Burası eskisine göre pek aktif değil, hatta hiç değilmiş. Ama daha önce ki yazdıklarım hakkında bir açıklama yapmak istiyorum. Eskiden paylaştığım düşüncelerin hiçbirine artık katılmıyorum. Hepsi koca bir saçmalık. Eğer bir sorun olmazsa da bu ve daha önce ki paylaşımlarım beraber durmaya devam edecek.
World
Topics from outside of this forum. Views and opinions represented here may not reflect those of this forum and its members.
-
<p>
️ Admin Note: This is a personal blog community, only the blog author may post in this community.</p>
<p>Random thoughts related to programming</p>
<h1>Credits</h1>
<p>Icon created on <a href="https://www.craiyon.com/" rel="nofollow">Craiyon</a></p>
A world of content at your fingertips…
Think of this as your global discovery feed. It brings together interesting discussions from across the web and other communities, all in one place.
While you can browse what's trending now, the best way to use this feed is to make it your own. By creating an account, you can follow specific creators and topics to filter out the noise and see only what matters to you.
Ready to dive in? Create an account to start following others, get notified when people reply to you, and save your favorite finds.
Kayıt Ol Giriş-
@house, içinde söyledi: Merhaba @Sputnik, içinde söyledi: Merhaba Eski yazdıklarınıza biraz baktım da daha önce neyi savunduğunuzu bile anlayamadım. Zaten sadece 43 tane iletiniz var. Yani ne zırvalıyor, orası muamma? İnsanların düşünceleri değişir, bugün frklı yarın farklı düşünmezse dogmacı olur zaten. Bilimsel düşünce en mantıklı , en doğru yoldur. Fakat bu şahısın kastı nedir ben orasını hiç anlamadım? Neymiş o yanlış bilgileri? Açmalı, altını doldurmalı(nerede m*çmış, sıvamış :))!. Hiç bilmiyorum ama forumlara gelip "eskiden yazdıklarımı unutun" yazanlar bir anlık heyecanla müslüman olma kararı almış kişiler oluyor. Dediğim gibi bir anlık heyecan bu. Din dedikleri dipsiz kuyudur zaten. Her insan bu kuyuya düşmeyi kolay kolay kabullenemez. Yarın öbür gün tekrar eski düşüncelerine döner diye düşünüyorum. Daha önce başka örnekleri yaşandı, oradan biliyorum. Elbette insanların düşüncelerine saygılıyız. Sürekli din değiştiren kişilerin sağlıklı bir zihne sahip olduğuna inanmam yalnız. Çünkü şizofreni belirtisidir. -
https://www.haberturk.com/son-dakika-sahte-ickide-can-kaybi-37-ye-yukseldi-3756950
Metil alkol teörü can almaya devam ediyor.
Sanrım bundan 5-10 sene öncesiydi. O güne kadar market raflarında tarım kökenli saf alkol bulunur ve satılırdı. Diğer alkoller gibi rahatça içilebilir değildi tadı elbet. Ama en azından içilince öldürmezdi. Çünkü sonuçta ETİL alkoldü. Bugün piyasada ucuz olarak satılarak insanların ölümüne sebep olan vakalar metil alkolden kaynaklanmaktadır. Yani sahte alkol can aldı olgusunu yaratan bu saçma sapan yasakçı politikalardır. En dandik bir bira 80TL olur mu? Dövizle kazanan ülkelerde bile bu paraya ürün yok. Asgari ücretli 1 saat çalışıyor 1 bira alamıyor. Alman çalışıyor saatlik ücreti ile 20 -30 tane bira alıyor. Alım gücü yok bir de üstüne ürünün 3-4 katı vergisi var. Sadece bira olarak düşünmeyin, ekmek bile pahalı dövizle kazananın ülkesinden. Sahi bu cinayetleri gerçekten çakma alkol satan mı işledi? Deprem oldu ruhsatlı binalar çöktü, insanlar öldü. Suçlu mütait örneğinden hiçbir farkı yok bunun. Bir bina ruhsatlı ise, elektirik su bağlanmışsa, bu binaların çökmesinin sorumlusu mütaitler olamayacağı gibi, çalışma ruhsatı bulunan herhangi bir işletmeden satın alınan alkolün sorumlusu sadece son satıcı olamaz. Devlet varsa bütün eylem ve işlemlerinden kusursuz sorumludur. Vatandaş %70 dolaylu/fakir) vergiyi can güvenliği için veriyor. Köprüye çıkıp intihar etmek isteyene bırak atlasın diyebiliyor mu devlet? Markette satılan ucuz alkolü yasakladın madem o zaman çakmasının satılmasına da müsaade etmeyeceksin ki insanlar ölmesin. Değil mi? Deprem oldu mütait sorumlui, sel oldu doğa sorumlu v.b. vb. Böyle haksız hukuksuz karşılıksız(can güvenliksiz) vergi düzeni olmaz. Siz mercedeslere binin lüks şatafat içinde yaşayın diye vergi salma düzeni ortaçağ krallık/paidişahlık düzenidir. Meşruluğu tartışmalıdır.
https://www.sozcu.com.tr/sehit-tazminatini-faiziyle-geri-istediler-p127967
"Askerde şehit oldun diyip, tazminat ödeyip, parayı faizi ile geri istemişler." Bu da iyiymiş.
Adalet bu ya fakir çocuğunu askere yollayacak. Ölürse şehit diyip 3-5 krş ya ödeyecekler, ya da ödemeyecekler.
