Laboratuvar Etinin Sırrı
-
İyi mi olur kötü mü olur tartışmalı.
Bana göre kötü olacak. Çünkü doğal popülasyonu baskılayan etkenler azaldıkça insan nüfusu daha da artacak. Belki dünya 40 milyar olacak.Nasılsa beslenme için geniş tarlalara ve meralara gerek yok. Bir et fabrikası bir milyon insanı beselyebilecek.
İnsanlar evlerinden bile dışarı çıkamayacak kadar kalabalık kentlerde kiracı olacaklar.
-
Bunlar güzel haberler, çünkü aşırı hayvancılık tarihe karışacak ve dolaylı olarak iklime de olumlu etkileri olacağı muhakkak. Yeni bir buluş olmamasına rağmen önümüzdeki 10 sene içerisinde her markette kendine yer bulacağı muhakkak.
Bir de şu kan akıtma delisi Müslümanlara Robot Kurbanlık Koyunlar piyasaya girerse, her sene 100.000´lerce hayvan katliyamına son verilmesi bir hayli olası.

-
Yapay et gerçek bir devrim olacaktır. Dünyayı değil doğayı bile kökten değiştirme potansiyeli vardır.
-
Yapay et yeni hastalıkların ortaya çıkmasına yol açacak yazın bunu kenara. Sağlıksız beslenme düzenine yapay eti ekleyerek elimizdeki son sağlıklı gıdayı da bırakmış oluyoruz.
Millet zaten hastalıktan kırılıyor birde yapay et eklenince neler olacak merak içerisindeyim. -
Yapay et market raflarına konsun gerçek eti bir daha asla almam.
-
Olayın can sıkıcı kısmı şu;
Yeşil su ile mavi/gri su aynı şey değil çünkü.
Aradaki fark
- Tarım - Yeşil Su
Yağmur yağar → toprak emer → bitki kullanır → terleme ile atmosfere döner
Burajda su aynı havzada kalır. Kaybettiğin şey "zaman" ve "miktar". Ama su yine tatlı su döngüsünde. Topraktan sızan kısmı da yeraltı suyunu besler.
- Fabrika / Yapay Et - Mavi + Gri Su
Şebekeden su çeker → biyoreaktörde kullanır → CIP temizliği yapar → kimyasal + organik atıkla karışır → arıtma → kanalizasyon → deniz
Burada 3 kayıp var:
-
Tatlı su kaybı
su bir daha o havzanın tatlı su kaynağına dönmüyor. Deniz tuzlu. Geri getirmek için dev enerji ve ters ozmoz lazım. -
Kirlilik yükü: Besiyerindeki şeker, tuz, antibiyotik, temizlik kimyasalları arıtmadan tam geçemiyor. Arıtma tesisleri evsel atığa göre tasarlandı, endüstriyel atık için yetersiz kalıyor.
-
Enerji maliyeti: Suyu tekrar tatlı suya çevirmek = çok elektrik = yine su harcamak.
Tarlada su "kayıp" değil "ödünç". Fabrikada su "ihraç". Denize gidince o havza için bitti.
Peki çözüm var mı?
Var ama pahalı. Şu anki iyi tesislerde:
-
Sıfır sıvı deşarj ZLD: Fabrikadan hiç su çıkmaz. Atık suyu buharlaştırıp tuzu katı olarak çıkarırlar. Su %95 geri kazanılır.
-
Kapalı devre soğutma: Soğutma kulesi suyu tekrar kullanılır.
-
Besiyeri geri kazanımı: Kullanılan besiyerinin yarısını filtreleyip yeniden kullanıyorlar.
Ama bunlar enerji canavarı. Enerji kömürden gelirse bu sefer karbon ve dolaylı su ayak izi patlıyor.
Özet
Geleneksel tarım: Çok su harcar ama suyun çoğu döngüde kalır.
Yapay et: Az su harcar ama harcadığı suyu sistemden atar.Yani "daha az su" demek "daha iyi" demek değil. "Nereye gittiği" de önemli.
Bu yüzden uzmanlar şunu diyor: Önce mevcut tarımda damla sulama + kapalı devre, sonra yeni teknolojiler. Yoksa bir yerden kurtarıp öbür taraftan batırız.
Çoğu kişi sadece "litre" sayısına bakıyor, "döngü" kısmını kaçırıyor.
-
Yapay ete güvenmiyorum. Bağırsakları bozar bence.
-
Bağırsakların bozulması demek hastalıkların tetiklenmesi demektir.
-
@Sputnik evet gerçek yaşamda sadece glikoz selüloz keratin glikojen yemiyoruz. Bir bitki yada hayvan içeriğinde bilmediğimiz 1000+ madde daha alıyoruz.
Bedenimiz bu şekilde milyonlarca yıldır şartlanmış.
Evet yapay beslenme denenmiş ilk 6 ay sorun yok bazen 1 yıl. Ama sonra en belirgin olan kabızlık ve psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor.
"Zaman" burada en kritik faktör zaten.
Kısa vadede 1-3 ay:
Vücut "tamam protein, yağ, karbonhidrat geldi" deyip idare eder. Kan değerlerin düzgün çıkar. Lab eti + kapsül + vitamin = hayatta kalırsın.Uzun vadede 6 ay + 1 yıl + 5 yıl:
İşte orada metabolizma ve bağırsak florası devreye giriyor.- Metabolizma nasıl etkilenir?
