İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...


  • DERTLEŞME...
    Öncelikle uzun zamandan sonra fikirlerimizi paylaştığımız insanlar ile bir arada olmanın mutluluğu ile aramızdan ayrışanların eksikliğini yaşadığımı paylaşmalıyım...

    Uzun zaman sonra görüştüğümüzde birbirimize insan olarak önce neler yaptığımızı sorarız...
    Böyle bir soru ile muhatap olduğumu farz ederek içimden geçenleri yazmaya çalışacağım...

    Kendime ait forumu kapatıp forumlar da yazmayı bıraktıktan sonra uzun süre hiçbir yerde yazmadım,
    Yazmakta içimden gelmedi işin doğrusu,
    Çünkü okuduğum kitaplar ve konuştuğum insanlardan edindiğim fikirleri araştırdığımda "ki kuranın kök harfler ile okunması gerektiği konusunu yıllar önce paylaşmıştım" insan denilen tür' ün ortaya koyduğu fikirlerin hakikat olmayan çıkarımlar üzerine kurulmuş olduğunu fark ettim...
    Hepimiz "DİN" üzerine konuşuyoruz ama hiçbirimiz "dini metin" denilen yazmaları orijinal sembolleri üzerinden okuyamıyoruz...
    Hepimiz "Soy" üzerine konuşuyoruz ama hiçbirimiz soyumuzun hakikatini bilmiyoruz...

    Geldiğim bu fikri düzlemde takıldığım bir tek nokta var ve inanıyorum ki biz bu noktayı çözdüğümüzde hakikat önündeki engeller kalkmış olacak...

    Bu nokta nedir? Diye sorduğumuzda cevabımız şu olacak;
    Eğer biz "Yaratılış-Yaratılan Akıllı Türler- Türler Arası Melezleşme" konularının hakikatine olmak...

    İşte biz bu noktayı aşamaz isek bildiğimi yalanları inkâr edemeyeceğiz...


  • @mor-ve-ötesi Öncelikle tekrardan hoş geldin abi.. Ben de böyle bir soruyla muhatap olduğumu var sayarak kendi okumalarıma binaen yazdığın konuya yaklaşmak isterim.. İki tane noktaya değindin.. İlkini Yeni-Platonculukta ve ikincisini de Evrim Teorisinde konumlandırabilir miyiz? Konumlandırırsak nasıl? Konumlandıramazsak nasıl? Ona göre konun üzerine yazacaklarını takip etmek isterim.


  • @düşüntaşın Kardeş, ben düşüncelerimin birilerinin kalıpları ile analiz edilmesini sevmiyorum, o nedenle ne plato ne evrim kuramı açısından kendimi sınırlandırma taraflısı değilim...
    1-Kuran-dini metinler kök harfleri ile yeniden okunmalı ve bu yapılırken meal-tefsir vs uzak durulmalıdır...
    Bunu dediğimde karşıma eski yeni alimler ile geliyorlar ve bizim o alimler kadar değerimiz olamaz mı sorusu havada kalıyor...
    2- Yaratılış... Bu konuda en basit örnek "köpek" türü...
    Köpek türü hakkında konuşmaya başladığımız da var olan türleri baz alarak baştan mı başlayacağız?
    Yoksa laboratuvar üretimi türleri baz alarak sondan mı başlayacağız?
    3-İlk iki maddeyi cevaplamamız gerektiğini "İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR..." düzleminden çıkarmak için önce fikirlerimizi hiç bir yere konumlandırmak zorunda olmadan özgürce ifade edebilmeliyiz...
    Çünkü ben, eğer bu özgürlüğe kavuşursak ancak "Diğer Akıllı Türleri" idrak edebileceğimize inanıyorum...


