• Evolüsyon karşılığı olarak kullanılan biyolojik evrim, milyonlarca yıl önce cansız maddelerden tesadüfen tek hücrenin meydana geldiğini, bu tek hücreden de zaman içerisinde canlıların genetik yapı bakımından değişip başkalaşarak silsile hâlinde birbirinden meydana geldiğini savunan bir görüşün (teorinin veya hipotezin) adıdır.
    Bu görüş Darwin teorisi olarak da adlandırılır. On dokuzuncu yüzyılda Charles Darwin (ö. 1882) varlıkların ortaya çıkışıyla alakalı evrim görüşünü iki maddede toplamıştır.
    1-Hayat bir mücadeledir,
    2. Tabiat zayıfları eler. Güçlüler hayatta kalır.
    Tür; “birbiriyle çiftleşebilen ve çiftleştiklerinde fertil yani üreyebilir yavrular meydana getiren canlılar topluluğuna” denir. Canlıların sınıflandırılmasında temel değişmez grup türdür (Species). Türün üzerinde cins, familya, takım, sınıf, bölüm ve âlem diye sıralanan üst gruplar vardır. Türün altında ise hayvanlarda ırk, bitkilerde ise varyete adı verilen tür içi gruplar vardır. Mesela, kedi bir türdür. Bunun Van kedisi, siyam kedisi, tekir gibi tür içi ırkları vardır. Kedi türü içinde çeşitlenmeler olabilir. Ancak kedinin başka yeni bir türe dönüştüğü görülmemiştir ve ilmen ve teknik olarak da mümkün değildir. Elma bir türdür. Bunun tür içi alt varyeteleri vardır. Elma türünün de genetik olarak değişip başka bir türü meydana getirmesi, Yaratıcımızın koyduğu mevcut üreme kanunlarına göre mümkün değildir. Bu iki örneği bütün canlı türlerine teşmil edebiliriz.

    Biyolojik evrim görüşü savunanların bir kısmı olayı tamamen tesadüflerle izah eder. Bir Yaratıcı olmaksızın kendiliğinden canlıların evrimleştiğini, mesela, balıklardan kurbağalara, giderek maymunlara ve onlardan da insana giden silsile hâlinde bir değişim ve dönüşümün oluştuğunu iddia ederler. Oysa tesadüflerle değil bir canlı organizmanın, bir proteinin bile meydana gelme ihtimali ne biyolojik ne de matematik olarak mümkün değildir.

    Bazıları da, türler arası evrimin bir Yaratıcı’nın yönlendirmesiyle meydana gelmesinin mümkün olduğunu nazara verirler. Dine göre Yüce Yaratan her şeye kadirdir. Söz gelimi balıktan kurbağayı maymundan da insanı yaratması onun için mümkündür. Ancak bir varlığın mümkün olması ayrı, o mümkünün vaki olması, yani meydana getirilmesi ayrı şeydir. O mümkünün vaki olduğuna ait deliller gerekir. Mesela şu an Karadeniz’in yere batması zatında mümkündür. Ancak o ihtimalle Karadeniz’in yere battığına hükmedilmez. Onun battığına ait deliller olmalıdır.

    Darwin görüşüne yirminci yüzyılda Mutasyon konusu da eklenerek Neo Darwinizm (Yeni Darwinizim) adı altında yeniden düzenlenmiştir. Fakat mutasyonlar da varlıkların evrimleşerek yeni canlıları hâsıl ettiği görüşünü desteklememektedir. Çünkü mutasyonlar milyonda bir meydana gelen bir değişikliktir. O da genelde öldürücü olmakta veya organizmanın yapısını bozmaktadır.

    Canlı varlıklarda görülen değişiklikler tür içinde kalmakta, her canlının genetik yapısı kendine has özellikleri taşımakta ve farklı bir canlının teşekkülüne imkân vermemektedir.
    Biyolojinin paleontoloji, genetik, moleküler biyoloji ve biyokimya gibi çeşitli dallarına ait bilimsel veriler türler arası bir evrimin meydana geldiği iddiasını desteklememektedir.

    Türlerin var edilişi tarih içerisinde binlerce hatta milyonlarca yıl önce jeolojik zamanlarda meydana geldiği için bugün laboratuvarda tekrar edilemeyen olaylar olduğundan bu hususta ilk başvuracağımız kaynak, fosilleri inceleyen paleontoloji bilimidir.

    Eğer iddia edildiği gibi evrimle canlılar silsile hâlinde birbirinden meydana gelmiş ise o zaman her iki türün ortak özelliklerini taşıyan binlerce ara formların olması gerekecektir. Bugüne kadar binlerce fosil incelenmesine rağmen ara form olduğu iddia edilen birkaç fosilden başka bir bulgu elde edilememiştir. Bunların da farklı fosillerin sahte bir montajı olduğu sonradan anlaşılmıştır.

