İçeriğe atla

Tartışma

1.2k Konu 16.3k İleti

Alt kategoriler


  • Herkesin bir kürsüsü olmalı.

    408 7k
    408 Konu
    7k İleti
    nejdet evrenN
    ÇERÇEVENİN ÇERÇEVESİ-4 IV. Sonuç Olarak; Çerçeve Yasa olarak tanımlanan yasa Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 467 Evet oyu ile kabul edilmiş bulunmaktadır. Ve 7595 Sayılı Yasa olarak 18.08.2026 gün ve 33344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir çoğunlukla kabul edilmesi hem anlamlı hem de çok değerlidir. Zira temsili demokrasilerde parlamenterler seçmenlerini/yurttaşları temsil ederler. Bu düzeydeki kabul oyu aslında yurttaşların büyük bir çoğunluğunun iradesinin parlamentoya yansıması olarak okunabilir. Gencecik insanların ölümünü durduran her girişim, geride gözü-yaşlı yakınlarını bırakmayan her hayatta kalış ve bunun ekonomik boyutu düşünüldüğünde demokrasinin inşası için cesurca atılmış önemli bir adım olarak görmek gerekir. Klasik Yunanca’da “demos/halk” ve “kratos/otorite” sözcüklerinin birleşimi ile ve haklın kendi kendisini yönetmesini ifade eden demokrasi Yunan Şehir-Devletlerinde doğrudan demokrasiye yakın bir şekilde uygulanmaya başlanmış – ki, Atina Demokrasisi olarak adlandırılmaktadır – dah sonralarda Fransız İhtilali ile birlikte güçler ayrılığına dayalı temsili demokrasilere evrilmiştir. Demokrasinin sadece seçimlere bağlı yönetme, yönetilme biçimi olarak daraltılması içinin boşaltılmasından başka bir anlam ifade etmeyecektir. Yurttaşları eşit olmayan, hak ve özgürlüklerden yoksun bir topluluk, ülke her neyse demokrasi ile yönetilebilinir mi? Uzunca yıllar içinde 1215 tarihli kralın yetkilerini kısıtlayan Magna Carta, 1789 Fransız İhtilali’nde eşitlik, kardeşlik ve özgürlük şiarları ile biçimlenen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, 1948 yılında imzalanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 1950 yılında imzalanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tüm bunlar Cumhuriyet ve Demokrasinin ayrılmaz unsurları olarak hak ve özgülükten, eşit yurttaşlıktan bağsız bir cumhuriyet ve demokrasi olamayacağını gösteren evrensel normlar olarak yerli yerinde durmaktadırlar. Bu nedenledir ki demokratik toplumlarda seçilmişler her-zaman inisiyatif alan kişiler durumundadırlar. 7595 Sayılı Kanun ” Takip, Koordinasyon ve Uygulama” başlığını taşıyan 7. Maddesinde yasanın takip, koordinasyon ve uygulanmasını yine aynı maddede tanımladığı Kurul’u görevlendirerek yetkili kılmıştır. Kurul’un yapısı incelendiğinde seçilmişler değil hepsinin atanmış kişilerden oluştuğu görülmektedir. Ayrıca Kurul’un görevlendireceği ve kuracağı alt komisyonlar da doğal olarak atanmış kişilerden oluşacak demektir. Yasa 7. Maddesinde ayrıca “..Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu ...” kurulmasına karar vermiş ve Meclis İzleme Komisyonunu sadece izleme ile tavsiyede bulunma yetkisi ile donatmıştır. .Hal böyle olunca yukarıda açıklanan demokratik bir yöntem izlenmediği, yasanın demokratik sayılmayan bir yöntemle yasanın uygulanmasını sağlamaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Süreç içerisinde Kurul’daki atanmışların her an değiştirilmesi de mümkün olabilecektir. Yasa 10/2 Maddesinde “ Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz.” hükmüne yer vermiştir. Giriş bölümünde açıklandığı üzere normatif düzenlemeler emredici hükümler içerirler; yap ya da yapma derler...Yasanın yap dediğini yapmak ya da yapma dediğini yapmamak suç sayılmaz; tam tersine yap dediğini yapmamak ya da yapma dediğini yapmak suç sayılır ve bunun da bir yaptırımı vardır. Dolayısı ile yasanın açık hükümle emredici normlarının uygulanması sırasında uygulayıcıları