İçeriğe atla

Tartışma

1.2k Konu 16.3k İleti

Alt kategoriler


  • Herkesin bir kürsüsü olmalı.

    408 7k
    408 Konu
    7k İleti
    nejdet evrenN
    ÇERÇEVENİN ÇERÇEVESİ-4 IV. Sonuç Olarak; Çerçeve Yasa olarak tanımlanan yasa Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 467 Evet oyu ile kabul edilmiş bulunmaktadır. Ve 7595 Sayılı Yasa olarak 18.08.2026 gün ve 33344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir çoğunlukla kabul edilmesi hem anlamlı hem de çok değerlidir. Zira temsili demokrasilerde parlamenterler seçmenlerini/yurttaşları temsil ederler. Bu düzeydeki kabul oyu aslında yurttaşların büyük bir çoğunluğunun iradesinin parlamentoya yansıması olarak okunabilir. Gencecik insanların ölümünü durduran her girişim, geride gözü-yaşlı yakınlarını bırakmayan her hayatta kalış ve bunun ekonomik boyutu düşünüldüğünde demokrasinin inşası için cesurca atılmış önemli bir adım olarak görmek gerekir. Klasik Yunanca’da “demos/halk” ve “kratos/otorite” sözcüklerinin birleşimi ile ve haklın kendi kendisini yönetmesini ifade eden demokrasi Yunan Şehir-Devletlerinde doğrudan demokrasiye yakın bir şekilde uygulanmaya başlanmış – ki, Atina Demokrasisi olarak adlandırılmaktadır – dah sonralarda Fransız İhtilali ile birlikte güçler ayrılığına dayalı temsili demokrasilere evrilmiştir. Demokrasinin sadece seçimlere bağlı yönetme, yönetilme biçimi olarak daraltılması içinin boşaltılmasından başka bir anlam ifade etmeyecektir. Yurttaşları eşit olmayan, hak ve özgürlüklerden yoksun bir topluluk, ülke her neyse demokrasi ile yönetilebilinir mi? Uzunca yıllar içinde 1215 tarihli kralın yetkilerini kısıtlayan Magna Carta, 1789 Fransız İhtilali’nde eşitlik, kardeşlik ve özgürlük şiarları ile biçimlenen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, 1948 yılında imzalanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 1950 yılında imzalanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tüm bunlar Cumhuriyet ve Demokrasinin ayrılmaz unsurları olarak hak ve özgülükten, eşit yurttaşlıktan bağsız bir cumhuriyet ve demokrasi olamayacağını gösteren evrensel normlar olarak yerli yerinde durmaktadırlar. Bu nedenledir ki demokratik toplumlarda seçilmişler her-zaman inisiyatif alan kişiler durumundadırlar. 7595 Sayılı Kanun ” Takip, Koordinasyon ve Uygulama” başlığını taşıyan 7. Maddesinde yasanın takip, koordinasyon ve uygulanmasını yine aynı maddede tanımladığı Kurul’u görevlendirerek yetkili kılmıştır. Kurul’un yapısı incelendiğinde seçilmişler değil hepsinin atanmış kişilerden oluştuğu görülmektedir. Ayrıca Kurul’un görevlendireceği ve kuracağı alt komisyonlar da doğal olarak atanmış kişilerden oluşacak demektir. Yasa 7. Maddesinde ayrıca “..Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu ...” kurulmasına karar vermiş ve Meclis İzleme Komisyonunu sadece izleme ile tavsiyede bulunma yetkisi ile donatmıştır. .Hal böyle olunca yukarıda açıklanan demokratik bir yöntem izlenmediği, yasanın demokratik sayılmayan bir yöntemle yasanın uygulanmasını sağlamaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Süreç içerisinde Kurul’daki atanmışların her an değiştirilmesi de mümkün olabilecektir. Yasa 10/2 Maddesinde “ Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz.” hükmüne yer vermiştir. Giriş bölümünde açıklandığı üzere normatif düzenlemeler emredici hükümler içerirler; yap ya da yapma derler...Yasanın yap dediğini yapmak ya da yapma dediğini yapmamak suç sayılmaz; tam tersine yap dediğini yapmamak ya da yapma dediğini yapmak suç sayılır ve bunun da bir yaptırımı vardır. Dolayısı ile yasanın açık hükümle emredici normlarının uygulanması sırasında uygulayıcıları