İçeriğe atla
  • TRT Özel Televizyon Gibi Oldu

    Tartışma trt
    1
    0 Oy
    1 İleti
    59 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • ABD İran Savaşı Petrol Fiyatlarını Ne Kadar Etkiler

    Tartışma petrol krizi benzin zamları
    4
    0 Oy
    4 İleti
    142 Bakış
    Yapma KafaY
    Güncel şartlarda petrol fiyatlarının düşmesi gerekir çünkü elektrikli ve hibrit araçlar akaryakıt tüketimini azaltmıştır. Aynı zamanda güneş ve rüzgar enerjisi de petrole olan bağlılığı azaltıyor. Bu savaş bahanesi ile petrol fiyatları arttıkça başta ABD ve rusya iyi para kazanıyor. Dünyanın sadece yüzde 18 lik petrol rezervini barındıran iran üzerinden kopan yaygara ile manipülasyon yapılıyor.
  • Hipokrasi Nedir

    Sosyoloji hipokrasi nedir
    2
    0 Oy
    2 İleti
    83 Bakış
    D
    Din ve inanç baskısının olduğu yerde ikiyüzlülüğün kök salması kaçınılmazdır.
  • Aktif ve Pasif Kelime Hazinesi Nedir?

    Genel Alanlar dilbilimi
    4
    1 Oy
    4 İleti
    118 Bakış
    D
    Dağarcıkta ne kadar çok sözcük, o kadar zengin kültür birikimi...
  • Nerede O Eski Kadınlar

    Tartışma kadın ve erkek
    3
    0 Oy
    3 İleti
    87 Bakış
    D
    Cinsiyet, ırk, statü, inanç, milliyet ayrımı söz konusu olmaksızın tüm insanlık kalite sorunu ile yüz yüze. Kalite neden düşer? Enflasyon nedeniyle. Yani paranın değerininin çok olması yüzünden düşmesi gibidir. Bu kadar insan bu yeryüzüne fazla. Diğer hiçbir türe yaşam alanı bırakmayacak derecede aşırı yayıldık. Balta girmemiş orman artık bir efsane, motorlu testere girmemiş orman bırakmadık. Bu insan türünün doğadan esaslı bir sille yemesinin zamanı yaklaşıyor. Bu şekilde gitmez. Gezegenin alarm sirenleri çalıyor.
  • Pazarlık Partileri Meydanlarda

    Tartışma seçim seçim çalışmaları
    1
    0 Oy
    1 İleti
    50 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Sessiz Boykot Yapın Madem

    Tartışma boykot nasıl yapılır
    8
    2 Oy
    8 İleti
    331 Bakış
    Yapma KafaY
    Ben ürünleri boykot ederken ırkına dinine bakmıyorum. Tek odaklandığım şey aşırı reklam yapan markaları almamak. Çünkü aşırı reklam ürünlerin maliyetini 2 ye katlıyor neredeyse. 50 tl ye satılması gereken bir ürün reklamlar sayesinde 100 tl ye mal oluyor. Aldığınız ürünün çoğusu reklam parası olunca daha iyi kaliteli hizmet almış olmuyorsunuz. Reklamlar haksız rekabete neden olup fiyatları yükseltiyor. Buna gerek yok. Madem reklama ayıracak o kadar çok paraları var bunu indirim olarak ürüne yansıtsınlar. Zaten reklamlara bakıyorum üç beş tane holdingin ürünleri arka arkaya gösterime giriyor.
  • Türkiyedeki Zeka Sorunsalı

    Sosyoloji zeka testleri
    3
    0 Oy
    3 İleti
    216 Bakış
    Yapma KafaY
    Kendini ağırdan satan bir tv kanalının ana haberinde şu sözler kullanıldı; "Üzerinde şu işaretler olan okul ürünlerini almayın sakın" Hangi salak işveren silginin üzerine zehirli işareti koyar acaba? Hangi okul çantasının üzerinde kanserojen amblemi olabilir ki? İnsanları aptal yerine mi koyuyorsunuz yoksa siz mi aptalsınız? Bu tür ürünleri yerinde denetimini yapacak olan belediyeler ve bakanlıktır. Yani boya kalemine "yüksek toksik" işareti koyup satılabileceğini mi ima ediyorsunuz? Hangi patron yapar bunu. Eğer yaparsa üzerine işaret koymadan yapar. Onu da denetlemek vatandaşın değil yetkililerin görevidir. Zeka 100 ile ölçülüyorsa bunlardaki 30 falan eder.
  • Signal Mesajlaşma Nasıl?