sorumsuz tutması yasanın amacına, özüne ve ruhuna aykırıdır; mesela koşulları oluştuğu halde erteleme kararı vermeyen yargıç bu yasa kapsamında hüküm tesis ettiğinden dolayı yasaya açıkça aykırı karar vermiş olsa bile sorumlu olmayacaktır; bu durum karşılıklı güven ortamını zedelemektedir. Tüm bunlar ve önceki yazılarda açıklananlar ışığında yasanın içinde var olan açıkları, Anayasa ile olan uyumsuzlukları, iç çelişkileri dikkate alındığında aceleyle kaleme alındığı, sözcüklerin özenle seçilmedikleri ve evrensel kabul gören hukuk ilkelerini göz-ardı ettiğini göstermektedir. Oysa ki çerçeve yasanın hazırlanmasında daha çok özen gösterilmesi gerekirdi. Ayrıca; I. Anayasa’nın 90/5 Maddesi “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. “ hükmüne yer vermiştir. Yukarıda sayılan çok uluslu sözleşmeler usulüne uygun kabul edilmiş ve iç hukukta yasa düzeyinde hüküm ifade ederlerken AİHM ve AYM kararlarının uygulanmaması; II. İHD gözlem raporlarına göre 1989-1998 yıllarında 1754, 1999-2010 yıllarında 1964 ve toplamda 3718 faili meçhul siyasi cinayetin, kimi kaynaklara göre ise 17.000 faili meçhul cinayetin çok-çok uzun yıllar geçmiş olmasına karşın aydınlatılmamış olması, yine İHD raporlarında belirtilen azımsanmayacak sayıda işkence, kötü muamele, Anayasa’da güvence altına alınan hak ve özgürlüklere yapılan haksız müdahaleler ve Cumartesi Anneleri olarak bilinen çocuklarının akıbetlerinin ortaya çıkarılmasına dair insancıl taleplerine karşın 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten haklarında davalar açılması; III. 2016 yılında “Bu suça ortak olmayacağım” diye barış sürecinin işletilmesinden yana imza atan ve Barış Akademisyenleri olarak bilinen 2212 akademisyenin meslekten KHK ile ihracı ve 2019 yılında AYM’nin bu sözleri ifade özgürlüğü olarak değerlendirip suç sayılamayacağına dair hükmüne rağmen barış akademisyenlerin göreve iade edilmemeleri ve çeşitli soruşturma ve kovuşturma altında bulunmaları; IV. Bianet’in verilerine göre 2024 yılında 756, 2025 yılında 598, 2026 yılında 170 toplamda 1524 kadın cinayetinin bir şekilde önlenememesi; V. TÜİK verilerine göre 2023 yılı gelir dağılımında ilk %20 lik dilimin % 1.8 oranında artış ile ülkesel gelirin % 49,8 ini, son % 20 lik dilimin % 0,1 gerileyerek % 5,9 nu aldığı ve kesimler arasındaki ekonomik farkın uçurumsal boyutlarda olduğu; VI. Ekolojik kırım, gübre ve yakıt fiyatlarındaki artışla köylünün toprağına yabancılaşarak proleterleşmesi, enflasyondaki artış ile orta gelirli ve küçük esnafın durumu, üniversite öğrencilerinin karşı karşıya oldukları sorunlar, istihdam/işsizlik, emeklilerin içler acısı durumu, ilkokul çocuklarının yaşadığı yetersiz beslenme; bunların hepsi yasanın başlığında yer alan “ dayanışma” ve “ Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kapsamında olan olgular ve realitedirler. Dolayısı ile çerçeve yasasının bunları da içine alacak çerçevenin çerçevesi olması gerekmez miydi? Demokratik bir yöntem izlenecek ise; çerçeve yasasının çerçevenin çerçevesi derinliğini oluşturup Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulacak adı ne olursa olsun bir çok komisyon aracılığını, yetkisini tanımlayıp, yapacağı çalışmaların usul ve şeklini, süresini belirleyerek komisyonlarca yapılacak önerilerin Meclis gündemine ivedilikle alınıp yasalaştırılması yöntemi seçilmeliydi. Tüm müphemliğine, noksanlıklarına, çelişkilerine rağmen yasanın demokratik toplumun inşasında ilk adım olması umudunu saklı-sıcak tutmak gerekir. Ağustos 2026/Akarca
  • 144 Konu
    2k İleti
    A
    Cover - 90'lar )
  • 85 Konu
    2k İleti
    efesE
    @phi hocam hoşbulduk
  • Adalete Devlete Olan Güveniniz Arttı mı?

