• Küresel ısınmayı engellemek için siyasilere baskı yapıyorlar. Bunun hiçbir anlamı yok bence. Dünyayı ısıtan aşırı tüketimdir.

    Duvarlara yazı yazıp kendilerini zincirlemek yerine daha akılcı ve işe yarar bir yöntem olan tasarrufu önersinler insanlara.

    Örneğin reklamlarda sürekli kullan at , onu bırak bunu al, daha iyisi çıktı hemen al, eskimesede modası geçti değiştir gibi dünyaya zarar veren teşviklere karşı çıksınlar

    Eğer siyasilere baskı yapacaklarsa kendilerini BM binasına zincirlemek yerine Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde demiryolu ağınının yaygınlaşması konusunda baskı yapsınlar. Sivil havacılığı azaltmaya çalışsınlar. Çünkü uçaklar atmosfere aşırı zarar veriyorlar.

    Sanayicileri daha kaliteli ve uzun ömürlü ürünler üretmeye zorlasınlar. Son kullanma tarihi denen uygulamayı bazı ürünlerde tamamen kaldırsınlar. Örneğin çoğu kozmetik ve temizlik ürünü yaklaşık 10 yıl kadar bozulmaz. On yıldan sonra yavaş yavaş bozulmaya başlar.

    Sürekli olarak yeni ambalaj değişikliğini durdursunlar. Standart ambalajlara geçsinler. Her firma aynı malı sadece kokusunu veya rengini değiştirip sürekli olarak ambalaj yeniliyor. Bunu kaldırmaları gerekir.

    Çevreciler bunlar için uğraşmalı.

    İnşaat kalitelerini artırıp 150 yıl dayanıklı binalar yapmaya zorlasınlar. Maalesef şimdiki devlet prosedürü sadece 40 yıl sonra binayı yık ve yeniden yap diyor. Olacak iş değil. Halbuki kaliteli beton 150 yıl kadar dayanır.

    Üstüste yığılmış çarpık gökdelenleşme yerine tek katlı toprağa zarar vermeyen şehirleşmeye geçsinler.

    Çevreciler Güneş enerjisi için baskı yapsınlar.

    Tabi bunları yaparlarsa onları fonlayan firmalar hem paralarını keser hem de davacı olurlar.😁


  • Yani yukarıdaki yazıyı okumak zor diyenler için

    Az tüketin , birbirinizle sidik yarıştırmayın, göstereceğiz diye , elalem ne der diye kendinizi yormayın.

    Sonuçta hepiniz öleceksiniz.


  • @kâfir-imam Cevrecilerin kendileri normal bir bireyden daha fazla tuketip, kuresel dunyaya zarar veriyorlardir emin olun. 🙂


  • çevreciler dünyanın daha kötü bir çevreye sahip olmasına karşılar bence
    daha ilerisini diim bence neye karşı olduklarını onlarda bilmiyo 🕋


  • ABD deki çamaşır makinaları neden farklı şekilde?

    Üstteki bağlantıda görselleri ve fiyatları var. (Robot or human)

    Kapakları üstte , ve çalışma sırasında açılıp müdahale edilebiliyor.

    Türkiye'de bu modellerden hiç yok. Hepsi yandan kapaklı ve çalışma sırasında müdahale etseniz ortalık suya batıyor.

    Sebebi şu?

    Üstten kapaklı makinalarda her türlü deterjan kullanılabilir. Sadece Matik deterjan değil katı sabun da kullanabilirsiniz. Çalışma sırasında sabunu içinden çıkarıp alabilirsiniz.

    Onlar çevreci model makinalar.

    Türkiye'dekiler bağımlı ve çevreye zararlı modeller . Sadece Matik ile çalışırlar. Başka imkan yok. P&G Unilever ariel marka birini alıp kullanmak zorundasınız.

    Türkiye tam bir kimyasal çöplüktür.


  • @kâfir-imam o makinenin yatakları dikey fazla dayanmaz yuksek devirlere.


  • @TENTEN sence bu bir sorun mu?

    Dikey olması kirli suyun süzülmesi için daha pratik olur. 600 devir/dk sıkma için yeterlidir. Güçlü sıkma elbiseyi de yıpratıyor. Her türlü zarar.

    Şimdi baktım 900 devir/ dk diyor

    Ha bir de şu var.bu tür dikey çamaşı makinaları yağ ve süt üretiminde çiftçiler için büyük kolaylık sağlıyordu. Ama artık Türkiye'de yok. Eskiden vardı.

