• Yönetici

    1. Tutkularına egemen olamayan kişi, onun kurbanı olur!

    2. Tabu, bir korku duvarıdır; eşik değeri ise bir adımdır!...

    3. Tabuyu yaratanların gücü ona inananların sayısı ile orantılıdır!

    4. Yalın/çıplak olmakla böcek daha doğal, maskeli olmakla insan daha sosyaldir; ancak, bu her iki farklı olgu, yek-diğerine üstünlük anlamına gelmez.

    5. İnsan farklı olmak için farklı davranmaz; farklı olduğu için farklı davranır...

    6. Hayat, her gün yeniden doğar; doğmuyorsa yoktur!...

    7. Yalan, insan onurunu çalan sinsi bir hırsızdır!...

    8. Siyah bir renk ise, karanlık renksizdir...

    9. Bilgi, inancın kör-düğümünü çözemez ise; tüm düşüncelere kırağı düşecektir...

    10. Yankısı yalçın kayalardan dönen uçuruma savrulan bir çığlıktır sevda

    11. An-dır zaman;ya yaşanır, ya da yaşanmaz.

    12. Buzda adım alırken tereddüt etmek; düşmektir!..

    13. Kökünden kesilmiş ağacın dalları filizlenmez; sürgün hayat bulur dipten..

    14. Özgürlük fırtınası yüreğe çarpmadıkça; ruhlar köle kalacaktır

    15. Kültür bir yönüyle doğaya yabancılaşma ise eğer; doğaya geri dönemeyen, yabanıl kalacaktır!..

    16. Her şeyin değişken olması, hiç bir şeyin anlaşılmaz olduğu sonucunu doğurmaz!

    17. Ağaç yaş iken eğilirse, bodur kalır!

    18. Aynı noktaya geri dönüş, asla yoktur!

    19. Yalancının mumu yatsıya kadar yanarsa; artık sönmez!

    20- Gerçek yalnızlık deryası çıkışsızdır; yolu olmadığından bunu, hiç kimse gösteremez.

    21- insanın öğrenmeye hakkı vardır, eğitilmeye değil...

    22- kitleye mal olsa da yanlıştan bir doğru çıkmaz.

    23- bildiğimize inanmayız, inandığımızı bilmeyiz.

    24-Tarihin mahzeninde sonsuza dek saklı kalmayı başaran olgu, tabuta mühürlenmiş bir tabudur.

  • Yönetici

    25-Yer-yüzü-cennetini lokalize eden, içinde kalır.

    26-Binlerce yıl birikmiş kirden arınmadan, hiçbir yere varılamaz.

    27-Başı dik olanın gözü, önünü görmezmiş.

    28- Tarih yaşanır ve yazılır; yazılanlar yaşanılanlar ile bir-e-bir örtüşmezler ve fakat onu yaşayanlar, yazanlar ve yaratanlar da insandır; tek farkla, tarihin öznesi olan insanlar düşünen insanlardır...

  • Yönetici

    Kadın/ana kendine güvenme duygusunu yitirmişse eğer, erkek/ata korunmasızdır.
    ../
    nerede düşeceğini bilemezsin, yürümeden...
    ../
    gölgesi uzadıkça insan, küçülür
    ../
    Yalanı yalanla düzeltme, doğru sanılır; sen yalncı kalırsın. Herkesin kendini bilge saydığı yerde herkes herkesi cahil sayarmış.
    Herkesin mask/elendiği yerde herkes kendini açık/mask-esiz sayarmış
    Söylenene inanınlmayan yerde söyleyen de kendi sözlerine inanmazmış.

  • Yönetici

    Yanlış soru doğru yanıtlanamaz...

  • Yönetici

    sadece bir taşın yerini değiştirmek yeter; deneklem bozulmuş demektir...

  • Yönetici

    İkinci basamağı görmeden ilk basamağa adım alan üçüncü basamağı göremez...

  • Yönetici

    -görünen ile bilmek ayrışır; bilmek, görünenden aşkındır.
    ../.
    -bilinç, insan türünün ayırt edici bir özelliğidir; vicdan ve utancı ondan ayırmak, insanı yok etmektir.

  • Yönetici

    Örgütlü yalan, örgütsüz yalandan güçlüdür...insan yalana, avutulmaya eğilimli olduğundan yalanın örgütlenmesi en kolay olandır..

  • Yönetici

    nefreti sevgi doğurur, tersi söz konusu değildir...

  • Yönetici

    Dostluk anlamak, önemsemek ve beklemeyi gerektirir; bu üç olgunun aynı düzlemde olmadığı yerde dostluk sadece bir söylemden ibarettir...