    adalete olan güven
    2
    1 Oy
    2 İleti
    53 Bakış
    Yapma KafaY
    Merdi kipti şecaat arzederken sirkatin söylermiş... Eski bilgelerin ünlü sözü şu demek; Hırsız cesaretini anlatırken suçunu itiraf edermiş..canlı örnekle şöyle söylenebilir; Chp üsküdar meclis üyesi akp ye geçmiş. Chpliler köpürüyor ama adamın meşru bir gerekçesi varmış kendisi açıklıyor diyor ki; 15 yıldır örgütlü terör suçundan ülkeye dönemeyen oğlumu geri getirme sözü verdiler. Ondan akp ye geçtim diyor. Hoppalaaa...böyle tiplerin chp de ne işi var diye soruyormusunuz hiç? Örgütlü terör suçundan şaibeli tiplerin chp ye alınması normal ise akp ye laf etmenin anlamı yok ki. Dinime küfür eden imanından olmasa diye bir laf var. Muhalefet koftiden muhalif görünüyor. Aslında diyor ki iktidara gelelim bizde böyle yapacağız.
  • Türkiye Ataerkil Yalanı

    feminizm beta erkek alfa erkek
    5
    1 Oy
    5 İleti
    136 Bakış
    Yapma KafaY
    Okan Bayülgenin derdi ne? Çıkmış TV kanalına üç tane kadının karşısında erkeliği kötüleyip duruyor. Yahu çok rahatsızsan kestir kurtul bize ne. Diyor ki; erkek çok rahat dışarıda çalışıyor ev umurunda değil. Kadın çocukla evde ne çekiyor bilmiyor ki. Be adam! Erkek dışarıda kuaförden çıkıp partiye gitmiyor. Ey okan, sen hiç kargoculuk yaptın mı? Sen hiç soğuk hava deposunda çalıştın mı? Sen hiç şöförlük yaptın mı? Sen hiç hamallık yaptın mı? Sen hiç sabaha kadar yük boşalttın mı? Sen hiç 10 saat boyunca ter ve toz içinde çalıştın mı? Tabiki evdeki çocuk bakımı ve yemek temizlik işlerini de kadın yapacak. Ev işini yapmak neresi zor bu devirde. Üç saat sürmüyor be. Her erkek senin gibi masa başında elinde kahve kupasıyla millete ahkam keserek para kazanmıyor. Almış karşısına üç tane konu mankenini hava mı atıyor nedir. Senin erkeklik ile sorunun varsa diğer erkekleri ilgilendirmez. Bi kez daha söylüyorum erkekliği sevmiyorsan dönebilirsin.
  • Katli Vacip..Din Mafyası mı?