  • @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @düşüntaşın Kardeş, ben düşüncelerimin birilerinin kalıpları ile analiz edilmesini sevmiyorum, o nedenle ne plato ne evrim kuramı açısından kendimi sınırlandırma taraflısı değilim...
    1-Kuran-dini metinler kök harfleri ile yeniden okunmalı ve bu yapılırken meal-tefsir vs uzak durulmalıdır...
    Bunu dediğimde karşıma eski yeni alimler ile geliyorlar ve bizim o alimler kadar değerimiz olamaz mı sorusu havada kalıyor...
    2- Yaratılış... Bu konuda en basit örnek "köpek" türü...
    Köpek türü hakkında konuşmaya başladığımız da var olan türleri baz alarak baştan mı başlayacağız?
    Yoksa laboratuvar üretimi türleri baz alarak sondan mı başlayacağız?
    3-İlk iki maddeyi cevaplamamız gerektiğini "İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR..." düzleminden çıkarmak için önce fikirlerimizi hiç bir yere konumlandırmak zorunda olmadan özgürce ifade edebilmeliyiz...
    Çünkü ben, eğer bu özgürlüğe kavuşursak ancak "Diğer Akıllı Türleri" idrak edebileceğimize inanıyorum...

    @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @düşüntaşın Kardeş, ben düşüncelerimin birilerinin kalıpları ile analiz edilmesini sevmiyorum, o nedenle ne plato ne evrim kuramı açısından kendimi sınırlandırma taraflısı değilim...
    1-Kuran-dini metinler kök harfleri ile yeniden okunmalı ve bu yapılırken meal-tefsir vs uzak durulmalıdır...
    Bunu dediğimde karşıma eski yeni alimler ile geliyorlar ve bizim o alimler kadar değerimiz olamaz mı sorusu havada kalıyor...
    2- Yaratılış... Bu konuda en basit örnek "köpek" türü...
    Köpek türü hakkında konuşmaya başladığımız da var olan türleri baz alarak baştan mı başlayacağız?
    Yoksa laboratuvar üretimi türleri baz alarak sondan mı başlayacağız?
    3-İlk iki maddeyi cevaplamamız gerektiğini "İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR..." düzleminden çıkarmak için önce fikirlerimizi hiç bir yere konumlandırmak zorunda olmadan özgürce ifade edebilmeliyiz...
    Çünkü ben, eğer bu özgürlüğe kavuşursak ancak "Diğer Akıllı Türleri" idrak edebileceğimize inanıyorum...

    -din alanına girdik, umarım bu alanla ilgilenmeyenler de katılır-

    Abi seni anlıyorum, sen vazgeçmeyenlerdensin.

    Plato (sudur-tecelliyat-zuhurat teorisi), evrim (nedensellik) oraları karıştırmak istemiyorsun.

    Anladığım kadarıyla Emevi, Abbasi devrini de karıştırmak istemiyorsun (bunu söylerken Abbasi devrindeki o meşhur kelamcıların-feylesofların tartışmalarından haberdar olduğunu (!) bilerek söylüyorum)

    Tefsir-meal uzak durmalı tamam.. Alimler konusunda da hemfikirim.. Özellikle kelamcı Ekrem Demirli'nin İbn Arabi'nini fikir dünyasının nasıl oluştuğunu açıklarkenki anlatım tarzı oldukça etkileyicidir.. Çünkü aldığı şema tamamen İbn Sina'dandır ve İbn Sina Farabi'den gelir, e Farabi kimdir (?) muallim-i sani'dir, peki birincisi kim bu muallimin (?), o da Aristotelestir (mantık alanı için); yani Plotinus'tan gelen sudur teorisi burada düşüyor (yani hangi FİKİR mantıki çıkarım, hangi FİKİR ilham burada karambole gidiyor)

    Mitos'tan Logos'a diye bir ezber vardır felsefe tarihinde. Bu tarihsel süreçte (akışta) sen meal-tefsirleri de belki bu yüzden çöpe atmak istiyorsun; burada Hz. Peygamberin intihar teşebbüsünde aranabilir belki aramak istediğin; bence burada hristiyanlığın ruhbanlığı kırıldığı gibi, tasavvufun ruhban tarafı da kırılıyor; (iman duygusu inanç ile samimi tarafını koruyor ama ruhbanlık ile nedenselliği ihlal ediyor ama nedensellik desen o bile elde kalıyor 1900'lerdeki belirsizlik teorisi gibi :))))

    İkinci madde de önemli ama;

    Bilgisayar şarjı bitiyor, mesajı yolluyorum 🙂


  • @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    1-Kuran-dini metinler kök harfleri ile yeniden okunmalı ve bu yapılırken meal-tefsir vs uzak durulmalıdır...
    Bunu dediğimde karşıma eski yeni alimler ile geliyorlar ve bizim o alimler kadar değerimiz olamaz mı sorusu havada kalıyor...

