• JES (Jeotermal Enerji Santrali) yer altında biriken ısıyı enerjiye çevirme projesi için kimisi iyi kimisi de kötü diyor.
    Bu enerji santrallerinden para kazananlar iyi diyor, bu enerjiyi kullananlar kötü diyor.
    İyi diyenlerin başında Google geliyor.

    Kötü diyenlerden bir makale ve bir mühendis ekip görüşü.

    Kullanan insanlar buna kötü diyorsa bana göre kötü olma ihtimali ağır basıyor. Sizlerin bu konuda görüşü nedir?

  • Kurucu

    @bilgisezgi, içinde söyledi: JES hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Jeotermal Enerji Santrali)

    ben destekliyorum ayrica;

    km derinliğe göre yapılan hesaplamalara göre Türkiye’nin teorik jeotermal ısı potansiyeli 60.000 MWt’ye ve elektrik enerjisi üretim potansiyeli de 4500 MW’a tekabül etmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen YEKDEM teşvikleri kapsamında jeotermal enerjiden üretilen elektrik enerjisine, kWh başına 10,5 cent teşvik verilmesi özellikle son yıllarda jeotermal enerjiden üretim yapan elektrik santrallerinde yatırımları artırmıştır.

    Ülkemizin pek çok bölgesinde farklı sıcaklıklarda yaklaşık 1000 adet jeotermal alan bulunmaktadır. Bu alanların %78’i Batı Anadolu’da, % 9'u İç Anadolu’da, % 7'si Marmara Bölgesi’nde, % 5'i Doğu Anadolu'da ve % 1'i diğer bölgelerdedir. Bu alanların %90’ı, ısıtma, termal turizm gibi doğrudan kullanıma uygundur. %10’luk kısmı ise elektrik üretimine uygun kaynaklardır.

    2020 Nisan ayı sonu itibari ile Türkiye’de toplam kurulu gücü 1.514,7 MW olan 54 adet jeotermal enerji santrali bulunmaktadır. Jeotermal enerji santrallerinin Türkiye’nin toplam kurulu gücündeki payı ise %1,65 civarındadır.


  • Makalelere baktım.
    Jeotermal enerji üretiminin çevreye olan zararlı yanları tamamen olmasa bile azaltılabilir.
    Metan gazı denilen şey doğalgaz zaten.
    Yakılıp enerji üretilebilir.
    ölmüş bitki atıkları, hayvan ve insan dışkılarıda metan gazı karbondioksit vb gazlar üretiyor.
    Hidrojen sülfür demir talaşı sönmemiş kireç suyu vb yöntemler ile zararsız hale getirilebilir.
    Bor kükürt civa arsenik vanadyum vb maddeler ise saflaştırılıp sanayide ihtiyaç olan yerlerde kullanılabilir.
    Açık çevrim yerine kapalı çevrim kullanılırsa bu zararlı olan şeylerin çoğunu aldığın yere yeniden basıyorsun.
    Özelleştirme JES lerden daha tehlikeli. 🙂


  • Yeraltı aslında nükleer bir santraldir. Eğer çıkarılan buhar kontrolsüz atmosfere bırakılırsa başta radon gazı olmak üzere radyoaktif maddeler içerir ve sakıncalıdır.

    Buhar kondenserlerde suya dönüştürülüp tekrar yeraltına gönderilmeli. Bunun için enerji gerekiyor ve firmalar masraftan kaçınabilir. Üretilen enerjinin bir kısmını bu iş için kullanmak zorunlu.

    Bunun için derin deşarj gerekiyor çünkü yeraltı suyuna karışabilir.

    Yeraltı suları adına litosfer mi diyorlar tam hatırlayamadım geçirgen olmayan camsı sert bir tabakanın üzerinde birikir. Yerçekimi suları çeker fazla enerji gerekmez sanılmamalı. Çünkü altta basınç var. Yoğunlaştırılan suyu o tabakanın altına basmak öyle çok kolay değil.

    Eğer çıkan buharı suya dönüştürüp yere geri basıyoruz diye çok derine deşarj yapmıyorlarsa yeraltı suları ciddi tehdit altında kalır. Onu bile yapmıyor buharı havaya salıyorlarsa o da kötü.

    Fakat buharı pek salacaklarını sanmıyorum, kalorifer suyu olarak kullanılır çünkü. Yazın salabilirler. Genelde sorun derin deşarjdan maliyeti nedeniyle kaçınıp az bir derinliğe göndermek. Bu yeraltı sularını ciddi şekilde tehdit eder.

    Çevreye hiç bir zararı olmayan enerji yoktur. Güneş enerjisi, ne zararı olacak denir ama panel ve batarya yapımında kullanılan metaller kirlilik yaratabilir.

    En az zararı olan santraller ürettiği enerjiyi depolamadan direk şebekeye veren güneş santralleri. Rüzgar santrallerinin ne zararı olacak dense kuşlar için tehdit oluşturuyorlar.

    Dikey kanatlı rüzgar türbinleri yapılabilir ve bunlar kuşlara zarar vermez. Fakat fırtınalara dayanıklı değiller. Bu yüzden kullanılmıyor. Fırtına bunu devirir. Yatay pervaneler fırtınadan etkilenmez.

    Dikey pervanenin bir avantajı rüzgar ne yönden eserse essin sürekli çalışması.

    Buna bir çare geliştirmek için çok kafa yordum, bir önerim var ama patent hakkı olabilir mi emin olmadığım için burada açıklamam. Aslında bir firma ile temasa geçip önermem lazım ama mühendis misin hayır deyince sen ne anlarsın gibi bakarlarsa canım sıkılır. Ayrıca çözümüm otomasyon içeriyor, pahalıya çıkar diye kabul etmezler.

    "Kuşlar ölüyorsa ne olmuş kuşlar kimin umurunda" diyeni duyduğum için durduk yerde canımı sıksınlar istemiyorum.


  • Avantajları ağır basan bir temiz enerji türü ve diğer enerji türlerine (rüzgar, su ve ışık) nazaran her zaman var olan bir enerji.

    Yurt dışından ithal edilen enerji bağımlılığından kurtulmanın ve ne idiğü belirsiz devletlerin siyasi baskısından kurtulmanın yolu, her ülkede var olan bu enerji türlerine yatırım yapmaktan geçiyor.


Benzer Konular

  • 3
  • 4
  • 10
  • 21
  • 9