@yapma-kafa
“Cennet, cehennem ve melekleri ispat et” demen aslında tartışmayı başka yere çekiyor. Bir inancın metafizik iddialarının bilimsel olarak kanıtlanamamış olması, o inancın tarih boyunca toplumlarda nasıl bir kurum haline geldiği sorusunu cevaplamaz. Bunlar iki ayrı mesele.
Ama senin asıl iddian çok daha büyük: “Tarih boyunca dinler merkezi otoritenin emrinde olmuştur.” İşte bunu ispatlaman gerekiyor. “Dinler iktidarlar tarafından kullanıldı” başka bir şey, “dinler merkezi otoriteler tarafından kuruldu ve onların emrindeydi” bambaşka bir iddia.
Üstelik “dinler sorgulanamaz” diyorsun ama zaten tarih boyunca dinlerin içinden çıkan mezhepler, reform hareketleri, yorum farklılıkları ve otoriteye karşı çıkan dini hareketler bunun tam tersini gösteriyor. Bir şeyin kutsal kabul edilmesi, bütün mensuplarının onu aynı şekilde yorumladığı veya hiçbir otoriteye karşı çıkmadığı anlamına gelmez.
Daha da önemlisi, “İnanç kişiseldir, o yüzden inançla savaşılmaz” diyorsun. Buna katılmamak zor. Fakat aynı mantığı din konusunda da uygulamak zorundasın. Bir insanın inancı ile o inancın kurumsal yapısını birbirinden ayırabiliyorsan, o kurumların tarih boyunca birbirinden tamamen farklı roller üstlenebildiğini de kabul etmek zorundasın.
“Tanrı ispatlanmadı, dolayısıyla din toplum mühendisliğidir” sonucu ise mantıksal olarak çıkmıyor. Tanrı'nın varlığının kanıtlanıp kanıtlanmaması başka bir soru; dinlerin nasıl ortaya çıktığı, nasıl yayıldığı ve iktidarla nasıl ilişki kurduğu başka bir soru.
Kısacası sen de eleştirdiğin şeyi yapıyorsun: Önce sonucu belirliyorsun, sonra tarihi o sonuca kanıt toplamaya çalışıyorsun.
Tanrı'nın varlığını kanıtlayamamak, dinlerin merkezi otoriteler tarafından icat edildiğini kanıtlamaz. Aynı şekilde dinlerin iktidar tarafından kullanılmış olması da onların iktidar tarafından icat edildiğini kanıtlamaz.
İddian büyükse, kanıtın da büyük olmak zorunda. “Bence böyle” ile tarihsel gerçek arasında ciddi bir mesafe var.