    din mafyası erenköy cemaati
    2
    0 Oy
    2 İleti
    50 Bakış
    Yapma KafaY
    Örüntüye bakarmısınız bütün bu olaylar "Eski Laik Türkiye" dediğiniz dönemde gerçekleşiyor. Ayrıntılar şöyle; Katiller yakalanıyor ikisi de ustaosmanoğlu tarafından azmettirildiğini itiraf ediyor. Katli vacip fetvasını onun verdiğini söylüyor. Buna karşın ustaosmanoğlu tutuklanmıyor bile. Üstelik olay darbe dönemi gerçekleşiyor. Hani" laikliği korumak" için yaptıkları darbe var ya 1980 darbesi işte o dönem.. Ve daha da tuhaf olanı şu. Laikliği savunan diyanet imamına chp sahip çıkmıyor. Tehdit edildiğini önceden bildirdiği halde... Bu chp var ya bu chp...inadına git akp ye oy ver diyor içimden bir ses ama kimseye oy falan yok. Aynı chp eski Türkiye döneminde daha kimlere sahip çıkmamış bakalım Savcı Doğan Öz Gaffar Okkan Adnan Kahveci Madımak Katliamı Uğur Mumcu Eşref Bitlis.. Hepsi de tehdit edildiğini öldürüleceğini söyledikleri halde.. Aynı sözde laik chp bugün irancı çıktı iyi mi? Chp nin tek görevi ölenlerin yasını tutmak. Tarikat işbirlikçisi olmadığı ne malum?
  • Avlanan Domuzlara Ne Oluyor

    domuz avcılığı
    2
    0 Oy
    2 İleti
    54 Bakış
    phiP
    normalde lesi vuruldugu yerde birakilmasi gerekiyor ama dedigin gibi bazilarini ticari yol ile satiyorlar sanirim.
  • İdris Naim Şahin Adı Neden Gündemde

    idris naim şahin
    2
    0 Oy
    2 İleti
    64 Bakış
    Yapma KafaY
    Yanlış anlaşılmasın ben kimsenin avukatlığını yapmıyorum. Hiçbir siyasetçi babamın oğlu değil. Sistemdeki çarpıklığı göstermek adına örnekler veriyorum. Yoksa i.naim şahin umurumda bile değil Varken kimle yediyse yokken de onlardan yardım istesin.
  • CHP'li Başkanların Kurduğu Fuhuş Ağı

    chp nin hali ne olacak fenistler suskun
    2
    0 Oy
    2 İleti
    51 Bakış
    Yapma KafaY
    İb.Melih Gökçekin skandalları ortaya çıkınca ardından chp li başkanların skandalları ortaya çıkıverdi galiba. Bu siyaset kökten değişmelidir. Muhtarlardan saraya kadar. Ama halkta da kabahat var. Üç kuruş çıkarları için kendi çocuklarının geleceğini bile harcıyorlar. Halk bozuk halk. En okumuşu da böyle. Eskilerin bir lafı vardır. 5 yaş üstü herkesi kovacaksın ülkeden yeni bir nesil yetiştireceksin sıfırdan. Başka türlü bu ülke zor düzelir. Haklılar galiba. Neyse bakalım hamle sırası chp de. İb.Melihin nelerini ortaya dökecekler? Yoksa anlaşıp pısacaklar mı? Chp li yandaş kanallara bakınca görüyorum ki gündemi konuşmuyorlar. Abd irana saldırır mı onu tartışıyorlar. Eyy Abd sen de olmasan türk siyasetinin hali fena valla. Sayende gündem değişiyor.
  • Çikolata ve Şekerlemeler Sağlığa Zararlıdır

