• Gemi seyir defterine Jurnal denir. Jurnal, Gemi seyirde yada limandayken gemiyle alakalı bilgilerin yazıldığı defterdir. Geminin rotası,hızı, geldiği/gideceği liman, vardiya değişimleri, hava durumu vb.not edilir. Belirli düzende tutulur. Kanal, boğaz ve sığ sularda sürekli güncellenir.

    Örneğin Kilitbahir bölgesi geçildiğinde; "saat 15:30 kilitbahır geçildi” yazılır. İstanbul boğazı geçildikten sonra "saat 05:00 istanbul boğazı geçildi yazılır. Bu tüm dünyada ki boğazlar için aynıdır. ÇANAKKALE hariç !! Çanakkale boğazı seyri tamamlandıktan sonra Jurnal a "saat 21:30 Çanakkale ÇIKILDI " ya da "saat 21:30 şehitlik abidesi 2 milden selamlandı" yazılır. Çünkü bilirler ki " ÇANAKKALE GEÇİLMEZ !!"


  • @zafiRa Pek inandırıcı bulmadım. 🙂
    Bizim askeri gemiler belki öyle yapıyordur.

  • Kurucu

    @TENTEN kendi kendimize mi biliyoruz Canakkalenin gecilmez oldugunu onu mu diyorsun 🙂


  • @phi yabancı gemi kaptanlarının seyir defterine ne yazdıklarını bilmiyorum.
    Onlar zaten çanakkale demiyorlar dardanelles diyorlarmış. 🙂
    https://en.wikipedia.org/wiki/Dardanelles

    Çanakkale köprüsünden 200 lira veren geçecekmiş.
    Parası olmayan geçemez. 🙂


  • @TENTEN, içinde söyledi: Çanakkale Geçilmez !

    @phi yabancı gemi kaptanlarının seyir defterine ne yazdıklarını bilmiyorum.
    Onlar zaten çanakkale demiyorlar dardanelles diyorlarmış. 🙂
    https://en.wikipedia.org/wiki/Dardanelles

    Çanakkale köprüsünden 200 lira veren geçecekmiş.
    Parası olmayan geçemez. 🙂

    BU tür çelişkiler genellikle farklı etnik grupların telafuz biçimi ile alakalı.

    Yani Constantinople yerine Stanbol
    İkonyum yerine Konya
    Ankira yerine Angara
    Dardaneles yerine Çanakkale

    Bunda sorun yok.

    / 200 TL de pahallıymış. Ama orada köprü olması bence mantıklı. İstanbula üçüncü köprü (geçtiğim için biliyorum) gereksiz. Çünkü o resmen İstanbul değil, karadeniz köprüsü olmuş. Yani gereksizlik.


  • Koy 50 lira fiyat, herkes geçsin.

    Bakın bu tür işler çıkar için yapılmaz. Çünkü bunlarda tekel vardır. Rekabete açık değildir. Öbür yanda öbür firma kendi köprüsünden yarı fiyata geçiriyor diye bir şey olamıyor.

    Başka tekel olan ne var, enerji! Senin mahallene her enerji firması kendi şebekesini döşüyor mu, hayır. Şebeke bir tane. Bu firmanın şebekesinden çıkıp şu firmanın şebekesine bağlanacağım diye bir şey var mı? Yok.

    Bu tür işler özelleşmemeli ve kamu yararına devlet tarafından yapılmalı. Özelleşecek işler rekabetin olduğu, çok sayıda firmanın rekabet edebildiği ve tüketicinin özgürce istediği firmadan hizmet alabildiği alanlardır.

    Bunları özelleştirmek, kâr amaçlı işletmek yanlıştır. Bir alanda tekel varsa o devletin işi olmalıdır. Eğer tekeli kırabiliyorsan hiç durma özelleştir. Ama bir mahalleye üç tane ayrı firmanın elektrik şebekesini döşeyemiyorsan, her mahallede bir tek elektrik şebekesi varsa bunu özelleştirmeyeceksin. Özelleştirirsen yanlış yaparsın.


  • Çanakkale geçilmez olsaydı Atatürk İstanbul'da demirli İngiliz gemilerine bakıp "geldikleri gibi giderler" nasıl diyecekti? Gemileri havadan indirmemişlerdir herhalde İngilizler.

    Çanakkale elbette boş bir savunma olmuştur. Çünkü o anda geçilemedi ama sonra tek kurşun atılmadan geçildi. Fakat bu Çanakkale'yi önemsiz yapmıyor.

    Çanakkale, Atatürk'ün tarih sahnesine eşsiz bir komutan olarak çıktığı yer. Kurtuluş Savaşı'nın temeli orada atıldı. O bakımdan önemlidir.

    Tabii savata komutan çok önamli ama asker altyapısı daha da önemli. Atatürk kendisi söyler "size ölmeyi emrediyorum" deyince hepsinin ölmeye hazırlandığını. Böyle askerin yoksa komutan işe yaramaz.

    Galiba bütün iyiler, kahramanlar bu ülke için canını verdi. Biz döküntüler kaldık herhalde ki ülke bu hale geldi diyorum ben.


  • Onu bunu bilmem ancak emin olduğum bir şey var...
    Atatürk, bu ülkenin başına gelmiş en önemli olaydır ki o olmasaydı ülkenin kaderi çok farklı olacaktı.
    Gidişat iyiye mi yoksa kötüye mi olacaktı, onu sizlere bırakıyorum.


  • Şimdi bir hikaye daha anlatılıyor bir reklamda, yani tam tipik by halkın her duyduğu hikayeye inanma huyunun alameti!

    Neymiş Çanakkale'de subay topun üzerini örtecek kefen bulamamış!

    Bir kere İslam'da savaşta ölenler şehit kabul edilir ve yıkanmaz, kanları şerefleri sayılır ve kefenlenmezler. İslam'ı bilmeden İslam satmak hastalık haline geldi.

    Bunu geçtik kefenden top örtüsü yapılmaz. Burada top var düşman bakın diye örtü mü yapılır? Kamuflajlı olması gerekir olacaksa. Tozdan korumak için filan da değil, gizlemek için örtülür.

    Baştan sona uydurma bir hikaye ve ofsayt bir reklam. Böyle halka böyle aldatılmak kandırılmak kerizlenmek yakışır. Yıllardır yapılan da bu.


Benzer Konular

  • 1
  • 4
  • 5
  • 2
  • 13