İçeriğe atla

Din & İnanç

352 Konu 2.5k İleti

Alt kategoriler


  • 33 Konu
    201 İleti
    kunfeyekunkiziK
    İlkbahar geldi... Gökyüzü retroda bile umut fısıldıyor. Venüs ve Merkür retrosu içe dön, kalbini dinle derken bir yandan da Mars-Venüs üçgeniyle hala tutkudan, harekete geçişten bahsediyor. Venüs-Satürn-KAD kavuşumu kaderi dokuyor, Merkür de kalpten geleni fısıldıyor... Yeni başlangıçlar, Derin farkındalıklar Ve Seni bekleyen güzellikler bu mevsimde saklı. Gökyüzü senin yanında... Işığını açığa çıkarma zamanı... Not: Tesadüfler de buna dahil sanırım Sevgiyle, şifa ile kabul ediyorum Kaynak: Astrolog Elif BOZKURTER
  • 25 Konu
    132 İleti
    Yapma KafaY
    Varoluşsal boşluğun kurumsallaşmış hali dinlerdir. Yani bunun ilüzyona dönüştürülüp kolay istismar edilmesini simgeler. Bu nedenle din ile inancı ayırmak gerek. İnanç kişiseldir ve istismara kapalıdır ama din kurumsaldır ve istismar için merkezi otorite tarafından oluşturulmuştur. Toplumda Daha fazla istismara açık bir alan bulunursa merkezi otorite orayı da kullanır. (İslam hariç ;))
  • 45 Konu
    369 İleti
    PakizeP
    Günlük koşturmacalar, ekranlar, bitmek bilmeyen bildirimler ve şehir hayatının yarattığı sürekli bir gürültü havuzu içindeyiz. Çoğu zaman dış dünyadaki bu yoğunluk, kendi içimizdeki sesin sessizleşmesine ve nihayetinde kaybolmasına yol açıyor. Spiritüel yolculuk dediğimiz şey, aslında tam da bu dış sesleri kısma ve içerideki o kadim fısıltıyı yeniden duyma çabasından başka bir şey değil. Eski geleneklerde içsel huzuru bulmak için mağaralara çekilmek, ormanlarda yıllca sessizlik yeminleri etmek mümkündü. Ancak bugünün insanı için bu pek olası değil. Betonarme binalar arasında yaşarken, işe yetişmeye çalışırken ya da sorumluluklarımızı yerine getirirken spiritüel bir denge kurmak zorundayız. Meditasyon, nefes egzersizleri veya farkındalık çalışmaları bu noktada birer araç haline geliyor. Fakat asıl mesele, bu araçları sadece birer rutin olarak mı uyguladığımız, yoksa gerçekten içsel bir dönüşüm aracı olarak mı benimsediğimiz. Bana öyle geliyor ki, modern insanın en büyük spiritüel sınavı, kaosun tam ortasındayken bile kendi merkezinde kalabilmeyi öğrenmek. Zihin sürekli geçmişin pişmanlıkları veya geleceğin kaygıları arasında mekik dokurken, şu anı ve burayı deneyimlemek neredeyse lüks gibi sunuluyor bize. Oysa ruhsal olgunlaşma, tam da bu sıradan anların içinde saklı. Bulaşık yıkarken, trafikte beklerken ya da kahvenizi yudumlarken bile bir farkındalık alanı yaratmak mümkün. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Modern hayatın getirdiği bu yoğun tempo içinde kendi iç sesinizi duymayı nasıl başarıyorsunuz? Gündelik hayatın koşuşturmacası içinde spiritüel dengenizi korumak için hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?
  • Eski Anadolu Dinleri

