• İlginç bir tanım...!
    "Varlık'ın Yer-yüzü'ne yaydığı en yüce 'hikmet', beşerî takat ölçüsünce eşyanın hakikatlerine ilişkin bilgi(marifet)ve hakikatlerin sınırlarına (hudûd) riâyettir...
    İrsâl ve inzâlin yani nübüvvetin en önemli uyarısı(tenbîh) budur."
    Riâyet: Saygı duymak; kurallara ve ölçülere uymak...


  • @mor-ve-ötesi zafiRa Dostum ne anladığını açıklayabilir misin?


  • @mor-ve-ötesi
    Şimdi dilim döndüğunce açıklayayım..
    Sonsuz varlık sahibi Allahtır. Bazi hakikatler vardır sorgulanmadan kabul edilmesi gereken burdaki sorgulamamak saygı duymaktan gelir. Koşulsuz kabul değildir o gercegi sunan kişiye olan hurmetten gelir bu. Mesela Allahin varligini sorgulayan biri yok derse bile gonderilen kitabi sorgulama hakkina sahip degildir çünkü o Allahin kitabidir ona aittir yazilana riayet etmek gerekir. Burada asl olan ise mutlak saygıdır inanip inanmamak degildir. Oyunu kuran kişinin kurallarına uymak da diyebiliriz sanki buna..
    Nubuvvet ile kast edilen peygamberdir ve peygamberin görevi Allahın dini ve kitabini anlatmak yol göstermek Allah yolundan ayrılmamayı ögütlemektir..


  • @zafira, içinde söyledi: İLGİNÇ BİR TANIM...

    @mor-ve-ötesi
    Şimdi dilim döndüğunce açıklayayım..
    Sonsuz varlık sahibi Allahtır. Bazi hakikatler vardır sorgulanmadan kabul edilmesi gereken burdaki sorgulamamak saygı duymaktan gelir. Koşulsuz kabul değildir o gercegi sunan kişiye olan hurmetten gelir bu. Mesela Allahin varligini sorgulayan biri yok derse bile gonderilen kitabi sorgulama hakkina sahip degildir çünkü o Allahin kitabidir ona aittir yazilana riayet etmek gerekir. Burada asl olan ise mutlak saygıdır inanip inanmamak degildir. Oyunu kuran kişinin kurallarına uymak da diyebiliriz sanki buna..
    Nubuvvet ile kast edilen peygamberdir ve peygamberin görevi Allahın dini ve kitabini anlatmak yol göstermek Allah yolundan ayrılmamayı ögütlemektir..

    İŞTE BİZİM YIKILDIĞIMIZ NOKTA...
    Biz önyargılarımız ve kabullerimiz ile oluşturduğumuz gözlük ile baktığımız için olanı değil görmek istediğimizi görüyoruz...
    O tanım da Allah, Allah'ın özellikleri ve Allah'a iman anlatılmıyor...
    O tanım da Varlık=İnsan ve insanın hikmetinin sınırlarının eşyanın (yani kendi dışındakilerin) hakikatine ulaşmak için çaba sarf etmesi ve bunu yaparken de "Riâyet: Saygı duymak; kurallara ve ölçülere uymak..." anlatılıyor...
    Bu arada Resul Muhammed'in bir duasından da haberdar olmak gerektiğini düşünüyorum...
    "Ya rabbi bana eşyanın hakikatinin aslını nasip et..."
    Umarım faydalı olabilmişimdir...


  • Eşyadan kasıt nedir hocam ?


  • @zafira, içinde söyledi: İLGİNÇ BİR TANIM...

    Eşyadan kasıt nedir hocam ?
    "eşya" diye telaffuz edilen kelime birleşik bir kelimedir...

    Ve yaratılan varlıkları işaret eder "o bu şu gibi..."


  • Anladım tesekkur ederim


  • @zafira, içinde söyledi: İLGİNÇ BİR TANIM...