    Kökleri nasıl bulacaksınız eski alimleri dikkate almayınca.

    Yeniler eskileri dikkate alarak meal/tefsir yazıyorlar.

    Yeniler kökleri bilmiyor mu?


  • @tenten "kök harfler" arayıp bulunacak bir şey değil ki...
    Kuranda var ve kuran Yusuf suresi 1 de "(Elif Lam Ra) tilke ayatul kitabil mubin..." derken açıklıyor...


  • Kardeşim, ben bir şeyleri karıştırıp bir şeyleri karıştırmamak birilerini kabul edip birilerini ret etmek derdinde değilim...
    Bizler kayıtlı bilgiler üzerinden idrak edebildiklerimiz ile konuşmaya çalışan varlıklarız...
    Birbirimizden etkilenmememiz, birbirimizi etkilemememiz mümkün değil, ben sadece anlatmaya çalıştıklarımı birisi/birilerinden etkilendim veya birisi/birilerinin söylemlerinin tekrarı gibi anlaşılmak istemiyorum, en azından öyle yorumlanmak istemediğimi söylemeye çalışıyorum...

    İlk yazımda dediğim gibi bu olayın dönüm noktası;
    "Hepimiz "DİN" üzerine konuşuyoruz ama hiçbirimiz "dini metin" denilen yazmaları orijinal sembolleri üzerinden okuyamıyoruz...
    Hepimiz "Soy" üzerine konuşuyoruz ama hiçbirimiz soyumuzun hakikatini bilmiyoruz...

    Geldiğim bu fikri düzlemde takıldığım bir tek nokta var ve inanıyorum ki biz bu noktayı çözdüğümüzde hakikat önündeki engeller kalkmış olacak...

    Bu nokta nedir? Diye sorduğumuzda cevabımız şu olacak;
    Eğer biz "Yaratılış-Yaratılan Akıllı Türler- Türler Arası Melezleşme" konularının hakikatine olmak..."

    Bu noktanın çözümü ise bana göre var olanları ret etmeden, etkilenmiş olmamızın mümkün olduğunu kabul ederek ve olabildiğince soyutlanarak işe sıfırdan başlamamız gerek...
    1-Hep söylediğim gibi Kaf Lam Mim üç sembol biz eskilerin nasıl okuduğuna bakmadan bu semboller ile yeni karşılaşmış gibi okumaya çalışmalıyız...
    Bunu bütün dinsel metinler üzerinden yapmalıyız...
    2-Topraktan yaratıldığımızı ve ademin ilk insan olduğu kabulü ile evrimin nedenselliğinin dışında başka bir şeylerin de olduğunu/olabileceğini düşünerek araştırmamız gerektiğini anlatmaya çalışıyorum...
    Umarım anlatabildim...


  • @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    Kardeşim, ben bir şeyleri karıştırıp bir şeyleri karıştırmamak birilerini kabul edip birilerini ret etmek derdinde değilim...
    Bizler kayıtlı bilgiler üzerinden idrak edebildiklerimiz ile konuşmaya çalışan varlıklarız...
    Birbirimizden etkilenmememiz, birbirimizi etkilemememiz mümkün değil, ben sadece anlatmaya çalıştıklarımı birisi/birilerinden etkilendim veya birisi/birilerinin söylemlerinin tekrarı gibi anlaşılmak istemiyorum, en azından öyle yorumlanmak istemediğimi söylemeye çalışıyorum...