    Bilim & Teknoloji signal mesajlaşma
    8
    0 Oy
    8 İleti
    179 Bakış
    Yapma KafaY
    Konuyla ilgili net bilgi vereyim. Watsap gibi kayıt için bir kere tel no istiyor. Sonra kullanıcı adı belirleyip iletişime geçebiliyorsunız. Kullanıcı adını sınırsız değiştirme hakkınız var. Rehbere kayıtlı olmayan biriyle görüşmek istiyorsanız ve tel no gizli kalsın istiyorsanız o zaman kullanıcı kodu oluşturup link yolluyorsunuz. O link ile sizinle iletişim sağlanabiliyor tel no gizli kalıyor ama kullanıcı adı görünüyor. İstersrniz her görüşmeden sonra kullanıcı adı değiştirebilirsiniz. Vatsaptan farkı ne? Yaptığınız görüşmeler kayıtlı değil. Signal serverları hiçbir bilgiyi tutmuyor. Sadece şu numara ile şu numara mesajlaştı bilgisi çıkıyor içerik yok. Arama çubuğundan rehbere kayıtlı olmayan birine bile ulaşamıyorsunuz. Kimse sizi rahatsız edemez. Kayıtlı olmayan biriyle link yada karekod gönderilmeden iletişim sağlanamıyor. Telegramdan daha güvenli gibi.
  • Türk Kadınındaki Eşcinsellik Eğilimi

    Tartışma türk kadını
    1
    0 Oy
    1 İleti
    62 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Avrupadaki Gizli Yahudi Düşmanlığı

    Tartışma yahudi soykırımı nazi
    1
    0 Oy
    1 İleti
    46 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Devletin Yaşam Döngüsü

    Tartışma devlette devamlılık devletçilik devletin affetme yetki
    1
    0 Oy
    1 İleti
    47 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Toryum Elementi Nedir

    Bilim & Teknoloji toryum
    3
    0 Oy
    3 İleti
    98 Bakış
    A
  • İnsanlık İyi Birşey mi?

    Tartışma insanlık nedir insanlık bir virüs mü
    1
    0 Oy
    1 İleti
    49 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Devlete Tapan Toplumlar

    Tartışma devlete tapan toplumlar devletçilik
    1
    0 Oy
    1 İleti
    52 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • TRT Evlilik Reklamlarına Başladı

    Tartışma evlilik azalan nüfus
    2
    1 Oy
    2 İleti
    85 Bakış
    TENTENT
    "Allah rızkın verir " deyip bol bol çocuk yapıyorlar. Anne ve babalarımız hata yapıp bizim başımızı derde soktular. Doğmadan önce bize soramıyorlar bu boktan dünyaya gelmek istiyormusun diye. Aynı hatayı bizimde yapmamızı istiyorlar.
  • AKCHP Buluşması Bugün Törenle Yapıldı

    Tartışma akchp
    7
    0 Oy
    7 İleti
    357 Bakış
    Yapma KafaY
    Chp nin işbirlikçiliği bugüne özel bir konu değil ta 1980 darbesine kadar uzanır. Taktik hep aynıdır. Arka kapıdan iş çevirirler. Yüzüne başka söylerler. Kapitalist faşistlerin önüne atarlar. Ölünce de yas tutmayı kimseye kaptırmazlar. Bakınız güncel olarak kaşif kozinoğlu ölümü konusunda aynı tavrı sergiliyorlar. Bakınız hapse atılan bütün stk ve parti başkanları konusunda da aynı tavrı sergiliyorlar. Geçmişte uğur mumcu konusunda da aynısını yaptılar. Bunlarla olmaz.
  • Çerçevenin Çerçevesi