  • Etik Kurulu Üyesi

    @nejdet-evren, içinde söyledi: KENDİMCE

    Tutkularına egemen olamayan kişi, onun kurbanı olur!

    Tüm maddeler çok güzel lakin bu madde kişisel anayasamızın birinci maddesi olmalıdır bence.

  • Etik Kurulu Üyesi

    @Struma, içinde söyledi: KENDİMCE

    @nejdet-evren, içinde söyledi: KENDİMCE

    Tutkularına egemen olamayan kişi, onun kurbanı olur!

    Tüm maddeler çok güzel lakin bu madde kişisel anayasamızın birinci maddesi olmalıdır bence.

    Yoksa haz kuklası olur gideriz. Zaten hazzı değerli kılan da dozunda yaşamak değil midir ?

  • Yönetici

    Aşk fırtınalar ortasındaki korunaksız bir limandır; gel-gitler ile sürekli sallanır durur, er ya da geç fırtınalara dayanamayıp yıkılır; ki, bu nedenle tüm aşklar geriye fırtına denizi bırakır; yaşamaya değer mi, hiç kuşkusuz lakin samandan alevdir, oysa ki gerçek aşk ulaşılamayan, ütopik olandır ve her daim ayakta kalır ancak yaşanmaz; öyle ise, bir gerçek var ya hüsran ya da düş sokağı…Seçebilirsen!...

  • Yönetici

    Emekle kazıp harmanladığın toprak bir tohumda filizlendiğinde yüreğin göğsünden fırlayacak gibi olur; peşi sıra yeri-göğü kucaklaştıran sicim gibi yağan yağmur dökülür üstüne; sonrasında gün açar yüzünü, sıcak ve aydınlıktır, yeşeren filiz döner yüzüne güne; gül-gülistan büyümektedir lakin çıyan pusuda bekler, soğuk ve kimliksizdir, sabrına diyecek yok ve gün gelir akıtır tüm zehrini toprağa; gün artık geceye dönmüştür, zemheri bastırır, aç çakalların ulumaları sarsar geceyi, kara-deliğin çeperinden usulca sızar zaman ve çıkılmaz içinden; zaman ve mekan yok olmuştur.


  • @nejdet-evren çiyanları suçlamayalım, zararlı böcekleri avladığı için yararlı böcek kategorisinde değerlendiriliyor.

  • Yönetici

    @DemoKratos, söz konusu olan insandır lakin çiyana haksızlık etmeyelim, zira insan dışında hiçbir canlı zararlı değildir.

  • Yönetici

    Kıyas realiteden uzak bir yöntemdir, zira hiç bir şey yek diğerine ne benzer ne de örtüşür....
    .../.
    Görmek için klavuz gerekmez; herşey orta yerde..
    ../..
    Nazım demişti ki #yaşamak tek ve hür/ve bir orman gibi kardeşcesine# ...ne özgürlüğü ne de kardeşliği bilemeyecek bir topluma seslenmiş olması, onun dehasını gösterir...
    ../.
    Arif'in dediği gibi #hasretinden prangalar ...# eskittiğimiz şey nerede?
    .../.
    Tüm haksızlıkları unutan, güncel yaşam kavgasına sığınan, öteki deyip kaçan, ne sen ne ben ne de o, vicdandan söz edecek olursak herşeyden sorumluyuz demektir....
    ./.
    Yolayrımı....


  • @nejdet-evren, içinde söyledi: KENDİMCE

    bir orman gibi kardeşcesine

    Orman deyince koruluktan bahsedildiğini zanneden insanlar oluyor. Hepsi aynı anda sıralı dikilmiş hepsi aynı boyda ağaçlardan oluşan bir alana orman denmiyor, koruluk deniyor.

    Kavramların ne oldukları bilinmeden, karıştırılarak kullanılıyor. O dediği korulukta olur, ormanda öyle bir şey yoktur. Ormanda orman yasaları geçer. Güçlü olan zayıfı yer.

  • Yönetici

    @DemoKratos , Ormanda yasa olmaz; orman kanunları bir deyim olup insanların güç dengesizliklerindeki vicdansızlıkları anlatılmak istenmiştir. Canlı türlerinin güdüsel olarak varlık mücadeleleri güçlünün zayıfı yemesi olarak da değerlendirilemez; seçme yetisini hazi olan için bu deyim kullanılabilir ancak; ormanın çeşitliliği ve zenginliği ile sömürgeci bir kavgayı değil paylaşımıcı bir birlikteliği ortaya koyar...Ayrıca şiirdeki mübalağa ve benzetmeler bu şekilde mi okunmalı?


  • @nejdet-evren Orman yasası terimi bir deyim değil, gerçektir. Ormanda eşitlik filan yoktur.


Benzer Konular