    İlk yazımda dediğim gibi bu olayın dönüm noktası;
    "Hepimiz "DİN" üzerine konuşuyoruz ama hiçbirimiz "dini metin" denilen yazmaları orijinal sembolleri üzerinden okuyamıyoruz...
    Hepimiz "Soy" üzerine konuşuyoruz ama hiçbirimiz soyumuzun hakikatini bilmiyoruz...

    Geldiğim bu fikri düzlemde takıldığım bir tek nokta var ve inanıyorum ki biz bu noktayı çözdüğümüzde hakikat önündeki engeller kalkmış olacak...

    Bu nokta nedir? Diye sorduğumuzda cevabımız şu olacak;
    Eğer biz "Yaratılış-Yaratılan Akıllı Türler- Türler Arası Melezleşme" konularının hakikatine olmak..."

    Bu noktanın çözümü ise bana göre var olanları ret etmeden, etkilenmiş olmamızın mümkün olduğunu kabul ederek ve olabildiğince soyutlanarak işe sıfırdan başlamamız gerek...
    1-Hep söylediğim gibi Kaf Lam Mim üç sembol biz eskilerin nasıl okuduğuna bakmadan bu semboller ile yeni karşılaşmış gibi okumaya çalışmalıyız...
    Bunu bütün dinsel metinler üzerinden yapmalıyız...
    2-Topraktan yaratıldığımızı ve ademin ilk insan olduğu kabulü ile evrimin nedenselliğinin dışında başka bir şeylerin de olduğunu/olabileceğini düşünerek araştırmamız gerektiğini anlatmaya çalışıyorum...
    Umarım anlatabildim...

    Anladığım kadarını söyleyeyim. Bu, ya sohbeti tıkayacak ya da daha da açacaktır.

    Şöyle ki,

    Bilim dünyası artık 1950'lerden sonra felsefeden "metafizik"i eledi..

    Hatta felsefe bile elendi diyebiliriz..

    Bilimsel keşifler artık bir bütüne ulaşma amacını taşımıyor (anlamsız dünya olarak gidiyor), sadece cüzzi noktalarda araştırma yaparak ilerliyor (modern dünyanın hâli pür melali);

    Toprak, insan, evrim konusunu da geçelim.. Orada bir nedensellik var gibi (teori oldukça güçlü görünüyor çünkü -bilimsel olması açısından-);

    Kaf, Lam, Mim'e ilk defa karşılaşıyormuş gibi yaklaşırsak;
    Nasıl yaklaşabiliriz?

    Seküler tarih süreci açısından bakarsak bir kere Antik Yunan ile gelen bir mitos algısı var, muhayyilenin Platon ile törpülenip metafiziğe dönmesi ve Aristo ile idelerin yere indirilmesi durumu... Sonra Roma ile Hristiyanlık.. Felsefe rafa kalkıyor.. İslam Altın Çağı ile felsefe tekrar dirilip oradan Avrupa'ya geçiyor ve Fransız-İngiliz aydınlanması (belki Yahudi de eklenebilir) ve sonra Alman Romantizmi-İdealizmi tepkisi ve sonra artık Tanrı öldü söylemi ile iyice dağılma ve metafizik'i de terk ederek dümdüz materyalist dünyaya geçiş... Sovyetlerle hesaplaşma sonrası aslında şu anda 2022 dünyasında küresel dünyanın bu düzlemde hesaplaştığı tek unsur kaldı o da İslam..

    Benim gördüğüm çerçeve bu..

