Şu an ne düşünüyorsun?🤡
-
@house, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?

@Efruhte, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?

@house, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?

@Efruhte, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?

süs köpeğini de balkonunda besliyorsa ve dışarıya yürüyüşe çıkartmışsa tesettürlü bacım niçin tuhaf bakayım
Balkonda köpek(!) beslendiğini duymuş- görmüş bir veterinerden işitmek isterim.
İlk defa duyuyorum.Hayal pencereniz dar ise ne yapabilirim. Balkon sadece açık balkonlardan olmuyor, kapalı balkonlarda var.
Derdi din olan çözümünü muhakkak bulur.Yo ben daha manzara hakkında yorum yapmamıştım. Bence sizin "msülüman" lığı anlama/algılama sorununuz var.
Madem öyle ben size köpekli şahıs için ne düşündüğümü söyleyeyim.
%100 evde beslediğinden emin değilim çünkü her ne kadar ev köpeği ile gezinen türbanlıyı gözlerimle görsemde. Bu köpek geçekten onun mu bilmiyorum, kendisini tanımıyorum. Şayet sorsaydım ve o evet benim köpeğim deseydi. O vakit hüsni zandan öteye geçip kesin bir yorumda bulunur yadırgarım.
Bence siz balkon savunma absürdlüğünde bulunacağınıza keşke belki bu türbanlı bacım bir hizmetli veya köpek gezdiriciliği işini yapan biri olabilir deseydiniz. Böylelikle ilk savunma olarak bir hüsnizan beselemiş "müslüman" kimliğine uygun düşünmüş olurdunuz.
Balkonda köpek beslenmez. Balkon hem hukuken hem mantıken evin içinden bir parçadır. E hal böyle iken siz hangi kaynağa istinaden evin balkonuna sokak, bahçe savunması yapıyorsunuz bize? Şakmısınız. Bu mantıkla sen alkol dükkanında alkol satan türbanlı bacına niye sahip çıkmadın ki?
Alkolün haram olduğu kesin bildirilmiştir. Bu yüzden alkol içmek, satmak bunlar Müslümana yakışmayan bir durumdur.
Kuranı Kerim de köpeğin bakımı beslenmesine dair bir ayete rastlamadım.
Hayvanları korumak, beslemek bir Müslümanın uyması gereken ahlaki davranıştır.
köpeğin bakımı beslenmesi evde, evin içinde olmayacağı necis olduğu fıkhen bildirilmiştir.
Bildiğimce.
Balkon evin bir parçası hükmünde bunda size katılırım. Ama balkonu daha farklı kullanış konumuna getirerek sanki evin bahçesi haline de getirebilirsiniz. Malasef artık apartman durumları var bahçeler kalmadı. Balkonlar bahçe vazifesini görmekte.
Daha önce belirttiğim gibi balkonunda beslemiş ve gezdirdikten sonra kendi kıyafetlerini temizlemiş , temizliğine, ve balkonuna götürürken odalarına değdirmeden götürdüğünü düşünür yani gereken hassasiyeti gösterdiğini düşünür ve tuhaf karşılamam.@Efruhte, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?

Alkolün haram olduğu kesin bildirilmiştir. Bu yüzden alkol içmek, satmak bunlar Müslümana yakışmayan bir durumdur.
Ablacım sen ne anlatıyorsun ya?
Onu bize değil sitende tekel işleten türbanlı bacına anlatacaksın. Beni içen değil müsliman kisvesi ile satanlar ve buna seyirci sizin gibiler şaşırtıyor.
-
https://www.sozcu.com.tr/eczacinin-onerdigi-ilac-icme-yontemi-sosyal-medyayi-ayaga-kaldirdi-p267042
Al sana bir dinci şarlatan daha...
Sünnetten bahsediyor. Ama kendisinin daha tesettürü bile yok! Tam komedi yurdum insanı!.
-
Altay cem meriç i dinlerken hristiyanlıkta kutsal olan cinsel olamaz işte, papazlar rahibeler evlenmiyor dedi, aslında bizde evliliğe evet icazet var ama bizde de cinselliğin hepsi serbest değil, bizde de ona sınır konmuştur. yani mümkün mertebe kadın, mal mülk, çocuk, cinsellik gibi bağımlılıklardan kurtulmak esastır. en azından ben dinimizden bunu anladım şimdiye kadar. Ya da bunları sadece nesli devam ettirecek kadar ve geçimini sağlayacak kadar yapmak esastır. Bilhassa da yaratana saygı göstermek dua etmek her zaman onu anmak çok önemli.
-
@Prens-Ernak, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?

Altay cem meriç i dinlerken hristiyanlıkta kutsal olan cinsel olamaz işte, papazlar rahibeler evlenmiyor dedi, aslında bizde evliliğe evet icazet var ama bizde de cinselliğin hepsi serbest değil, bizde de ona sınır konmuştur. yani mümkün mertebe kadın, mal mülk, çocuk, cinsellik gibi bağımlılıklardan kurtulmak esastır. en azından ben dinimizden bunu anladım şimdiye kadar. Ya da bunları sadece nesli devam ettirecek kadar ve geçimini sağlayacak kadar yapmak esastır. Bilhassa da yaratana saygı göstermek dua etmek her zaman onu anmak çok önemli.
Protestanlar ile ortodokslarda papazlar evlenebiliyor diye biliyorum. Katoliklerde yok. Budistlerin din adamlarıda evlenmiyorlar.
-
@ictenlik forumları bıraktı galiba.