    Yaratılışcı tür içi değişim görüşüne göre; her canlı türü ilk başta yaratıcı tarafından erkek ve dişi bir çift hâlinde yaratılmıştır. Sonra bu çiftler yine Yüce Allah’ın koymuş olduğu üreme kanunlarına göre çoğalarak yeryüzüne yayılmışlardır. Türler yeni türlere dönüşmezler. İlk yaratılışlarından sonra zaman içinde tür içi varyasyonlar (ırk, varyete oluşumu gibi) meydana gelmiştir ve gelmektedir. Ancak sonradan meydana gelen bu küçük çaplı değişiklikler ilk yaratılan erkek ve dişinin genetik potansiyelinin müsaadesi nispetinde olup yeni türleri vermez. Başka bir deyimle, canlılarda zamanla meydana gelen değişimler o türün gen havuzu içerisinde olabilir. Yoksa değişim bir türden başka bir türün oluşumunu sağlayacak düzeyde değildir.

    Bilim insanlarınca “eşeyli hibridizasyon, somatik hibridizasyon, gen transferi ve mutasyona uğratma”gibi metotlarla yapılan ıslah çalışmalarıyla yeni ırklar, varyeteler, varyantlar veya mutantlar elde edilmekle birlikte bunlar tür içi varyasyonlardır. Bütün bu çalışmalar gösteriyor ki bir türden bir başkasının meydana gelmesi şeklinde bir evrimleşme söz konusu değildir. Tür içi varyasyonlar ise ister tabiatta olsun isterse laboratuvarda insan eliyle olsun, türlerin evrimi değildir. Sadece tür içi değişmelerdir.

    Sonuç olarak; Evrim konusundaki tartışma, değişimin türler arasında olup olmadığı hususundadır. Üreme kanunlarına göre, türler genetiği değişerek başka yeni türlere dönüştürülmezler. Ancak tür içi gruplarda değişim olabilir. Yani yeni ırklar ve varyeteler meydana gelebilir ve gelmektedir. Her ne kadar evrimciler buna mikroevrim deseler de; bu bir evrim değildir. Bunun biyolojideki adı varyasyondur. Varyasyon bir kanundur, gözlenebilir ve denenebilir. Oysa evrim; varlığı ispatlanmış bilimsel bir gerçeklik olmayıp, bazılarına göre bir teori, bazılarına göre de bir hipotez yani varsayımdır
    Adem Tatlı

    Bu yazi tubitak sitesinden alinmistir!


  • Bir Zamanlar Askerdik filmi gibi!

    Bir zamanlar çağdaş ilerici aydındık sonra yobaz gericilerce ele geçirildik.


  • @DemoKratos maalesef o kadar uzuluyorum ki anlatamam.


  • Evrim, varlığı kanıtlanmış bir gerçeklik, bilimsel bir bilgidir. Adını anımsamadım ancak bir bilim insanı dile kolay beş bin tüpü 15 yıl ve hergün tüm tüplerdeki sıvıları özel koşullarından bir diğerine aktarmak suretiyle evrim geçiren canlıların varlığını deneysel ortamda kanıtlamıştır. Bu sadece küçük bir örnek...



  • @phi, içinde söyledi: Bu Bir Evrim Makalesi'dir

    @DemoKratos maalesef o kadar uzuluyorum ki anlatamam.

    Benim kadar üzülüyor musundur acaba? Ben çocukken Doğan Kardeş dergisi ile büyüdüm. Liseye başlayınca Bilim ve Teknik dergisine geçtim. Tüm sayılarını biriktirdim, hâla duruyorlar. Bilim ve Teknik benim kişiliğim, benliğim, kimliğim, özüm, fikrim ve hayatımın amacı oldu.

    Fakat yobazlar kimliğimi çaldılar. Öyle çaldılar ki Tübitak uydurma sahte Ergenekon düzmece belgelerine gerçektirler raporu verecek kadar pespaye bir yobaz işgalindeki yer haline getirildi. Utanç, yüz karası ve hayatımın en büyük travması. İçim kan ağlayarak kimliğimden, benliğimden koptum, Bilim ve Teknik almayı bırakmak zorunda kaldım.

    Hayatımdaki bu en büyük travmayı hâlen atlatmış değilim. Bana nefreti öğrettiler. Ben hayatımda nefret nedir, nasıl edilir hiç bilmiyordum. Öğrendim.


Benzer Konular

  • 2
  • 4
  • 2
  • 4
  • 1