sorumsuz tutması yasanın amacına, özüne ve ruhuna aykırıdır; mesela koşulları oluştuğu halde erteleme kararı vermeyen yargıç bu yasa kapsamında hüküm tesis ettiğinden dolayı yasaya açıkça aykırı karar vermiş olsa bile sorumlu olmayacaktır; bu durum karşılıklı güven ortamını zedelemektedir. Tüm bunlar ve önceki yazılarda açıklananlar ışığında yasanın içinde var olan açıkları, Anayasa ile olan uyumsuzlukları, iç çelişkileri dikkate alındığında aceleyle kaleme alındığı, sözcüklerin özenle seçilmedikleri ve evrensel kabul gören hukuk ilkelerini göz-ardı ettiğini göstermektedir. Oysa ki çerçeve yasanın hazırlanmasında daha çok özen gösterilmesi gerekirdi. Ayrıca; I. Anayasa’nın 90/5 Maddesi “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. “ hükmüne yer vermiştir. Yukarıda sayılan çok uluslu sözleşmeler usulüne uygun kabul edilmiş ve iç hukukta yasa düzeyinde hüküm ifade ederlerken AİHM ve AYM kararlarının uygulanmaması; II. İHD gözlem raporlarına göre 1989-1998 yıllarında 1754, 1999-2010 yıllarında 1964 ve toplamda 3718 faili meçhul siyasi cinayetin, kimi kaynaklara göre ise 17.000 faili meçhul cinayetin çok-çok uzun yıllar geçmiş olmasına karşın aydınlatılmamış olması, yine İHD raporlarında belirtilen azımsanmayacak sayıda işkence, kötü muamele, Anayasa’da güvence altına alınan hak ve özgürlüklere yapılan haksız müdahaleler ve Cumartesi Anneleri olarak bilinen çocuklarının akıbetlerinin ortaya çıkarılmasına dair insancıl taleplerine karşın 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten haklarında davalar açılması; III. 2016 yılında “Bu suça ortak olmayacağım” diye barış sürecinin işletilmesinden yana imza atan ve Barış Akademisyenleri olarak bilinen 2212 akademisyenin meslekten KHK ile ihracı ve 2019 yılında AYM’nin bu sözleri ifade özgürlüğü olarak değerlendirip suç sayılamayacağına dair hükmüne rağmen barış akademisyenlerin göreve iade edilmemeleri ve çeşitli soruşturma ve kovuşturma altında bulunmaları; IV. Bianet’in verilerine göre 2024 yılında 756, 2025 yılında 598, 2026 yılında 170 toplamda 1524 kadın cinayetinin bir şekilde önlenememesi; V. TÜİK verilerine göre 2023 yılı gelir dağılımında ilk %20 lik dilimin % 1.8 oranında artış ile ülkesel gelirin % 49,8 ini, son % 20 lik dilimin % 0,1 gerileyerek % 5,9 nu aldığı ve kesimler arasındaki ekonomik farkın uçurumsal boyutlarda olduğu; VI. Ekolojik kırım, gübre ve yakıt fiyatlarındaki artışla köylünün toprağına yabancılaşarak proleterleşmesi, enflasyondaki artış ile orta gelirli ve küçük esnafın durumu, üniversite öğrencilerinin karşı karşıya oldukları sorunlar, istihdam/işsizlik, emeklilerin içler acısı durumu, ilkokul çocuklarının yaşadığı yetersiz beslenme; bunların hepsi yasanın başlığında yer alan “ dayanışma” ve “ Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kapsamında olan olgular ve realitedirler. Dolayısı ile çerçeve yasasının bunları da içine alacak çerçevenin çerçevesi olması gerekmez miydi? Demokratik bir yöntem izlenecek ise; çerçeve yasasının çerçevenin çerçevesi derinliğini oluşturup Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulacak adı ne olursa olsun bir çok komisyon aracılığını, yetkisini tanımlayıp, yapacağı çalışmaların usul ve şeklini, süresini belirleyerek komisyonlarca yapılacak önerilerin Meclis gündemine ivedilikle alınıp yasalaştırılması yöntemi seçilmeliydi. Tüm müphemliğine, noksanlıklarına, çelişkilerine rağmen yasanın demokratik toplumun inşasında ilk adım olması umudunu saklı-sıcak tutmak gerekir. Ağustos 2026/Akarca
  • 144 Konu
    2k İleti
    A
    Cover - 90'lar )
  • 85 Konu
    2k İleti
    efesE
    @phi hocam hoşbulduk
  • Cennet Vatan Yalanı