    Bu çerçeveden kendimizi sıyırmaya çalışırsak.. (ki iki seçeneğimiz var, Alman idealizmi gibi maneviyata tekrar dönüş - deneme- ya da dağılma ve aslında küresel köy olma sürecinde materyalist peygamberlerin söylemlerini kabullenerek kendini bu yaşamda ittirme "marksın din afyon demesi, freud'un din nevroz demesi -misal baskı, stres karşısında melankoliye düşen insanın kendini bir şeyle uyuşturma, takıntı-nevroz rutini bulma refleksi gibi dini seçmesi durumu- ve evrimleştiğine inanarak yaşamaya devam etme ve ölümü yok olma olarak kabul edip bunu da olgunluk olarak görme anlayışı; uzun cümle oldu, pardon, birinci seçeneği unutmayalım, birinci seçenek de insanda mekanizmi reddedip iyilik, ahlak, merhamet, şefkat, ruh gibi kavramları sahiplenme ve bunları mantıklı bir metafizik çerçeveye oturtma gayreti - ki İslam tarihinde bunu Farabi, İbn Sina, İbn Rüşt yapmıştı, İmam Gazali'nin haklı imanı kurtarma gayreti ile onları elemesi sonrası İbn Arabi ve Konevi ile bu iki kutup arasında daha dengeli bir metafizik kurulmuştu; ancak bu 1.000 yıl önce olmuştu, son 100 yıldaki bilimsel gelişmelere bakınca İslam dünyası olarak yeni yorumlar gerekiyor (ki bir dipnot: rahmetli Teoman Duralı bu yorum girişimlerinde önemli bir isim bence; Dücane Cündioğlu ortalığı yakıp yıkarken Teoman Duralı aynı ilimle maneviyata-metafizik'e bir şekilde sağ çıkarak varabilmiştir diye düşünüyorum)....... çok uzadı cümle toparlayamayacağım 🙂

    Kaf, Lam, Mim'e gelirsek bu çerçevede..
    Mistik bir yaklaşımla manevi titreşim-ilham alacağımızı düşünürsek bu Yeni-Platoncu, Plotinusçu, doğudan da Hintçi bir yaklaşım olacaktır..
    (Ama bir ilhamat hakikati var ise ve bu Arap toplumunda olmuş ise bunun Arap dışı ve son peygamber öncesinde de var olduğu ihtimalini yok saymıyorum..)

    Şimdi yeni karşılaşmış gibi okumayı düşünüyorum ama nasıl... Bence bu konu meçhuldür.. Yani namazda manevi huzurun hissedilmesi gibi meçhul, Allah'a bırakılabilecek bir konu gibi düşünüyorum..

    Çünkü sahabe ve Emevi devri görüşleri malum... Sonra Abbasi devri ile zaten ortam curcuna içinde olmuş... Zerdüşt, İrani, Şii, felsefi, sufi, vesaire birçok görüş serbest ticaret ile iç içe girmiş.. Bu yorumlar sâfi olamaz..

    Bu devir öncesini neden es geçtim? Çünkü zat sorgulanamaz.. Sufi hayatı da henüz sadece züht hayatı ile sınırlı, öyle metafizik falan yok henüz, felsefe girmemiş sahaya.. Hadisler de belli olduğu için ben bu sahanın kapalı olduğu görüşündeyim...

    Dediğim gibi yeni karşılaşmış gibi yaparsak -biz 2022 insanlarıyız-; değil metafizik, Marksizim bile çok eski çağlarda kalmış bir mit gibi bizim için.

    Böyle düşünüyorum. Ancak yine de merakla konuyu takip etmek istiyorum.. Bir mümkünat varsa okumak isterim..


  • @düşüntaşın, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    Kaf, Lam, Mim'e ilk defa karşılaşıyormuş gibi yaklaşırsak;
    Nasıl yaklaşabiliriz?

    ARKEOLOJİK KAZIDA BULUNMUŞ TABLETLER GİBİ...


  • @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @düşüntaşın, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    Kaf, Lam, Mim'e ilk defa karşılaşıyormuş gibi yaklaşırsak;
    Nasıl yaklaşabiliriz?

    ARKEOLOJİK KAZIDA BULUNMUŞ TABLETLER GİBİ...

    Bugün tarihte hiç rastlanmamış bir şeye bir arkeolog rastladı diyelim. İlk yapılacak şey hemen insanlığın bilgi birikimine bakmak ve bunu neresine koyacağına karar vermek olacaktır.

    Bir rafa kaldırılıp zamana da bırakılabilir..