Bi zamanlar Bülen Ersoy ablamız, "ben cocuğum olsa askere yollamam" diye bir laf etmişti. Bu düşüncesinden ötürü suç diye yargılamışlardı. Akabinde birden 180 derece dönüşle vasiyetinde mirasını sanırım askere falan bırakmıştı... bla, bla, bla...
https://www.sozcu.com.tr/ibb-de-9-dalga-beyoglu-belediye-baskani-p212109 Tutuklamalar pastanın paylaşımı kavgasından başka bir şey değildir. İstanbul pastası öyle boru değil yani... Evet nerede kalmıştık. Kardeş rant(cehape - akmehadepe) pasta kavgasın da pastayı yanlız ben yiyecem aç gözlülüğüne tam gaz devam. İddiaya göre cehapenin başkanları rüşvetciymiş. Olabilir, mümkündür ben bu yaşıma geldim. Rüşvetsiz bir belediyecilik, bürokrasi çarkı duymadım. Hayır bunları ben iddia etmiyorum. Bunlar birbirlerini (sözde muhalifler) devamlı jurnelliyor zaten. Kendi suçlarını itiraf ediyorlar zaten. Bırak sözde muhalif kavgaları sonucu lağım patlatmalarını, kendi iç bünyelesinde zaman zaman kişisel sürtüşme yaşadığı zaman birbirlerinin kirli çamaşırlarını ortaya döküyorlar. Bunun en somut örneği: B. Arnıç'ın , M.Gökçek' in yolsuzluğunu tüm Trükiye' ye duyurmasıdır. Bugüne kadar bu iddianın aksine bir yargı kararı, iftira davası ve B. Arınç aleyhine karar var mı? Yok. Bırak bu iddiayı; Mansur Yavaş, M. Gökçek hakkında yüzlerce yolsuzluk dosyasnı savcılara sunmadı mı? Hani nerede soruşturmalar? Yokoğlu yok. Yani bu ülkede hiç kimse beni tüm suçlu zanlıları eşit muamele görüyora ikna edemez. Suç işlemek, hatta adi suç cinayet işlemek bile ben kendimi bildim bileli bu ülkede birilerine serbesttir. Ayrımcılık bakidir. Simit çalandan başkası hesap vermez bu ülke yargısına!. İtalya' da deprem olur; yargı hesabı ilk sorumlusundan(bilim adamı görevini yapmışmı?) sormaya başlar. Bizde ise; en son sorumlusundan başlar ki, olayı zurnanın son deliğine hesap soruluyormuş-mış gibi (taksir cinayatiymiş(1) ) yapıp kapasın. İtalya' da temiz eller operasyonu olur. En üstünden en altına yıolsuzluğa bulaşmış bütün bürokrasinin canına ot tıkar savcı. Bizde ise soruştrulmadan kapanır dosyalar. Çünkü o yargı koltuklarına onları bütün musluk başlarını tutmuş, bize dayatılmış sözde seçilmiş birileri(bütün çeşme başları tutuludur bu ülkede) atamıştır. Taraflı ve bağımsızlık laftadır. Bu malum ülkede sırtını sözde devlete(anayasa, hukuk herkesi bağlamıyorsa sözleşme, resmi kurumlar niye var?) dayadıysan h*roin ticareti bile yapabilir, devlete hizmet ediyorum ayağına cinayet işleyebilir soruşturmadan muaf tutulabilirsin(susurluk çetesi v.b. v.s.). Vatan millet, atatürk hatta din adına kutsal siyasi/bürokratik şemsiye altında her haltı yiyip, kişisel menfi zenginleşebilirsin. Yani bu ülkede tarafsız ve bağımsız olan ancak açlıktan simit çalandır. Gerisi hikayeden teyyaredir. bla,bla,bla.... -
Bu ülke yönetici ve bürokratları(yerli ve mill(!) ) Türk soykırımı yapıyor. Burası açık ve kesin. Bir imkan olsa başka bir ülkede dava açılabilse çoğu olası kastla cinayet hükümlüsü olurlar. Aksini iddia eden varsa buyursun imkanı sağlasın bağımsız tarafsız mahkemelerde aklansın da görelim Hodri meydan!. Japon mahkemesi olur. Alman mahkemesi olur. Hatta amerika mahkemesi bile olur. Malum amerika' da Trilyoner başkan Trump bile olasanız yargıca hesap veriyorsun. Bürokrasinin, siyasilerin sorumluluklarının bi hesabını vermediği ülkeler Kuzey Kore, Rusya gibi ülkeler olsa gerek. Sahi Türkiye sözde demokratik bir hukuk devleti ise, neden kamu görevlileri "kusursuz sorumluluk ilkesi" gereği olası kastla depremlerde, sellerde, yangınlarda, maden facialarında, tren sözde kazalarında v.b.' lerinde yargılamaya tabi tutuulup hesap vermiyor? 80 senedir bi ülkede önlem alınmıyorsa; bunun adı %1000000000 mücbir sebep olmadığı kesin, olası kastla katil zanlılığıdır! Gelmiş geçmiş bütün bürokrasi, siyasiler bunun(ölümlerin) 1 numaralı sanığıdır. -
-
Faydaları bilimsel olarak kanıtlanmış bir diyettir.

MIND diyeti, Akdeniz diyeti ile DASH diyetinin bir kombinasyonu olan, beyin sağlığını desteklemeyi amaçlayan bir beslenme yaklaşımıdır. MIND, "Mediterranean-DASH Intervention for Neurodegenerative Delay" (Nörodejeneratif Gecikme için Akdeniz-DASH Müdahalesi) kısaltmasından gelir. Özellikle Alzheimer hastalığı ve bilişsel gerileme riskini azaltmak için tasarlanmıştır. Rush Üniversitesi tarafından geliştirilen bu diyet, bilimsel araştırmalara dayanır ve beyin dostu besinlere odaklanır.
MIND Diyetinin Temel İlkeleri
MIND diyeti, belirli besinlerin düzenli tüketimini teşvik ederken, bazı besinlerden kaçınılmasını önerir. İşte temel bileşenleri:
Tüketilmesi Önerilen Besinler
- Yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı, kale): Haftada en az 6 porsiyon.
- Diğer sebzeler: Günde en az 1 porsiyon.
- Yemişler (özellikle ceviz): Haftada 5 porsiyon.
- Meyveler (özellikle yaban mersini, çilek): Haftada en az 2 porsiyon.
- Tam tahıllar (yulaf, kinoa, esmer pirinç): Günde 3 porsiyon.
- Balık (özellikle somon gibi omega-3 açısından zengin olanlar): Haftada en az 1 porsiyon.
- Kümes hayvanları (tavuk, hindi): Haftada 2 porsiyon.
- Baklagiller (fasulye, mercimek): Haftada 3-4 porsiyon.
- Zeytinyağı: Ana yağ kaynağı olarak.
- Şarap (kırmızı, ölçülü): Günde 1 kadeh (isteğe bağlı).
Kaçınılması veya Sınırlanması Gereken Besinler
- Kırmızı et: Haftada 4 porsiyondan az.
- Tereyağı ve margarin: Günde 1 yemek kaşığından az.
- Peynir: Haftada 1 porsiyondan az.
- Hamur işleri ve tatlılar: Haftada 5 porsiyondan az.
- Kızartmalar ve fast food: Haftada 1 porsiyondan az.
MIND Diyetinin Faydaları
- Bilişsel sağlık: Araştırmalar, MIND diyetine sıkı sıkıya bağlı kalanlarda Alzheimer riskinin %53’e kadar, orta düzeyde uyanlarda ise %35’e kadar azaldığını gösteriyor.
- Kalp sağlığı: DASH ve Akdeniz diyetlerinin unsurları, kalp-damar sağlığını destekler.
- Antioksidan etkisi: Meyve, sebze ve yemişler, beyin hücrelerini oksidatif stresten korur.
- Genel sağlık: Diyet, iltihaplanmayı azaltır ve genel yaşam kalitesini artırabilir.
Nasıl Uygulanır?
- Planlama: Haftalık yemek planları yapın, önerilen besinleri içerecek şekilde.
- Basit değişiklikler: Örneğin, kırmızı eti azaltıp yerine balık veya baklagil ekleyin.
- Alışveriş listesi: Taze sebzeler, tam tahıllar ve zeytinyağı gibi temel malzemeleri stoklayın.
- Porsiyon kontrolü: Önerilen porsiyon miktarlarına dikkat edin.
Örnek Günlük Menü
- Kahvaltı: Yulaf ezmesi, yaban mersini, badem.
- Öğle: Ispanak salatası, ızgara tavuk, zeytinyağlı sos, tam tahıllı ekmek.
- Ara öğün: Ceviz ve bir elma.
- Akşam: Fırında somon, kinoa, buharda brokoli.
- Tatlı/İçecek: Bir kadeh kırmızı şarap veya bitki çayı.
MIND diyeti, sürdürülebilir ve esnek bir beslenme tarzıdır. Beslenme uzmanına danışarak kişisel ihtiyaçlarınıza göre uyarlayabilirsiniz. Daha fazla bilgi için web’de “MIND diet” araması yapabilir veya Rush Üniversitesi’nin yayınlarını inceleyebilirsiniz.
-
En anarşist hareket intihar etmektir! Anarko nihilistler, ya da "anarşist hiççiler"in intihar edecek cesaretleri yoktur! Hatta onlar için nihilist, "hiççi" ekleri başkalarını öldürmeyi "en anarşist hareket" yapar. Anarşist hiççilik, ya da anarko nihilizm bir şey değildir! Gize (vara, varlığa, var oluşa) "dehşet" duymalarının, ve bir yandan da "hiçi sezmeleri" ile "hiçi" kabullenmek istememelerinin ifadesidir..!
Tam da postmodern çağa uygun bir şeydir.
-
Varlık giz, var olmak “gizci” olmaktır… Çıkarım/çıkarımlarda bulunarak gizi deneyimleriz; çıkarımda bulunmamızı sağlayan giz, gizin bilinmezliği/bilinemezliğidir… deneyimlerimiz “hiçi sezdirir”; hiçi sezmek ile hiçi kabul eder ve hakikate ulaşırız… Bu artık var olmamak, “gizcilik” halinden eser kalmaması… kurtulmaktır. Sanıyorum Albert Camus’un da ifade ettiği gibi; “Yaşamak için iyi bir neden, aynı zamanda ölmek içinde iyi bir nedendir…” (Yazıp paylaşmak için aceleci davranıyorum…
)
-
Hakikat hiçtir, ya da “hiç” hakikattir demeli… Bu sonsuz, aynı zamanda doğru ya da gerçek bir şey olarak öğrenip bilmemizin gerektiğini düşündüğüm bir şey. “Neden?” sorusuna cevap bulamayıp, “varlık var mıdır?” Sorusuna da “yoktur” deyince, hakikatin hiç olduğu gerçeğine yaklaşıyorum… Ben de hareketlenen bu yaklaşım, umutsuzluk, ve acı ile; sanki bütün sormuş olduğum sorularımın cevaplarını içerisinde saklamakta olan hiçi, kabul ederek ona ulaşmam gerektiğine dair bir sezgi uyandırıyor...
-
İsrail ciddi bir savunma zaafiyeti geçirdi. Bir müzik festivaline yapılan saldırı sonucu yüzlerce kişinin ölmesi ciddi bir savunma zaafı.
İsrail gibi çok güçlü savunma refleksine sahip bir ülke için buna yanıtın çok sert olması doğaldır.
İsrail çok güçlü savunma refleksine sahiptir çünkü yok edilmek isteniyor. Varlığı istenmiyor, niyet ortadan kaldırılması.
Aynı şey Filistin için de geçerli. Onun da varlığı istenmiyor. Var olması engelleniyor.
İki devlet birden olamıyor, ya biri olmayacak ya öbürü. Mevcut durumda İsrail var, Filistin'in var olmasına izin verilmiyor. Filistin var olursa İsrail yok olacak.
İki devletli federe bir yapı ümidi hiç mi yok? Yanıt, yok. İki taraf da ya hepsi benim ya hiç diyor. Fakat bu konuda İsrail'in eli fazlasıyla güçlü. Ben varım o halde Filistin yok diyor.
Bu kadar az toprağın bölünmesi de olası görünmüyor. İsrail burada bilinen tüm tarih boyunca vardı. Hiç bir yere gitmesi diye bir olasılıktan söz edilemez.
Filistinliler ise Araptır, bir sürü ise Arap devleti zaten var. Yeni bir Arap devletine neden ihtiyaç olsun? Ama tek bir İsrail devleti var.
O yüzden İsrail'in savunma refleksi güçlü olduğu kadar haklı. Hamas saldırısı İsrail'in her türlü misillemesini haklı konuma getirecek ve İsrail katliam yapıyor diyenlerin sesini kimse duymayacaktır. Özetle kanlı bir süreç başladı. Dünya hiç barışa değil savaşa gidiyor, her bölgede, her yerde.
Bu da gayet doğal, dünya nüfusu çok. Dünya bu nüfusu artık kaldıramıyor. Bu açık.
-
Ne yazik ki , İsrail 'i devlet olarak tanıyan devletlerden biri de Türkiye dir. Zamanında yurt vermeyen padisahlarimiza dahi kızıl Sultan lakabını takan da yine bu siyonist zihniyetten başkası değildir.
Filistin , ne zaman bu millete kapılarını açıp sığınma taleplerini geri çevirmedi , merhamet ile yaklaştı ondan sonra ise başına gelmedik kalmadi .
İsrail diye bir devlet yoktur. Filistin topraklarını işgal eden terörist örgüt vardır. Evet İsrail terörist bir örgüttür.
Dünya ulkelerinin İsrail'e olan tavrı ancak bu şekilde olmalıdır.
Gelelim bizi ilgilendiren mevzuya. Ülkemize zamanında sığınan Yahudilere Türk kimligi verip , ülkemizi onların eline verdiğimiz yetmediği gibi şimdiler de ülkemize gelen israillilere aynı sekilde sahip çıkıyoruz.
Topraklarımızı satıyoruz. Filistin'in düştüğü duruma dusmemiz an meselesidir.
O yüzden Filistin'in davası bizim davamız olmak zorundadır.
İşgalci terörist İsrail , terör örgütü olarak devletlerce onaylanmalidir.
-
ÖN-SÖZ
efelsefe.com küçük bir kitle ile yayın hayatına başladı; sabırlı ve ilkeli duruşundan taviz vermeden, özellikle küçük düşürücü içerikler dışında tüm düşüncelere eşit uzaklıkta ve özgür bir ortam sağlayarak yoluna devam etti. Geçen zaman içinde yeni katılımlar ve içeriklerle çoğalmaya başladı. Bu süre zarfında e-dergi adı altında yeni bir formun öncüsü olmayı da hedefleri arasında gördü; bu bağlamda kısa bir süre önce ön hazırlıklar yaptı ve üç katılımcının özgürce seçtikleri bir konuda makale yazmalarını sağladı. Henüz dergi boyutuna ulaşamadıysa da ana rahmine düşen bir zigot gibi can buldu. Katılımcılara teşekkür ederek zigotu paylaşıma açmaktan memnuniyet duyduğumu bildirmek isterim.
nejdet evren
katılımcı
-
-deepl version-
What is Death / Who are we / What are we?
Fiction 1 / Chapter One
"The heart of the universe is full of mathematics and is made of mathematics. The heart of the universe beats and radiates mathematics."
"We all exist as if we are all glued and merged into the same universe"
Death could be explained as anti-birth or the ending/closing of birth.
What else?
Death is the last measurement or observation point of human and other beings' life, which is intersected between being born and dying.
Observation closure or observation intercept of a subjective unit whose death is temporary
We don't go forward, we come to the new question and we stop here, we learn about it. New point of inquiry
We do not know what we do not know and we do not advance ourselves in this sense. We will know as much as we know, now, it is clear
No matter how much alternative information we get, death is a puzzle for us until it happens, and what will happen is what will happen, it will not change.
It is a mistake to close oneself off or imprison oneself in both possibilities - in every infinite possibility - and we have to think in math. We have to think in math.The universe decides. Whatever is in the nature of the universe will happen
Whatever the great math father/motmer/mom of the universe and the great big an deep heart of the universe
Whatever the great math mother/father/mom of the universe and the great big heart of the universe
"The universe is fair and math is at the heart of it. The math at the heart of the universe will decide all this and it will be the fairest for all of us."
We believe and trust in the justice and infinity of the universe, the universe is just, the universe is an equation and in a floating space and the great mathematical chief is sitting there, living in all the equations and living in us. He lives himself and us. It becomes itself as itself and us and as its universe. Become the cosmic self, the cosmic self, and in the cosmic self, the cosmic self sits in the cosmic self.
What does math grandmother/grandpa say?
Trust math grandmother/grandpa and equations and wait for death, okay?
Keep your mind open, wonder about death, go crazy and try to learn.You decide what happens.
What would you want to happen and maybe anything is possible. Make a fair choice. Develop a universal fiction based on mathematics and make it completely fair and explain it in nudes.
If it's fair, we fit, the math fits.
Fairness that fits/conforms to the math. The equation of the essence of the universe.
There is no injustice here and there never will be."Think about what you want, not what will happen, and find out and investigate whether it would be logical or consistent. Is it balanced and fair for everyone and for everything?"
An example
It will be the situation before birth
Okay.
What's this?What is that?
Don't know, go and see, trust the universe, equal, full of justice, and in its heart it will sustain and sustain us. In the way it knows.
In the way you trust. You will live and be sustained in the way you trust and believe.Maybe the universe will send you back to the initial state it started you in before birth; and maybe it will knead you into itself and make a new and brand new inner-self out of you
The infinite subjective unit.
Would you want to be the same person or thing again?
What about genetics?
You are married/united with genetics and your beliefs, your emotions are united with society and genetics.So.
Without putting the same genetic material into the exact same reality again, without repeating exactly what was experienced before, you would not be you again in this sense. If a choice were to change at an important stop in your life, if a deep learning were to change, you would be completely different!
Now rethink and question who you will be and who you will become and who you can become if you want to
You are the universe itself as itself and
The universe itself and the universe-self born from its own inner-self
Inner universal subjective self. Inner universal subjective self-observation unit
Inner universal subjective spontaneous learner unitThe universe gave birth to you, my child.
The universe spawned you from its belly so that you could grow up to be like it.
You are an egg of the universe. Inner unit. Plural singularity No one else at all.You were the universe self-copy self. Member of the unit of subjective variations
You are the universe, baby. You are the inner-universe inner-self. Self like the universe itself. The full universe is part, self-copy. Self-embodied universe fragment and its fragmentation. The self as the compartmentalized compartmentalized egg of the universe.
For the universe to experience itself as itself andYou're subjective, you have to divide so you don't think you're a thousand people. This is a good thing, now...
You're glued and united to the universe. You are born and spawned from it. All your material is the universe. The internal structure of the universe.
Identity: unified cohesive universality. Universe sticky. You are stuck to the universe and you are in it. You can't get out. At least not unless you make a new universe and move into it and for now you seem to be here
Now all of us, all of us, all of us are stuck to the universe, "We all exist as if we are all glued and merged into the same universe"
-
Yalan da bir gerçek ama yalanın içeriği gerçek değil. Yani bu ikilem nedeniyle zihinler çok bulanıyor. Evet yalan denen bir gerçek var ama yalan.
İşte insanlar yalanın içeriğine mi inanıyorlar yoksa yalana mı inanıyorlar.
Burada asıl sorun İNANMAK sözcüğünde gizlidir.
İnamak demek ispatı olmayan birşeyin sadece güven yada çıkara dayalı olarak varsayılmasıdır.
Bir şeyin yalan olduğuna inanıyorum cümlesi hatalıdır. Eğer bir şey yalansa o yalan ispat edilir ve ona inanılmaz. İspatı olan şeye inanmasak da o vardır.
Öyleyse bir şey yalansa yalandır. Gerçekse gerçektir.
İnanmak sözcüğü ise gerçek ve ispatı olmayan durumlarda söylenir. Bu bir Varsayımdır.
Halk arasında inanmak sözcüğü çok yersiz kullanılıyor. İspatı olan şeye inanılmaz. Dünyanın döndüğüne inanıyorum diyemezsin. Gerçek olan birşeye inanılmaz çünkü o zaten vardır. Gerçek olan bir konuda zorlama yoktur. İnamak ise zorlamaya dayalı bir algıdır.
Dinler tanrıya inanmamızı emreder. Neden? Varsa vardır , yoksa yoktur. Bunu tartışmaya açmadan inanmak zorunluluğu koyar.
Şuan mevsimin yaz olduğuna inanabilirsin. Ama bu gerçeği değiştirmez. Kimseyi mevsimin yaz olduğuna inanmaya zorlayamassın. Çünkü şuan kış gerçektir.
Muhammed'in tanrının elçisi olduğna inanılır ve zorlama ile kabul ettirilir. İsa ve Musa da öyle... İşte bu yalandır çünkü yalan olduğunun ispatı var. Doğru olduğunun ispatı yok.
Allah herşeyi yarattı sözüne inanmak zorundasın. Peki ya inanmasam ? Yok olmaz kesinlikle inanacaksın...işte bu yalandır.
Fark etmiyoruz ama neyin gerçek neyin sahte olduğuna beyin-sinir hücreleri- karar veriyor. Dindarların mantıksız saçma sapan masallara inanmalarının açıklaması da burada gizli. Bu yüzden gerçek veya sahtenin insanlar tarafından tam olarak anlaşılması zor. Zihin izin vermeden doğruyu ve yanlışı ayırt edemeyiz. Gelecekte insan beyni makinelere, bilgisayarlara bağlandığında bu dediğim daha anlaşılır duruma gelecek. Belki de bilgisayara bağlanıp alternatif -sanal- evrenlerde gezinti yapacaklar. Aslında ne düşündüğümüzü bırakın ne görüp duyduğumuza bile beyin karar veriyor. Her şey özünde yanılsamadan ibaret. -
Çalışılan verilmemiş taslak. .Günlerce çalışılacaktı- bu ham ya da bitmemiş halidir
(Metinler de geçen "gök" kavramı evren/varlık/varoluş vb kavramlarının yaklaşık olarak geleneksel gök kavramında birleştirilmesi ve kapsanması anlamındadır.
Ayrıca "sonsuz" kavramı da benzer amaçla kullanıldı.)(Samimiyet, doğallık, duygu yükü, mizah/gülgü, özellik/fark/ton vb sağlama adına lehçe benzeri tarihsel ve geleneksel yazın/deyiş formlar denenmiştir)
GÖKLÜLÜK ; GÖKBAŞLILIK ; GÖKBEDENLİLİK
Göklülüğün göğü yokdur; göksüzlükde oturiye (oturuyor)
Göklülüğüm göklülükden, göksüzlükden gelmem yokdur
Göklülüğün göklülükden, göksüzlükden gelmen yokdurGöklen birleşik gelenden, birleşik gelen gelensin
Göğün im cenin rahminden gökdoğum doğmuş gibisin
Göğün im cenin rahminden gökkendin dogmuş gibisin
Göğün im cenin rahminden gökoglan/gökkadın doğmuş gibisin
Göğün im cenin rahminden gökaklık/gökpaklık dogmuş gibisin
Göğün im cenin rahminden göksevinç dogmuş gibisin
Göğün im cenin rahminden göksenlik/gökbenlik doğmuş gibisin
Göğün im cenin rahminden gök-içlik kendin doğmuş gibisin
Gök karın iç parçasından kendinlik geymiş gibisin
Gök iç parça kendilikten senlik/benlik geymiş gibisin
Gökyüzün iç yüzünden kılıf kuşanıp gökbeden geymiş gibisinGÖKÇOCUK
ANASIZ GÖK
Anasız göğün atası yoktu
Atası kıldı kendiliği, ata kıldı yalınlığıGök doğmadı doğurganı yokdu
Gök doğmadı gök deyinden başka neyin yokdu
Gök doğmadı, sınırında kabuğun kuşatan kendi göğün yokdu
Gök doğmadı bir gökana rahminden
Göğü doğuracak gökrahim, gökcenin yokdu
Gök öte göküstünde gök doğuracak gökana/gökkadın da yokduGök öncesi gök büyüğü ve gök gökleyen gökçül ata yoktu
Göğün kendi dışı ne başka göğ arkadaşı yokdu
Göğün kendi göğünde ana da yokdu baba da yokduDoğmamış gök anasızdı babasızdı kendi bildi kendiliği
Göğün kardeşi yok, anası yok, babası yok, öksüz yetim yalnızlığın; kendinden çoğul bizden doyurupta gideriyor
Gök; kendin gibin kendileri, tam kendinden bizdenliğe gökkendinlikten yumurtladı
Yalınlığın im kendiliki çokluğuna böldü yumurtladı
KENDİLİK/KENDİLİLİK
Varlığımız im kendilik, bizdenliğin, birdenliğin, hepdenliğin, ürünüdür
Gökdenliğin hem ekinidir hem hasadıdır kendililik
Bu ürünüdür kendililikBizdenliğin tektenliğe doğumudur kendililik
Bizdenliğin tektenliğe göçümüdür kendililikKendililik bakandan tektenliktir
Görenden çoktanlıktır kendililik
GÖK; TANRI ADINDA İLK ANA DOĞURGAN DOĞURMADI
Gök; tanrı diye içgök eden ilk gökana/gökbaba doğurmadı
Çoğunluğun katmanında sonsuzlukta parçalılıklı birleşik bütünlük bulduİkiye böler idi yalınlığın
Çokluktan önce biri buldu demekti
Gök kalırdı bir içinde o çoklasa aynın idiGök karnına tanrı kılsa tanrı deyi doğum kılsa tanrı bizi çoka kılsa aynın idi göklülüğün
Gök ilk karın yumurtasını tanrı deyi bölse yelse , sen ondan doğum gelesen
Gökbirleşikliğin neden kendi içkarnına bir daha tanrı deyi yalınız yumurtlar
Neden ilk yumurtayı tek yumurtlar ya çok yumurtladıysa
TANRI NASIL OLURDA YOKDUR YA DA ÇOKDUR?
İlk tanrı nasıl doğduysa evvela çok tanrı bin tanrı bin doğdu evvela
İlk tanrı nasıl doğarsa evvela, bin tanrı bin doğar evvela
İlk tanrı nasıl doğarsa, çok tanrı çokta doğar evvela
Gök; ilk tanrı nasıl kılarsa bin tanrı kılar evvela
Sonsuz; ilk tanrı nasıl gılarsa bin tanrı gılar evvelaGÖK ELEĞİ, GÖK-DEĞİRMEN
Göğü sarssan sallasan -içindeki tüm herşeyi dışarıya boşaltsan- içinden tanrı deyi yalnız dökemen
Göğü kevgire koyasan eleyesen eleyesen hep bir döker kendiliğe; tanrı kalmaz kevgir üstü
Gögü değirmene alasan öğütesen öğütesen; unun yapsan göklülüğün/kendiliğin tanrı deyi çakıl yoktur içte
--
GÖKBİRLEŞİKLİK
Hepbir gökler birleşikdir, aynılaşık aynılaşık
Hepbir gökler birleşikdir,Gökbirleşiklik ayrımşıklık çakışımlar
Gökbirleşiklik ayrımşıklık doğumdoğuş çalar (şimşekGökbirleşikliğin gökbirleşiklikden birleşik, göbek bağın birleşik
Gökbirleşikliğin doğmazlıkdan birleşik
Göbek bağın doğmayanla doğmazlıkdan birleşik
Göbek bağın doğmamışla doğmazlıkdan birleşik
SONSUZLUK
Sonsuzluğun karnında-n doğum yaptık zamanlığa
Sonsuzluğun karnında-n doğum yaptık hepbir çokluluğaSonsuzluğun iç karnından doğum yaptık
-
What is reality? What is Truth?
Reality is the original, as opposed to the fake, and the concept cannot be stripped down or explained in any other way. Reality is what we refer to as real or genuine. It is the opposite of fake, imitation, and counterfeit.
Real: the opposite of anti-real, non-real, or unreal.
Is there such a thing as unreal?
We should say anti-reality or anti-real.The determination of truth is the differentiation between authenticity and falseness within the determination of reality.
The most authentic, purest, virgin state of something, which cannot be further stripped away.This answer is like peeling an apple.
What is the truest thing? Specify. Which fake were you looking for the most authentic version of? We should have asked.
Universal, objective; objective relative to the subjective; real
Authentic and most genuine reality relative to the fake
Wild reality relative to the domesticated
The real orchid on the mountain relative to the one at the florist's
LikeUniversals are general and do not point to a single point. Expand the search for the most authentic truth that points to the answer to a single central question. A central object/core deviation like God, a misconception like the initial core, an absurdity like a distant singularity—put an end to this, stop searching. Questions, breadth, and the universe. The universe is infinitely and boundlessly expanding and expanding, and truths are plural, divided, and scattered according to realities. There is no central focus.
Anti creates anti. Without otherness, there is no being.
Without conflict, there is no dynamic reproduction.There is no such thing as a center or focus in the universe; stop fixating on a single point. We are not looking for a central focus of ascent and progress. We are not going anywhere like that. In your mind and in the universe, don't look for a point or a focus; expand, spread out. We are not going up or forward, and we are not leaving. The universe is a scattered whole. Every place is equivalent, identical, and interconnected, and there is no central corner. Every place is everywhere, and every place is equivalent to any place/location. The universe is itself. It has no center and no focus.