    Anladım tesekkur ederim

    Bence descartes ciddi anlamda derin dusunemiyor mus;
    Onlarin felsefesi artik modern felsefe ile curutuldu.
    (dusunuyorsam o halde varim)
    Hicte zekice bir tanimlama degil!
    Modern felsefe"ye gore;
    Dusunmek varolus icin yeterli olamaz;
    Burada birazcik nihilizm devreye giriyor.
    Baslangici ve sonu. Olanlar birsey dusunemez sadece dusundugunu dusunur.ve dusundugunu dusunmek dusuncenin kaniti degildir.
    Gercekten ozgur irademizle bagimsiz dusunuceksek o zaman termodinamik yasalardan bagimsiz olmaliyiz. Aksi halde 8 milyarin dusuncesi oldugunde artik dusunemez zaten hic varolmamis gibi yok olur.
    Ve sizlerin yaptigina felsefe degil teoloji denir.
    Gercek felsefe yapicaksak gerceklik! kavrami aninda curutucek zekamiz olmali haksizmiyim?
    Tanriya bagli bir irade nasil özgür olabilir ki?
    (dogmak ve ölmek arasindaki sacmaliga ozgur irade mi diyorsunuz?)
    Bu cok zavallica bir dusunce ayrica felsefe ye de huc uygun degil.


  • @kahin gerçek özgür irade diyorsun da sence böyle bir şey var mı ? Islam dini kaderin varlığından bahsederken psikoloji de insanlar ihtiyaçlarını kendine çeker hiç kimse hayatına boşa girmemiştir der dinen buna tevaffuk denir. Aslında herşey bir düzende yaratılmışsa buna izin veren bir gücün olması çok doğal değil mi felsefik dusunceye uygun degil teizm diyorsun da din felsefesi diye bir şey var etik ahlak psikoloji hepsi felsefeye dahil değil mi ? Kutsal dinleri yok saymak felsefeye katkı sağlar mı ? Ayrıca diyelim ki bir yaratan yok evrenin ve insanin var oluşunu bana açıklayabilir misin ? Beni kim yarattı sorusunun cevabını buldun mu ?


  • ARKADAŞLAR!
    Benim paylaştığım
    "İlginç bir tanım...!
    "Varlık'ın Yer-yüzü'ne yaydığı en yüce 'hikmet', beşerî takat ölçüsünce eşyanın hakikatlerine ilişkin bilgi(marifet)ve hakikatlerin sınırlarına (hudûd) riâyettir...
    İrsâl ve inzâlin yani nübüvvetin en önemli uyarısı(tenbîh) budur."
    Riâyet: Saygı duymak; kurallara ve ölçülere uymak..." tanımıdır...

    Siz bu tanımdan nasıl dine imana, özgür iradeye falan gelebildiniz?
    Hem de tanımı paylaşan ben tanımı "O tanım da Allah, Allah'ın özellikleri ve Allah'a iman anlatılmıyor...
    O tanım da Varlık=İnsan ve insanın hikmetinin sınırlarının eşyanın (yani kendi dışındakilerin) hakikatine ulaşmak için çaba sarf etmesi ve bunu yaparken de "Riâyet: Saygı duymak; kurallara ve ölçülere uymak..." anlatılıyor..." şeklinde açıkladığım halde...

    Bir tuhaflık varda...


  • @mor-ve-ötesi nerden baktıysak konu elimizde kaldı 🙂


  • @zafira, içinde söyledi: İLGİNÇ BİR TANIM...

    @mor-ve-ötesi nerden baktıysak konu elimizde kaldı 🙂

    Yıllar önce fark ettim ben kendi acizliğimi...
    Fark ettim ki anlatmaya çalışmak, hele bunu nefs-ego etkisi ile sidik yarışına döndürmek sadece kaybettiriyor...
    Anlatmaya çalışmak yerine dinlemeyi seçtim,
    Dinlemeyi becermek için çok çabaladım, hala çabalıyorum ve anladım ki iyi dinleyiciler en kolay öğrenen oluyor...
    Fark ettim ki dinlerken beyin amaç öğrenmek diye kabul ediyor bir süre sonra ve cevap vermek için mesai yapmak yerine öğrenmeyi kolaylaştırmak için idraki arttırıyor...
    Paylaşımın orijinalliği ilk önce dilinden kaynaklanıyor, dile uzak olunduğu ve beyin cevap vermeye programlandığı için metin nereden bakarsanız bakın elinizde kalıyor...
    Aslında çok basit bir cümle şöyle ki" İnsanın bilgi edinmesinin sınırları kendi dışındakilerin kabulleri ile sınırlıdır ve insan bilgi edinirken etik kurallara uymak zorundadır"
    Umarım şimdi de elinizde kalmaz...


