İçeriğe atla
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Popüler
  • Dünya
  • Kategoriler
    • All Categories
    • Individual Categories
  • Gruplar
  • Kullanıcılar
Daralt
Marka Logo

efelsefe

  • Kurallar
    • Light
    • Cloudy
    • Dim
    • Dark
  1. Ana Sayfa
  2. Genel Alanlar
  3. Psikoloji
  4. Kaygı Bozuklukları
  5. Kaygı nedir ?

Kaygı nedir ?

Konu Zamanlandı Sabitlendi Kilitli Taşındı Kaygı Bozuklukları
3 İleti 3 Yayımlayıcılar 226 Bakış
  • En eskiden en yeniye
  • En yeniden en eskiye
  • En çok oylanan
Cevap
  • Yeni başlık oluşturarak cevapla
Cevaplamak için giriş yapın
Bu başlık silindi. Sadece başlık düzenleme yetkisi olan kullanıcılar görebilir.
  • zafiRaZ Çevrimdışı
    zafiRaZ Çevrimdışı
    zafiRa
    tarihinde yazdı Son düzenleyen:
    #1

    Kaygı en doğal duygulardan biridir. Korku verici bir uyaran yada durumla karşılaştığımızda zihinsel, davranışsal yada fiziksel olarak uyarılma durumudur. Her bireyde her yaş grubunda yaşanabilir. Bireyden bireye farklılık gösterir. Genellenemez. Hiç kaygılanmıyorum diyen bir kişinin psikolojisi incelendiginde kaygı veren durumları bastırdığı yok saydıgı ortaya çıkmaktadır. Her insanda belli bir düzeyde kaygı normal ve gerekli görülürken aşırı kaygı olumsuz sonuçlara yol açmaktadir. Aslında kaygıya neden olan olay değil o olaya yükledigimiz anlamdir. Kimi zaman işimizde kimi zaman eğitim hayatımızda çeşitli sebeplerden dolayı kaygılanırız. Kaygımızı kontrol altına alabilirsek bunu avantaja çevirebiliriz. Başarılı insan kaygısız insan degildir. Kaygısızlık duyarsızlıga önemsememeye yol acar. Bir insan önemsemedigi bir işte başarılı olamaz. Kaygı bizi ayakta tutan azimle çalışmamızı sağlayan bir duygudur.

    Rallo May 'e göre "Kaygı şu anlama gelir: sanki dünya kapınızı çalıyordur ve bir şey yaratmak, bir şey yapmak zorundasınızdır. Dolayısıyla kendi özünü bulabilmiş insanlar için kaygı ; yaratıcılık ve cesareti teşvik eden bir şeydir."

    Benim doğrum, senin korkun olabilir korkularınla yüzleşmezsen var olamazsın..!

    1 Cevap Son cevap
    2
    • Yapma KafaY Çevrimdışı
      Yapma KafaY Çevrimdışı
      Yapma Kafa
      yazdı Son düzenleyen: Yapma Kafa
      #2

      Kaygı Bozukluğu ekstrem uç noktalarda ortaya çıkarsa doğru bir teşhistir.

      Örneğin yükseklik korkusu , örümcek korkusu , kapalı alan korkusu gibi..

      Ama bunun dışında kaygı bozukluğu zannedilen durumun yaşandığı genel şartlara bakarak karar vermek gerekir.

      İşte bu noktada kaygı ile kaygı bozukluğunu karıştırdıklarını düşünüyorum.

      Kaygılanmak doğal ve gerekli bir durumdur. Ama asgari ücretle çalışan birinin geçim kaygısı yaşaması yada zihninde yokluk bilinci oluşturarak herşeyi 5 kere düşünüp yapması yada para lazım olur diyerek hep ertelemesi bir bozukluk değildir.

      Bir tarafta rahatlıkla ayda yüksek gelire sahip olanlar varken diğer yanda bir asgari ücret için dayatılan faturaları ödemek için hergün tehlikeyle boğuşan birinin durumu bozukluk olamaz.

      Yada berbat kentleşmesi olan bir yerde trafikte araç kullanmaktan korkmak kaygı bozukluğu sayılır mı?

      Bir durumun bozukluk sayılabilmesi için temel yaşam koşulları tarafından tetiklenmemiş olması gerekir.

      Örneğin Türkiye gibi bir ülkede 6 şiddetindeki depremde binlerce kişinin göçük altında kalabildiği ve yaşamını yitirdiği düşünülürse böyle bir ülkede deprem korkusu yada yüksek binada yaşama korkusu kaygı bozukluğu sayılamaz.

      Eğer aynı durum japonyada olsaydı o zaman buna kaygı bozukluğu teşhisi konabilirdi. Çünkü Türkiyedeki durum temelde ölüm ile burun buruna gelmektir. Ama japonyada sıradan bir gün.

      Başka bir örnek; sokak arasında 60+ üzeri hızlarla gitmek de bir kaygı bozukluğudur. Burada da tehlikeli bir durumu "hiçbirşey olmaz " düşüncesiyle normal görmektir.

      Özetle kaygı durumunun bozukluk sayılabilmesi için temel yaşam dürtüleri tarafından tetiklenmemiş olması gerekiyor.

      Bu açıdan bakarsak çoğu teşhis hatalı yapılıyor. Bütüne bakmak yerine sorun bireye indirgeniyor.

      Kaygı bozukluğu dedikleri şeylerin çoğu aslında sistem bozukluğudur. Başka bir konuda dediğim gibi "sistem seni bozuk yetiştirir. Sonra seni ben bozdum dememek için sana bozuksun diyerek suçu sana atar"

      1 Cevap Son cevap
      0
      • S Çevrimdışı
        S Çevrimdışı
        Sputnik
        yazdı Son düzenleyen:
        #3

        Bütün ruhsal hastalıklar bağlantılıdır. Ben psikolojik bozukluklara inanmıyorum.
        Bütün ruhsal hastalıkların beyindeki anormalliklerden kaynaklı olduğunu düşünüyorum.
        Psikologlara para vermeye gerek yok.

        1 Cevap Son cevap
        0

        Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.

        Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.

        With your input, this post could be even better 💗

        Kayıt Ol Giriş
        Cevap
        • Yeni başlık oluşturarak cevapla
        Cevaplamak için giriş yapın
        • En eskiden en yeniye
        • En yeniden en eskiye
        • En çok oylanan


        © 2021- efelsefe.com
        İzinler Kurallar
        • Giriş

        • Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

        • Aramak için giriş yapın veya kaydolun
        • İlk ileti
          Son ileti
        0
        • Anasayfa
        • Güncel
        • Popüler
        • Dünya
        • Kategoriler
          • All Categories
          • Individual Categories
        • Gruplar
        • Kullanıcılar