    Yatay tamburlu makinalar sadece çamaşır yıkar ve Matik deterjan kullanır.

    Çok kötü aslında.

    Eskiden bunlardan bal süzme ve yağ çıkarma işlemi yapabiliyordu çiftçiler.


  • @kâfir-imam Önemli sorun değil.
    Meslek icabı işte. 🙂

    Elle çevrilen bal makinesi kullandım eskiden.
    Makineye petekler dengeli konuluyordu.

    Çamaşır makinesinde çamaşırlar bir tarafa yapışıyor dönerken.

    Balans ayarı bozuk olur. 🙂


  • Yatay eksenli kazanın yararı şu: Sıkmaya başlamadan önce çamaşırları ağır devirde alt üst ederek kabartıyor ve kazan içine dengeli dağıtıyor. Böylece sıkmaya geçince çamaşırlar çeperlere eşit dağılıyor.

    Ayrıca sıkma sonrası yine ağır devirde alt üst ederek kabartıyor aşırı kırışmalarını önlüyor.


  • @DemoKratos dikey makinalarda sabun tozu sodalı su gibi kendi yerli yapım yada ev yapımı deterjanları kullanabilirsiniz.

    Ama yatay eksende bu mümkün değil. Bence Türkiye'de dikey eksenli çamaşır makinaları da olmalı. Daha çevreciler çünkü.

    Sabun tozunu üretmek için sanayide bir atölye yeterli oluyor ayrıca kaynağı bitkisel yağ olduğu için ülkemizde çok var.

    Yatay eksenlerde sülfatlı deterjan kullanmak zorundayız bunu atölyede üretemeyiz. Tek üretim kaynağı petroldür. P&G yada clariant gibi birkaç küresel kartele mecbur kalıyoruz. Üstelik çevreyi bozuyor kanserojen.

    Kırışıklık sorununu düşük devir ile hallediversinler.


  • @kâfir-imam, içinde söyledi: Çevreciler Neye Karşılar?

    Ama yatay eksende bu mümkün değil.

    Bunun nedeni ne olabilir? Teknik bir açıklama gerektiren bir iddia bu. Bence deterjanlar morlaşma olmaması için kullanılıyor. Sabun beyazları bayağı morlaştırıyor grileştiriyor. Sürekli sabunla yıkasan beyaz renk gider.


  • Ben deterjanları benzine benzetiyorum. Temiz olsun saf olsun diye katkısız benzin kullanamıyorsun. Katkıların maliyeti ve zararları elbette var ama yararları ön planda tutuluyor.

    Doğal diye bir şey yoktur. Olsaydı çiğ et yerdik. Doğal olanı o ama çiğ et yemiyoruz. Katkıların iyi araştırılması gerekiyor. Bazılarının zararları sonra anlaşılıyor. Yine benzini örnek vereyim, kurşun katkısı kullanılıyor ve motoru koruyordu ama zararının daha fazla olduğu anlaşılınca yasaklandı.

    Anlaşılana kadar da kurşun havadan yağmurla suya geçti denizlere geçti balıklara geçti. Kurşunun temizlenmesi yüzyılları alacak.

    Bunları araştırmak için de bilimden başka yol yok. Bilim sorunları çözerken yeni sorunlar yaratır ama onları da yine bilim çözebilir. Başka çözecek bir şey yok. Bilim tek yoldur, başka güvenebileceğimiz bir araç yok. Bilim de özgür olmalı. Yoksa yararı olmuyor.


  • @DemoKratos, içinde söyledi: Çevreciler Neye Karşılar?

    @kâfir-imam, içinde söyledi: Çevreciler Neye Karşılar?

    Ama yatay eksende bu mümkün değil.

    Bunun nedeni ne olabilir? Teknik bir açıklama gerektiren bir iddia bu. Bence deterjanlar morlaşma olmaması için kullanılıyor. Sabun beyazları bayağı morlaştırıyor grileştiriyor. Sürekli sabunla yıkasan beyaz renk gider.

    Sabunlar morlaşma yapmaz içinde boya yoksa.

    Ticari kaygıların ön planda olduğu bir dünyada bilim insanı dediklerimiz küresel şirketlerin noterliğini yapmaktadır.

    Morlaşma sorunu bir ara gündemdeydi sonra kayboldu.

    Makinaların içinde kullanılan malzemeden kaynaklandığını düşünüyorum. Bakır resistans yada kobalt alaşım metaller kullanılmışsa morlaşmaya sebep olabilir.

    Yada bir dönem Matik deterjanların içine fosfor koyarak bembeyaz temizlik algısı yaratmaya çalıştılar. Fatih Terim'in lamba gibi parlayan gömleği gündem olmuştu hatta. Beyazlar parlasın diye deterjanların içine fosforlu beyaz boya koyarak "bizimki kusursuz temizler, optik beyazlatıcı deterjan" diyerek sattılar.

    Deterjanın içindeki fosforlu boya etkileşime girmiş olabilir.

    Morlaşma o dönemlerde meydana geldi sonra kayboldu. Bir de yeni çıkan çamaşır makinası markalarında oluyordu. Şimdi optik beyaz deterjan yok onun yerine yağ çözücü enzim koyuyorlar.

    Tabiki böyle birşeyi hiçbir üretici firma söylemez. Üstü kapatılır.

    Şahsen ben çocukluğumdan beri hep sabun kullanırım hiç morlaşma görmedim.


  • @kâfir-imam, içinde söyledi: Çevreciler Neye Karşılar?

    Şahsen ben çocukluğumdan beri hep sabun kullanırım hiç morlaşma görmedim.

    İyi ama ben de sabun kullanınca morlaşma görüyorum? Sudan kaynaklı olur bu. Sudaki erimiş maden tuzları kireç asidik bazik bir sürü madde ile ilgili olabilir. Deterjanlar bu maddeleri etkisiz hale getiriyor.

    Yani tam morlaşma değil de böyle mor gri arası bir renk oluşuyor beyazlarda. Tam beyaz olmuyor. Ama deterjanlar tam beyazlama sağlıyor benim gördüğüm.


  • @DemoKratos, içinde söyledi: Çevreciler Neye Karşılar?

    @kâfir-imam, içinde söyledi: Çevreciler Neye Karşılar?

    Şahsen ben çocukluğumdan beri hep sabun kullanırım hiç morlaşma görmedim.

    İyi ama ben de sabun kullanınca morlaşma görüyorum? Sudan kaynaklı olur bu. Sudaki erimiş maden tuzları kireç asidik bazik bir sürü madde ile ilgili olabilir. Deterjanlar bu maddeleri etkisiz hale getiriyor.

    Yani tam morlaşma değil de böyle mor gri arası bir renk oluşuyor beyazlarda. Tam beyaz olmuyor. Ama deterjanlar tam beyazlama sağlıyor benim gördüğüm.

    Sabun köpüğünde hafif sedefimsi parlaklık olur ışığı yansıtırken mor gri çizgiler köpükte gözükür o normal ama beyaz kumaşı morlaştırdığını hiç görmedim.

    Deterjanın kendisi sudaki kirece faydası olmaz sabun da tek başına sudaki kirece faydası olmaz.

    Sudaki kireci çöktürsün diye içine EDTA sodyum tuzu koyarlar. Böylece toz deterjan suyu yumuşatarak temizler.
    Ama içinde sadece EDTA koymuyorlar boya , sülfamik asit, parfüm ,fosfat tuzları falan ekliyorlar.

    Toz ve sıvı deterjanlar sülfat köketlidir. LABSA (Lineer alkil benzen sülfonik asit) ve SLS (Sodyum lauril sülfonat) , sülfamik asit , sodyum sülfat gibi yapılar çamaşır makinasının metal kısımlarındaki bakır kobalt nikel gibi alaşımlarla etkileşime girerse cobalt veya bakır sülfat tuzları oluşturur. Bu tuzlar renklidir ve kumaşı boyarlar. Ben X marka çamaşır makinasında bunu gördüm.

    Sabunun beyazlatma özelliği sülfatlı deterjanlar kadar iyi değil elbette ama çözümü var. Çamaşır sodası ile sabunu birlikte kullanırsan aynı etkiyi alırsın.

    Bir de çamaşırı doğrudan sıcak suya basmayacaksın , önce soğuk sabunlu suda bekletip sonra istersen sıcak ile yıkayabilirsin. Eğer doğrudan sıcak ile yıkarssn üzerindeki organik kalıntılar pişer ve kumaş dokusuna yapışır bir daha çıkmaz. Otomatik makinalarda programlama buna göre yapılıyor.

    Yani özet olarak dikey çamaşır makinaları ile kendi deterjanımızı üretip kullanma imkanımız var.

    Yatay makinalarda sadece petrol kartellerine bağımlı oluyoruz.


Benzer Konular

  • 28
  • 7
  • 2
  • 1
  • 17