İçeriğe atla
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Popüler
  • Dünya
  • Kategoriler
    • All Categories
    • Individual Categories
  • Gruplar
  • Kullanıcılar
Daralt
Marka Logo

efelsefe

  • Kurallar
    • Light
    • Cloudy
    • Dim
    • Dark

Onaylı Üyeler

Özel

Uzun suredir aramizda olan uyelerimiz icin

İleti


  • Uyuz Oldum
    nejdet evrenN nejdet evren

    İlaçlar, losyon ve hijyen üçlüsü bir süre sonra etkisini göstermiş ve kaşıntılar azalmaya başlamıştı. Kaşıntı ve şişkinlikler tümden geçmedikleri için izolasyon sürecini devam ettirmişti. Havaların ısınmasıyla şikayetleri ciddi ölçeklerde azalmış ve normal yaşantısına dönmeye başlamıştı. Birkaç ay geçmeden kaşıntılar yeniden artmış ve tüm vücudunu sarmaya başlamıştı. Cilt uzmanı bir dermatoloji uzmanına görünmesi gerektiğine karar vermişti. Teşhisi ilk koyan doktorunun da görüşünü almış ve “aynı doktorda ısrarcı olmak iyidir” sözünü kulak arkasına saklamıştı. Yaklaşık 8-10 ay geçmişti ve tüm zamanlarda uyuz losyonunu ihmal etmeden kullanmayı sürdürmüştü. Randevu günü geldiğinde dermatoloji uzmanı .....’nın odasına girmiş ve şikayetini özetleyerek anlatmıştı. Gözle muayene edilmiş ve mavi ışık tutulmuştu. Kan tahlilinden sonra ekzema tanımı konulmuştu. İnsan ekzema olduğunu hiç sevinir mi? O sevinmişti; uyuz değildi artık ve kimseye bulaştırma riskini artık taşımıyordu; sevinci buna dairdi...Babasının aynı hastalıktan çektiği acılar gözünde canlanmış ve dermatoloji uzmanının dediği gibi kalıtsal bir hastalığı taşıyor olmanın gururuyla ilaçlarını alıp tedaviye başlamıştı. Babasından biliyordu, ilaçlarla bu hastalık bir süreliğine sönümlenir ve daha sonra nüksederdi; varsın olsun, razıydı...Yaklaşık üç ay bu ilaçları kullanmış çok az gerileme olsa da kaşıntı ve şişkinlikler bir türlü geçmemişti. Aynı doktorda ısrarcı olma kararındaydı ve yine randevu alarak muayeneye gitmişti. Bu kez yine gözle yapılan muayene sonunda kurdeşen tanımı konularak ilaç yazılmıştı. Doğal olarak bu süreler içerisinde internet üzerinden bir çok araştırma yapmış ve kafası oldukça karışmıştı. Her yerde tanımlanmayan bir kirlilik akıyordu. Kaşıntılarla bir yıl geride kalmış ve bu kez kurdeşen ilaçlarıyla çare aramaya koyulmuştu. Birkaç ayı bu ilaçları kullanmış ve fakat yine sonuç alamayınca aynı doktorda ısrarcı olmak düşüncesiyle yine aynı doktora görünmüştü. Bu kez mantar tanımı konulacaktı. Uyuzla başlayıp ekzema ile devam eden ve kurdeşenden mantara uzanan bir deri hastalıkları silsilesinden geçip durmaktaydı. Çaresiz ve hiç umut beslemeden bu kez mantar ilaçlarını almış ve tedaviye kaldığı yerden devam etmeye başlamıştı. Aradan bir buçuk yıl geçmiş ve tanı, tedavi süreçlerinden olumlu bir sonuç alamamıştı. Mantar ilaçlarını da düzenli olarak kullanmış ve bir ay sonra aynı şikayetlerle aynı doktora gitmişti. Bu kez ekzema ve mantarın birlikte olduğu tanısı konulmuş ve yine ilaç yazılmıştı. İlaçları bu kez almadı. Uyuz olmuştu gerçekten, yaşatılan bu sürece deyimin tam anlamıyla uyuz olmuştu. Umutsuz ve karamsar bir şekilde evine gelmiş ve kara kara düşünmeye başlamıştı. Sosyal paylaşımlardan birkaç dermatoloji uzmanının isimlerinin öne çıktığından haberdardı. Alerji nedir bilmediği halde alerji testine de girmeyi kafasına koymuştu. Ancak önce ismi öne çıkan dermatoloji uzmanlarından birine görünmek ve daha sonra alerji testine gitmek konusunda bir karara varmıştı. Hastalığın başladığı zaman üzerinden neredeyse iki yıla yakın bir zaman geride kalmıştı.