    çikolata
    8
    1 Oy
    8 İleti
    346 Bakış
    Yapma KafaY
    Sigara şirketleri özellikle 1980-2000 arasında gıda ve ilaç alanına ciddi girdi, hatta bazıları yıllarca "yarı gıda şirketi" gibi çalıştı. İşte bilinen 3 ana bağlantı: Gıda ortaklıkları - En büyük ve belgelenmiş kısım 1980'lerde Philip Morris ve R.J. Reynolds tütün satışları düşeceği için yeni gelir aradı ve dev gıda şirketlerini satın aldı. Philip Morris: 1985'te General Foods'u, 1988'de Kraft'ı aldı. Kraft General Foods birleşmesiyle Kuzey Amerika'nın en büyük gıda şirketi oldu. Bir dönem satışlarının yaklaşık %50'si tütünden, %50'si gıdadan geliyordu. Lunchables, Nabisco, Del Monte gibi markalar bu dönemde tütün şirketlerinin elindeydi. R.J. Reynolds: Nabisco'nun sahibiydi. Nasıl yaptılar? " Technical Synergies Committee" diye bir ekip kurdular. Sigara için geliştirdikleri aroma mühendisliği, raf ömrü uzatma, paketleme ve bağımlılık/beyin ödülü üzerine davranış bilimini birebir ultra işlenmiş gıdalara uyguladılar. Amaç: daha çok yediren, daha çok satan ürün. 2000-2007 arasında çoğu tütün şirketi gıdadan çekildi ama kurdukları sistem ve markalar bugün hala piyasada. Araştırmacılar buna "tütünün gıdaya playbook taşıması" diyor. İlaç ile doğrudan ortaklık daha az, ama dolaylı bağlar var Tütün şirketlerinin kendilerine ait büyük bir ilaç firması yok. Ama 2 şekilde ilaç dünyasıyla kesişiyorlar: . Araştırmacı havuzu: Gıda şirketleri, GRAS onayı için "güvenli" raporu yazdırırken Big Tobacco ile bağı olan bilim insanlarını kullanıyor. Neden yaptılar? O dönemki şirket içi belgelerde yazan sebep: "İnsan sigarayı bırakabilir, içkiyi bırakabilir ama yemeyi bırakamaz". Yani sürekli gelir. Ayrıca tütün için geliştirdikleri dağıtım, pazarlama ve bağımlılık mekanizmalarını gıdaya kopyalamak çok kolaydı. Özet Gıda: %100 doğru. 20 yıl boyunca dünyanın en büyük gıda şirketleri tütün şirketlerinin elindeydi. Bugün Philip Morris ve BAT ağırlıklı olarak "zararı azaltılmış ürünler" yani nikotin poşu, ısıtmalı tütün ve vape şirketlerine yatırım yapıyor. Gıda işinden çıktılar ama 80'lerde yarattıkları etki hala ultra işlenmiş gıda pazarında görülüyor. Dedi yapay zeka meta
  • Türk TV lerindeki Aşırı Reklam

    reklamlar tv reklamları aşırı reklam sorunu
    1
    0 Oy
    1 İleti
    34 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Polisin Dron ile Alkol Uyarısı Yapması

    polis dronu alkol yasak değil ki
    1
    0 Oy
    1 İleti
    38 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Avrupa Sıcaktan Kavruluyor mu?

    avrupadaki sıcaklar
    1
    0 Oy
    1 İleti
    30 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Mütayit Sorunu Buzdağının Görünen Kısmı

    beyaz yaka hakları işçi hakları iş ilanları güncel iş ilanları
    2
    0 Oy
    2 İleti
    159 Bakış
    Yapma KafaY
    Haberler alıyorum. Marmaranın çürük zeminleri imara açılıyormuş. Uzmanlar uyarıyor zemin çürük fay hattı yakından geçiyor diye. Ama bunlar sağlam zeminlere 4 kat imar veriyor yada hiç vermiyor. Diğer yandan çürük zeminli arazileri tarla vasfından çıkarıp arsa vasfına geçiriyorlar. İnsan katliamı yaparak ekonomiyi döndürmeye çalışıyorlar. Döngü şöyle; Deprem felaket olsun insanlar ölsün , yeniden doğursun , yeni felaketler ile bir daha toplu yıkım ölümler olsun... Böylece sürekli yıkılsın biz yapalım bir daha yıkılsın göçsün bir daha yapalım. Nasılsa kökü bedava.. Bu şekilde ekonomi dönsün istiyorlar. Aptallar böyle düşünüyorlar galiba. Eh oyları verdiniz laza halkı çevirdi kaza.
  • Çiftçi Bu Fırsatı Değerlendirmeli

    gıda fiyatları ege köylüsü
    1
    0 Oy
    1 İleti
    54 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Sizce Türkiye Savaşır mı?

