Genel Alanlar

300 Konu 2.3k İleti

Alt kategoriler


  • 11 Konu
    64 İleti

    @Sputnik
    Doğrudur.
    Ayrıca aydınlanma ve hurafelerden korunma imkanı da sağlıyor.

  • 87 Konu
    464 İleti

    https://evrimagaci.org/hipnoz-nedir-hipnoterapi-bilimsel-gecerliligi-olan-bir-uygulama-mi-8189

    Böyle hakkında çok şeyler yazıyorlar. Ama kaçı kendi üzerinde deneyip sonuç aldı?

  • 86 Konu
    595 İleti

    Kim günahkâr?

    Bir zamanlar tarlada birlikte yürüyen on çiftçi vardı. Aniden şiddetli bir fırtınaya yakalandılar ve yarı yıkık bir tapınağa sığındılar. Ama gök gürültüsü gittikçe yaklaşıyordu ve her tarafta havayı sarsan bir kükreme vardı. Yıldırım, tapınağın etrafında sürekli dolanıyordu. Çiftçiler çok korkmuşlardı ve aralarında yıldırımın çarpmak istediği bir günahkarın olması gerektiğini düşünüyorlardı. Kim olduğunu öğrenmek için hasır şapkalarını kapının dışına asmaya karar verdiler; kimin şapkası uçup giderse, işte o kişi kaderle yüzleşmeliydi.

    Şapkalar dışarı asılır asılmaz, biri havaya uçtu ve diğerleri acımasızca talihsiz adamı kapıdan dışarı itti. Ancak tapınağı terk ettiğinde yıldırım dönmeyi bıraktı ve büyük bir gürültüyle tapınağa çarptı. Dışarı attıkları tek doğru kişi oydu. Bu yüzden dokuz kişi katı yürekliliğinin bedelini hayatlarıyla ödemek zorunda kaldı.

  • 90 Konu
    663 İleti

    @Sputnik sindirim sistemi zaten kötü beslenme nedeniyle bozuluyor. Yada aşırı stres dış etkenlerden ikinci önemli olanıdır. Bu ikisinden birini düzeltmek yetiyor.

  • Şeriat Tartışması AKP'nin Oyunu

    4
    0 Oy
    4 İleti
    57 Bakış

    Avukat kadın şeriat çıkışı ile kendi reklamını iyi yaptı.
    Hesaplarını iyi incelemek gerekir, bunun için birilerinden ne kadar ödeme aldı mı?

  • 3 kelime, bir kısa hikăye

    23
    4 Oy
    23 İleti
    448 Bakış

    Tufan

    Düşünüyordu öylesine, ki bu düşünme faslının bu sefer çok uzun sürdüğünün farkındaydı. Erkenden çivileri temizleyip törpülemişti ve 10 tane tablet çivilenmeye hazırdı. Daha fazlasına ihtiyacı olursa eğer, komşusu ve aynı zamanda yakın dostu kendisine çabucak hazırlayacağının sözünü de vermişti. Bu sefer hiç çivilenmemiş bir şeyi yazmaya niyetliydi.

    Çok sevdiği eşi de telaşlanmaya başlamıştı ancak ona belli etmemeye çalışıyordu. Kocasının yanına usulca yaklaştı "Acıkmış olmalısın, sana taze incir getirdim," dedi. Elindeki incir yaprağına sarılmış incirleri onun yanına koydu ve kocasının yanıtını beklemeden diğer odaya geçti.

    Karısının telaşlandığını biliyordu, çünkü gelir kaynakları çivileyeceği hikayelere bağlıydı. Yeni birini kurgulamak bu defa çok uzun sürmüştü. Bu sefer öyle bir şey çivilemeliydi ki kulaktan kulağa yayılsın ve nesiller boyu anlatılsın. Yine de biraz tereddüt ediyordu, çünkü bir önceki hikayesini kral pek beğenmemişti ve bir hayli sıradan bulmuştu. "Olağanüstü, etkileyici ve akla hayale gelmeyen şeyleri okumak isterim," demişti ve baş parmağını ona doğru kaldırıp "Umarım hayal kırıklığına uğramam," diye eklemeyi de ihmal etmemişti.

    Bir tane inciri eline aldı, yemeden yaprağın üzerine geri koydu. Tokmağı ve bir çiviyi aldı ve başladı çivilemeye.
    Gılgameş, Utannapiştime konuştu....

    Kelimeler: çivi, incir, kral

  • Okyanus etkisi

    189
    0 Oy
    189 İleti
    865 Bakış

    @kereste 🙂

  • 0 Oy
    45 İleti
    121 Bakış

    @kâfir-imam
    Doğrusunu söylemek gerekirse; benim Türkçem ilkokul terk. O zamandan beri Türk okullarına gitmedim.