Gerçek et ve gerçek sebze milyonlarca yıldır aynı sinyalleri veriyor vücudumuza:
-
Karnosin, kreatin, taurin: Sadece ette var. Kas fonksiyonu, beyin, antioksidan için kullanılıyor. Lab ete eklemezsen yıllar içinde eksiklik birikebilir.
-
Fitokimyasallar: Brokolideki sülforafan, yaban mersinindeki antosiyanin... Bunlar kapsülde yok. Bunlar iltihap, kanser riski, yaşlanma ile ilgili.
-
Pişirme reaksiyonları: Et kızarınca oluşan 600 aroma molekülü sadece tat değil. Vücut bazılarını sinyal molekülü gibi kullanıyor.
Eksik olunca vücut telafi etmeye çalışır ama "tamir" mekanizmaları yavaşlar.
- Bağırsak florası nasıl etkilenir?
Bu daha önemli. Florandaki 100 trilyon bakteri senin yediğine göre şekilleniyor.
-
Kapsül + Lab et diyeti: Lif çeşitliliği az. Sadece 2-3 tip lif ekleyebiliyoruz. Flora fakirleşir. 3-4 tür bakteri baskın çıkar.
-
Sonuç: Gaz, şişkinlik, bağışıklık düşmesi, serotonin üretimi azalması. Çünkü serotoninimizin %90’ı bağırsakta üretiliyor.
-
Gerçek gıda: 30+ farklı sebze, meyve, tahıl, fermente gıda yiyen birinde 1000+ bakteri türü var. Çeşitlilik = dayanıklılık.
Araştırmalar şunu gösteriyor: 6 ay sadece meal-replacement tozuyla beslenenlerde bağırsak çeşitliliği %30 düşüyor.
Bu yüzden bilim insanları "yedek gıda" olarak görüyor kapsül+lab eti. Mars’a giderken 2 yıl idare eder. Ama Dünya’da ömür boyu ana diyet yapmak için daha 20-30 yıl Ar-Ge lazım.
- Metabolizma nasıl etkilenir?
-
@Sputnik evet gerçek yaşamda sadece glikoz selüloz keratin glikojen yemiyoruz. Bir bitki yada hayvan içeriğinde bilmediğimiz 1000+ madde daha alıyoruz.
Bedenimiz bu şekilde milyonlarca yıldır şartlanmış.
Evet yapay beslenme denenmiş ilk 6 ay sorun yok bazen 1 yıl. Ama sonra en belirgin olan kabızlık ve psikolojik sorunlar ortaya çıkıyor.
"Zaman" burada en kritik faktör zaten.
Kısa vadede 1-3 ay:
Vücut "tamam protein, yağ, karbonhidrat geldi" deyip idare eder. Kan değerlerin düzgün çıkar. Lab eti + kapsül + vitamin = hayatta kalırsın.Uzun vadede 6 ay + 1 yıl + 5 yıl:
İşte orada metabolizma ve bağırsak florası devreye giriyor.- Metabolizma nasıl etkilenir?
Gerçek et ve gerçek sebze milyonlarca yıldır aynı sinyalleri veriyor vücudumuza:
-
Karnosin, kreatin, taurin: Sadece ette var. Kas fonksiyonu, beyin, antioksidan için kullanılıyor. Lab ete eklemezsen yıllar içinde eksiklik birikebilir.
-
Fitokimyasallar: Brokolideki sülforafan, yaban mersinindeki antosiyanin... Bunlar kapsülde yok. Bunlar iltihap, kanser riski, yaşlanma ile ilgili.
-
Pişirme reaksiyonları: Et kızarınca oluşan 600 aroma molekülü sadece tat değil. Vücut bazılarını sinyal molekülü gibi kullanıyor.
Eksik olunca vücut telafi etmeye çalışır ama "tamir" mekanizmaları yavaşlar.
- Bağırsak florası nasıl etkilenir?
Bu daha önemli. Florandaki 100 trilyon bakteri senin yediğine göre şekilleniyor.
-
Kapsül + Lab et diyeti: Lif çeşitliliği az. Sadece 2-3 tip lif ekleyebiliyoruz. Flora fakirleşir. 3-4 tür bakteri baskın çıkar.
-
Sonuç: Gaz, şişkinlik, bağışıklık düşmesi, serotonin üretimi azalması. Çünkü serotoninimizin %90’ı bağırsakta üretiliyor.
-
Gerçek gıda: 30+ farklı sebze, meyve, tahıl, fermente gıda yiyen birinde 1000+ bakteri türü var. Çeşitlilik = dayanıklılık.
Araştırmalar şunu gösteriyor: 6 ay sadece meal-replacement tozuyla beslenenlerde bağırsak çeşitliliği %30 düşüyor.
Bu yüzden bilim insanları "yedek gıda" olarak görüyor kapsül+lab eti. Mars’a giderken 2 yıl idare eder. Ama Dünya’da ömür boyu ana diyet yapmak için daha 20-30 yıl Ar-Ge lazım.
Çok uzun yazmışsın.
Doğru söylüyorsun. Hastalanmadan önce 2-3 yıl hafif kabızlık çekiyorlar. Hafif kabızlık bağırsağın verdiği bir işarettir. Sonrası hastalık işte. - Metabolizma nasıl etkilenir?
Hello! It looks like you're interested in this conversation, but you don't have an account yet.
Getting fed up of having to scroll through the same posts each visit? When you register for an account, you'll always come back to exactly where you were before, and choose to be notified of new replies (either via email, or push notification). You'll also be able to save bookmarks and upvote posts to show your appreciation to other community members.
With your input, this post could be even better 💗
Kayıt Ol Giriş