    türkiye savaşır mı
    10
    0 Oy
    10 İleti
    203 Bakış
    Yapma KafaY
    Türkiye seçim ortamına girdi. Akpli kanallarda israil korkuyor haberleri ile filistin mağdur köpürtmesi başladı. Türkiye israile karşı asla savaşamaz. Bunu göze alamaz. Çünkü içerisi yahudi sermayesi ile dolu. İsraili abd destekliyor diyorlar. Türkiyeyi de abd destekliyor. Tarafsız düşünün abd ikisinden de desteğini çekse türkiyenin geride nesi var? Ayrıca bunların herşeyi paradır. Zaten para için satılmadık bir yer bırakmadılar. Orduya dokunmasalar ne olacak ki? Gps sistemin mi var? Uzaya gittn geldin de ne yaptın? Ezan mı okudun?
  • Kredi İle Büyünür mü?

    kredi nedir
    1
    1 Oy
    1 İleti
    65 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Gelişmekte Olan Avam Takımı

    avam takımı
    1
    0 Oy
    1 İleti
    53 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Terörist İran

    kim terörist
    30
    0 Oy
    30 İleti
    2k Bakış
    Yapma KafaY
    İran devletine hiç acımıyorum. Kendileri yıllardır zayıf gördükleri kadınlara ne baskılar ne işkenceler yaptılar. Güçlünün zayıfa tahakkümünü kendilleri yaparsa normal ama israil iranlılara yaparsa zülüm diye anırıyorlar. Türkiyenin irancı tavırları iki şeyden kaynaklanıyor. Birincisi türkiyedeki şii alevi müptezellerin körü körüne mezhepçi bağlılık ile iranı savunma refleksidir. İkincisi ise israilin türkiye için tehdir oluşturmasıdır. 2.şık mezhepçilerin değil milliyetçilerin seçimi ancak iran da türkiyedeki terör uzantılarını desteklediği için israil kadar tehdit unsurı oluşturuyor. Milleyetçi cephe bu 2. Seçeneği bir denge dahilinde sürdürürken solcu görünen alevi kafa tamamen mezhepçi davranıyor. Hem Türkiyede kadın hakları diye bağırıyorlar hem de irana sempati destej veriyorlar.
  • Türkiye´de Alevi vali, kaymakam veyahut general var mı?

    mezhep alevi vali general
    3
    1 Oy
    3 İleti
    320 Bakış
    Yapma KafaY
    Türkiyede devlet memurları arasında bir çok alevi var. Ayrıca vali kaymakam olmak için alevi olmak şart değil. Alevilerin de illaki vali kaymakamı olacak diye bir şart yok. Bırakın oğlum bu alevi sünni çekişmesini. Edepsizse edepsizdir , efendiyse efendidir. İnsanları bir mezhep üzerinden toptan iyilemek yada kötülemek başlıca bir yanlıştır. Devlet alevileri kapsam dışı tutmuyor. Tam tersine aleviler kendini kapsamın dışında tutuyorlar. Devletin teklifi açık. Cem evleri de diyanete katılsın ama dedeleri de diyanet atasın. Aleviler ilk kısmını istiyor ikinci şartı kabul etmiyor. Neden? Senin neren ayrıcalıklı? Alevi cemcevi derneklerinde de belediye parti ilişkili dümenler dönmüyor mu? Alevilik de bir tür arap uzantısı ama sünnilikten daha bir kapalı kutu.
  • Yalan Bilim mi, Reklam mı, Sahtekarlık mı?