    Serbest Kürsü yasa. hukuk hak özgürlük eşitlik
    9
    0 Oy
    9 İleti
    249 Bakış
    nejdet evrenN
    ÇERÇEVENİN ÇERÇEVESİ-4 IV. Sonuç Olarak; Çerçeve Yasa olarak tanımlanan yasa Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 467 Evet oyu ile kabul edilmiş bulunmaktadır. Ve 7595 Sayılı Yasa olarak 18.08.2026 gün ve 33344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük bir çoğunlukla kabul edilmesi hem anlamlı hem de çok değerlidir. Zira temsili demokrasilerde parlamenterler seçmenlerini/yurttaşları temsil ederler. Bu düzeydeki kabul oyu aslında yurttaşların büyük bir çoğunluğunun iradesinin parlamentoya yansıması olarak okunabilir. Gencecik insanların ölümünü durduran her girişim, geride gözü-yaşlı yakınlarını bırakmayan her hayatta kalış ve bunun ekonomik boyutu düşünüldüğünde demokrasinin inşası için cesurca atılmış önemli bir adım olarak görmek gerekir. Klasik Yunanca’da “demos/halk” ve “kratos/otorite” sözcüklerinin birleşimi ile ve haklın kendi kendisini yönetmesini ifade eden demokrasi Yunan Şehir-Devletlerinde doğrudan demokrasiye yakın bir şekilde uygulanmaya başlanmış – ki, Atina Demokrasisi olarak adlandırılmaktadır – dah sonralarda Fransız İhtilali ile birlikte güçler ayrılığına dayalı temsili demokrasilere evrilmiştir. Demokrasinin sadece seçimlere bağlı yönetme, yönetilme biçimi olarak daraltılması içinin boşaltılmasından başka bir anlam ifade etmeyecektir. Yurttaşları eşit olmayan, hak ve özgürlüklerden yoksun bir topluluk, ülke her neyse demokrasi ile yönetilebilinir mi? Uzunca yıllar içinde 1215 tarihli kralın yetkilerini kısıtlayan Magna Carta, 1789 Fransız İhtilali’nde eşitlik, kardeşlik ve özgürlük şiarları ile biçimlenen İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, 1948 yılında imzalanan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, 1950 yılında imzalanan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi tüm bunlar Cumhuriyet ve Demokrasinin ayrılmaz unsurları olarak hak ve özgülükten, eşit yurttaşlıktan bağsız bir cumhuriyet ve demokrasi olamayacağını gösteren evrensel normlar olarak yerli yerinde durmaktadırlar. Bu nedenledir ki demokratik toplumlarda seçilmişler her-zaman inisiyatif alan kişiler durumundadırlar. 7595 Sayılı Kanun ” Takip, Koordinasyon ve Uygulama” başlığını taşıyan 7. Maddesinde yasanın takip, koordinasyon ve uygulanmasını yine aynı maddede tanımladığı Kurul’u görevlendirerek yetkili kılmıştır. Kurul’un yapısı incelendiğinde seçilmişler değil hepsinin atanmış kişilerden oluştuğu görülmektedir. Ayrıca Kurul’un görevlendireceği ve kuracağı alt komisyonlar da doğal olarak atanmış kişilerden oluşacak demektir. Yasa 7. Maddesinde ayrıca “..Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu ...” kurulmasına karar vermiş ve Meclis İzleme Komisyonunu sadece izleme ile tavsiyede bulunma yetkisi ile donatmıştır. .Hal böyle olunca yukarıda açıklanan demokratik bir yöntem izlenmediği, yasanın demokratik sayılmayan bir yöntemle yasanın uygulanmasını sağlamaya çalıştığı anlaşılmaktadır. Süreç içerisinde Kurul’daki atanmışların her an değiştirilmesi de mümkün olabilecektir. Yasa 10/2 Maddesinde “ Bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz.” hükmüne yer vermiştir. Giriş bölümünde açıklandığı üzere normatif düzenlemeler emredici hükümler içerirler; yap ya da yapma derler...Yasanın yap dediğini yapmak ya da yapma dediğini yapmamak suç sayılmaz; tam tersine yap dediğini yapmamak ya da yapma dediğini yapmak suç sayılır ve bunun da bir yaptırımı vardır. Dolayısı ile yasanın açık hükümle emredici normlarının uygulanması sırasında uygulayıcıları sorumsuz tutması yasanın amacına, özüne ve ruhuna aykırıdır; mesela koşulları oluştuğu halde erteleme kararı vermeyen yargıç bu yasa kapsamında hüküm tesis ettiğinden dolayı yasaya açıkça aykırı karar vermiş olsa bile sorumlu olmayacaktır; bu durum karşılıklı güven ortamını zedelemektedir. Tüm bunlar ve önceki yazılarda açıklananlar ışığında yasanın içinde var olan açıkları, Anayasa ile olan uyumsuzlukları, iç çelişkileri dikkate alındığında aceleyle kaleme alındığı, sözcüklerin özenle seçilmedikleri ve evrensel kabul gören hukuk ilkelerini göz-ardı ettiğini göstermektedir. Oysa ki çerçeve yasanın hazırlanmasında daha çok özen gösterilmesi gerekirdi. Ayrıca; I. Anayasa’nın 90/5 Maddesi “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. “ hükmüne yer vermiştir. Yukarıda sayılan çok uluslu sözleşmeler usulüne uygun kabul edilmiş ve iç hukukta yasa düzeyinde hüküm ifade ederlerken AİHM ve AYM kararlarının uygulanmaması; II. İHD gözlem raporlarına göre 1989-1998 yıllarında 1754, 1999-2010 yıllarında 1964 ve toplamda 3718 faili meçhul siyasi cinayetin, kimi kaynaklara göre ise 17.000 faili meçhul cinayetin çok-çok uzun yıllar geçmiş olmasına karşın aydınlatılmamış olması, yine İHD raporlarında belirtilen azımsanmayacak sayıda işkence, kötü muamele, Anayasa’da güvence altına alınan hak ve özgürlüklere yapılan haksız müdahaleler ve Cumartesi Anneleri olarak bilinen çocuklarının akıbetlerinin ortaya çıkarılmasına dair insancıl taleplerine karşın 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten haklarında davalar açılması; III. 2016 yılında “Bu suça ortak olmayacağım” diye barış sürecinin işletilmesinden yana imza atan ve Barış Akademisyenleri olarak bilinen 2212 akademisyenin meslekten KHK ile ihracı ve 2019 yılında AYM’nin bu sözleri ifade özgürlüğü olarak değerlendirip suç sayılamayacağına dair hükmüne rağmen barış akademisyenlerin göreve iade edilmemeleri ve çeşitli soruşturma ve kovuşturma altında bulunmaları; IV. Bianet’in verilerine göre 2024 yılında 756, 2025 yılında 598, 2026 yılında 170 toplamda 1524 kadın cinayetinin bir şekilde önlenememesi; V. TÜİK verilerine göre 2023 yılı gelir dağılımında ilk %20 lik dilimin % 1.8 oranında artış ile ülkesel gelirin % 49,8 ini, son % 20 lik dilimin % 0,1 gerileyerek % 5,9 nu aldığı ve kesimler arasındaki ekonomik farkın uçurumsal boyutlarda olduğu; VI. Ekolojik kırım, gübre ve yakıt fiyatlarındaki artışla köylünün toprağına yabancılaşarak proleterleşmesi, enflasyondaki artış ile orta gelirli ve küçük esnafın durumu, üniversite öğrencilerinin karşı karşıya oldukları sorunlar, istihdam/işsizlik, emeklilerin içler acısı durumu, ilkokul çocuklarının yaşadığı yetersiz beslenme; bunların hepsi yasanın başlığında yer alan “ dayanışma” ve “ Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” kapsamında olan olgular ve realitedirler. Dolayısı ile çerçeve yasasının bunları da içine alacak çerçevenin çerçevesi olması gerekmez miydi? Demokratik bir yöntem izlenecek ise; çerçeve yasasının çerçevenin çerçevesi derinliğini oluşturup Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulacak adı ne olursa olsun bir çok komisyon aracılığını, yetkisini tanımlayıp, yapacağı çalışmaların usul ve şeklini, süresini belirleyerek komisyonlarca yapılacak önerilerin Meclis gündemine ivedilikle alınıp yasalaştırılması yöntemi seçilmeliydi. Tüm müphemliğine, noksanlıklarına, çelişkilerine rağmen yasanın demokratik toplumun inşasında ilk adım olması umudunu saklı-sıcak tutmak gerekir. Ağustos 2026/Akarca
  • 1942'ye Dönüş Filmi