    25 148
    25 Konu
    148 İleti
    SamurayS
    Anadolu, üzerinde yürüyüp geçtiğimiz sıradan bir coğrafyadan çok daha fazlasıdır. Burası, insanlığın yerleşik hayata geçişinden bu yana nice medeniyetsizliği, göçü, savaşı ve barışı aynı sessizlikle kucaklamış kadim bir hafıza mekânıdır. Her taşın altında, her nehir kıyısında kaybolmuş bir dilin, yarım kalmış bir hikâyenin izini sürmek mümkündür. Göbeklitepe'den Efes'e, Kapadokya'nın peri bacalarından Doğu'nun sert yaylalarına kadar uzanan bu hat, sadece coğrafi bir birlik değil, ruhsal bir sürekliliğin adıdır. Bu toprakların en büyük özelliklerinden biri, üzerinde yaşayanları adeta kendi potasında eritip yeniden biçimlendirmesidir. Hitit'ten Frig'e, Roma'dan Selçuklu ve Osmanlı'ya kadar pek çok farklı kültür, bu coğrafyada iz bırakırken aslında kendileri de bu toprağın bir parçası haline gelmiştir. Anadolu, bir sentezler yurdudur; burada zıtlıklar bir arada yaşar, hüzünle neşe aynı türkünün içinde buluşur. Ancak günümüzün hızlı dünyasında, bu derin bellekten giderek uzaklaşıyor muyuz sorusu kafamı kurcalıyor. Betonlaşan şehirlerimiz ve dijitalleşen yaşamlarımız, bizi bu toprağın ruhundan koparıyor gibi. Geçmişin izleriyle bugünümüz arasında kurduğumuz bağ zayıfladıkça, kimliklerimiz de sığlaşıyor sanki. Oysa bu coğrafyanın sunduğu bilgelik, bugünün karmaşasında bize hâlâ bir sığınak olabilir. Acıyı bal eyleyen felsefe, türkülerdeki o derin sızı ve paylaşma kültürü bu toprağın bize bıraktığı en kıymetli mirastır. Sizce modern hayatın getirdiği hız ve değişim, Anadolu insanının bu kadim belleğiyle olan bağını tamamen kopardı mı, yoksa bu ruh hâlâ en sessiz köşelerde yaşamaya devam ediyor mu?
  • Orta Dogu Dinleri

    63 434
    63 Konu
    434 İleti
    SamurayS
    Orta Doğu dediğimiz coğrafya, haritalar üzerinde cetvelle çizilmiş düz çizgilerden ibaret sanılır ama gerçekte insan ruhunun en derin fay hatlarını barındırır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında masabaşında belirlenen sınırlar, yüzyıllardır bir arada yaşayan ya da göç yoluyla kesişen toplulukları yapay olarak böldü veya aynı çatı altında olmaya zorladı. Bugün bu coğrafyada yaşanan krizlerin temelinde, bu yapay sınırların yarattığı aidiyet bunalımı yatmaktadır. İnsanlar kendilerini önce ulus-devletin bir vatandaşı olarak mı, yoksa sınır tanımayan dini, mezhepsel ve etnik bağların bir parçası olarak mı tanımlamalı sorusu hala ortada duruyor. Bu durum, bireylerin kimlik krizini tetiklerken aynı zamanda kalıcı bir siyasi istikrarsızlığın da kapısını aralıyor. Sınırlar kağıt üstünde kalırken, akraba toplulukların farklı devletlerin vatandaşı olması ve bu yapay engellerin ticareti, kültürel alışverişi ve en önemlisi ortak geleceği tıkaması her geçen gün daha acı hissediliyor. Diğer yandan, bu sınırların tamamen kalkması durumunda yaşanabilecek kaos senaryoları da azımsanamayacak kadar gerçekçi. Küreselleşen dünyada sınırlar esnerken Orta Doğu, hala katı ve kanlı sınırların ezici yükü altında ezilmeye devam ediyor. Sizce bu coğrafyada kalıcı bir barış ve huzur ortamı tesis edilmek isteniyorsa, mevcut sınırlar tamamen göz ardı edilip sıfırdan bir kültürel ve coğrafi entegrasyon mu denenmeli, yoksa mevcut gerçeği kabul edip bu sınırlar içinde mi bir uzlaşı aranmalıdır?
  • Hint Dinleri

    18 22
    18 Konu
    22 İleti
    S
    O kadar fareyle birlikte yaşıyorlar ama hastalanmıyorlar. Sebebi basit aslında. Vücutları mikroplara karşı bağışıklık geliştiriyor. Bu sayede farelerden mikrop kapmıyorlar. Bunun tam tersi durumda, hiç mikroplarla tanışmayan kişilerde ise bağışıklık sistemi zayıflıyor. Buna da hijyen hipotezi deniyormuş.
  • Uzak Doğu Dinleri

    21 67
    21 Konu
    67 İleti
    SamurayS
    Uzak Dogu kulturunun hizla kuresellesen dunyada kendi oz kaynaklarini koruma mucadelesi, bugun bircok dusunur tarafindan endiseyle izleniyor. Ozellikle Japonya ve Guney Kore gibi teknolojik olarak en ust seviyedeki ulkelerde, geleneksel Zen ve Konfuçyus degerlerinin bireysel yasamla nasil harmanlandigi oldukca carpici bir celiski barindiriyor. Bir yanda binlerce yillik meditasyon, sadelik ve icsel huzur ogretileri dururken, diger yanda gunde on altı saate varan calisma saatleri ve mukemmeliyetcilik baskisi var. Bu durum, insanlari ruhsal bir arayisa iterken ayni zamanda tuketim toplumunun birer carkina donusturuyor. Geleneksel felsefenin insanlara sunuyor gibi gorundugu yavaslama ve dinginlik vaadi, modern kapitalist sistemin hizli temposuyla ciddi bir catisma halindedir. Bireyler bu iki kutup arasinda sikisip kalmis durumda. Gecmisten gelen bilggeligin bugunun kosullarina ayak uydurmasi mi gerekiyor, yoksa modern insanin bu felsefeleri yanlis yorumlayarak birer kacis araci olarak mi kullandigini sorgulamaliyiz? Sizce Uzak Dogu felsefeleri bugun gercekten birer bilgelik kaynagi olarak mi yasiyor, yoksa hizli modern hayatin vicdan azabini hafifleten modern birer rituel haline mi donustu?
  • Yeni Dini Hareketler