    yalan bilim reklam
    5
    0 Oy
    5 İleti
    66 Bakış
    phiP
    @yapma-kafa duzelttim.
  • Asker ve İşçi Yemekleri Hakkında

    asker yemekleri
    2
    0 Oy
    2 İleti
    70 Bakış
    TENTENT
    @Yapma-Kafa said: Askerlik yapanlar hep yemeklerden şikayet ederler. Benim zamanımda da böyleydi. Ama şuan nasıl bilmiyorum. Dünya standartlarında eğitimdeki bir askerin günlük kalori ihtiyacı 4000 Cal dir. Bunun içinde enaz 200 gr protein olmak zorundadır. Aksi halde vücüt 1 ay sonra çökmeye başlar çünkü karbonhidrat hızlı enerji verir ama eğitimle yıpranan vücudu tamir etmez. Kısaca: Kaloriyi karbon hidrat ile doldurursan aç kalmazsın ama askerlik boyunca performansın ve toparlanman çöker. Askerde işin %70’i kas yıpranması ve uyku eksikliği. Protein olmayınca vücut tamir edemiyor. Ne olur? Vücutta sırayla bunlar başlar 1-2 hafta Enerji var ama sürekli açlık. Karb hızlı yakılır, 2 saat sonra bitkinlik. Antrenmandan sonra kas ağrısı 3-4 gün geçmez 3-4 hafta Kas kaybı başlar. Aynı kiloyu taşırken daha çok yorulursun. Yaralanma riski artar: sakatlık, burkulma, stres kırığı 1-2 ay Bağışıklık düşer. Koğuşta 1 kişi grip olunca herkes olur. Yara iyileşmesi yavaşlar. Saç dökülmesi, tırnak kırılması Uzun dönem Güç kaybı, motivasyon düşüşü, konsantrasyon bozukluğu. Vücut kası yakıp enerjiye çevirmeye başlar. "Asker halsizliği" dediğimiz şey Neden sadece karbonhidrat yetmiyor? TSK menüsünde hedef %15 protein, %57 karb. Hidrat %28 yağ. Karbonhidrat = yakıt. Koşu, tatbikat için anlık enerji verir. Protein = tamir ve yapı. Kas, tendon, hormon, bağışıklık sistemi proteinden yapılır. Eğer 4000 kaloriyi hep ekmek, pilav, makarna ile tamamlarsan: Kas yapamazsın: Acemi eğitiminde kas yıkılıyor. Protein yoksa vücut kendi kasını parçalar. Sonuç: zayıf ama yorgun asker. Toparlanma yok: Bugün 20km yürüdün. Proteinle yarın toparlarsın. Karb.Hid. ile toparlanamazsın. 3. gün bacaklar bitik. Bağışıklık çöker: Antikorların %90’ı protein. Kapalı koğuş + stres + az protein = hastalık. Yağ oranı artar: Fazla karb depolanır. Zayıflamak yerine yağlanırsın ama güçsüz olursun. TSK’da minimum ne lazım? Sporcu asker için genel kural: kg başına 1.6 - 2.2g protein/gün 70kg bir asker için: 110 - 150g protein/gün ≈ 440-600 kcal TSK’nın 4000 kcal menüsünde %15 protein = 150g protein yapar. Tam hedef bu. Protein kaynakları: et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, kuru baklagil, peynir. Eğer sadece ekmek + pilav + makarna yersen günde 60-70g proteinde kalırsın. Yarısı eksik. Savaşan operasyonel asker için bu ihtiyaç 6000 Kal/güne kadar çıkıyor. Kalori = Arabanın benzini. Protein = Motorun yağı ve yedek parçası. Benzini fulleyip yağ koymazsan motor 1 hafta sonra kitler. Acemide 1-2 hafta idare edersin ama 1 ay sonunda aynı eğitimi yapan protein alan arkadaşından çok daha çabuk yorulur ve sakatlanırsın. Kağıt üstünde herşey mükemmel gösteriliyor