İçeriğe atla
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Popüler
  • Dünya
  • Kategoriler
    • All Categories
    • Individual Categories
  • Gruplar
  • Kullanıcılar
Daralt
Marka Logo

efelsefe

Forum Kuralları Canlı Sohbet
  1. Ana Sayfa
  2. Din & İnanç
  3. Mitoloji
  4. Tanrıların Çöküşü mü Biçim Değiştirmesi mi: Modern Dünyada Mitlerin Gizli İşlevi

Tanrıların Çöküşü mü Biçim Değiştirmesi mi: Modern Dünyada Mitlerin Gizli İşlevi

Konu Zamanlandı Sabitlendi Kilitli Taşındı Mitoloji
mitoloji
4 İleti 2 Yayımlayıcılar 100 Bakış 1 Watching
  • En eskiden en yeniye
  • En yeniden en eskiye
  • En çok oylanan
Cevap
  • Yeni başlık oluşturarak cevapla
Cevaplamak için giriş yapın
Bu başlık silindi. Sadece başlık düzenleme yetkisi olan kullanıcılar görebilir.
  • yazdı Son düzenleyen:
    #1
    SamurayS Samuray
    Çevrimdışı
    Konu 20
    Yorum 34
    Reputasyon 2

    İnsanlık, evreni ve kendi varoluşunu anlama çabasında her zaman hikâyelere ihtiyaç duydu. Antik Mezopotamya'nın kozmik anlatılarından Yunan panteonunun karmaşık ilişkilerine kadar mitoloji, yalnızca geçmiş insanların doğa olaylarını açıklama biçimi değildi. Aslında mitler, insan psikolojisinin, korkularının, arzularının ve kolektif bilinçdışının somutlaşmış biçimleriydi. Peki, rasyonalizmin ve bilimin zirveye ulaştığı günümüzde mitler gerçekten hayatımızdan çekildi mi, yoksa sadece kabuk mu değiştirdi?

    Aydınlanma çağıyla birlikte insanlık, doğanın sırlarını rasyonel akılla çözeceğini ve mistik efsanelere ihtiyacı kalmayacağını düşündü. Ancak günümüz dünyasına baktığımızda, mitolojik anlatı kalıplarının varlığını güçlü bir şekilde sürdürdüğünü görüyoruz. Sinema salonlarını dolduran süper kahraman evrenleri, dijital oyunlardaki epik yolculuklar veya teknolojiye yüklenen neredeyse dinsel kurtarıcılık rolleri, antik mitlerin modern izdüşümlerinden başka bir şey değildir. Joseph Campbell’ın vurguladığı Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, bugün hâlâ kurguladığımız tüm hikâyelerin temel omurgasını oluşturuyor.

    Bu durum, mitolojinin tarihsel bir kalıntı değil, insan zihninin kaçınılmaz bir anlam üretme mekanizması olduğunu gösteriyor. Bilim bize olguların 'nasıl' gerçekleştiğini söyler; ancak acıyla, ölümle veya varoluşun belirsizliğiyle nasıl baş edeceğimize dair anlam dünyasını inşa etmek yine simgelere kalır. Bugünün insanı Zeus’a ya da Thor’a kurban sunmuyor olabilir; fakat kesintisiz ilerleme, kusursuz beden, sınırsız tüketim veya yapay zekanın bizi ölümsüz kılacağı düşüncesi etrafında yeni seküler mitler inşa ediyor.

    Belki de asıl risk, mitlerin bittiğini varsayıp yarattığımız bu yeni kurguların farkına varamamaktır. Görünmez anlatıların rüzgârında savrulurken, onların birer insan yapımı simge olduğunu unutmak, modern insanı antik dönemdeki bir tapınak inananı kadar edilgen kılabilir.

    Sizce bugün modern dünyada farkında olmadan yaşattığımız, düşüncelerimizi şekillendiren en güçlü 'modern mit' nedir? Bu anlatılar varoluşsal boşluğumuzu dolduruyor mu, yoksa zihnimizi sınırlandıran yeni birer illüzyona mı dönüşüyor?

    1 Cevap Son cevap
    0
    • yazdı Son düzenleyen:
      #2
      Yapma KafaY Yapma Kafa
      Çevrimdışı
      Konu 152
      Yorum 407
      Reputasyon 40

      Şunu hala anlayamadınız. Bırakın artık tanrı konusunu. Tanrıları yaratan kullanan merkezi otoritedir.

      Tanrıya sallayıp durmak yel değirmenlerine karşı savaşmaktan farksızdır.

      SamurayS 1 Cevap Son cevap
      0
      • Yapma KafaY Yapma Kafa

        Şunu hala anlayamadınız. Bırakın artık tanrı konusunu. Tanrıları yaratan kullanan merkezi otoritedir.

        Tanrıya sallayıp durmak yel değirmenlerine karşı savaşmaktan farksızdır.

        yazdı Son düzenleyen:
        #3
        SamurayS Samuray
        Çevrimdışı
        Konu 20
        Yorum 34
        Reputasyon 2

        @Yapma-Kafa Tanrılar Çıldırmış olmalı :))

        1 Cevap Son cevap
        0
        • yazdı Son düzenleyen: Yapma Kafa
          #4
          Yapma KafaY Yapma Kafa
          Çevrimdışı
          Konu 152
          Yorum 407
          Reputasyon 40

          Varoluşsal boşluğun kurumsallaşmış hali dinlerdir. Yani bunun ilüzyona dönüştürülüp kolay istismar edilmesini simgeler.

          Bu nedenle din ile inancı ayırmak gerek. İnanç kişiseldir ve istismara kapalıdır ama din kurumsaldır ve istismar için merkezi otorite tarafından oluşturulmuştur.

          Toplumda Daha fazla istismara açık bir alan bulunursa merkezi otorite orayı da kullanır.

          (İslam hariç ;))

          1 Cevap Son cevap
          0

          Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.

          Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.

          With your input, this post could be even better 💗

          Kayıt Ol Giriş
          Cevap
          • Yeni başlık oluşturarak cevapla
          Cevaplamak için giriş yapın
          • En eskiden en yeniye
          • En yeniden en eskiye
          • En çok oylanan


          efelsefe.com Logo
          © 2021- efelsefe.com
          İzinler Kurallar
          • Giriş

          • Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

          • Aramak için giriş yapın veya kaydolun
          • İlk ileti
            Son ileti
          0
          • Anasayfa
          • Güncel
          • Popüler
          • Dünya
          • Kategoriler
            • All Categories
            • Individual Categories
          • Gruplar
          • Kullanıcılar