  • 0 Oy
    4 İleti
    79 Bakış

    Osmanlının son zamanları bile iğrenç, klasik dönem ise daha tiksindirici ve iğrenç.
    Son zamanlarda biraz gayret göstermişler ama klasik dönem Osmanlısı insanın kanını donduracak derecede ucube bir toplum.
    Ellerinin altında her bir kaynak var ama tarım bile yapamamışlar ki, bütün Dünya'da nüfusun arttığı bir zamanda nüfus artışı yaşanmamış.
    Para desen geçmiyor, takas yöntemi ile ticaret yapıyorlar. Ülkede üretilen az biraz mallar ise İtalyan tüccarlara çok az bir miktara satılıyor, yani sömürge haline getirilmiş.
    Matbaa yani kitap okumak yasak, dini kitaplar dışında bütün kitaplar halka yasaklanmış,
    Toplum "ölüler toplumu" haline getirilmiş. "Ahirete hazırlık" dışında bir kaygıları kalmamış.
    Muhteşem yüzyıl da göründüğünün aksine iğrenç giysiler giyiyorlar. Bütün kılık kıyafetler ucubelikten ibaret.

    İşte Osmanlı tam olarak buydu. Sözde cihan padişahları bile bir gecekondu da kalıyordu.
    18.yüzyılda Osmanlı, Avrupa dan tahminen 2 bin yıl daha geri idi. Evet şaka yapmıyorum, bir camiyi bile 50-70 yılda inşa edebiliyorlardı. Firavun ikinci Ramses bunları görse "bu ne ucubelik" derdi herhalde.

    Keşke tarihçilerimiz muhteşemsiz Süleyman'ın askeri başarıları (?) yerine matbaanın 300 yıl geç gelmesinden bahsetseler.

  • Organik ve Doğal Ürünler

    7
    0 Oy
    7 İleti
    47 Bakış

    Daha dun basima geldi, deniz levregi 275 tl idi havuz levregi 240 tl ben deniz levregi soyledim 600-700 gr diye not dusulmustu gelen balik buldigin havuzdu nerden anladim tadindan yagindan herseyinden 🙂 sonuc olarak organik vs hikaye domatesin fidesini her yerden alabilirsin dikiyorsun serada onceden alirsin sera olmazsa temmuz haziran agustos alirsin organik diye satarsin iste 🙂

  • Çalma Listesi

    64
    6 Oy
    64 İleti
    769 Bakış
  • DarkMatter2525 Youtube kanalı

    3
    1 Oy
    3 İleti
    49 Bakış
  • Antartika canlı kamera bağlantıları

    8
    1 Oy
    8 İleti
    81 Bakış

    Her 15 saniyede bir güncellenen görsele canlı denilebilir, çünkü çok kısa bir zaman aralıĝı.

  • Şiir denemeleri...

    15
    2 Oy
    15 İleti
    197 Bakış

    Önemli olan...

    Berideki muhakkak karşıdakini sinirlendir.
    Şuradaki muhakkak oradakini öfkelendirir.
    Yakındaki muhakkak uzaktakini kızdırır.

    Muhakkak birisi, birisinin tepesini attırır.
    Önemli degil bunlar.
    Önemli olan kendi kendimizi sinirlendirmemektir.

  • 3 Oy
    5 İleti
    85 Bakış

    @kâfir-imam Akran zorbalığı çok büyük bir sorun. Zorbalık yapanlar öldürseler bile ceza almıyorlar. Çoğu cinayet-zorbalık vakası medyaya bilerek verilmiyor.
    Bu sorun ancak yüz yüze eğitim kaldırılarak hafifletilebilir.

    Ekşi sözlükte birine şöyle bir mesaj gelmiş. Zengin çocukları yetim bir çocuğu komaya sokana kadar dövmüşler. Bu zengin çocuklarına ne bir ceza ne bir kınama hiçbir şey yapılmamış. Gerçekten inanılmaz.

    https://eksisozluk.com/img/ayz2hehb

    kaynak

  • Merhaba Canım

    4
    4 Oy
    4 İleti
    162 Bakış

    Ne güzel şiir.
    Şimdiye kadar bilmiyor olmak üzdü beni.

  • I.G. Farbenindustrie

    2
    1 Oy
    2 İleti
    33 Bakış

    Bu şirket işlediği insanlık suçlarından dolayı tasfiye ediliyor. Yani kapatılıyor eğer yerseniz...

