• Kurucu

    Comte’a göre, tıpkı insanlığın sadece belirli evrelerden geçerek ilerlemesi, birbirini izleyen her evrenin öncekilerin başarıları üzerine kurulması gibi, bilimsel bilgi de belirli evrelerden geçerek ilerler. Fenomenler hakkındaki düşünceler, her biri bir sonrakinin koşullarını yaratan teolojik, metafizik ve pozitif evrelerden geçmek zorunda olsalar da farklı bilimler farklı oranlarda ilerledikleri için bir evreden ötekine geçişte önemli bir fikir kargaşası yaşanır. Ona göre, “bir bilgi türü pozitif evreye, genellik, basitlik ve diğer bilgi dallarından bağımsızlığı oranında ilk olarak ulaştığı” için tüm doğabilimlerinin en geneli ve en basiti astronomi ilk önce gelişmiş, zaman içinde onu fizik, kimya, biyoloji ve son olarak sosyoloji izlemiştir.

    Nitekim Comte’a göre, inorganik dünya en basit olduğu ve organik fenomenler inorganik fenomenlerden meydana geldikleri için fizik evren hakkındaki düşünce pozitif evreye organik dünya hakkındaki anlayışlardan önce ulaşır. Bu yüzden pozitif evreye ulaşan ilk bilim astronomidir, onu sonradan fizik ve kimya takip etmiştir. Organik fenomenler üzerine düşüncenin daha pozitivist veya daha bilimsel olmasını mümkün kılan şey, söz konusu üç bilimin de pozitivist (bilimsel) evreye ulaşmış olmasıdır. Metafizik evreden pozitif evreye geçen ilk organik bilim Comte’a göre, biyoloji veya fizyolojidir. Biyolojiyle birlikte, artık pozitivist bir öğreti, yani sosyoloji 17. ve 18. yüzyılın metafizik spekülasyonlarından (ve teolojik düşüncenin artıklarından) kurtulup pozitivist bir düşünce biçimine dönüşecektir.Sosyolojinin en geç ortaya çıkan bilim olmasının nedeni, onun en kompleks bilim olması ve pozitivist evreye ulaşmak için diğer temel bilimlerin gelişmesini beklemek zorunda kalmasıdır. Bu yüzden sosyoloji, bilimler hiyerarşisinin “en tepesinde” yer alır. O, diğer bilimlerdeki evrimci gelişmelere bağlı olmasına ve onlardan türemesine rağmen, kendisini, daha üst düzey organik biyoloji bilimi kadar, daha alt düzey inorganik fenomenlerden de ayıran olguları inceleyecektir. Ona göre, sosyoloji organik bilimlerden biri olsa da bağımsız kalacak ve daha üst düzeyde karmaşıklık, uzmanlaşma ve kişilik sergileyen fenomenleri inceleyecektir.

    Artan komplekslikler dizisi, Comte’a göre, bilimlerin tarihsel gelişimini de açıklar: “İnsan zihni ilk olarak basit nesnelerin ilkelerini keşfetmiştir. Daha kompleks nesnelerin bilgisi sadece en basit olgular bilindikten sonra edinilmiştir. Kimya 18. yüzyıla kadar müspet bir bilim olamamıştır. Biyoloji müspet bilim olma yolundadır; sosyoloji bu konuda ilk adımlarını henüz atmaktadır.”
    Birçok araştırmacı ve Comte yorumcusuna göre, söz konusu hiyerarşi anlayışı sosyolojik araştırmayı meşrulaştırmanın bir yolu olmak durumundadır. Böyle bir hiyerarşi anlayışı ile bir yandan sosyolojinin neden diğer daha saygın bilimler kadar gelişmediği açıklanır, öte yandan sosyoloji diğer “pozitif bilimler”le ilişki içinde daha gözde bir konuma (hiyerarşinin tepesine) yerleştirilir; çünkü, sosyoloji, uzun bir evrim sürecinin ve pozitif bilimlerin doruk noktası olarak görüldüğü zaman ancak onun meşruiyeti sorgulanmaz.


  • @phi aslında en çarpıcı ve güzel fikir, bilimde aslında hiyerarşi olmadığı, tüm bilimin tüm dalları ile bir bütün olduğu.

    Bilimin hangi dalında çalışılırsa çalışılsın bütünü tamamlayan bir çalışmanın parçası olunduğu. Sadece her şeyi bilemediğimiz ve her işle uğraşamadığımız için belli uzmanlık dallarına ayrılırız.

    Gerçekte ayrım yoktur. Bilgi bir bütündür. Bilim saf, salt ve gizli gerçeğin sayısız yansımalarıdır. Evren muhakkak ve mutlaka ki bir perdedir. Ardında kimileri tanrı olduğuna inansa da gerçek nedir bilmiyoruz. Tanrı kestirme ve ucuz çıkış. Öyle bir şey yok.

    Gerçeği tümel olarak hiç bir zaman kavrayamayacağız. Kavranması da olanaksız. Kimse, hiç bir şey gerçeği tam olarak bilemez.


Benzer Konular