    Tarih & Edebiyat uyuz ekzema kurdeşen mantar

  • 20. yüzyılda devrimler neden oldu?
    nejdet evrenN nejdet evren

    Marx, Feuerbach eleştirisinde önemli bir noktaya temas etmektedir; şöyle ki, filozofa bir görev yüklemekte ve onun dünyayı sadece anlamaya çalışan biri olarak değil ayrıca değiştirmekle görevli olduğuna temas eder. İnsanın kültürel varlığı dünyayı zaten sürekli değiştirmekten ibaret değil midir? Kast ettiğinin bu olmadığı açıktır; o, insanlığın yaşam biçiminin değiştirilebileceğinden söz etmektedir. Tarihi sınıfsal olarak yorumlayıp geleceği yine sınıfların konumlandırılması ve direnişine göre biçimlendirmesi de bu şekilde anlaşılmalıdır. Klasik teori son yüz yıldaki hiç bir devrim ile örtüşmez.. (Paris Komünü pre kapitalist bir ortamda ortaya çıkmış bir durum olarak değerlendirilmelidir.) Buna rağmen dünya üzerindeki tesirleri bakımından uygarlık tarihinde eşi görülmemiş bir etkiye sahip olduklarını kimse inkar edemez. Marksizmin bilimsel felsefesi durağanlaştırıldığında kendi içine çöken bir sisteme dönüşmesi, reel sosyalizm denilen sapmaya uğraması kaçınılmazdır. Hal böyle olunca diyalektik tarihi materyalizmi ezberden öte yeni olgulara uyarlayarak ileriyi görmek, çözümleyip toplumları dönüştürmek gereklmektedir.

