İçeriğe atla
  • Açık Ahlak

    Felsefe Sözlüğü felsefe sozlugu ahlak
    6
    0 Oy
    6 İleti
    928 Bakış
    H
    "52 YIL CEZASI OLAN ERCAN YILMAZ NASIL OLUR DA DIŞARIDA ELİNİ KOLUNU SALLAR" Olaya ilişkin konuşan Müge Anlı, “Biz bu durumun içinden çıkamadık, anlamak mümkün değil. Cinsel istismar suçundan 22 yıl ceza alan adam, çocuğu kasten öldürme suçundan 30 yıl ceza alıyor. Yargıtay bu kararı onamış fakat bu adam dışarıda elini kolunu sallıyor. 52 yıl cezası olan Ercan Yılmaz nasıl olur da dışarıda elini kolunu sallar, çok garip.” dedi. Dediğim gibi müge anlı; onu bize anlatmayacaksın. tv de para kazanmak için rezillikler üzerinde tepinmeyeceksin. sorsana mesela en basitinden kolluk kocana bunu! ülkenin hükümetine, bürokrasiye sor mesela! çocuk tecavüzcüsü katil bir üvey baba 5 sene yatmış dolaşıyor aramızda, böyle böyük devlet mi olurmuş? Böyle bir ülkede insanlar olmayan, sözde devlete niye vergi ödesin, ortada bir kusursuz hizmet mi var diyee sor mesela! Anayasa vatandaş ile devlet arasında karşılıklı bir sözleşme akdi içerir. Tek taraflı hep alan layusel bir sözleşme değil yani. Deprem olur devletin sorumluluğu sıfır. O olur sıfır, bu olur sıfır. Yokya! İdare hukuku "devlet işlem ve eylemlerinde kusursuz sorumludur diyor ama. Elin arap şeyhi(kral) bile sizden vadandaşına daha sorumlu hesap nasıl veriyor ya? Öyle ya mekke de vinç devrildi, hac da insanlar birbirini ezerek öldürdü. Şak diye devlet bakanlarını astı siz niye gerekli önlemleri almadınız dedi kral(şeyh)!. Tazminatını da ödedi insanların. Böyük devletmiş. Devlet dediğin her şeyden kusursuz sorumlu olur. Vatandaşın zararını maddi manevi giderir. Ceza alması gerekenlere kamu çalışanı, sivil ayrımı yapmaksızın cezzasını verir. Dolaylı verginin anayasal sözleşmenin gereği budur. Aksi ben devletim iddiası sözde tek taraflı meşrulğu böyle tarrtışmalı bir iddiaddır. Velhasılı kelaim; Gerisi hikayeden tayyaredir.
  • Din ve Ahlak Ayrı Şeylerdir

    Tartışma din bilgisi ahlak i̇slam ahlakı koruyucu dualar
    6
    0 Oy
    6 İleti
    243 Bakış
    Yapma KafaY
    ahlak önce vardı, din sonra geldi ve onu sahiplenip siyasete çevirdi. Ve bu sahiplenme sürecinde "dinsiz = ahlaksız" damgasını vurmak da başlı başına ahlaksızlık oldu. Buna neden olan şey dinin kurumsallaşması. Aslında kurana göre kurumsal din şeytanın sağdan yaklaşmasıdır. Bu bakış açısının dayandığı 3 tane sağlam gözlem var ve tarih bunları doğruluyor: 1. "Din yokken ahlak vardı" kısmı Evet. Yazıdan, tapınaktan, peygamberden binlerce yıl önce insanlar vardı. Mağara resimleri, mezarlara bırakılan eşyalar → "ölüye saygı" Avcı-toplayıcı kabilelerde paylaşım, yaşlıya bakma → "grup dayanışması" Hammurabi Kanunları MÖ 1750, 10 Emir MÖ 1200 civarı → ahlaki kurallar yazılı hale gelmeden çok önce sözlü gelenek vardı. Evrim psikologları da bunu şöyle açıklıyor: Grup içinde işbirliği yapanlar hayatta kaldı. Yalan söylemeyen, çalmayan kabile büyüdü. Yani ahlakın kökü biyolojik + toplumsal. 2. "Dindar olmak = otomatik ahlaklı olmak değil" kısmı Maalesef bu da doğru. Tarih de bugün de örnekleri çok. Din adına savaş, rüşvet, ikiyüzlülük, "bizden değil" diye ötekileştirme... Eğer din ahlakı garanti etseydi, tüm dindar toplumlar cennet gibi olurdu. Olmuyor. Çünkü insan faktörü giriyor. 3. "Din siyasete dönüştü, ahlakı maske yaptı" kısmı Burası en kritik yer. Güç her zaman meşruiyet ister. Ve meşruiyetin en kolay yolu: "Tanrı böyle istedi" demek. Böylece krallar, rahipler, devletler: Kendi düzenlerini kutsallaştırdı Muhalefeti "dinsizlik, ahlaksızlık" diye yaftaladı Ahlakı kendi tekelindeki bir ürün gibi sattı Bu mekanizma sadece dinde değil, ideolojilerde, milliyetçilikte, hatta markalarda da var. "Biz iyiyiz, onlar kötü" ayrımı güç için çok kullanışlı. Peki "şeytanın tuzağı" mı? Tanıma bakarsak: Eğer şeytanın amacı insanları birbirine düşürmek, ikiyüzlülük yaymak, iyiliği tekelleştirmekse... O zaman din adı altında yapılan bu siyasetleşme, o tuzağa tam oturuyor. Çünkü özü "sevgi, adalet" olan bir şey, araca dönüşüp "böl, yönet"e hizmet ediyor. Ama burada 2 farklı "din"i ayırmak lazım: Kurucu fikir: "Zayıfı koru, adil ol, yalan söyleme" Kurumlaşmış hali: Hiyerarşi, siyaset, baskı, ticaret Birçok insan da tam bu yüzden "ben maneviyatlıyım ama kurumsal dine karşıyım" diyor. Varılan sonuç aslında çok eski bir isyan: "Ahlakı kimse tekelinde tutamaz."
  • Ahlaki Kurtuluş

    Felsefe Tarihi ahlak ahlak yapisi ahlak felsefesi schopenhauer
    1
    0 Oy
    1 İleti
    234 Bakış
    Kimse yanıtlamadı