Biraz da gülelim :)
-
-
Erkeğin iyisi nasıl anlaşılır?
- Konuşmasına bakarım.
- Ya hiç konuşmuyorsa!
- Boyuna posuna bakarım.
- Ya boysuzun teki ise.
- O zaman cüzdanına bakarım.
-
Derin mi derin bir fıkra...
Bizim Temel hastalanır ve ameliyat olması gerektiğini zor olsa da kabullenmek zorunda kalır. Ameliyathaneye alınır, hazırlıklar başlar ve doktorlar maskelerini takarlar.
Bunu gören Temel, der ki: "Poşuna maske takmayun. Ben sizi tanıyrum." -
Şu şirin fıkra mikrop Putin hayranlarına gelsin...
Kesmesi daha rahat
Çeçenistan'da savaşan bir Rus askeri Rusya'ya geri döndüğünde bir berbere gider.
Berber "Nerede askerlik yaptın?" diye sorar.
O da "Çeçenistan'da" der.
Berber tıraşa devam ederken 5 dk. kadar sonra yine: "Nerede askerlik yapmıştınız?" diye sorar.
Asker, berber herhalde unutkan biri diye yine: "Çeçenistan'da" diye cevap verir.
5 dk. kadar sonra berber yine: "Ya siz askerliği nerede yapmıştınız?" diye sorunca Rus asker kızar. "Sana 3. kez Çeçenistan'da diyorum ya. Niçin ikide bir bunu bana soruyorsun?"
Berber bunun üzerine şu cevabı verir: "Ben ne zaman bu soruyu sorsam ve sen de ne zaman Çeçenistan diye cevap versen, saçların diken gibi oluyor ve kesmesi daha rahat oluyor." -
Ben hiç bilmiyordum. Autocad sınavında nasıl kaydedildiğini bilmediğim için sıfır almıştım.
-
-
En sevdiğim fıkraların başında gelir...
Düz mantık
Bizim Temel bir gün yarışmaya girer ve şansa birinci olur. Kendisine ödül olarak bir tane düz mantık kitabı verirler. Ancak bizim Temel ne anlar mantıktan. Ödülü veren kişi açıklamaya çalışır.
+Evinde akvaryumun var mı?
-Evet, var.
+O zaman içinde su da vardır.
-Evet, var.
+Su varsa balık da vardır.
-Evet.
+O zaman hayvanları da seviyorsun demek ki.
-Evet, seviyorum.
+Hayvanları seviyorsan insanları da seversin.
-Elbette severim.+O zaman kadınları da seversin.
-Tabii ki severim.
+İşte buna düz mantık derler.Bu Temel’in çok hoşuna gider. Alır kitabı eline eve doğru gitmeye başlar. Yolda arkadaşı Dursun’u görür.
Dursun merakla sorar: "Temel, o elindeki ne?"
-Kitap; düz mantık kitabı.
+Nasıl bi şey bu düz mantık?Temel: -Tamam, anlatayım. İyi dinle.
-Senin bir akvaryumun var mı?
+Yoo, hayır yok.
-Vaaay, ibnee. -
-
Bizim Temel bir süreden beri depresyona girmiş. Giriş, o giriş. Bir türlü çıkamıyor, her şeyi kafasına takıyor. Sorularına yanıt bulamayınca bir türlü uyuyamıyor. Bir o yana bir bu yana döndükçe dönüyor. Sonunda dayanamıyor...
Kafasını yukarıya kaldırıyor ve mırıldanıyor...
"Tanrım, " der, "kadınları neden bu kadar güzel yarattın?"
Temel´ın bu halini gören tanrı bu soruyu teget geçmiyor ve yanıtlıyor...
"Onları sevesin diye!"Temel bunu duyunca afallar, kulak kabartır, sonra dayanamaz sormaya devam eder...
"Peki, onları bu kadar saf yaratmak zorunda mıydın?"Tanrı, Temel´in kafayı sıyırmak üzere olduğu farkeder ve hiç istifini bozmadan der ki:
"Onlar seni sevebilsin diye!" -
-
Bir sey ekleyecektim olmadi yarın bakacağım.
-
-
Tarikatlardaki ortama bak.
-
@Sputnik, içinde söyledi: Biraz da gülelim
Tarikatlardaki ortama bak.
"Aç ayı oynamaz " diye atasözümüz var.
Gazze vb için topladıkları paraları yedikleri için fazla kilolarını eritmeye çalışıyorlar.
Bağışlarını böyle yerlere veren kişilerde aptal.
-
Duvar
Uzun bir yaşamın ardından hayata veda eden bir haham cennetin kapısına gelir. Kapıda duran melek onu içeri davet eder.
Haham: "Ama ben Yahudi'yim."
Melek: "Önemi yok. Hadi gel."
Melek içeride ona etrafı gezdirir.
Haham: "Burada başka birçok Yahudi var."
Melek: "Elbette var. Hrıstiyanlar var. Şurada Budistler, orada Ateistler, ileride Animistler var."
Sonra ikisi de yüksek bir duvarın önüne gelirler. Melek, "Şimdi susmalıyız" der. Haham buna bir anlam veremez. Melek gülümser ve kısık bir sesle devam eder: "Bu duvarın arkasında Müslümanlar var. Hâlâ burada yalnız olduklarını düşünüyorlar."