Burayı okuyor mu bilmem ama geri dönebilirse kendisiyle 5-10 dakika sohbet etmek isterim. Bir sorum olacaktı.

          Prens ErnakP Çevrimdışı
          Prens ErnakP Çevrimdışı
          Prens Ernak
          yazdı Son düzenleyen:
          #91

          @Sputnik buradayım dostum o kadar çok takıldığım yer var ve burada mesajlaşma mesaisi fazla olmadığından unutuyorum takılmayı😊

          En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken (Mehmetçik, Zap suyu şiiri)
          Daha dokunmadan kurudu İrem, çöllere bir türlü yağamıyorum.

          1 Cevap Son cevap
          0
          • Prens ErnakP Çevrimdışı
            Prens ErnakP Çevrimdışı
            Prens Ernak
            yazdı Son düzenleyen:
            #92

            artık unutmam umarım

            image.png

            En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken (Mehmetçik, Zap suyu şiiri)
            Daha dokunmadan kurudu İrem, çöllere bir türlü yağamıyorum.

            1 Cevap Son cevap
            0
            • Prens ErnakP Çevrimdışı
              Prens ErnakP Çevrimdışı
              Prens Ernak
              yazdı Son düzenleyen:
              #93

              En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken (Mehmetçik, Zap suyu şiiri)
              Daha dokunmadan kurudu İrem, çöllere bir türlü yağamıyorum.

              1 Cevap Son cevap
              0
              • Prens ErnakP Çevrimdışı
                Prens ErnakP Çevrimdışı
                Prens Ernak
                yazdı Son düzenleyen: Prens Ernak
                #94

                😇 “En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken.😇(Mehmetçik – Zap Suyu Şiiri)

                Terör bölgesinde savaşan Mehmetçiğin duygularını dile getiren Zap Suyu şiirinin bu mısrasında, ileri hat karakolunda nöbet tutan bir askerin iç dünyası anlatılmaktadır. Uykuya direnilen, uyku ile uyanıklık arasında kalınan bu an; askerin en savunmasız, en kırılgan ve en aciz olduğu zamandır. Aynı zamanda bu, hem kendi canının hem de nöbet tuttuğu silah arkadaşlarının canının en fazla tehdit altında olduğu andır.

                Uykunun bastırdığı, iradenin zorlandığı bu vakitte asker; bir yandan uykuya karşı zapt edilemez bir zaaf yaşarken, diğer yandan sorumluluğunun ağırlığını omuzlarında hisseder. Canının emanet edildiği silah arkadaşları, vatanı ve mukaddes değerler zihninde iç içe geçer.

                İşte bu iç mücadele sırasında Mehmetçik, vatanına karşı tarif edemediği, yeni ve “deli sevdalar” yaşar. Bu an, onun kutsala yöneldiği; vatana, dine ve Yaradan’a olan sevgisinin derinleştiği bir feyiz hâlidir. Uykusuzluğun ve tehlikenin ortasında, kalbinde büyüyen bu sevda onu ayakta tutar.

                Nitekim bu hâl, dinî kaynaklarda da büyük bir değerle ifade edilmiştir:

                “Allah yolunda hudutta bir gün nöbet tutmak, başka yerlerde bin gün nöbet tutmaktan daha hayırlıdır.”
                (Tirmizî, Fezâilü’l-Cihâd 26; Nesâî, Cihâd 39)

                “Hudutta Allah yolunda nöbet tutanlar dışında her ölenin ameli sona erdirilir. Hudutta nöbet tutarken ölenin yaptığı işlerin sevabı kıyamet gününe kadar artarak devam eder.”
                (Ebû Dâvûd, Cihâd 15; Tirmizî, Fezâilü’l-Cihâd 2)

                (Şerhi tarafımca yapılmıştır)

                En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken (Mehmetçik, Zap suyu şiiri)
                Daha dokunmadan kurudu İrem, çöllere bir türlü yağamıyorum.

                1 Cevap Son cevap
                0
                • Prens ErnakP Çevrimdışı
                  Prens ErnakP Çevrimdışı
                  Prens Ernak
                  yazdı Son düzenleyen:
                  #95

                  Allah plan kuranların en hayırlısı olduğunu buyuruyor demiştik. Ahir zamanda yaşanacak mübarek bereketli zamana hazırlanıyoruz inşallah diyelim.

