Antik Diller Nasıl Çözümleniyor
-
Kimsenin bilmediği bir antik dili çözmek dedektiflik gibi. Elinde alfabe yok, sözlük yok, konuşan kimse yok. Yine de 3 temel yöntemle kırılıyor:
1. Bilingual metin bulmak - Rosetta Taşı yöntemi
En büyük şans bu. Aynı metnin bilinen bir dille yan yana yazılmış hali.
-
Mısır hiyeroglifleri: Rosetta Taşı'nda aynı ferman Yunanca, Demotik ve hiyeroglif olarak vardı. Yunanca bilindiği için hiyeroglifler tek eşleşti.
-
Akadca: Behistun Yazıtı Farsça, Elamca ve Akadca 3 dilliydi.
Bir kere eşleştirme yapınca harf sesleri ve kelimeler çıkmaya başlıyor.
2. İç yapıyı ve bağlamı çözmek
Bilingual yoksa arkeoloji ve dilbilim devreye giriyor.
-
Sıklık analizi: Hangi işaret en çok tekrar ediyor? Muhtemelen "e", "a" gibi yaygın harfler veya "ve", "kral" gibi kelimeler.
-
Bağlam: Mezar taşındaysa "ölüm", "tanrı", "yıl" kelimeleri geçiyordur. Saray kayıtlarıysa sayı, tahıl, asker kelimeleri çıkar.
-
Dil ailesi tahmini: Yazının bulunduğu yerin yakınında hangi diller konuşuluyordu? Hititçe çözülürken Hint-Avrupa dil ailesiyle benzerlik arandı.
-
Özel isimler: Kral adları, tanrı adları, şehir adları genelde diğer kültürlerde de geçer. Onları yakalayınca zincir başlıyor.
3. Yazı sisteminin tipini anlamak
Her yazı aynı çalışmıyor.
-
Alfabe: Her işaret bir ses. Fenike alfabesi gibi. Daha kolay.
-
Hecesel: Her işaret bir hece. Linear B böyleydi. "ka", "ti", "no" gibi.
-
Logografik: Her işaret bir kelime/nesne. Çince ve Mısır hiyeroglifinin bir kısmı. Bir de fonetik değerleri var.
-
Karışık: Sümerce gibi hem kelime hem hece.
Örnek: Linear B 1953'te Michael Ventris tarafından çözüldü. Önce bunun Yunan saraylarının envanter listesi olduğunu anladı. "Tripod", "kılıç", "buğday" kelimeleri tekrar ediyordu. Sonra işaretleri Yunancaya uydurmayı denedi ve tuttu.
Çözülemeyenler de var
İndus Vadisi yazısı, Rongo-Rongo, Etrüskçenin bir kısmı hala tam çözülmedi. Çünkü örnek metin az, bilingual yok.
Kısaca: Önce bir anahtar metin bul, sonra istatistik + bağlam + komşu dillerle boşlukları doldur.
Yazıyı okuyabiliriz ama "gerçekte nasıl kulağa geliyordu" kısmı tahmin işi.
Kral = dubal mı kral mı? Bunu anlamak için 4 yol kullanıyorlar:
1. Komşu diller ve ödünç kelimeler
Antik diller birbirinden kelime alır. Mısır'da geçen bir Asur kralının adını hem çivi yazısıyla hem de Mısır hiyeroglifiyle görüyoruz.
Örnek: Asur kralı "Sargon" Mısır kayıtlarında "Sargunu" diye geçiyor. Oradan sesleri eşleştiriyorlar.
Yunan tarihçiler Herodot gibi isimleri yazıya dökmüş. "Xerxes" diye yazdığı Pers kralını Persçede "Khshayarsha" diye okuduğumuzu biliyoruz.
2. Yazının kendi iç mantığı
-
Hecesel yazılar: Linear B'de "pa-si-le-u" diye yazılan kelime var. Sonra Yunan dilinde "basileus" = kral olduğunu biliyoruz. Eşleşince sesler çıktı.
-
Alfabeler: Fenike alfabesi İbranice ve Arapçaya çok benziyor. Aynı harflerin bugünkü seslerini geriye doğru uyguluyorlar.
-
Rebus ve oyunlar: Mısırlılar bazen kelimeyi resimle anlatıyordu. "Baykuş" resmi = m sesi. Çocuk tekerlemesi gibi.
3. Şiir, kafiye ve hece yapısı
Eski metinlerde şiir varsa kafiye arıyorlar. 1. ve 3. satır kafiyeliyse son hecelerin benzer sesli olması lazım.
Sanskrit ve Vedik metinlerde vurgu işaretleri var. Oradan tonlamayı çıkarıyorlar.
4. Canlı gelenekler
En sağlamı bu.
-
İbranice: 2000 yıldır sinagoglarda aynı şekilde okunuyor. Sesleri kaybolmadı.
-
Sanskrit: Hindistan'da hala aynı telaffuzla öğretiliyor.
-
Yunanca: Kilisede ve gelenekte sesler korundu.
Koptça da Mısırca'nın son hali. Kıpti kilisesi hala ayinlerde Mısırca dua ediyor. O sayede hiyeroglifin son evresini seslendirebiliyoruz.
Peki hiç bilemeyeceğimiz yerler?
Evet var. "dubal" mı "kral" mı dediğimiz tam da bu
-
Ünlü harfler genelde kaybolur. Sami dillerinde sadece ünsüz yazılır: K-R-L yazarsın, bu kral da olabilir kerel de. Ünlüleri komşu dillerden tahmin ederiz.
-
Tonlama, vurgu, uzun-kısa ses farkları genelde gider.
Bu yüzden bilim insanları şöyle yazar: lugal = "kral" Sümerce. Yıldız koyarlar çünkü %100 emin değiller. "Büyük ihtimalle böyle okunuyordu" derler.
Kısaca: %100 kesin değil. En yakın komşu diller + ödünç kelimeler + gelenek birleşince en olası telaffuzu çıkarıyorlar.
Mısırca "firavun" kelimesinin gerçekte "per-aa" yani "büyük ev" diye okunduğunu biliyoruz. Çünkü İbranice ve Yunanca kayıtlar öyle yazmış.
-
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş