Ibn Sina
-
İbn Sînâ (980-1037) asıl adı Ebû Ali el-Hüseyn İbn ‘Abd-Allah İbn Sînâ olan, buna mukabil Ortaçağ Hıristiyan dünyasında Avicenna adıyla tanınan büyük İslam filozofudur. Uygarlık tarihinin en büyük mucizesinin peygamberlerin bir dinin şemsiyesi altında milyarlarca insanı toplaması, pek çok medeniyete derinden etki etmesi olduğunu bildiren araştırmacılar, Musa’nın, İsa’nın, Muhammed’in Musevilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet açısından yaptığının bir benzerini İbn Sînâ’nın İslam kültürü için yaptığını, onun İslam kültür ve uygarlığının zirvesinde merkezi bir rol oynadığını öne sürer. Gerçekten de İslam felsefecileri İslam düşünce tarihinde kelamdan felsefeye geçişi sağlayanın Kindî; bu felsefeyi terminoloji, yöntem ve problemler açısından sistemleştirenin Fârâbî; kendi dönemine kadar gelen bu zengin birikimi yeni baştan işleyerek büyük bir külliyat halinde değerlendirenin ise İbn Sînâ olduğunu öne sürerler. İbn Sînâ, sadece bir büyük filozof ya da feylesof olmakla kalmayıp, aynı zamanda güçlü bir âlim ya da bilgin olarak hem İslam dünyasında hem de Hıristiyan Batı’da büyük bir ün kazanmıştır.
İbn Sînâ felsefe ve özellikle metafizik alanında da çok güçlü izler bırakmıştır. Onun Ortaçağ düşüncesinin en geniş kapsamlı ve en derinlikli sistemlerinden birini ortaya koyan felsefesi, hiç kuşku yok ki Doğu’da felsefenin ulaşabildiği en yüksek noktayı veya düzeyi göstermek durumundadır. Aristoteles’e çok şey borçlu olmakla birlikte, özellikle epistemoloji ve metafiziğinde Yeni-Platoncu öğretileri benimsediği için hiçbir şekilde Aristotelesçi diye nitelenemeyecek olup, oldukça geniş kapsamlı bir sistem meydana getiren İbn Sînâ’nın, ilk büyük başarısı Aristoteles felsefesiyle Platonik felsefenin kusursuz bir sentezini oluşturmuş olmasıdır. Başka bir deyişle, hemen her İslam filozofunda olduğu gibi, İbn Sînâ felsefesinde de Yunan felsefesinden gelen etkiler kolaylıkla teşhis edilebilir. Buna göre, türüm öğretisinde Yeni-Platonculuktan, siyaset felsefesinde Platon’dan, psikolojide Galenos’tan, yine fizik ve metafizikte Aristoteles’ten, mantıkta da Stoacılardan etkilenen İbn Sînâ, ayrıca kelam veya İslam teolojisi ve felsefesinden de etkiler almıştır. O özellikle İslam teologlarının dünyadaki şeylerin olumsallığının doğasıyla ilgili görüşleriyle hesaplaşmış ve Fârâbî’den de ilahi özle varoluşun birliği görüşünü almıştır.
-
Tam adı Ebû Ali el-Hüseyin bin Abdullah bin Sînâ'dır. Kaynaklarda doğum tarihi konusunda küçük farklılıklar bulunmakla birlikte genel olarak 980 civarında Buhara yakınlarındaki Afşana'da doğduğu, 1037'de Hemedan'da öldüğü kabul edilir. Çok genç yaşta döneminin temel bilimlerini öğrenmiş; tıp, mantık ve felsefede ün kazanmıştır. İbn Sînâ, yalnızca bir hekim değil; felsefe, mantık, psikoloji, metafizik, astronomi ve doğa bilimleriyle ilgilenmiş, Orta Çağ'ın en etkili düşünürlerinden biridir. Batı dünyasında Avicenna adıyla tanınır. Özellikle tıp ve felsefe alanındaki eserleri hem İslam dünyasında hem de Avrupa'da yüzyıllarca etkili olmuştur.
Başlıca eserleri:
- El-Kânûn fi't-Tıbb (Tıbbın Kanunu)
İbn Sînâ'nın en ünlü tıp eseridir. Beş ana kitaptan oluşan kapsamlı bir tıp ansiklopedisidir. Genel tıp ilkeleri, hastalıkların nedenleri ve belirtileri, koruyucu hekimlik, ilaçlar, organlara özgü hastalıklar ve tedaviler gibi konuları sistematik biçimde ele alır. İkinci kitapta yüzlerce tıbbi madde incelenirken beşinci kitap bileşik ilaç reçetelerine ayrılmıştır.
Eserin önemi yalnızca İslam tıp tarihinde değildir. Latinceye çevrilen Canon, Avrupa üniversitelerinde yüzyıllarca tıp eğitiminde kullanılmıştır; Stanford Encyclopedia, Latince çevirisinin Avrupa'daki tıp eğitiminde 17. yüzyıla kadar temel bir rol oynadığını belirtmektedir.
- Kitâbü'ş-Şifâ (Şifa Kitabı)
Adı biraz yanıltıcıdır: Bu bir tıp kitabı değildir. Buradaki "şifa", insanın cehaletten/bilgisizlikten kurtulması anlamında düşünülebilir. İbn Sînâ'nın en büyük felsefi ve bilimsel çalışmalarından biridir.
Eserde mantık, doğa bilimleri, matematik ve metafizik sistematik biçimde ele alınır. Dolayısıyla günümüzdeki anlamıyla büyük bir bilim ve felsefe ansiklopedisine benzetilebilir.
-
Kitâbü'n-Necât (Kurtuluş Kitabı)
İbn Sînâ'nın felsefi sisteminin daha özlü biçimde sunulduğu çalışmalarındandır. Mantık, doğa felsefesi, psikoloji ve metafizik gibi alanları kapsar. Stanford Encyclopedia, Şifâ, Necât ve İşârât ve't-Tenbîhâtı İbn Sînâ'nın kapsamlı felsefi dünya görüşünü ortaya koyan başlıca eserleri arasında gösterir. -
El-İşârât ve't-Tenbîhât (İşaretler ve Tembihler)
İbn Sînâ'nın olgunluk döneminin en önemli felsefi eserlerinden biridir. Mantıkla başlayıp fizik, metafizik ve insanın rasyonel ruhuna ilişkin meseleleri ele alır. Daha yoğun ve zor bir üsluba sahip olduğu için sonraki yüzyıllarda üzerine çok sayıda şerh yazılmıştır. -
Hayy bin Yakzân
Daha sembolik ve alegorik nitelikte bir çalışmadır. İbn Sînâ burada özellikle insan ruhu, akıl ve bilgiye ulaşma gibi meseleleri edebî-felsefi bir anlatımla işler. Ayrıca Risâletü't-Tayr (Kuş Risalesi) gibi başka alegorik eserleri de bulunmaktadır.
- El-Kânûn fi't-Tıbb (Tıbbın Kanunu)
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş