• Kitaplı dinler savaşı organize etmek, diğerleri üzerinde hakimiyet kurmak, ganimeti takdiri ilahiye dayandırmak için kurulmuş.
    Kindar-dindar ve cihatçı nesil yetiştirmek, kendinden olmayanı cizye verinceye kadar öldürmek ve bunun karşılığında tanrının takdiriyle cennet ile ödüllendirilmekle mükellef kılınmış.
    Kuruluşu savaşa dayalı olan, bütün tarihi birbirini boğazlamakla geçen, diğerleri üzerinde cihatçı olmayı tanrı buyruğu sayan dinler barışçıl olamaz.
    Biz ve ötekiler ayrımını yaparak gayrimüslümler üzerinde hak iddia eden, kadının varlığını cinsellikle sınırlandıran, kendi özgürlüğünü yücelterek diğerlerinin özgürlüğünü köleliğe layık gören dinler barışçıl olamaz.
    Amaca ulaşmak için herşeyi mübah sayan, demokrasiyi bile amaca ulaşmak için araç sayan, metafizik anlayışını mutlak sayarak kendi tanrılarılarıyla bile çelişen dinler barışçıl olamaz.
    Yalanlarla donatılmış, kendinden çelişkili ayetlerle süslenmiş, üvey evladın karısını kendi karısı yapmış, daha miras paylaşımını bile yapamayan tanrıya sahip dinler barışçıl olamaz.
    Nefsinize yenilmeyin diyen aynı peygamberin ganimetle karısı yaptığı kadınların sayısı bilinmezken, dokuz yaşındaki çocuğa tecavüz ederken ve dört karı helal dedikleri halde Hazreti ile anılanların dörtten daha fazla karısı olurken, kendileriyle dahi bunca çelişirken dinler barışçıl olamaz.
    Dünyada en çok ve en kanlı örgüte sahip olan örgütler, diğerlerini öldürme üzerine kurulmuş dinci örgütlerdir.
    Hatta sadece örgüt olmakla kalmayıp din adına öldürmeyi devlet düzeyine bile getirmişlerdir.
    Dinler bununla da kalmayıp din adına ülkeleri bölerek, insan türünün birlikte yaşama ve dayanışma hakkını elinden almıştır.
    Kısacası savaş, ganimet, cizyeye zorlama, tecavüz, dini dayatma, kelle koparma, başkasına yaşam hakkı tanımama, kendi cinsinin dişisinin dahi yaşam hakkını elinden almaya dayanan dinler barışçıl olamaz.


  • @bilgisezgi zaten dinlerin icat edilme nedeni bir karşı taraf, düşman yaratıp ona saldırabilmektir.

    Dinden daha iyi saldırma bahanesi tarih boyunca icat edilememiştir. Irkçılık nedeniyle o kadar da fazla nefret yaratılamıyor. Ama tanrımıza hakaret ediyorlar, tanrımızı inkar ediyorlar dedin mi herkesi ayağa kaldırabiliyorsun.


  • @DemoKratos, içinde söyledi: Dinler neden barışçıl olamaz?

    @bilgisezgi zaten dinlerin icat edilme nedeni bir karşı taraf, düşman yaratıp ona saldırabilmektir.

    Dinden daha iyi saldırma bahanesi tarih boyunca icat edilememiştir. Irkçılık nedeniyle o kadar da fazla nefret yaratılamıyor. Ama tanrımıza hakaret ediyorlar, tanrımızı inkar ediyorlar dedin mi herkesi ayağa kaldırabiliyorsun.

    Dinimiz barış dinidir diye her yerde yalan söyleyerek insanları kandırıyorlar. Sonra da cihatçı olmayan müslüman olamaz diye ikiyüzlü davranıyorlar. İkiyüzlülüğü ve yalanı mübah sayan bir dinin barışçıl olamayacağına dair en net kaynaklar yine kendileridir. Dinler aynı zamanda sadomazoşisttir, kendilerine acı vermeyi günahtan arınma, başkasını öldürmeyi de tanrı emri sayma gibi psikopatik bir anlayış biçimi var.


  • Hangi dindara sorarsanız sorun, elbette kendi dini barışçıldır.😁

    Ancak bu noktayı sadece dinlere indirgemek yanlış olur, çünkü işin içinde insanlar olunca, din min farketmez, bulaştıkları her şey nedense düşmancıl oluyor. Irkçılık, farklı ideolojiler, din vb. yüzünden katliyam yapmaktan kaçınılmamış.

    Peki, neden?
    Çünkü canlıların temelinde, bilhassa yırtıcı takımında, barışçıllık yoktur. Biz insanlar da yırtıcı takımına ait olduğumuza göre, kendinden olmayanlara saygı gibi mevzuları, anca mecbur kalınca aklına getirir. Herkes diğerlerini kötülerken, içimizde var olan şiddetin kimse farkında değil gibi.

    Hasılı atalarımız boşuna dememiş:

    • Bükemediğin eli, öpeceksin!

  • İnançların sadece dini olması gibi bir şart bulunmuyor. İnançlar felsefi de olur.

    Din veya felsefenin siyasi amaçla kullanımı aynı sonucu verir: Dini veya felsefi bir görüş biçimini siyasete temel yapmak dogmadır. İnanca dayalı yapılan siyaset biçimlerine ideoloji diyoruz.

    Bilimden başka bağlayıcı hiç bir şey yoktur. Sadece bilim bağlayıcıdır ve ilkelerine uyulması zorunludur. Bilimin dışında ancak dogmatik olunur.

    Bir bağlayıcılık içerdiğini iddia etmeden dini veya felsefi bir inanca sahip olmakta bir sakınca görülemez, yoktur.

    Devlet yönetimini dine de ideolojiye de dayandırmaya kalkışmak aynı derecede yanlıştır. Devlet sadece bilime dayalı yönetilir.

    Bu bilince erişememiş kişiler ve halklar elbette var ve çoklar da. Bu bir bilim yoksunluğu, bilinç yoksunluğu.

    Bilmek ve bilinç ayrı şeylerdir. Bir konuyu bilmekle o konuda bilinçli olmak farklıdır. Örneğin Kuzey Kore füze yapma bilgisine sahip ama kullanma bilincinden yoksun. Çünkü ideolojik bir devlet. Totaliter bir hanedan yönetimi ideoloji dayatıyor.

    Kuzey Kore'de füzeler diktatörün ezici gücünü pekiştirmekten başka bir işleve sahip değil. Dikta aracı. Diktatör diktasını sürdürmek için füze gücüne dayanmak zorunda hissediyor.


Benzer Konular

  • 4
  • 9
  • 2
  • 8
  • 10