• Editör

    Kültürün bir unsuru olan dil, sürekli gelişen/değişen canlı bir varlıktır. Bir toplumun kültürü sonraki nesillere en çok dil aracılığıyla aktarılır; yani dil, bir kültür taşıyıcısıdır. Bu bağ kültürel farkındalık kavramını ortaya çıkarmış ve kültürel farkındalığı dil öğrenme sürecinin dinamiklerinden biri hâline getirmiştir (Alyılmaz ve Er, 2016).
    Kültürel farkındalık, kişinin kendi kültüründen farklı kültürlerden kişilerle karşılaştığında, bu kişilerin kültürel farklılıklarını görebilme ve anlayabilme yetkinliğine verilen isimdir. Yabancılara Türkçe öğretiminde ise kültürel farkındalık, öğrencilerin Türk kültürüne ve kendi kültürlerine yönelik farkındalık kazanma süreci olarak tanımlanabilir. Kültürel aktarım ise içinde yaşanan kültüre ilişkin bilgi, değer ve kuralların, kültürel öğrenme yoluyla izleyen kuşağa geçmesi olarak tanımlanabilir. Yabancılara Türkçe öğretimi sürecinde literatüre bakıldığında kültürel farkındalık ve kültür aktarımı kavramları birbirinin yerine kullanıldığını görürüz. Örnek olarak kültürel farkındalık denmek istenildiğinde kültür aktarımı veya kültür öğretimi denilmektedir. Bu da doğru bir seçenek değildir. Her kavram birbirinden farklıdır. Yabancılara Türkçe öğretimi sırasında kültür aktarımı veya kültürü empoze etme gibi bir gaye yoktur. Ana dil öğretimi sürecinde kültür aktarımı yapmak mümkün olur. Ama yabancılara Türkçe öğretimi sırasında kültür aktarımı yapmak istediğinizde karşı taraf bunu olumsuz algılar. Sizin, kişinin kendisini asimile etmek istediğinizi veya kişinin kimliğini unutturmak istediğinizi düşünmesi mümkündür. Bu yüzden yabancılara Türkçe öğretimi kapsamında ‘Kültürel Farkındalık’ kavramını kullanmak daha doğrudur.
    Kültürel farkındalık;
    Kültürün tanımıdır.
    Bir beceri kadar kıymetlidir.
    Hedef dilin tanıtımıdır.
    Dili öğrenmeyi kolaylaştırıcı bir unsurdur.
    Merak uyandırmadır. (Hedef dilin kültürüne karşı)
    Zorlama değildir.
    Din aktarım süreci değildir.
    Planlı bir süreçtir.
    Planlı süreç aşamaları ise;
    Ortak kültüre farkındalık kazandırılması,
    Kültürel ögelerin çağdaş ve birleştirici kavramlardan oluşması,
    Programın içeriğini belli bir sınıfın kültürü oluşturması yerine halkın kültüründen oluşturulması,
    Kültürel ögelerin öğrencilere uygun olması şeklindedir.
    Ayrıca bu dört prensibin halkın değerlerini, yaşam tarzını, geleneklerini, psikolojik özelliklerini içermesi gerekmektedir.

    • KAYNAKÇA
      Alyılmaz, Cengiz; Onur Er (2016), Yabancılara Türkçe Öğretimi Uygulamalarında Öğretmenlerin Kültürel Farkındalık Oluşturmadaki Etkisinin Değerlendirilmesi, Uluslararası Türkçe Edebiyat Kültür Eğitim Dergisi, Sayı: 5/3, s. 1392-1413.

    Çok değerli üniversite hocamın bir makalesinin özeti niteliğindedir.

  • Yönetici

    @bagimsizkoala , Kültür emperyalizminin en önemli biçimi dil üzerinden gerçekleştirilir; bu süreç inceden inceye işleyen bir mekanizmayla çalışır ve kişi bunun farkında olmadan değişime uğrar.

    Paylaşım için teşekkür, lakin eleştirimi yapmadan duramadım...


  • @bagimsizkoala Konfüçyüs'e sormuşlar:

    -"Bir milleti nasıl yıkarsın?"

    -"Onların dillerini bozar, kavramları karşılayan dillerindeki sözcüklerin içini boşaltır, kavramları algılamalarını önlerim. Kavram kargaşasına sürüklenir ve dağılır giderler."


Benzer Konular

  • 7
  • 3
  • 24
  • 4