    Tartışma 20. yüzyıl devrimleri işçi-sınıfının duruşu kapitalizmin duruşu

  • Hey sen hosgeldin!
    phiP phi

    @yapma-kafa aramiza hos geldin sen 🙂

    Eğlence & Oyun

  • Uyuz Oldum
    nejdet evrenN nejdet evren

    Yarım yüz yılı aşkın hayatında bir çok hastalık duymuş, bir kısmını geçirmişti ve fakat uyuz denilen hastalığı sadece “uyuz oldum” şeklindeki bir söz ile biliyordu. Demek ki en azından yarım yüz yıldır uyuz denilen güncel bir hastalık kol gezmiyormuş...Bir sabah alnında nokta şeklinde bir kabarıklık ve kaşıntı olduğunu fark etmişti. Kaşıntılı bir şişkinlik olarak izlemeye başlamıştı. Sonra boynunda, omuzlarında ve daha sonra kollar ve bacaklarında benzer kaşıntı ve şişkinlikleri fark etmişti. Günlerce izlemiş ve geçmediklerini görünce doktora gitmesi gerektiğine karar vermişti. Öyle de yapmıştı. Yaklaşık on yıl önce aile hakimliği denilen bir sağlık sistemi uygulanmaktaydı. ( Neden bireysel hekimlik değil de aile hekimliği hiç tartışılmamış, sanki aile olmadan tek başına yaşayanın hekimi olmazmış gibi anlam yüklenmiş bir sağlık sistemi...Bu arada artık yazmasa ve uygulanmasa da bir zamanlar lokantalar, çay bahçelerinde “aileye mahsustur” gibi ayrılmış alanlar olurdu; sanki bu alanlar güvenli ve diğer alanlar şiddetin alası yaşanabilir tarzı bir imaj vardı ve sanki aile içi şiddet denilen bir mefhum hiç yoktu ve adeta varsa da böyle bir şiddet kimseyi ilgilendirmezmiş tarzında bir anlayış...F. Engels yüz küsur yıl önce ne demişti; “Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökenleri”...Çekirdek ve hücre...) Aile hekimine gitmişti. Aldığı yanıt “uyuz oldum” şeklindeki duyduğu eleştirel sözün ta kendisiydi; uyuz...Sağlık merkezinden çıkıp dışarıdaki banka oturmuş ve bir cigara yakarak teknolojinin olanaklarından yararlanarak akıllı sayılan/smart cep telefonundan araştırmaya başlamıştı; artık uyuz gerçeği ile iç-içeydi; deride konaklayan, bulaşıcı bir canlı türü olduğunu, hızla çoğaldığını okumuş, tüyleri diken diken olmuştu...Tedbir almalı ve bu mikro-organizma ile savaşmaya başlamalıydı. Onu vücudundan, evinden ve kutsal ailesinden bir an önce uzaklaştırmalıydı....Önerilen ilaçları alıp evine geldiğinde ilk iş ortak kullandığı eşyaları, koltuktan yatağa, kanepeden halıya kadar herşeyi olabildiğince dezenfekte etmekle başladı işe...Kendine ayırdığı sandalye dışında hiçbir yere oturmamaya karar verdi. Pandemi sonrası yeniden bir izolasyon sürecine girmişti...( Pandemi izolasyonu toplumsaldı ve fakat bu izolasyon ise tamamen bireyseldi; ancak bunun pandemi ile bir ilgisi var mıydı? Başka bir anlatımla covid-2 yi denetim altına almak için uygulanan aşılarla ilgisi var mıydı? Hiçbir zaman kesin olarak bilemeyeceği bir soruyu sormuştu bir kez...Haksız da sayılmazdı, zira gün geçtikçe ve araştırıp konuştukça uyuz denilen hastalığın, asalağın tavan yaptığını, neredeyse bulaşmadık kimse kalmadığını geç olmadan öğrenecek ve bunu sorgulayacaktı; neden? Yemek için kesilen tüm hayvanlar işlenmek üzere bacaklarından asılırlar; “her koyun kendi bacağından asılır” tanımı da buradan geliyor olmalı...Bacaklarından asılmış bir koyun gibiydi, işlenmeye hazır, tedavinin her şekline hazır...

    Tarih & Edebiyat uyuz ekzema kurdeşen mantar

  • Yapay Zeka İnsanın Anlayamayacağı Bir Keşif Yaptığında Ne Olacak?
    phiP phi

    kesfettir o zaman 🙂

    Tartışma keşif yapay zeka

  • Yapay Zeka İnsanın Anlayamayacağı Bir Keşif Yaptığında Ne Olacak?
    S Sputnik

    @phi said:

    birseyi kesfetmesi cok zor.

    Neden? 🙂

    Daha önce çözülememiş problemleri çözüyor.

    Tartışma keşif yapay zeka

  • Guncelleme Hk
    phiP phi

    Merhaba
    Sitemiz v4.14.2 versiyonuna guncellenmistir.

    Duyuru & Destek

  • Underrated Ünlüler Var da Beyaz Yaka Dünyasında Neden Olmasın?
    phiP phi

    Müzik, sinema ve sanat dünyasında “underrated” dediğimiz insanlar vardır ya; çok yeteneklidirler ama hak ettikleri kadar görünmezler. Büyük kitlelere ulaşamaz, doğru zamanda doğru çevrede bulunamaz ya da kendilerini yeterince anlatamazlar. Yıllar sonra keşfedildiklerinde hep aynı şeyi söyleriz: “Bu insan nasıl fark edilmemiş?”

    Peki neden beyaz yaka dünyasında da underrated çalışanlar, uzmanlar ve yöneticiler olmasın? Neden bazı insanlar yıllarca işini son derece iyi yaptığı hâlde görünmez kalırken, bazıları sürekli aynı listelerde, aynı ödüllerde ve aynı sahnelerde yer almaya devam ediyor?

    Her yıl yayımlanan ama hiç değişmeyen listeler
    İş dünyasında her yıl yeni listeler açıklanıyor: En iyi yöneticiler, en etkili liderler, en başarılı insan kaynakları profesyonelleri, en güçlü kadınlar, en yenilikçi isimler… Fakat yıllar geçiyor, listelerdeki isimler pek değişmiyor. Bla bla…

    Elbette listedeki insanların başarılarını küçümsemiyorum. Büyük işler yapmış, önemli sorumluluklar üstlenmiş ve haklı bir görünürlük kazanmış olabilirler. Ama insan ister istemez soruyor: Bu kadar mı mükemmelsiniz?

