• ~MAVİ MONT~

    Kapı komşusuydular. Ve birbirinden hiç hazzetmezlerdi... Hatta nefret ederlerdi. Fakat İhsan beyin kini çok daha fazlaydı terzi Ali y'e karşı. Kötülüğünü isteyecek kadar fazla.

    Yağmurlu ve soğuk bir gün aynı okul servisine oğullarını bindireceklerdi.Montlarını giydirdiler. Ve yağmurun altında servisin ardından bakarlarken, birbirlerine nefret dolu bakışlar fırlatmayıda ihmal etmediler...

    Okulun paydos olduğu zaman bir haber yayıldı köye.
    -"Köyden ilçeye okula giden iki çocuktan biri servis beklerken uçuruma yuvarlanmış. Mavi mont giyiyormuş çocuk.Şimdi hastahaneye götürmüşler. Durumu fena diyorlar-" diye dilden dile konuşulur olmuştu .

    İhsan bey bu haberi duyunca hiç endişe etmediği gibi birde kahve yapmasını söylemişti eşine.
    -" Ettiğim beddualar tuttu herhal. Ağla bakalım Ali bey. Oh olsun sana. "demişti sonrada...

    Fakat saatler geçmiş.Oğlu Murat dönmemişti eve. İçine bir şüphe düştü. Tam o anlarda Muhtar çaldı kapısını. Ve oğlu Murat'ın uçuruma yuvarlandığını söyledi.
    -"Ama benim oğlumun montu gri.Herkes mavi montlu bir çocuk düşmüş dediydi uçuruma-" deyince ağlayarak yanına Terzi Ali'nin oğlu geldi. Üzerinde kendi oğlu Murat'a ait Gri mont vardı...
    -"İhsan emmi.Siz babamla konuşmasanızda bir iyi arkadaşız Murat'la. Kötülüğümüzü değil iyiliğimizi isteriz. Murat mavi montumu çok beğendi. Değişelim deyince kıramadım.O yüzden mavi mont onun üzerinde. Uçuruma düşen oğlun Murat'tı. -" deyince çöküp kalmıştı olduğu yere... Murat aylar sonra çıkabilmişti hastahaneden. Ama ömrü boyunca sağ ayağı sakat kalacaktı...

    Başka insanların kötülüğünü istemeyelim. İstemeyelim mavi montu onlar giysin.Hiç ummadığımız anda mavi montu kendi sırtında görebilirsin...

    #Yazar #Mertaşkın


Benzer Konular