An ocean, a forest. There is no special point to go to. There is no special passage to find. Every place is completely forest and every place is completely ocean.
Do not search for a central part/region or truth in the universe because it does not exist because it never did. This is scattered, now scatter and spread and expand and think of it as expanding by heating. Spread and open, extend...
Reach out to and go to/focus on everything and everywhere; do not focus on one place. There is no center. Wholeness.
Scattered wholeness. Scattered hair. Mirrored mirror.
Go in all directions and to everything and open yourself up, expand. Like a wave, spreading, opening, expanding.
Becoming universal.
Open up to thoughts of broad expansion, widespread and deep expansion, listen.We are not looking for a point, there is no center. There is no house where God sits, or a tunnel hole where truth and reality sit—or special areas—and there never was.
Knowledge and truths are everywhere. They spread throughout the entire universe, signals. You don't need to move or go anywhere, you don't need to take it from someone else, it will come to you, believe. Everywhere. There is no center. No moving. Free.
No searching for special regions; no searching for special things, there are none. Listen to yourself, listen and feel like a wolf, open up, listen...
No distance, no foreign hand, everyone is the most genuine, and everything is, and listen to yourself. Take from yourself; you are the center, you are now at the center.
There is no selection, there never will be...
Selection is an equation, it is natural, and think of it like mathematics selects.
This is objective reality.
Gerçek nedir? Gerçek sahteye göre/nazaran asıl olandır ve kavram başka türlü soyulamaz ya da açılamazdı. Gerçek, gerçek -hakiki/reel- dediğimizde belirlenendir. Sahte ve imitasyonun ve taklitin tersi reel: -anti ya da gayrı reel ya da reel olmayanın tersi olarak reel olan Reel olmayan nedir var mı? Anti-realite ya da anti ve gayrı reel demeliyiz Gerçek belirlemesi, gerçeklik belirlemesinin içlndeki, hakikilik ve sahtelik türevlerinin ayrımsanması. Bir şeyin hakiki olanının en hakisisi, en saf temiz, bakir hali. ve daha da soyulamaz. Bu yanıt elmayı soyduğunda olan gibidir. Neyin en gerçeği, spesifikleştirin. Hangi sahtenin en aslını arıyordun? demeliydik? Evrensel, objektif; subjektife göre objektif; gerçek Sahteye göre asıl ve en hakiki gerçek Evcile nazaran/göre yaban gerçek Çiçekçideki orkideye nazaran dağdaki gerçek gibi Evrenseller geneldir ve bu tek bir noktaya işaret etmez. Merkezi tek bir sorunun cevabına yönelen en hakiki hakikat aramasını genişlet. Tanrı gibi bir merkez obje/nüve sapması, başlangıç çekirdeği gibi yanılgı, uzaktaki tekillik gibi saçmalık, buna son ver, artık arama. Sorular, genişlik ve evren. Evren sonsuz ve sınırsız genişleyen ve genleşendir ve gerçekler de gerçekliklere göre çoğul ve bölünmüş ve dağınık haldedir. Merkezi bir odak yok. Anti antiyi vareder. Gayrı olmadan na olmaz. Çatışkı olmadan dinamik üremez. Evrende merkez ya da odak diye bir şey yok, bir noktaya takılmaya son ver. Merkezi bir odak yükselişi ve ilerlemesi aramıyoruz. Öyle bir yere gitmeyeceğiz. Kafanda ve evrende nokta, odak arama, genişlet, yay. Yukarı ya da ileri gitmiyor ve çıkmıyoruz. Evren dağınık bir bütünüktür. Her yeri eşdeğer, özdeşik ve işleşiktir ve merkezi bir köşesi yok. Bunun her yeri heryeridir ve her yeri olarak herhangi bir yere/yerine eşdeğer. Evren kendisidir . Merkezi ve odağı yoktur. Bir okyanus, bir orman. Gidilecek özel nokta yok. Bulunacak özel geçit yok. Her yer tamamen orman ve her yer tamamen de okyanus.. Evrende merkezi bir bölüm/bölge ya da hakikat arama çünkü yok çünkü hiç olmadı .Bu dağınıık, şimdi dağıt ve yay ve genişlet ve ısıtarak genleştirdiğini düşün. Yay ve aç, uza-t... Her yerine ve herşeye/herşeyine kavuş ve git/odaklan; bir yerine odaklanma/değil. Merkez yok. Bütünük. Bütünüklü dağınık. Dağınıklı saçınık. Aynıklı ayn Tüm yönlere ve tüm herşeye git ve kendini aç, genişlet. Bir dalga gibi, yayılan açılan genişleyen. Ev-ren-sel-leş-me. Geniş uzamlaşma, yaygın ve derinik uzamlaşma düşücenlerine açıl, kulak ver. Nokta aramıyoruz, merkez yok.. Tanrının oturduğu ev ya da hakikatin ve gerçeğin içinde oturduğu tünel delik -ya da özel bölgeler- ve hiç olmadı. Bilgi ve doğrular her yerdedir. Tüm evrene yayılır, sinyaller. Bir yere taşınman ya da gitmen gerekmez, birinden alman gerekmiyor, sana gelecek, inan. Heryerde. Merkezi yok. Taşınma. Serbest. Özel bölge arama yok; özel şey kimse arama, yok.. Kendine kulak ver, kurt gibi dinle ve hisset, açıl, dinle... Uzak yakın, yabancı el yok, herkes en hakiki ve herşey de ve kendine kulak ver. Kendinden al, merkez sensin, sen şimdi merkezdesin.. Seçici yok, asla olmayacak... Seleksiyon bir denklemdir, doğaldır ve matematik seçer gibi düşün Bu objektif realite -
Bilgi varligi ve sekli ile karsimiza asagidaki sekillerde cikar;
*A priori yada oncel bilgi = Deneylenmemis bilgi turudur. Deneyden bagimsiz yada deneyden once olarakta soyleyebiliriz. A priori bilgi kesin ve apacik dogrulari kapsar. Ornek vermem gerekirse 'Tanri vardir' bilgisi kesindir fakat deneyi yapilamaz. Bu sebeple bu bilgi yanlislanamaz. A priori bilgi kesin seyler oldugundan, sonuclari dogru olabilir yanlista.