    Koca bir iş dünyasında beş yıldır, on yıldır sizden başka hiç kimse yetişmedi mi? Hiç yeni bir lider ortaya çıkmadı mı? Hiç sessizce dönüşüm gerçekleştiren, ekip büyüten, kriz çözen ve insan yetiştiren başka biri olmadı mı?

    Belki de bazı listelerin en büyük sorunu, başarıyı göstermekten çok mevcut görünürlüğü yeniden üretmesidir. Aynı insanlar birbirlerini davet ediyor, birbirlerinin etkinliklerine katılıyor, birbirlerini ödüllendiriyor ve ardından aynı çevre yeniden “sektörün en iyileri” olarak karşımıza çıkıyor. Bir noktadan sonra bu durum, yetenek görünürlüğünden çok kendi içinde dönen bir dolaşım sistemine dönüşüyor.

    Belki de bu listelerde yıllardır bulunanların zaman zaman şöyle demesi gerekir: “Ben yeterince görünür oldum. Bu yıl yerimi yeni bir isme bırakıyorum.”

    Çünkü liderlik yalnızca sahnede kalmak değil, gerektiğinde sahneden çekilmeyi de bilmektir. Zamanında yer açmak da liderliğe dâhil değil midir?

    Görünmeyen çalışanların dünyası
    Bir yanda yıllardır aynı listelerde yer alan insanlar varken, diğer yanda sesi hiç çıkmayan çalışanlar var. İşlerini yaparlar, sonuç üretirler, sözlerini tutarlar, kriz çıktığında ortadan kaybolmazlar, ekiplerine güven verir ve kurumsal hafızayı taşırlar. Ama yaptıkları her işi duyurmazlar.

    Başarılarını anlatmakta zorlanırlar. Kendi haklarını talep etmek yerine “Tamam” deyip devam edebilirler. Terfi istemez, ücret pazarlığında ısrar etmez, toplantılarda herkesten önce konuşmazlar. Bazen yıllarca aynı pozisyonda kalırlar.

    Sonra başka bir yönetici gelir, bu kişiyi fark eder, sorumluluk verir ve bir anda bambaşka bir profesyonel ortaya çıkar. Aslında kişi değişmemiştir. Onu gören göz değişmiştir.

    İnsanları iki boyutlu izlemek
    Çalışanları çoğu zaman iki boyutlu bir sinema sahnesinden izler gibi değerlendiriyoruz. Toplantıda ne kadar konuştuğuna, kendisini nasıl sunduğuna, kıyafetine, unvanına ve kimlerle yakın olduğuna bakıyoruz.

    Oysa insan üç boyutludur. Geçmişi vardır, değerleri vardır, korkuları vardır, öğrenme kapasitesi vardır, henüz kullanılmamış yetenekleri vardır. Varoğlu var…

    Bir çalışan bugün çok görünür olmayabilir. Ancak doğru liderin elinde bir cevhere dönüşebilir. Çünkü iyi liderlik yalnızca parlayan insanları seçmek değildir; henüz parlamayan kişideki ışığı görebilmektir.

    Vitrine değil, iklime bakmak
    Ajda Pekkan’ın yorumladığı bir şarkıda geçen “vitrin” ve “iklim” ayrımı tam da bunu anlatıyor. Vitrin, insanın dışarıya gösterebildiğidir. İklim ise onunla çalışırken yarattığı histir.

    Bir çalışan kendisini çok iyi tanıtabilir ama ekipte güvensizlik yaratabilir. Başarılarını etkileyici biçimde anlatabilir ama zor zamanlarda sorumluluktan kaçabilir. Başka biri ise kendisini yeterince anlatamaz; ancak bulunduğu yere güven, disiplin ve istikrar getirir.