    cennet vatan cennet ülkem cennet türkiyede cennet anadolu
    4
    3 Oy
    4 İleti
    226 Bakış
    H
    Akşener' de saraya çıkmış. Böylesi bir ülke emekçiye, emekliye cehennem.Ülke siyasilere- bürokrat yolsuzlarına(mafyaya), büyük ölçekli kriminallere, çetelere cennet bir yer.
  • Doğum gününü bahane edip sevmedikleri genci kör eden liseli zorbalar

    cinayet haber
    2
    0 Oy
    2 İleti
    134 Bakış
    S
    Bu korkunç cinayet gibi zorbalığı medyaya "dogum gunu sakası" olarak duyurdular. Ortada cinayetten farksız bir zorbalık var. Doğum gunu sakası yaptık kör olacağından haberimiz yoktu deyip cezadan kurtulmak istiyorlar. Bu zorbalığı yapan primatların normalde bacaklarına taş bağlanıp boğazın sularına atılmaları lazım. En fazla 2-3 sene yatıp çıkacaklar.
  • Türkiye'de Herşey Ticarete Adanıyor

    eğitim çöktü
    1
    0 Oy
    1 İleti
    110 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Sarayın Günlük Maliyeti 2024

    kentsel dönüşüm sarayın günlük masrafı
    6
    0 Oy
    6 İleti
    248 Bakış
    H
    @kereste, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in temsil ettiği "Velayet-i Fakih makamına ve İslami değerlere bağlılıklarında kusur bulunan" kişilerin adaylıkları reddediliyor. Yasakcılar veto yemiyormuş. Biraz daha ılımlı olsa gerek bu Ahmedinejo... Yılmaz Özdil İran' ı anlattığını sanıyor iyi mi. Bildiğin İslam(iran) yani...
  • Çöken Binalar İHA SİHA TOGG Yerli Uçak

    çöken binalar
    4
    0 Oy
    4 İleti
    205 Bakış
    H
    https://www.milliyet.com.tr/gundem/live-istanbulda-bina-coktu-cok-sayida-ekip-sevk-edildi-7136072 Abov, düşünsenize bu işlek caddede yürüyorsunuz, arabanızla geçiyorsunuz ve güm diri diri gömülüyorsunuz. Bu binaların çökmesi meselesini çözse çözse yabancıların ölüleri çözer. Nasıl yani? Bi turistik sezonda yabancılar depreme denk gelse ve binlerce Alman, Amerikalı v.b. 1. sınıf AB ülkesi vatandaşı da diri diri gömülse. Bu yerli ve milli inşaa terörü meselemizi çözümlerler. Bi güzel- tertemiz trilyon dolarlık tazminat ödetirler. Üstüne bir de devletin başından aşağı bir güzel cinayetten yargılarlar. Ortada o zaman sorun morun kalmaz...
  • Arabistan Yemen'de Yıllardır Soykırım Yapıyor

    yemen soykırımı arabistan katliamı
    3
    0 Oy
    3 İleti
    153 Bakış
    ?
    Yandaş TRT de bugün haber çıktı. ABD ve İngiltere Yemene saldırdı diye. Yahu Arabistan yıllardır saldırıyor onları niye haber yapmıyorsunuz? Yemenin Amerika ve İngiltere ticaret gemilerine saldırdığını söylemiyor ama.
  • ABD'de Pakistanlı Bir Müslüman Terör Estirdi

    din savaşları din terörü
    3
    0 Oy
    3 İleti
    158 Bakış
    K
    Mülteciler başka ülkelere sığındıklarında kültürlerini ve dinlerini bırakmıyorlar. Daha rahat bir şekilde inançlarını icra edecekleri olanaklara kavuşuyorlar. Dar-ül Harb diye bir emir var. Yaptıkları şey bu. Anlamak istemeyenlere tercümesi şu: Din Allah´ın oluncaya kadar savaşın.
  • Müslümanlar Neden Batıyı Suçluyor?

    filistin türkiye israil
    4
    0 Oy
    4 İleti
    296 Bakış
    ?
    İçinde bulunduğun durumu sorgulamazsan hep başkalarını suçlarsın müslümanlar gibi. İslam'da sorgulamak yasak olunca geriye bir tek suçlamak kalıyor.
  • Pakistan'da ki Sokak Tecavüzleri

    pakistan bacha bazi sokakta tecavüz
    53
    0 Oy
    53 İleti
    3k Bakış
    K
    @Sputnik Fazla bir farkı yok, çünkü %17´lik oranla Pakistan´nın hemen arkasından geliyor Hindistan. Yukarıdaki istatistik dinle beslenen toplumların çöplükten kurtulmalarının çok zor olduğunu haykırıyor adeta.
  • Kara Salı Günü

    kara salı günü nedir kara cuma günü nedir kara cuma
    1
    0 Oy
    1 İleti
    102 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Araptapar Türkler

    araptapar
    12
    0 Oy
    12 İleti
    623 Bakış
    ?
    Türkiye için askerlik yapmaktan kaçan bu siyasal islamcılar filistin konusunda muhalefeti duyarsız kalmakla suçluyor. Muhalefet ise suçlu gibi susuyor lafı gediğine koyup bunlara tıkacı takmıyor. Yıllardır Türkiye gençlerini baskı şiddet ve tehdit ile tepkisizleştiren siyasal islamcının zavallılığını seyrettim resmen. Filistin konusunda sessiz kalındığından yakınıyordu. Hatta kendisi hariç herkesi suçluyordu o çürük raporuyla...
  • Cehennem yoktur ve saçmalıktır

