Omega 3 saldırganlığı azaltıyormuş. 
- Amaç ve Hipotez
Oxford Üniversitesi'nden Dr. Bernard Gesch ve ekibi, hapishanelerdeki kötü ve yetersiz beslenmenin antisasyal davranışları, agresifliği ve şiddet eğilimini tetikleyip tetiklemediğini test etmek istemiştir. Temel hipotez; mahkumların beslenme düzenine omega-3 (esansiyel yağ asitleri), vitamin ve mineraller eklendiğinde beyin fonksiyonlarının düzeleceği ve buna bağlı olarak suç/disiplin suçu oranlarının azalacağı yönündeydi.
- Yöntem ve Katılımcılar
• Katılımcılar: İngiltere'deki yüksek güvenlikli Aylesbury Hapishanesi'nde kalan, yaşları 18 ila 21 arasında değişen 231 genç yetişkin erkek mahkum gönüllü olarak katıldı.
• Tasarım: Altın standart kabul edilen rastgele çift-kör, plasebo kontrollü deney tasarımı kullanıldı. Ne mahkumlar ne de gardiyanlar kimin gerçek takviyeyi, kimin boş hapı (plasebo) aldığını bilmiyordu.
• Uygulama: Deney 16 hafta (yaklaşık 4 ay) sürdü. Aktif gruptaki mahkumlara her gün devletin önerdiği günlük besin değerlerini karşılayacak miktarda vitamin, mineral ve omega-3/omega-6 içeren kapsüller verildi.
- Önemli Bulgular ve Sonuçlar
• Disiplin Suçlarında Ciddi Düşüş: Gerçek omega-3 ve vitamin takviyesi alan mahkumların işlediği toplam disiplin suçları, plasebo (boş hap) alan gruba kıyasla %26,3 oranında azaldı.
• Şiddet İçeren Suçlarda Büyük Azalma: Takviyeleri düzenli olarak en az 2 hafta boyunca kullanan mahkumlar analiz edildiğinde, şiddet içeren ve ciddi antisasyal davranışlarda %35,1'lik çarpıcı bir düşüş kaydedildi.
• Plasebo Grubunda Değişim Yok: Boş hap alan plasebo grubunun davranışlarında ve işledikleri disiplin suçlarında hiçbir olumlu değişim veya azalma gözlenmedi.
- Deneyin Önemi ve Yorumu
British Journal of Psychiatry dergisinde yayımlanan bu çalışma, beslenme ile suç oranları arasındaki doğrudan biyolojik bağı kanıtlayan ilk büyük araştırmadır. Omega-3'ün beyin hücre zarlarını koruyarak dürtü kontrolünü artırdığı ve "öfke fitilini uzattığı" sonucuna varılmıştır. Bu deney daha sonra Hollanda ve Avustralya'daki hapishanelerde de tekrarlanmış ve benzer şekilde şiddet olaylarını yaklaşık üçte bir oranında azalttığı doğrulanmıştır.