    Bugünün dünyasında vitrin çok güçlü. LinkedIn paylaşımları, ödüller, sahneler, listeler, etkinlikler ve unvanlar insanların çerçevesini büyütüyor. Fakat çerçevenin büyük olması, resmin iyi olduğu anlamına gelmiyor. Bir başka şarkıda söylendiği gibi mesele, çerçeveyi değil resmi arayabilmekte…

    Sessiz insanları da romantikleştirmeyelim!
    Burada her sessiz çalışanın çok yetenekli olduğunu söylemiyorum. Sessizlik her zaman derinlik değildir. Hakkını aramamak her zaman erdem değildir. Yıllarca aynı yerde kalmak da mutlaka sadakat anlamına gelmez.

    Aynı şekilde görünür olan herkes de yüzeysel değildir. Kendisini anlatabilmek, iletişim kurmak ve yaptığı işi görünür hâle getirmek önemli bir yetkinliktir. Ben de dâhil olmak üzere çoğumuz görülmeyi, duyulmayı ve takdir edilmeyi seviyoruz. Bugünün iş hayatında görünürlük neredeyse ayrı bir yetkinlik hâline geldi.

    Sorun görünürlükte değil. Sorun, görünürlüğün tek başarı ölçütü hâline gelmesinde ve zaman zaman yeteneğin önüne geçmesinde.

    Sürekli konuşanı bilgili, hızlı cevap vereni zeki, kendinden emin görüneni lider, sessiz kalanı ise yetersiz sanabiliyoruz. Böylece gerçek performansı değil, performansın sunumunu ödüllendirmeye başlıyoruz.

    Susan Cain, Quiet kitabında modern çalışma kültürünün dışa dönüklüğü ideal hâline getirerek daha sessiz insanların katkılarını sıklıkla gözden kaçırdığını anlatır. Cain’in dikkat çektiği mesele, sessiz insanların daha üstün olması değil; kurumların yeteneği yalnızca en yüksek çıkan ses üzerinden tanımlamasıdır.

    Basiretli lider neyi görür?
    Basiretsiz yönetici, kendisine benzeyeni yetenekli bulur. Basiretli yönetici ise farklı kişiliklerin hangi koşullarda güçlenebileceğini anlamaya çalışır.

    Şunu sorgular: Bu kişi gerçekten katkı sunmuyor mu, yoksa katkısını anlatamıyor mu? Toplantıda konuşmuyor ama en doğru çözümü sonrasında o mu üretiyor? Yıllardır aynı görevde kalmasının nedeni yetersizlik mi, yoksa ona hiç fırsat verilmemesi mi? Bu çalışan başka bir yöneticinin elinde nasıl birine dönüşürdü?

    İyi lider, hazır yıldızları toplamaktan fazlasını yapar. Yeteneği keşfeder, geliştirir ve gerektiğinde kendi ışığını biraz azaltarak başkasına alan açar.

    Peki yeteneği nasıl seçiyoruz?
    İyi kitapları, güçlü kalemleri ve gerçekten nitelikli yazarları nasıl seçiyoruz? Kitabevindeki “çok satanlar” rafına bakarak mı, yoksa görünür olmayan ama iyi yazan isimleri de arayarak mı?

    İş dünyasında da aynı soruyu sormamız gerekmiyor mu?

    Eskiden “headhunt” diye güçlü bir alan vardı. Biz o insanları çoğu zaman göremez, onlara doğrudan ulaşamazdık. Bir proje yapılacağı zaman, “Bu işin üstadı kimdir, nerede çalışır, aklınıza gelen bir isim var mı?” diye sorardık. Headhunter’lar da piyasada görünürlüğü çok yüksek olmayan; ama gerçekten işi bilen kişileri bulup getirirdi.

    Şimdi ise görünürlük, uzmanlığın önüne geçebiliyor. Bir kişinin sosyal medyada görünür olması, çok takip edilmesi ya da sürekli aynı çevrelerde karşımıza çıkması onu daha cazip hâle getirebiliyor. Oysa büyük bir markanın içinde görünür olmakla, gerçekten o alanın en iyi uzmanlarından biri olmak her zaman aynı şey değil.

    Hâlâ LinkedIn’i ya da Instagram’ı olmayan, olsa bile aktif kullanmayan pek çok yetenekli insan bulunduğunu biliyoruz, değil mi?