                  Bir askeri uzmanımız ülkemizde nükleer silahın know how u var dedi. Ama savunma sanayinde dört başı mamur olmadan ve balistik füze teknolojimizi geliştirmeden de nükleer silaha kalkışmak büyük risk olur, böyle bir durumda Batı’nın hemen ülkemize tabiri ile hemen çökeceği apaçık. Savunma sanayinde gelişelim, ihracat tercihlerimizi genişletelim ve Türk dünyasını iyice güçlendirelim, kendi kendine yeten ülke olma yolunda mesafeler kat edelim, işte o zaman nükleer bomba yapmak istediğimizde gelecek ambargolara karşı da dayanıklı oluruz. İsrail, ülkemiz savunma sanayinde gelişmeden ve nükleer bomba yapmadan şeytani planını devreye aldı, kuzeyde işgalini genişletip Pyd ile birleşmek ve bizde iç savaş çıkarmak istiyor. Ama/ancak ayette buyrulduğu gibi:

                  ...Allah, plan yapanların en hayırlısıdır. (Enfâl Suresi 30. Ayet)

                  En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken (Mehmetçik, Zap suyu şiiri)
                  Daha dokunmadan kurudu İrem, çöllere bir türlü yağamıyorum.

                  1 Cevap Son cevap
                  0
                  • Prens ErnakP Çevrimdışı
                    Prens ErnakP Çevrimdışı
                    Prens Ernak
                    yazdı Son düzenleyen:
                    #96

                    “Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi / düşüyorum tanyerine” dizesinde bu hâl açıkça görülür. Yaprağın vakti geldiğinde ağaçtan kopup toprağa düşmesi nasıl kesin, nasıl istekli ve ahenkliyse; şair de kendini aynı teslimiyetle tanyerine bırakır. Tanyeri, güneşin doğuşu; umut, vuslat ve yeni bir başlangıçtır. Düşüş kesindir, yön bellidir; şair istekli ve arzulu olsa da muştuların gerçekleşmesinin imkânsız olduğunu bilir. Buna rağmen isteği, arzusu ve çabası gönlünü o muştunun eşiğine sürükler.

                    Fakat bu yakarışların, bu duaların ve bu ısrarlı çabanın vefasız kaldığını hisseder. Yani sesleniş vardır ama karşılık yoktur; arzu vardır ama cevap gelmez. İşte bu idrakle sitem yükselir:
                    “Ya topla yaralı kırlangıçları / ya da bu vefasız şarkıyı bitir.”

                    Buradaki “vefasız şarkı”, karşılık bulmayan dua ve sonuçsuz kalan yakarıştır. Şair, ya bu çabanın bir karşılık bulmasını ister ya da artık bu karşılıksız seslenişin sona ermesini talep eder.

                    Sonunda arzu başka bir şekle bürünür:
                    “Özgürlüğe giden tutsaklar gibi / siyah gözlerine beni de götür.”

                    Bu son söz, kesin bir talep değil; belirsizlik içinde söylenmiş bir yakarıştır. Belki duasının kabulünü diler, belki vuslatın kendisini ister. Hangisinin gerçekleşeceğini bilmez; bildiği tek şey, gönlünün hâlâ o siyah gözlere doğru yürüdüğü ve umudunu bütünüyle terk etmediğidir.

                    Şerhi tarafımca yapılmıştır.

                    En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken (Mehmetçik, Zap suyu şiiri)
                    Daha dokunmadan kurudu İrem, çöllere bir türlü yağamıyorum.

                    1 Cevap Son cevap
                    0
                    • Prens ErnakP Çevrimdışı
                      Prens ErnakP Çevrimdışı
                      Prens Ernak
                      yazdı Son düzenleyen: Prens Ernak
                      #97

                      Hiçbir zaman kendimizi yüz göz kafatası tutucusu milliyetçisi olarak tanımlamadık, Türk hamiyetperverliğini/milliyetçiliğini bir nizamı alemcilik bir medeniyet ideali olarak anladık. Aslında tutuculuk da iyi bir şey değil, biz gönlümüzü açtık insanlığa ve Allah'ı yücelttik/andık sadece.

                      En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken (Mehmetçik, Zap suyu şiiri)
                      Daha dokunmadan kurudu İrem, çöllere bir türlü yağamıyorum.

                      1 Cevap Son cevap
                      0

                      Cevap
                      • Yeni başlık oluşturarak cevapla
                      Cevaplamak için giriş yapın
                      • En eskiden en yeniye
                      • En yeniden en eskiye
                      • En çok oylanan


                      © 2021- efelsefe.com
                      İzinler Kurallar
                      • Giriş

                      • Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

                      • Aramak için giriş yapın veya kaydolun
                      • İlk ileti
                        Son ileti
                      0
                      • Anasayfa
                      • Güncel
                      • Popüler
                      • Dünya
                      • Kategoriler
                        • All Categories
                        • Individual Categories
                      • Gruplar
                      • Kullanıcılar