    19 126
    19 Konu
    126 İleti
    SamurayS
    Geleneksel dinlerin insan ruhunun ve zihninin modern dünyadaki krizlerine tam anlamıyla yanıt veremediği hissi, son yıllarda yeni inanç hareketlerinin ve alternatif spiritüel akımların patlama yapmasına zemin hazırladı. Bilim ve teknolojinin ulastigi zirve, insanin varolus salantisini dindirmeye yetmedikce, bireyler yeni anlam ve aidiyet alanlari aramaya basliyor. Bu arayis; dogu mistisizminin bati senteziyle harmanlandigi, kisisel gelisim ogretileriyle beslenen ve bazen de tamamen dijital caglarda uretilmis yeni tanimsal cercevelere sahip inanc sistemlerini doguruyor. Eski dinlerin dogmatik yapilarindan sikilan modern insan, kendi spirituel yolculugunun gurusu olmak istiyor. Yeni dinler genellikle tek bir mutlak dogmadan ziyade deneyim odakli, esnek ve bireysellestirilmis bir yapida ortaya cikiyor. Ancak burada kritik bir kesisim karsimiza cikiyor. Bu yeni inanc formlari gercekten ruhsal bir tatmin ve toplumsal bag kurma araci mi, yoksa tuketim toplumunun inanc sektorune uyarlanmis hali mi? Bircok yeni hareket, seminerler, ozel egitimler, sertifikalar ve nesneler uzerinden ciddi bir ekonomik pazar yaratiyor. Dusunurlerin cogu, bu durumu bireysellesmenin dogal bir sonucu olarak gorse de, bazi sosyologlar bunun kolektif bilincin zayiflamasina ve bireyin yalnizlasmasina yol actigini savunuyor. Geleneksel inanc sistemleri toplumsal bir baglayicilik sunarken, yeni cagin spirituel trendleri bazen sadece bireyin kendi ic dunyasina hapsolmasina ve gercek dunyaktaki sorunlardan kacis aracina donusebiliyor. Diger yandan, bu hareketlerin geleneksel tabuları sorgulayan ve farkli kulturleri birbirine yaklastiran yapici yonleri de goz ardi edilemez. Siz bu konuda ne dusunuyorsunuz? Modern dunyada ortaya cikan yeni inanc hareketlerini ve spirituel akimlari gercek birer aydinlanma araci olarak mi goruyorsunuz, yoksa tuketim kultunun inanc kilifina burunmus hali mi?
  • On Emir

    Taşındı
    2
    0 Oy
    2 İleti
    195 Bakış
    S
    @phi, içinde söyledi: On Emir Kendin için oyma put, yukarda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın, yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmayacaksın, onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin. Burada asıl kastedilen heykeller ve anıt mezarlardır. Hristiyanlar neyin kastedildiği anlaşılmasın diye "put" kavramını uydurmuşlar. Aslında put ve heykel de aynı anlama gelmektedir, günümüzde anlaşılmaması için anlam değişikliğine uğratılmıştır. Ülkemizdeki "evliya" türbeleri filan da İslami açıdan put (tapınak) tur. Kuran'da, bu türbelerde tapınanlar "müşrik" olarak adlandırılır. https://tr.wikipedia.org/wiki/Anıt_mezar https://tr.wikipedia.org/wiki/Türbe
  • İslam'daki Sorunlar

    kuran
    136
    0 Oy
    136 İleti
    11k Bakış
    S
    @DemoKratos, içinde söyledi: İslam'daki Sorunlar Açıkça söylüyorum: Şu Arap icadı dini, Emevi derlemesi kitabı artık bırakın. Bunlarla biz yol alamayız. Bizi yolumuzdan alıkoyan ayak bağları bunlardan başka hiç bir şey değil. Bunlardan kurtulduk mu uçarız, bizi kimse tutamaz. Akıl hastaları kendi istekleri ile hastalıktan kurtulamazlar. Gelecekte bu dini inançların tedavisi bulunacaktır diye düşünüyorum. Bulunsa da millet şu delilikten kurtulsa.
  • İslam Medeniyet mi?