    Kültür & Sanat 1942ye dönüş
    1
    0 Oy
    1 İleti
    67 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Türkiye Ataerkil Yalanı

    Tartışma feminizm beta erkek alfa erkek
    5
    1 Oy
    5 İleti
    206 Bakış
    Yapma KafaY
    Okan Bayülgenin derdi ne? Çıkmış TV kanalına üç tane kadının karşısında erkeliği kötüleyip duruyor. Yahu çok rahatsızsan kestir kurtul bize ne. Diyor ki; erkek çok rahat dışarıda çalışıyor ev umurunda değil. Kadın çocukla evde ne çekiyor bilmiyor ki. Be adam! Erkek dışarıda kuaförden çıkıp partiye gitmiyor. Ey okan, sen hiç kargoculuk yaptın mı? Sen hiç soğuk hava deposunda çalıştın mı? Sen hiç şöförlük yaptın mı? Sen hiç hamallık yaptın mı? Sen hiç sabaha kadar yük boşalttın mı? Sen hiç 10 saat boyunca ter ve toz içinde çalıştın mı? Tabiki evdeki çocuk bakımı ve yemek temizlik işlerini de kadın yapacak. Ev işini yapmak neresi zor bu devirde. Üç saat sürmüyor be. Her erkek senin gibi masa başında elinde kahve kupasıyla millete ahkam keserek para kazanmıyor. Almış karşısına üç tane konu mankenini hava mı atıyor nedir. Senin erkeklik ile sorunun varsa diğer erkekleri ilgilendirmez. Bi kez daha söylüyorum erkekliği sevmiyorsan dönebilirsin.