    Benim şahsi görüşüm ise şöyle,
    İman duygusu, maneviyat gibi olguları tarihin bir noktasıyla temellendirmek yerine tarihteki tüm insan evlatlarının şahsi beyin, duygu-durum ve tecrübesi ile temellendirebilirim.

    Ama bu harflerle sen fazlasını arıyorsun gibi geliyor. İrşat mevzusu gibi. Maneviyatta yükselmek gibi. Bu durumu da sudurcu teoriden ayrı göremiyorum. He sudurcu teorinin hakikati olamaz mı, illa Yunan ve Hint'ten çıktı diye tu kaka mı, yok değil, olabilir.


  • @düşüntaşın, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @düşüntaşın, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    Kaf, Lam, Mim'e ilk defa karşılaşıyormuş gibi yaklaşırsak;
    Nasıl yaklaşabiliriz?

    ARKEOLOJİK KAZIDA BULUNMUŞ TABLETLER GİBİ...

    Bugün tarihte hiç rastlanmamış bir şeye bir arkeolog rastladı diyelim. İlk yapılacak şey hemen insanlığın bilgi birikimine bakmak ve bunu neresine koyacağına karar vermek olacaktır.

    Bir rafa kaldırılıp zamana da bırakılabilir..

    Benim şahsi görüşüm ise şöyle,
    İman duygusu, maneviyat gibi olguları tarihin bir noktasıyla temellendirmek yerine tarihteki tüm insan evlatlarının şahsi beyin, duygu-durum ve tecrübesi ile temellendirebilirim.

    Ama bu harflerle sen fazlasını arıyorsun gibi geliyor. İrşat mevzusu gibi. Maneviyatta yükselmek gibi. Bu durumu da sudurcu teoriden ayrı göremiyorum. He sudurcu teorinin hakikati olamaz mı, illa Yunan ve Hint'ten çıktı diye tu kaka mı, yok değil, olabilir.

    Eyvallah.
    Ben olayın maneviyat kapsamında olan tanımlarında değilim, şu ana geldiğim yerde çok fazla bana hitap etmiyor bazı söylemler...
    Belki de Teslanın işaret ettiği noktaya doğru sürükleniyorum, bilmiyorum...
    Ama farkında varmaya başladığım şeylerin rengi beni benden alıyor, bu konuları da çok din bağlamında konuşmayı da sevmiyorum, din ve dini metinleri birbirinden ayıralı da epey oldu bilesin...

    Arkeolojik olarak bulduğumuz tabletleri nasıl okuyabiliriz konusuna gelince;
    Zaman içerisinde mesleki eğitim ile sahip olduğum kriptoloji bilgisi üzerine biraz eğilince sembolizme bulaştım, ne oluyor derken arkeolojide elde edilen bulguların değerlendirilmesinde sembolizmin nasıl kullanıldığını öğrendim, bu konuda inatla ikinci üniversiteyi okuyan dostum ile karşılıklı faydalanmamız ikimize de çok yaradı...
    Mesela;
    Arkeolojik olarak çeşitli kazılarda elde edilen duvar yazısından tabletlere, tabletlerden el yazması eserlere kadar kullanılan sistemleri (üç sembol- üç sembol 2 resim- üç sembol 2 resim üç sembol/ 3-5-7) öğrendim bu farkındalık ile İbrahimi Dinler kapsamında gelen metinlerin üçlü sembol ile düzenlendiğini gördüm (hurufu mukatta lar daha bir önem kazandı) ve ABD İngiltere gibi birkaç ülkede bununla ilgili programlar üzerinde çalışıldığını ve ekte vereceğim linkteki metinler ile bu çalışmaların yürütüldüğünü öğrendim...