    Araştırın bakalım günümüzde kaçtane şirket bu farbenindustrie şirketinin bölünmüş parçalarını oluşturur?

    Hepsi akrabalar arasında pay edilmiş. Kuzenler yeğenler arasında bölüştürülmüştür. Ama kuruluş şekli ulusaldır. Yani alman devletinin kamu şirketidir.

    Şimdi daha net anlaşılır umarım.

  • 1 Oy
    6 İleti
    74 Bakış

    @kâfir-imam

    Kısa dalgada türkçe yayın yapanları araştırayım dedim.
    Çıkan listede Trt Recep . erdoğan diye bir 7460 khz den yayın yapan kanal buldum. 🙂
    https://www.short-wave.info/index.php
    b.png
    buradan arama kısmına türkçe yazınca çıkıyor.
    a.png

    Evinde kısa dalgada çalışan radyo yoksa buradan dinle.
    http://sdr.cyhams.org:8073
    frekansı 7460 khz yap.

    Adam uçmuş iyice. 🙂

    Günümüzde narsisistik kişilik bozukluğu ne gibi belirtilerle kendini belli ediyor? Kişinin kendisini herkesten üstün görmesi ve başkalarına tepeden bakması. Güçlü, başarılı ve çekici bir kişi olmayı düşlemesi, kendisini alanındaki en başarılı kişilerden biri olarak görmesi, olağanüstü güçlere sahip bir kahraman olduğunu ve dergi kapaklarını süsleyebilecek çekiciliğe sahip olduğunu düşünmesi ve bunun yalnızca kendi kafasında oluşturduğu bir sanı olduğunun ayırdına varmaması. Başarı ve yeteneklerini abartması, söz gelimi, tenis turnuvasında dokuzuncu olmasına karşın, orada olmayanlara birinci geldiğini söylemesi. Sürekli olarak başkalarından övgü ve beğenilerini belirten sözcükler beklemesi, çöpü kapıya koymak gibi, yaptığı en önemsiz işi bile başkalarının övgüyle karşılamasını istemesi. Özel biri olduğuna inanması ve öyleymiş gibi davranması, kendisinin Tanrı’nın çevresindeki kadınlara, erkeklere, iş arkadaşlarına, yani tüm dünyaya sunduğu bir armağan olduğunu düşünmesi ve bu nedenle de herkesin buna göre davranmasını beklemesi (ancak bunu kendi dışında kimse bilmez). Başkalarının duygu ve düşüncelerini anlamaktan yoksun olması-bir şeylerin öyle olması gerektiğini ya da yanıldıklarını söylediğinde insanların bozuk çalmalarına bir anlam verememesi. Herkesin kendi görüş ve düşüncelerine uymasını beklemesi, ona göre tek yol söz konusudur ve bu yol kendi yoludur. Bu yüzden başkalarının kendi görüşlerini onunla paylaşmalarından huzursuz olur, çünkü başkalarının düşünce ve tasarıları onunkinin yanında bir hiçtir. Başkalarından çıkar sağlaması, ana babasının arabasını, kredi kartını, eşyalarını, giysilerini onların onayı olmaksızın alması, sırada bekleyen yaşlı bir kişinin önüne geçmesi, ya da ufacık bir iyilik yaptığında çok daha büyük bir karşılık beklemesi. Daha değersiz olduğuna inandığı kişileri küçümsemesi, mesela, dondurucu soğukta sokakta kalan evsiz barksız kişinin mantosuz ve ayakkabısız olmasını şaşkınlıkla karşılaması. Başkalarını kıskanması, ödülü, övgüyü başkalarının değil, bir tek kendisinin hak ettiğine inanması. Kendisinden daha çekici, daha zeki, daha başarılı olduğunu düşündüğü kişileri kara listeye alması, onlardan nefret etmesi ve onlara sayıp sövmesi. Başkalarının kendisini kıskandığına inanması, bu kişiye göre, herkes onun gibi olmaya öykünür. Sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlanması, ailesi ve arkadaşlarının kendisini anlamadıklarını düşünüp onlarla ilişkiyi kesmesi; gönül ilişkilerinde bir türlü istediğini bulamayıp, sürekli sevgili değiştirmesi. Gerçekçi olmayan hedefler belirlemesi, günün birinde büyük bir şirketin yönetim kurulu başkanı olacağı, bir sinema yıldızı ile evleneceği, ya da Bill Gates’in milyarlarına konacağı gibi gerçek dışı düşler kurması. Kolayca incinmesi ve kabuğuna çekilmesi, insanların kendisini sürekli olarak ve bile bile incittiklerini düşünüp buna bir anlam verememesi ve bu duygunun üstesinden kolay kolay gelememesi, ya da hiç gelememesi. Özsaygı duygusunun kolaylıkla zedelenmesi, onca afra tafranın ardında son derece kırılgan bir kişinin yatması. Kararlı ve duygusuz biriymiş gibi görünmeye çalışması.

