• Antik Yunan felsefesinde, erdem, bir şeyin yetkinliği.

    Arete, başlangıçta ahlaksal bir belirlemeden yoksun olan ve herhangi bir şeyin, bu şey her ne olursa olsun, belli bir alandaki yetkinliğine karşılık gelen bir sözcük olarak ortaya çıkmıştır. Her ne ya da kim olursa olsun, kendisine uygun olan işi yapana, kendisine özgü işlevi yerine getirene, kendi uygun ve gerçek amacına erişene, Yunan' da arefesi olan, yani yetkin bir şey ya da erdemli insan denirdi. Örneğin; bıçağın aretesi iyi kesmektir, çünkü bıçak bu amaç için imal edilmiştir.

    İnsan söz konusu olduğunda, Sokrates'le birlikte Yunan felsefesinde arefe, insanın yerine getirmek durumunda olduğu işleve, onun amacına göre tanımlanmaya başlanmıştır.

    Hal böyle olduğunda sorulacak soru şudur: 'İnsana özgü olan faaliyet türü nedir? İnsan varlığı, başka varlıkların yerine getiremeyeceği hangi işlevleri yerine getirmek durumundadır?' İnsana özgü olan faaliyet türü, hareket, büyüme, duyumlama ya da üreme değildir, zira bunları başka hayvan türleri de gerçekleştirir. İnsanın aretesi, yalnızca insanda bulunan, insana özgü olan akılla ilgilidir. Zira akıl ve aklı kullanma yalnızca insana özgü olup, onu başka hayvan türlerinden ayırır. Öyleyse, insanın erdemi, aklını en yüksek düzeyde kullanmasından ve geliştirmesinden oluşur. İnsanın erdemi, bilgeliktir. İşte bu yüzden Sokrates'in erdemi ve bilgiyi özdeşleştirmesi, onun ardından gelenler için değişmez bir klişe olmuştur.


Benzer Konular