İçeriğe atla
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Popüler
  • Dünya
  • Kategoriler
    • All Categories
    • Individual Categories
  • Gruplar
  • Kullanıcılar
Daralt
Marka Logo

efelsefe

Forum Kuralları Canlı Sohbet
  1. Ana Sayfa
  2. Felsefe
  3. Felsefe Okulu
  4. Etik
  5. Gottfried Wilhelm Leibniz Etik Anlayışı

Gottfried Wilhelm Leibniz Etik Anlayışı

Konu Zamanlandı Sabitlendi Kilitli Taşındı Etik
felsefeleibniz
1 İleti 1 Yayımlayıcılar 192 Bakış
  • En eskiden en yeniye
  • En yeniden en eskiye
  • En çok oylanan
Cevap
  • Yeni başlık oluşturarak cevapla
Cevaplamak için giriş yapın
Bu başlık silindi. Sadece başlık düzenleme yetkisi olan kullanıcılar görebilir.
  • tarihinde yazdı Son düzenleyen: phi
    #1
    phiP phi
    Çevrimdışı
    Konu 635
    Yorum 2290
    Reputasyon 751

    Leibniz’in etik anlayışı da tıpkı bilgi teorisi gibi, doğrudan doğruya metafiziğinden çıkar. Gerçekten de Leibniz metafizik sisteminde, monadın, tanım gereği, bağımsız ve kendi varlık alanında kendi ölçüleri içinde özerk olduğunu söyler. Fakat bir yandan da evreni meydana getiren monadlar çokluğunun, Tanrının önceden kurulmuş uyumu sayesinde, en yüksek yasa koyucusu veya yöneticisinin Tanrı olduğu bir tinler krallığı ya da şehri halinde düzen kazandığını veya örgütlendiğini öne sürer.Bilim ile dinin uzlaşmasını veya birliğini, Descartes’tan çok daha iyi bir biçimde tesis ettiğine ve fiziki alem ile ahlaki âlem, fail nedenin krallığı ile ereksel nedenin krallığı arasında yetkin bir ahenk yaratmış olduğuna inanan Leibniz, monadların ahlaki doğrultularını da açıklıkla ortaya koyar. Buna göre, onun sisteminde doğal çizgiler üzerinde şöyle ya da böyle yetkinlik doğrultusunda ilerleme kaydeden monadlar, aynı zamanda moral çizgiler üzerinde mutluluk yolunda ilerleme kaydederler. Onun sisteminde ilerlemenin anahtarı ise bilgidir. Leibniz’in sisteminde, bir monadın gerçek yetkinliği temsilin yetkin seçikliğinden oluşur. Bu yüzden, insan ruhu idelerinin seçikliği bakımından ilerlediği, gelişme kaydettiği ölçüde, bütün varlıkların, ama özellikle de ruhların birbiriyle bağlantısına ve bir bütün olarak evrendeki ahenge ilişkin olarak derinlemesine bir kavrayışa ulaşır. Leibniz’in entelektüalist etiğinde, böyle bir kavrayış, kişiyi başkalarını sevmeye, aynı Tanrı şehrinde kendi mutluluğu için olduğu kadar başkalarının mutluluğu için de çalışmaya yöneltir. Onda mutluluğun yolu, şu halde evrene ilişkin bilgi ve kavrayışın artışından, bilginin gelişmesi ve artması yoluyla da aşk ve sevginin artışından geçer. Bunu yapan ahlaklı insan, aynı moral cemaat içinde yaşadığı insanlara muhabbet beslemek ve onların mutluluğu için çalışmak suretiyle, sadece kendi mutluluğu için çalışmakla kalmaz, Tanrıya da hizmet etmiş olur. Onda iyilik ve mutlulukla dindarlık, böylece birleşmiş olur.

    Söz uçar, yazı kalır. ✌(◕‿-)✌

    1 Cevap Son cevap
    0

    Merhaba! Bu konuşmayla ilgileniyor gibisin, ancak henüz bir hesabın yok.

    Her ziyaretinde aynı gönderileri tekrar tekrar kaydırmaktan sıkıldın mı? Bir hesap oluşturduğunda, her zaman kaldığın yerden devam edebilir ve yeni yanıtlar geldiğinde e-posta veya anlık bildirim yoluyla haberdar olmayı seçebilirsin. Ayrıca gönderileri yer imlerine kaydedebilir ve diğer topluluk üyelerine desteğini göstermek için gönderileri beğenebilirsin.

    Senin katkınla bu gönderi daha da iyi olabilir 💗

    Kayıt Ol Giriş
    Cevap
    • Yeni başlık oluşturarak cevapla
    Cevaplamak için giriş yapın
    • En eskiden en yeniye
    • En yeniden en eskiye
    • En çok oylanan


    efelsefe.com Logo
    © 2021- efelsefe.com
    İzinler Kurallar
    • Giriş

    • Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

    • Aramak için giriş yapın veya kaydolun
    • İlk ileti
      Son ileti
    0
    • Anasayfa
    • Güncel
    • Popüler
    • Dünya
    • Kategoriler
      • All Categories
      • Individual Categories
    • Gruplar
    • Kullanıcılar