Kendisinin geri dönmesini isterdim.
Bazı düşüncelerine katılmasam da, katıldığım çok önemli görüşleri vardı.Burayı okuyor mu bilmem ama geri dönebilirse kendisiyle 5-10 dakika sohbet etmek isterim. Bir sorum olacaktı.
-
@ictenlik forumları bıraktı galiba.

Kendisinin geri dönmesini isterdim.
Bazı düşüncelerine katılmasam da, katıldığım çok önemli görüşleri vardı.Burayı okuyor mu bilmem ama geri dönebilirse kendisiyle 5-10 dakika sohbet etmek isterim. Bir sorum olacaktı.
@Sputnik, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?

@ictenlik forumları bıraktı galiba.

Kendisinin geri dönmesini isterdim.
Bazı düşüncelerine katılmasam da, katıldığım çok önemli görüşleri vardı.Burayı okuyor mu bilmem ama geri dönebilirse kendisiyle 5-10 dakika sohbet etmek isterim. Bir sorum olacaktı.
https://www.epsikolog.com/yazi/alinganlik
Alıngan olanlar için forumlar uygun değil.
-
@Sputnik, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?

@ictenlik forumları bıraktı galiba.

Kendisinin geri dönmesini isterdim.
Bazı düşüncelerine katılmasam da, katıldığım çok önemli görüşleri vardı.Burayı okuyor mu bilmem ama geri dönebilirse kendisiyle 5-10 dakika sohbet etmek isterim. Bir sorum olacaktı.
https://www.epsikolog.com/yazi/alinganlik
Alıngan olanlar için forumlar uygun değil.
@TENTEN Haklısın.

-
Bu forumla ilgili en çok merak ettiğim konu, gizli üyenin kim olduğu. Her gün burada ama kim olduğunu hala çözmedim.

-
hergun burda olan gizli uye mi ben niye goremiyorum

-
@phi, içinde söyledi: Şu an ne düşünüyorsun?

hergun burda olan gizli uye mi ben niye goremiyorum

İsmi gözükmüyor.

-
Şehîd-i Uhrevî Kime Denir?
Dünya itibariyle şehid sayılmayan, yani, yıkanıp kefenlenmiş olarak gömülen, fakat ahirette şehit muamelesi gören kimselere şehîd-i uhrevî denir.
Şehîd-i kâmil olmanın şartlarından birini kaybeden kimseler, bu kısma girerler.Bundan başka şu kimseler de âhiret şehîdi sayılır:
- Suda boğulanlar.
- Ateşte yananlar. (İbnu Mace, Cihad, 17)
- Enkaz altında kalanlar.
- Veba gibi bulaşıcı bir hastalıktan ölenler.
- Sıtma gibi ateşli hastalıktan ölenler.
- İlim yolunda ölenler.
- Ciğer hastalıklarından ölenler.
- Doğum sırasında veya lohusa iken ölen kadınlar.
- Baş ağrısından ölenler.
- Karın ağrısından ölenler.
- Ailesinin nafakasını helâlinden kazanmak için çalışırken iş kazasından ölenler.
- Cuma gecesi ölenler.
- Gurbet ilde vefat edenler.
- Akrep, yılan sokması gibi sebeplerle vefat edenler...
(Savaş dışındaki şehitler hakkında hadisler için bk. Buhârî, Ezan, 32, Cihâd, 30; Müslim, İmâre, 164; Tirmizî, Cenâiz, 65, Fedâilu'l-Cihâd, 14; Ahmed b. Hanbel, I/22, 23, II/323, 325).
-
@ictenlik forumları bıraktı galiba.

Kendisinin geri dönmesini isterdim.
Bazı düşüncelerine katılmasam da, katıldığım çok önemli görüşleri vardı.Burayı okuyor mu bilmem ama geri dönebilirse kendisiyle 5-10 dakika sohbet etmek isterim. Bir sorum olacaktı.
@Sputnik buradayım dostum o kadar çok takıldığım yer var ve burada mesajlaşma mesaisi fazla olmadığından unutuyorum takılmayı