  • @mor-ve-ötesi kendi adıma söylemek gerekirse daha yolun başındayım mazur görün lütfen zaman tecrübe ve ilmi beraberinde getirecek inanıyorum.. böyle yalın bir dil kullanınca anlaması kolay mühim olan özünü anlamak sanırım.. ögrenmeye devam ( :


  • @zafira, içinde söyledi: İLGİNÇ BİR TANIM...

    @mor-ve-ötesi kendi adıma söylemek gerekirse daha yolun başındayım mazur görün lütfen zaman tecrübe ve ilmi beraberinde getirecek inanıyorum.. böyle yalın bir dil kullanınca anlaması kolay mühim olan özünü anlamak sanırım.. ögrenmeye devam ( :

    Ben, iki rekât namaz kılmayı bilmediğim zamanlarda yaşadıklarım ile aramaya başladım,
    Okuduğum mealler de karşılaştığım "Allah dilediğini hidayet eder ve dilediğini saptırır ile İnsanların ve cinlerin bir kısmını cehennem için yarattık" anlatımlarını okuyunca uzun bir süre şaşkınlık yaşadım...
    Sonrasında kapı kapı dolaşmaya başladım...
    İlk önce öğrendim ki "Allah hidayeti ve ilim'i isteyenlere veriyormuş... Sonra öğrendim ki İnsanların ve cinlerin bir kısmı cehennemi tercih edecek şekilde yaşamayı tercih edeceklermiş?"
    1988 senesinden bu yana tercihi cehennemden olanlardan olmamak için çabalıyorum...
    Bunu yaparken de iki şeye riayet etmeye çalışıyorum;
    1- "Varlık'ın Yer-yüzü'ne yaydığı en yüce 'hikmet', beşerî takat ölçüsünce eşyanın hakikatlerine ilişkin bilgi(marifet)ve hakikatlerin sınırlarına (hudûd) riâyettir...
    İrsâl ve inzâlin yani nübüvvetin en önemli uyarısı(tenbîh) budur."
    Riâyet: Saygı duymak; kurallara ve ölçülere uymak..."
    2- Bilgiyi İlim ile kaynağından öğrenmek...


  • @mor-ve-ötesi Beşikten mezara kadar ilim isteyiniz.. ne güzel bir yol gösteriş...ne güzel bir nasihat...ilimin de hayırlısını isteyelim zira dogru yolu ararken kaybolmak da var


  • @mor-ve-ötesi, içinde söyledi: İLGİNÇ BİR TANIM...

    @zafira, içinde söyledi: İLGİNÇ BİR TANIM...

    @mor-ve-ötesi kendi adıma söylemek gerekirse daha yolun başındayım mazur görün lütfen zaman tecrübe ve ilmi beraberinde getirecek inanıyorum.. böyle yalın bir dil kullanınca anlaması kolay mühim olan özünü anlamak sanırım.. ögrenmeye devam ( :

    Ben, iki rekât namaz kılmayı bilmediğim zamanlarda yaşadıklarım ile aramaya başladım,
    Okuduğum mealler de karşılaştığım "Allah dilediğini hidayet eder ve dilediğini saptırır ile İnsanların ve cinlerin bir kısmını cehennem için yarattık" anlatımlarını okuyunca uzun bir süre şaşkınlık yaşadım...
    Sonrasında kapı kapı dolaşmaya başladım...
    İlk önce öğrendim ki "Allah hidayeti ve ilim'i isteyenlere veriyormuş... Sonra öğrendim ki İnsanların ve cinlerin bir kısmı cehennemi tercih edecek şekilde yaşamayı tercih edeceklermiş?"
    1988 senesinden bu yana tercihi cehennemden olanlardan olmamak için çabalıyorum...
    Bunu yaparken de iki şeye riayet etmeye çalışıyorum;
    1- "Varlık'ın Yer-yüzü'ne yaydığı en yüce 'hikmet', beşerî takat ölçüsünce eşyanın hakikatlerine ilişkin bilgi(marifet)ve hakikatlerin sınırlarına (hudûd) riâyettir...
    İrsâl ve inzâlin yani nübüvvetin en önemli uyarısı(tenbîh) budur."
    Riâyet: Saygı duymak; kurallara ve ölçülere uymak..."
    2- Bilgiyi İlim ile kaynağından öğrenmek...

    maşallah yaşım kadar çaban varmış usta 88 benim doğum yılım 🙂

  • Moved from Din & İnanç by  phi phi 
  • Moved from Uzak Doğu by  phi phi 

Benzer Konular

  • 1
  • 139
  • 1
  • 13
  • 15