    Üstelik bu kişilere çoğu zaman “CV’ni gönder” de denmez. Onlara daha çok, “Gel, seninle bir konuşalım” denir. Çünkü bazı insanların bir özgeçmişten ya da sosyal medya profilinden çok daha fazlası olduğunu zaten bilirsiniz. 🙂

    Kendimize de bakalım!
    Bu yazıyı yazarken kendimi konunun dışında tutmuyorum. Ben de görünmeyi seviyorum. Ürettiğim şeylerin fark edilmesini, emeğimin karşılığını almayı ve sesimin duyulmasını önemsiyorum.

    Hatta zaman zaman çok hareketli olmayı üretkenlik, çok görünmeyi de değer sanabiliyoruz. Sürekli bir öne çıkma, anlatma ve yetişme hâli içindeyiz.

    Peki asıl yetenek nerede?

    Belki de en yetenekli kişi odanın en sessiz köşesinde oturuyor. Belki yıllardır terfi ettirmediğimiz kişi, başka bir kurumda çok iyi bir yönetici olacak. Belki “inisiyatif almıyor” dediğimiz çalışan, her girişiminde durdurulduğu için artık geri çekiliyor.

    Şimdi eski yöneticilerinizi ve ekip arkadaşlarınızı düşünün. Sesi çok çıkmayan, yalnızca işini yapan, kendisini pazarlamayan ama güven veren biri var mıydı? Bugün nerede?

    Bir de her yıl aynı isimlerin yer aldığı o büyük listeleri düşünün. Belki bu yıl yeni isimler eklemenin zamanı gelmiştir. Hatta belki listelerde yıllardır bulunanların da şunu söyleme zamanı gelmiştir: “Ben yeterince görünür oldum. Şimdi yerimi başkasına bırakıyorum.”

    Çünkü bazen asıl liderlik sahneye çıkmak değil, sahnenin kenarına çekilip başka birinin görünmesini sağlamaktır.

    Underrated ünlüler var da beyaz yaka dünyasında neden olmasın? Belki de soru, onların neden kendilerini gösteremediği değildir. Asıl soru şudur: Biz neden onları göremiyoruz?

    Günümüzde yetenek avcılığı sizce nasıl yapılıyor? ATS’ler ve yapay zekâ destekli özgeçmiş okumaları yeterli mi? Bu eski kafalılık değil elbette; ama bana kalırsa yetenek hâlâ biraz arkeolojik kazılarda…

    Çünkü bazı cevherler algoritmayla değil, kazıyla bulunuyor..
    SELDA KUTAY

    Serbest Kürsü gizemli dunya beyaz yaka

  • Yapay Zeka İnsanın Anlayamayacağı Bir Keşif Yaptığında Ne Olacak?
    phiP phi

    yok olan birseyi var edemez. yani yapay zeka mevcutta olanlari harmanlayip degerlendiriyor. birseyi kesfetmesi cok zor.

    Tartışma keşif yapay zeka

  • Yapay Zeka İnsanın Anlayamayacağı Bir Keşif Yaptığında Ne Olacak?
    S Sputnik

    Yapay zeka insanın anlayamayacağı bir keşif yaptığında ne olacak?

    Mesela matematikte insanların anlayamadığı çığır açıcı bir şeyler buldu veya insan tarafından anlaşılması imkansız bir örüntü buldu.

    Dünya da yapay zekanın kendisi dışında kimsenin bu bilimsel keşfi anlayamadığını varsayalım.
    Böyle bir durumda yapay zekaya güvenebilir miyiz? 🙂

    Tartışma keşif yapay zeka

Üye Listesi

phiP phi
H hwroX
ateistkamyoncuA ateistkamyoncu
H house
kunfeyekunkiziK kunfeyekunkizi
P Prens Ernak
H hulk
B baris
M Mahsun Süpertitiz
EfruhteE Efruhte
L lav
ictenlikI ictenlik
K kereste
G gamsız baykuş
N nuLL
S Swat
V velevki
S Sputnik
BerfinB Berfin
F fakruzaruret
  • Giriş

  • Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

  • Aramak için giriş yapın veya kaydolun
  • İlk ileti
    Son ileti
0
  • Anasayfa
  • Güncel
  • Popüler
  • Dünya
  • Kategoriler
    • All Categories
    • Individual Categories
  • Gruplar
  • Kullanıcılar