    Sözün özü bu metinlerden öğrenmemiz gereken en önemli bilginin "yaratılış- yaratılan akıllı türler- türler arası melezleşme" bilgisi olacağını düşünüyorum...
    Çünkü Kuranda At Eşek ve Katırdan yük hayvanı olarak bahsediliyor olabilme ihtimali bana çok sığ geliyor ve bu sığlık "Tahkik İman" yoluna ağır geliyor...
    Yukarıda dediğim gibi olayın maneviyat-iman konusu işin can alıcı noktası değil belki sonucu olabilir, belkide ben gerçekten Teslanın ifade ettiği yolda ilerliyor olabilirim...
    http://www.bl.uk/manuscripts/Viewer.aspx?ref=or_2165_fs001r#


  • @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @düşüntaşın, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @düşüntaşın, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    Kaf, Lam, Mim'e ilk defa karşılaşıyormuş gibi yaklaşırsak;
    Nasıl yaklaşabiliriz?

    ARKEOLOJİK KAZIDA BULUNMUŞ TABLETLER GİBİ...

    Bugün tarihte hiç rastlanmamış bir şeye bir arkeolog rastladı diyelim. İlk yapılacak şey hemen insanlığın bilgi birikimine bakmak ve bunu neresine koyacağına karar vermek olacaktır.

    Bir rafa kaldırılıp zamana da bırakılabilir..

    Benim şahsi görüşüm ise şöyle,
    İman duygusu, maneviyat gibi olguları tarihin bir noktasıyla temellendirmek yerine tarihteki tüm insan evlatlarının şahsi beyin, duygu-durum ve tecrübesi ile temellendirebilirim.

    Ama bu harflerle sen fazlasını arıyorsun gibi geliyor. İrşat mevzusu gibi. Maneviyatta yükselmek gibi. Bu durumu da sudurcu teoriden ayrı göremiyorum. He sudurcu teorinin hakikati olamaz mı, illa Yunan ve Hint'ten çıktı diye tu kaka mı, yok değil, olabilir.

    Eyvallah.
    Ben olayın maneviyat kapsamında olan tanımlarında değilim, şu ana geldiğim yerde çok fazla bana hitap etmiyor bazı söylemler...
    Belki de Teslanın işaret ettiği noktaya doğru sürükleniyorum, bilmiyorum...
    Ama farkında varmaya başladığım şeylerin rengi beni benden alıyor, bu konuları da çok din bağlamında konuşmayı da sevmiyorum, din ve dini metinleri birbirinden ayıralı da epey oldu bilesin...

    Arkeolojik olarak bulduğumuz tabletleri nasıl okuyabiliriz konusuna gelince;
    Zaman içerisinde mesleki eğitim ile sahip olduğum kriptoloji bilgisi üzerine biraz eğilince sembolizme bulaştım, ne oluyor derken arkeolojide elde edilen bulguların değerlendirilmesinde sembolizmin nasıl kullanıldığını öğrendim, bu konuda inatla ikinci üniversiteyi okuyan dostum ile karşılıklı faydalanmamız ikimize de çok yaradı...
    Mesela;
    Arkeolojik olarak çeşitli kazılarda elde edilen duvar yazısından tabletlere, tabletlerden el yazması eserlere kadar kullanılan sistemleri (üç sembol- üç sembol 2 resim- üç sembol 2 resim üç sembol/ 3-5-7) öğrendim bu farkındalık ile İbrahimi Dinler kapsamında gelen metinlerin üçlü sembol ile düzenlendiğini gördüm (hurufu mukatta lar daha bir önem kazandı) ve ABD İngiltere gibi birkaç ülkede bununla ilgili programlar üzerinde çalışıldığını ve ekte vereceğim linkteki metinler ile bu çalışmaların yürütüldüğünü öğrendim...

    Sözün özü bu metinlerden öğrenmemiz gereken en önemli bilginin "yaratılış- yaratılan akıllı türler- türler arası melezleşme" bilgisi olacağını düşünüyorum...
    Çünkü Kuranda At Eşek ve Katırdan yük hayvanı olarak bahsediliyor olabilme ihtimali bana çok sığ geliyor ve bu sığlık "Tahkik İman" yoluna ağır geliyor...
    Yukarıda dediğim gibi olayın maneviyat-iman konusu işin can alıcı noktası değil belki sonucu olabilir, belkide ben gerçekten Teslanın ifade ettiği yolda ilerliyor olabilirim...
    http://www.bl.uk/manuscripts/Viewer.aspx?ref=or_2165_fs001r#

    Anladım abi. Farklı bir açıdan araştırmaya başlamışsın. Bu konuda yeni edineceğin bilgileri, yeni fikirlerini daha sonra paylaşmaya devam edersen merakla takip edeceğim. Sembolizm konusu ilginç.