    cehennem
    2
    0 Oy
    2 İleti
    184 Bakış
    K
    Tanrılar bir yandan cehennem diye sayıklarken, daha doğrusu korkutmaya çalışırken, diğer yandan orayı beklemeden soykırım/katliyam (nam-ı diğer helâk) yapmaları evlere şenlik bir durum zaten. Aklı başınde ve cesareti olan birisi böyle akla ziyan durumlara gülüp geçer.
  • Filistin'e Giden İngiliz Doktorlar

    filistin gazze
    5
    0 Oy
    5 İleti
    253 Bakış
    K
    Kimin nasıl öleceğinin kapı gibi garantili makbuzu var. Aydın dindarlar bunu billir. Adına Levh-i Mahfûz diyorlar, da, bizim umrumuzda değil elbette. Amacımız cahil dindarları aydınlatmak.
  • Çocukları Seviyorsanız Savaşmayın O Zaman

    filistin çocuklar ölmesin i̇srail
    13
    0 Oy
    13 İleti
    656 Bakış
    ?
    @Efruhte yapma yav, sizin dininiz kâfirler derken kimleri kastediyor. İsim isim veriyor mu? Genel olarak alayına küfür ediyor , müsliman değilsen işte sana hangi gözle bakıyorlar aşağıdaki video bunun en basit örneğidir. İslam faşizmdir. https://m.
  • Filistin Mücahidi Yaser Arafatın Kızı Zehra Arafat

    yaser arafatın kızı kadın mücahitler
    6
    1 Oy
    6 İleti
    3k Bakış
    ?
    İslamcıların hiç sesinin çıkmadığı bir gerçektir. Yaser Arafat eski Filistin Cumhurbaşkanı , toplanan yardımları Avrupa kasalarında stoklayıp yedi sülalesini lüks içinde yaşatan kişinin adıdır. Aynı şekilde Eski MHP genel başkanı Alpaslan Türkeşin de Avrupa kasalarındaki mal varlığı yüzünden ölümünden sonra aile için kavga çıkmıştı. Alpaslan Türkeşin gerçek adı Hüseyin Feyzullahtır. Arap kimliğini gizlemek adına böyle sahte isim kullanmıştır. İşte islamcılar ona buna çamur atmak yerine kendinize niye bakmıyorsunıuz. Ben cevap vereyim ; çünkü kendileri de aynı şekilde besleniyorlar. Ayrıca bu yaser Arafat denen Filistin Cumhurbaşkanı Kıbrıs Türklerini tanımadığını söylemiştir. Ayrıca bu adam yine Ermenilerin Azerbaycan Türklerine yaptığı soykırımı desteklemiştir. İslamcı müptezellerin hiç sesi çıkmaz bunlara. Ekmek tekneleri bozulur sonra. Para kaynakları kesilir biter aç kalırlar mazallah.
  • Filistin KKTC'yi Tanımıyor

    ermeni azerbaycanda soykırım filistin ihaneti
    1
    0 Oy
    1 İleti
    83 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Bilim düşmanlarıyla konuşma yöntemleri

    doğma bilim inanç
    5
    0 Oy
    5 İleti
    307 Bakış
    K
    Bilim ve evrim düşmanlarına her bir canlının tek tek nasıl yaratıldığını, onlara nasıl üflendiğini sormak lazım. Yaratmak fiilinden başka hiçbir şey bilmiyorlar, çünkü harbiden bilmiyorlar. Hatta bilmek dahi istemiyorlar, çünkü sonu dinsizliğe çıkıyor. Bu nedenle kafalarına göre bir yaratılış masalı uyduruyorlar.
  • Uluslararası Ceza Mahkemesin kararı

    israil filistin
    5
    0 Oy
    5 İleti
    315 Bakış
    ?
    Dünya devletlerinin Filistin İsrail arasındaki ırkçı ve dinci savaşta taraf olmaya zorlanması da ortadoğu zorbalığının ayrı bir yansımasıdır. İki puşt kavgaya tutuştu diye biz ayırmak zorunda değiliz. Taraf tutmak zorunda da değiliz. Olsa olsa bahis açarız. Amerika ve İngiltere'nin yaptığı da zaten bu. Bahis açmak. Taki bunların puştlukları diğer ülkelere zarar verirse o zaman ikisinin de defterini dürerler.
  • AKP Etki Ajanlığı Diye Bir Ceza Getirmeyi Hedefliyor

    etki ajanlığı nedir
    1
    0 Oy
    1 İleti
    120 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Terör Nedir Terörizm ne Demektir

    terör nedir
    2
    0 Oy
    2 İleti
    150 Bakış
    K
    https://efelsefe.com/topic/1666/terörist-kimdir-kimlerdir?_=1715287339493