    KAynak

  • Erşan Kunteri

    8
    1 Oy
    8 İleti
    222 Bakış

    @bilgisezgi babam ve oglum da bence guzeldi 🙂

  • Jurassic World

    6
    0 Oy
    6 İleti
    61 Bakış

    Örneğin Interstaller. Bu filmde boşa söylenmiş öylesine bir sözcük bile yok. Her sözcük dikkatle seçilip en anlamlı olacak tümceler oluşturularak diyaloglar replikler hazırlanmış. Boşa öylesine tek bir söz edilmiyor bu filmde. Her söz bir anlam ifade etmek için düşünülmüş. Filmi bırak replikleri alt alta yaz ve oku yani, o şekilde. Başka yerde yok böyle bir şey.

  • Göçebe Toplumların Vatan Kavramı Olur mu?

    17
    0 Oy
    17 İleti
    182 Bakış

    @nejdet-evren, içinde söyledi: Göçebe Toplumların Vatan Kavramı Olur mu?

    Kapitalis, öncesi pre-kapitalis ve daha öncesinde ise talancı/yağmacı topluluklar/yönetimler vardır ve göçebelik de bu yağmadan kaçmak şeklindeki bir aile içi üretim temelinde şekillenmişti. Dolayısı ile “vatan” kavramı zaten bir üst-yapı olarak anlam kazanır ve ideolojilerin temel taşlarından biridir.

    Kaçmak temelli çözüm arayışı olmaz. Zaten sorun da bu.

    Vatan kavramı çokça değişmiş , dönemin baskın gücüne göre her kalıba sokulmuştur.

    Ulus yani ırkçı yaşam kapitalizmin dayatmasıdır ama vatan böyle bir ırkçılığa bağlı değildir. Türk yurdu yada gavur vatanı dediğimiz aslında vatanı ırkçılık ile tarif etme çabasıdır.

  • Kelimeler

    7
    1 Oy
    7 İleti
    257 Bakış

    Bu tür ad kalma olaylarından o kadar çok efsane türeyebilir ki, aslında işin ne olduğunu bilmeyenler ne bilsin, bilemezsin ki aslının ne olduğunu!

    Çok cimriymişim, koridora dikilmişim "dışarı çıkıp para harcamak yasak" diye Mavisakal kesilmişim... O yüzden koridorun adı cimri kalmış.

    İyi gene pinti, nekes aksi cimri manyak kalmamış! Az da tutumluluk varsa eyvah ki eyvah masal tutar mı tutar!

    Belki bir gün elektronikten anlayan biri "yok yaaaa, öyle değil o iş, biz ışık kısan devreye cimri deriz yaaa" diyebilir ama ya o zamana kadar o devre o koridordan kaldırıldıysa, unutuldu, sadece adı kaldıysa!

    Ayıkla pirincin taşını! Sen öl, arkandan "bir cimriydi, bir cimriydi, üç kuruşun hesabını yapardı" desinler! Ne o, elektronik hobisi hevesiyle "aaa iyiymiş, bu devreyi yapayım bari" dedin, masumca bir iyi niyetle! Keşke bu devreye cimri dendiğini söylemeyip "faz kontrol devresi" deseydin! Kimse bundan bir iş çıkarmazdı!

    İşte teknik terimleri kullanmanın yararları!

  • Khaled Hosseini

    1
    3 Oy
    1 İleti
    104 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Kavak yelleri...

    3
    2 Oy
    3 İleti
    138 Bakış

    KİM DEMİŞ

    Es kavak yeli
    en ince yerimden
    ayır bedenimi ruhumdan
    ki bileyim kim olduğumu...

    Nice zamandır savruldum
    salkım söğüt gibi
    iki büklüm;
    ayaklarım isyanda
    dermansızım, an senin...

    Es kavak yeli
    bağrıma doğru es
    süpür ikircikli yanımı
    ve al götür toprağına;
    sürgünüm ellerinde...

    Es kavak yel es
    doğudan, batıdan
    kuzeyden güneyden es
    asla unutma beşinci yönü
    kimliksiz kalmasın cesedim...

    Kırağı çaldığı vakit
    gün ağardığında
    güneşin anlacında parçalanan
    yıkık gecenin koynundaki
    uyuyan bir çocuk gibi
    al götür
    ve unuttur beni...

    Kim demiş yaşadığımı!?

    14 Nisan 2022/Akarca