• Öyle ki, reklamın kötüsü bile olmaz. Çünkü reklam gürültüdür, yaygaradır, boştur. Ama duyulması yeterlidir. Rahatsız bile etse. Burası önemli, rahatsız bile etse! Reklam reklamdır, kötüsü yoktur.


  • Reklam yalanı meşrulaştırıyor mu demek istiyorsunuz? Yani bir din görevlisi yada bir siyasetçi de sektör bazlı düşünüp reklam yapıyorsa bu normal midir.

    İşin gerçeği din ve siyaset de bir sektördür.

    Dikkat ederseniz ticari şirketler de artık aynı numaraya sarılmaya başladılar. Reklam sloganları ; anne şefkati gibi, milli gurur, aile sıcaklığı, hepimiz aileyiz, biz sizi düşünüyoruz, geleneksel değerlerimiz... Falan filan..

    Yani din-ticaret- siyaset ilişkisi hep birbiri içinde eşit oranda dağılmış.


  • "tüketim değeri" üretiliyor olduğundan reklamlar ile pazar kapma şansı yükselecektir; kapitalizm mantığına uygun davranıyor ve maliyetleri söylendiği gibi arz-talep eğrisi belirlemiyor; emek gücünün artık kısmına göre belirleniyor ve tabi ki reklam giderleri de tüketicilere mal ediliyor; çok hoş değil mi?


  • @nejdet-evren duyduğuma göre eskiden yani tv nin ilk çıktığı yıllarda reklam yapanlar izleyiciye ödeme yapıyormuş. Yani maliyete ekleme yapmak yerine maliyetten dusuyormus reklam giderini.
    Cünkü seyredenlerin vaktini alıyor diye.


  • @kâfir-imam Ülkemizde böyle bir süreç hiç yaşanmadı; başka ülkelerde yaşandıysa da bilmiyorum...Ne ki, kapitalizmin mantığına ters gibi...


  • @nejdet-evren ben dedemden duymuştum ilk zamanlar böyle imiş. Sonra tersine dönmüş. Yani inanmasi zor ama Türkiyede olmuş.


  • @kâfir-imam , demek ki bölgesel bir uygulama, mümkündür...


  • @nejdet-evren tv ye saniyesi bilmem kaç bin liradan astronomik ödeme yapmak yerine maliyetten düşerek vatandaşa ödeme yapma hakkı varmış reklam yapanlarin.


  • Reklamın kötüsünün olmayışı, rahatsız edici yaygaraların bile reklam sağladığı gerçeği tatsız ama gerçek. Zaten gerçeklerin hepsi tatsızdır, yalanlar tatlıdır. Bunu biz ısmarlamadık, içine doğduğumuz dünyayı böyle bulduk.

    Reklam olmadan pazarlama olmuyor. İlla kötü de olsa reklam. Bağır çağır rahatsız et, içeriği kapla ört, bir iki satır bir şey okuyacaksın reklam bir gitse de okusan gibi sinir edici işler bile reklamın kötüsü olmadığı gerçeğini değiştiremiyor.

    Hitler'i tanımayan kaç kişi vardır? Kim "Hitler mi o da kim" der? Hiç kimse. İşte reklamın kötüsü olmadığının kanıtı.


  • Reklamlar sayesinde sizi bizi sömüren kartellerin tekellerin başarı hikayelerini izleyip mutlu olmamız isteniyor.

    Mesele para değil bak biz yapmasaydık parayla bile bulamazsınız buna şükredip sevinelim

    İşte bu düşüncenin karteller tarafında size aktarılıp sizin bir köle besleme olduğunuz aklınıza kazınmaktadır.

    Reklamları hedefe koyup incelemenin sebebi yeni çağda kartellerin algı yönetimi için çok daha aktif bir yöntem olarak kullanılacağıdır.

    Bakın her türlü dolandırıcılık reklam aracılığı ile yapılıyor. Yalan olduğu başından belli iken hiç bir yetkili sesini çıkarmıyor. İşin sonunda dolandırıcılık operasyonu yapılıyor. Atı alan üskidarı geçtikten sonra.

    Gariptir ki önceden uyaran kişiler tehlikeyi önceden haber verdi diye yetkililerin hışmına uğruyorlar.

    Reklam demek sadece "Reklamlar" başlığı altında yapılmıyor. Dizi filmler ile , günlük programlar ile , akşam haberleri ile hatta akşam politik tartışmalarda bile halka yutturuluyor.

    İnsanlar kandırılıyor .

    Reklam almak için yarışan halkçı TV lerde cabası.


Benzer Konular