  • @düşüntaşın İnşallah kardeşim...


  • @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @düşüntaşın, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    Kaf, Lam, Mim'e ilk defa karşılaşıyormuş gibi yaklaşırsak;
    Nasıl yaklaşabiliriz?

    ARKEOLOJİK KAZIDA BULUNMUŞ TABLETLER GİBİ...

    Tabletlere o zamanki yazılmış sözlüklerin aynı metnin çevirisi yapıldığı diller içerisinde günümüzde yaşayan dillerle karşılaştırılarak inceleniyor.
    Karşılıklı çevrilmiş metinler yoksa çözülemez dil olarak kalıyorlar.
    Şifreli yazılmış metinlerinde şifreleme yöntemi bilinmiyorsa çözümü yoktur.
    Çünkü aynı metini farklı yöntemler ile sınırsız sayıda farklı anlamlı metinler türetilebiliyor.


  • @tenten, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @düşüntaşın, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    Kaf, Lam, Mim'e ilk defa karşılaşıyormuş gibi yaklaşırsak;
    Nasıl yaklaşabiliriz?

    ARKEOLOJİK KAZIDA BULUNMUŞ TABLETLER GİBİ...

    Tabletlere o zamanki yazılmış sözlüklerin aynı metnin çevirisi yapıldığı diller içerisinde günümüzde yaşayan dillerle karşılaştırılarak inceleniyor.
    Karşılıklı çevrilmiş metinler yoksa çözülemez dil olarak kalıyorlar.
    Şifreli yazılmış metinlerinde şifreleme yöntemi bilinmiyorsa çözümü yoktur.
    Çünkü aynı metini farklı yöntemler ile sınırsız sayıda farklı anlamlı metinler türetilebiliyor.

    Bu bilgini güncellemende fayda var...


  • @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    Bu bilgini güncellemende fayda var...

    Güncelleyebilmem için yeni bilgi gerekiyor. 🙂


  • @tenten, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İNKÂR EDEMEDİĞİMİZ YALANLAR...

    Bu bilgini güncellemende fayda var...

    Güncelleyebilmem için yeni bilgi gerekiyor. 🙂

    "Arkeolojik olarak bulduğumuz tabletleri nasıl okuyabiliriz konusuna gelince;
    Zaman içerisinde mesleki eğitim ile sahip olduğum kriptoloji bilgisi üzerine biraz eğilince sembolizme bulaştım, ne oluyor derken arkeolojide elde edilen bulguların değerlendirilmesinde sembolizmin nasıl kullanıldığını öğrendim, bu konuda inatla ikinci üniversiteyi okuyan dostum ile karşılıklı faydalanmamız ikimize de çok yaradı...
    Mesela;
    Arkeolojik olarak çeşitli kazılarda elde edilen duvar yazısından tabletlere, tabletlerden el yazması eserlere kadar kullanılan sistemleri (üç sembol- üç sembol 2 resim- üç sembol 2 resim üç sembol/ 3-5-7) öğrendim bu farkındalık ile İbrahimi Dinler kapsamında gelen metinlerin üçlü sembol ile düzenlendiğini gördüm (hurufu mukatta lar daha bir önem kazandı) ve ABD İngiltere gibi birkaç ülkede bununla ilgili programlar üzerinde çalışıldığını ve ekte vereceğim linkteki metinler ile bu çalışmaların yürütüldüğünü öğrendim..." Yani yeni bilgi için emek verip araştırmak gerekiyor...


Benzer Konular

  • 2
  • 3
  • 3
  • 10
  • 17