-
artık unutmam umarım

-
-
“En deli sevdaları yaşarım uykusu geçerken.
(Mehmetçik – Zap Suyu Şiiri)Terör bölgesinde savaşan Mehmetçiğin duygularını dile getiren Zap Suyu şiirinin bu mısrasında, ileri hat karakolunda nöbet tutan bir askerin iç dünyası anlatılmaktadır. Uykuya direnilen, uyku ile uyanıklık arasında kalınan bu an; askerin en savunmasız, en kırılgan ve en aciz olduğu zamandır. Aynı zamanda bu, hem kendi canının hem de nöbet tuttuğu silah arkadaşlarının canının en fazla tehdit altında olduğu andır.
Uykunun bastırdığı, iradenin zorlandığı bu vakitte asker; bir yandan uykuya karşı zapt edilemez bir zaaf yaşarken, diğer yandan sorumluluğunun ağırlığını omuzlarında hisseder. Canının emanet edildiği silah arkadaşları, vatanı ve mukaddes değerler zihninde iç içe geçer.
İşte bu iç mücadele sırasında Mehmetçik, vatanına karşı tarif edemediği, yeni ve “deli sevdalar” yaşar. Bu an, onun kutsala yöneldiği; vatana, dine ve Yaradan’a olan sevgisinin derinleştiği bir feyiz hâlidir. Uykusuzluğun ve tehlikenin ortasında, kalbinde büyüyen bu sevda onu ayakta tutar.
Nitekim bu hâl, dinî kaynaklarda da büyük bir değerle ifade edilmiştir:
“Allah yolunda hudutta bir gün nöbet tutmak, başka yerlerde bin gün nöbet tutmaktan daha hayırlıdır.”
(Tirmizî, Fezâilü’l-Cihâd 26; Nesâî, Cihâd 39)“Hudutta Allah yolunda nöbet tutanlar dışında her ölenin ameli sona erdirilir. Hudutta nöbet tutarken ölenin yaptığı işlerin sevabı kıyamet gününe kadar artarak devam eder.”
(Ebû Dâvûd, Cihâd 15; Tirmizî, Fezâilü’l-Cihâd 2)(Şerhi tarafımca yapılmıştır)
-
Allah plan kuranların en hayırlısı olduğunu buyuruyor demiştik. Ahir zamanda yaşanacak mübarek bereketli zamana hazırlanıyoruz inşallah diyelim.
Bir askeri uzmanımız ülkemizde nükleer silahın know how u var dedi. Ama savunma sanayinde dört başı mamur olmadan ve balistik füze teknolojimizi geliştirmeden de nükleer silaha kalkışmak büyük risk olur, böyle bir durumda Batı’nın hemen ülkemize tabiri ile hemen çökeceği apaçık. Savunma sanayinde gelişelim, ihracat tercihlerimizi genişletelim ve Türk dünyasını iyice güçlendirelim, kendi kendine yeten ülke olma yolunda mesafeler kat edelim, işte o zaman nükleer bomba yapmak istediğimizde gelecek ambargolara karşı da dayanıklı oluruz. İsrail, ülkemiz savunma sanayinde gelişmeden ve nükleer bomba yapmadan şeytani planını devreye aldı, kuzeyde işgalini genişletip Pyd ile birleşmek ve bizde iç savaş çıkarmak istiyor. Ama/ancak ayette buyrulduğu gibi:
...Allah, plan yapanların en hayırlısıdır. (Enfâl Suresi 30. Ayet)
-
“Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi / düşüyorum tanyerine” dizesinde bu hâl açıkça görülür. Yaprağın vakti geldiğinde ağaçtan kopup toprağa düşmesi nasıl kesin, nasıl istekli ve ahenkliyse; şair de kendini aynı teslimiyetle tanyerine bırakır. Tanyeri, güneşin doğuşu; umut, vuslat ve yeni bir başlangıçtır. Düşüş kesindir, yön bellidir; şair istekli ve arzulu olsa da muştuların gerçekleşmesinin imkânsız olduğunu bilir. Buna rağmen isteği, arzusu ve çabası gönlünü o muştunun eşiğine sürükler.
Fakat bu yakarışların, bu duaların ve bu ısrarlı çabanın vefasız kaldığını hisseder. Yani sesleniş vardır ama karşılık yoktur; arzu vardır ama cevap gelmez. İşte bu idrakle sitem yükselir:
“Ya topla yaralı kırlangıçları / ya da bu vefasız şarkıyı bitir.”Buradaki “vefasız şarkı”, karşılık bulmayan dua ve sonuçsuz kalan yakarıştır. Şair, ya bu çabanın bir karşılık bulmasını ister ya da artık bu karşılıksız seslenişin sona ermesini talep eder.
Sonunda arzu başka bir şekle bürünür:
“Özgürlüğe giden tutsaklar gibi / siyah gözlerine beni de götür.”Bu son söz, kesin bir talep değil; belirsizlik içinde söylenmiş bir yakarıştır. Belki duasının kabulünü diler, belki vuslatın kendisini ister. Hangisinin gerçekleşeceğini bilmez; bildiği tek şey, gönlünün hâlâ o siyah gözlere doğru yürüdüğü ve umudunu bütünüyle terk etmediğidir.
Şerhi tarafımca yapılmıştır.
-
Hiçbir zaman kendimizi yüz göz kafatası tutucusu milliyetçisi olarak tanımlamadık, Türk hamiyetperverliğini/milliyetçiliğini bir nizamı alemcilik bir medeniyet ideali olarak anladık. Aslında tutuculuk da iyi bir şey değil, biz gönlümüzü açtık insanlığa ve Allah'ı yücelttik/andık sadece.