ama gerçekte bu şartlar sağlanıyor mu. Gelen erzak iç edilip askere 2500 Kal ile idare ey mi deniliyor. Benim zamanımda çılan yemekler çok da iç açıcı değildi Şimdiki durum ne bilmiyorum. Günlük 4000 Cal için ideal menü ne olabilir; 4000 kcal / ∼150g protein hedefli 1 günlük örnek asker menüsü 1. TSK Tarzı - 3 Ana + 2 Ara Öğün = ∼4000 kcal Kahvaltı 07:00 4 dilim ekmek, 2 yumurta, 100g beyaz peynir, 10 zeytin, 1 bardak süt, 1 tatlı kaşığı pekmez, çay 900 kcal 45g protein Ara Öğün 10:30 1 muz + 1 elma + 1 avuç fıstık 40g + 1 ayran 400 kcal 12g protein Öğle 12:30 2 kepçe pilav, 1 kepçe kuru fasulye, 120g tavuk/tas kebap, salata, 1 dilim ekmek, 1 bardak yoğurt, su 1200 kcal 55g protein Ara Öğün 16:00 2 dilim kek veya 1 enerji bar + 1 bardak süt + 1 portakal 350 kcal 10g protein Akşam 18:30 2 kepçe makarna + kıymalı sos, 1 tabak mercimek çorbası, 2 dilim ekmek, salata, 1 kase yoğurt 1000 kcal 35g protein Gece 21:00 1 bardak süt + 3-4 ceviz 150 kcal 6g protein TOPLAM ~4000 kcal ~163g protein Bu menüdeki mantık: Her öğünde protein + karb birlikte. Böylece kas yıkılmıyor. 2. Örnek Kahvaltı 5 yumurta omlet, 4 dilim tam buğday ekmek, 100g lor peynir, zeytin, domates, 1 bardak süt 950 kcal 55g protein Ara Öğün 1 ölçek whey protein + 1 muz + 30g badem 350 kcal 30g ptotein Öğle 200g tavuk göğüs ızgara, 300g haşlama pilav, 1 tabak bulgur pilavı, yoğurt, salata 1150 kcal 65g protein Antrenman Sonrası 1 ölçek whey + 2 dilim ekmek + bal 300 kcal 25g protein Akşam 200g kıyma 10% yağlı, 250g makarna, 1 tabak kuru baklagil, salata 1100 kcal 55g protein Gece 1 kase yoğurt + 1 yemek kaşığı bal + 20g ceviz 200 kcal 8g protein TOPLAM ~4050 kcal ~238g protein 4000 kcal'a ulaşmanın 4 kilit kuralı Karb. Hidratu bol tut: Her öğünde 2 kepçe pilav/makarna/bulgur. 1 kepçe = 200 kcal Proteini her öğüne yay: Kahvaltıda yumurta-peynir, öğlede et-baklagil, akşamda et-yoğurt Sağlıklı yağ ekle: Zeytinyağı, ceviz, badem, fıstık. 1 avuç = 200 kcal Sıvı kaloriyi unutma: Süt, ayran, meyve suyu. 1 bardak süt = 120 kcal pratik tüyolar Tabakta sıra: Önce proteinli şeyi ye - et, yumurta, kuru fasulye. Sonra pilav-ekmek Yoğurt ve süt altın değerinde: Hem protein hem sıvı. Günde 2-3 bardak hedefle Ekmek düşmanı olma: 1 dilim = 70 kcal. Enerji için lazım ama sadece ekmekle doldurma Su + elektrolit: 4000 kcal yersen 4-5L su içmen lazım Bu gibi bir menüyle hem enerji depolu gezersin hem de erimezsin, aksine güçlenirsin. Ama fabrikada bile işçi menüleri bu kaliteye ulaşamıyor. Yemeğe karıştırılmış 40gr et ile günü geçiştiriyorlar. Sonra üstün performan bekliyorlar. Yemin ediyorum ev kedisi kadar beslenemiyoruz. Bodybuilding yapanlar mesela aynı kas grubunu her gün çalıştırmıyorlar. En az bir gün ara vermek zorundalar. Askerde aynı sporu her gün yaptırıyorlar.
  • En İyi Yapay Zeka Modeli Hangisi?

    yapay zeka
    1
    0 Oy
    1 İleti
    36 Bakış
    Kimse yanıtlamadı