*A posteriori yada sonsal bilgi = A posteriori bilgi deneyimlenmiş bilgi anlamına gelir. Bu yönüyle A priori bilginin tam zıttıdır. A posteriori bilgi deneyden sonra ve deneyle elde edilmiş bilgi anlamına gelir. Bu bilgi türünde apaçık doğrular ancak deneyden sonra ve her deneyde aynı sonuç alınıyorsa meydana gelir.
A posteriori bilgiye deneyle bilinen doğrular diyebiliriz.*Roletavizm yada görecelik = Bilgi görecelidir. Kişiden kişiye değişir ve tamamiyle algıya bağlıdır. Aslında buna algı da diyebiliriz. Örneğin futbol topu yuvarlak olmayıp farklı şekillerde olsaydı, kimi üçgen top ile oynasaydı, kimi kare, kimi elips. O zaman futbol topunun şekli röletavizmin konusu olurdu, çünkü algıya bağlı bir durum oluşmaktadır.
*Hakikat ve doğruluk = Hakikat yani doğruluk, var olanı olduğu şekliyle ifade edilen bilgidir. Tanrı vardır diyebiliriz ve bu bilgi hakikattır, fakat şekli şöyledir şuna benzer dediğimiz zaman realite ve gerçeklikten uzaklaşmış oluruz. O halde a priori bilgi hakikat ve doğruluk konusuna girmektedir.
*Realite veya gerçeklik = Düşüncelerimizden yani zihnimizden bağımsız ve gerçekte var olan bilgidir. Futbol topu ben olsam da olmasam da yuvarlaktır, bu bilgi realiteye ait yada gerçektir benim düşünceme yada zihnime göre değişmez. O halde a priori bilgi gerçekliği yada realiteyi kapsamaz, çünkü düşüncemizden bağımsız gerçekler deneyim olmadan bilinemez.
*Diyalektik = Bilgi zorunlu olarak başka bir bilgiden çıkar. Mutlak öncülere bağlı olarak bir şeyin var olabileceğini düşünür. Örnegin inek olmazsa süt olmaz, süt var ise onun çıktığı varlık sebebi de vardır. Bunu da tez, antitez, sentez açıklar.
Tez + Antitez = Sentez
Tez - Bilgi
Antitez - Tezdeki çelişkiler
Sentez - Tez ve antitezdeki doğruları bir araya getirir ve sonuç çıkarır
-
daha fazla oku →İyi kötü dual bir paradigmadır ve doğa da ihtiyaç duyulmuyor. Dile nerede, nasıl girdiği ve sızdığını belirlemek gerekir. Belki de ilk kötülüğü bulmak gerekecek. Muhtemel birincil analiz, köleliğin doğuşuna işaret etti. Güç uygulanmış ya da birbirine karşı güç kullanmış üstünlük çabasın girişmiş topluluk. Kötülük; bilgisizlik, yanlış organizasyon, yanlış örgütlü toplum, doğaya karşı yanlış örgütlenme vb. ni işaret edecekti. İnsan özünde kötü ya da yanlış diyemeyiz. Eşitliksiz örgütlenmeler. -
Derin Düşünceler; Serbest Düşünceler; Esnek Düşünceler
Ekstrem Çığlıklar
İç sanat arayış
Kelimelerin ve anlamların kullanım biçimlerine esnetmeler
Sevlişlek yazım parçaları
Yanan mavi iç sarı ışıyımı konçertosu
İnsan ağlaması içi
Açılan bir ağlama çiçeği
Ağlama çığlığı tekrar tekrar iç içe açılıyor, gül demetleri gibi
İnce çığlıksı bir ağlama sesi kendi içine parçalarla incelerek tekrar tekrar tutam tutam açımlanıyorRenk, ton ve kendi ışıyımlarıyla ses dalgaları yüzüyor
Saflık kendi içini açıyor ve parlatıyor ve yanan ışıyan bir mum alevi parçası gibi kendi iç odağında derinleşiyor, buramlaşıyor
Buram merkez titremeye çalıyor, dalgaşıyor , ritmik bir ahenk yayıyordingin uyku
derin rüya
uçsuz incecik esinti
mışıl mışıl uykuyuşrenk cümbüşü
renk yatağına uzanmış ve renklere sarılmış uykuyuşdüşlük
oyun çocukları
oyun arkadaşları
avucundan parlak akışkan ışın şiir dökülen çocuk
sağnık mor dağınan yığık levli halka Kılıvlı kıvlayan buğlu buğlum Dalgalaşımda derin saçınan sınık kavkı Burulgamda kıvrımgan tevinen tevikli tevik Savılgan sevinen sevçimli perçenki Tutulgam parkınan burkunuk dolungaçlı perkinçli tevilken İçlemkisinde mut tepinen seviyekli yürek Seviyeki parciğer pir buğlem par içi par kıvıyan kıvrak kuvunçlu kavuşunç Kıvançlı saçımda par şimşekli pür birleşiş -
Serbestçe
Eklenmemiş tüm diğer vızıltılar daDUMANYOS
Neşe neşe neşe çağırtısı
Dil var elimizde şimdilik
Biraz gurcalayalım bakalım neler çıkacakŞaplangıç
İçerik buranın uzantısı olarak doğmuştur. Yorum katmak isteyenlere ora açıktır.
https://efelsefe.com/topic/1824/esnek-serbest-eskizler-çalakalemler-ve-doğaçlamalar/121Yine buraya sınırlı bağ içerir.
https://efelsefe.com/topic/1832/geçit-yok-i̇syan-var/36Daha titiz ve özenli kavramsallaştırma arayışları için
https://efelsefe.com/topic/1867/derin-düşünceler/10