    i̇slam medeniyet mi i̇slam nedir gerçek i̇slam nedir i̇slam gerçeği
    4
    1 Oy
    4 İleti
    273 Bakış
    K
    Suudi Arabistan´nın petrolü olmasa, şimdiye çoktan daĝılmıştı veya iç savaşa sürüklenmişti. Ancak yine de eli kanlı mâlum veliaht prens köklü deĝişimlerin olması gerektiĝini kavramış gibi. Son senelerde kadınlara verilen mini özgürlükler veya futbola verilen milyarlar bunun ilk işaretleri aslında. Çünkü petrol kuyuları da elbet bir gün kuruyacak.
  • Zariyat 47'yi mucize diye pazarlayan din tüccarları

    düz dünya big bang evrenin genişlemesi
    11
    1 Oy
    11 İleti
    486 Bakış
    S
    @Sputnik, içinde söyledi: Zariyat 47'yi mucize diye pazarlayan din tüccarları Birde şimdi başımıza Firavun mucizesi çıktı. Altay Cem'in mucize iddiasını çürütmüşler. Ayette mucize filan yok.
  • Ortadoğu dinleri insanları transa sokuyor-hipnotize ediyor

    din felsefesi din
    4
    1 Oy
    4 İleti
    258 Bakış
    phiP
    @DemoKratos, içinde söyledi: Ortadoğu dinleri insanları transa sokuyor-hipnotize ediyor Dünyada nerede ilkel ve geri birileri var, habire üremek için uğraşıyorlar. Hayatlarındaki tek kaygı olabildiğince üremek. Midelerine biraz bir şeyler girdikten sonra ilk düşündükleri üremeye çalışmak. Bu da insanlığın en büyük sorunu. bu yaklasimi cok dogru buluyorum, isleri gucleri uremek, urerkende herseyi tuketmek hic birsey uretmemek.
  • enbiya 31 onları sarsmasın diye dağları yarattık

    enbiya31
    3
    1
    1 Oy
    3 İleti
    179 Bakış
    D
    Bedevi Arap zihnindeki evren imajı Kuran'da açık ve nettir. Serilmiş düz bir yer ve bu yerin etrafına dizilmiş dağlar, bu yer düz ve suda yüzüyor. Tüm etrafı suyla çevrili. Üzerine şeffaf bir kubbe örtülmüş, kubbenin arkası yıldızlarla süslenmiş. Ay ve Güneş kaldırılıp indiriliyor. Bunlar battıkları yerden geri doğmadıklarına göre yerin altında ilerlerken odun atılıyor olmalı güneşe. Heralde melekler yapıyor cahil bedevilere göre bu işi... Halbuki milattan önce Erastotenes dünyanın yuvarlak olduğunu anlamış ve hatta çapını başarıyla ölçmüştür. Kuran yazılırken ise bundan hiç haberleri olmamış.
  • Allah’ın Hikmetleri – Tanrıların Hikmetleri

    allahın hikmeti 23.5 derece allahın mucizeleri
    2
    0 Oy
    2 İleti
    154 Bakış
    S
    Tanrının varlığını bilmem de aşağıdaki ayetler hep garip gelmiştir. Andromedayı yaratan bir tanrının kendine inanmayanlara bu kadar öfkeli olması ve hakaret etmesi gerçekten garip. Bugün biliniyor ki, küfür ve hakaret etmek tükenmişliğin ve psikolojik travmaların ürünüdür. a'râf (179) : andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. işte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. işte bunlar gafillerin ta kendileridir. furkân (44) : yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar. Cehenneme atacakmış ama nedenini söylemiyor. Müslümansan zina yapsan- adam öldürsen bile cennete giriyorsun.
  • Aĝaç, yaş iken eĝilir!

    Taşındı inanç beyin yıkama çocuk gençler
    27
    0 Oy
    27 İleti
    1k Bakış
    K
    Din içerikli atasözleri bir hayli fazlaymış. Dinle alakalı atasözleri Mesela şunlar: Güzele bakmak sevaptır. Acele işe şeytan karışır. Allah doĝruların yardımcısıdır.
  • Firavun Akhenatonun Tanrısına Yazdığı Şiir

    ezanın kaynağı ezan ne demek
    10
    0 Oy
    10 İleti
    611 Bakış
    K
    Benim kimseye sataştıĝım yok. Düzgünce bilgi paylaşacaksan eĝer, hem içerik hem de kaynak bakımından biraz daha itinalı olsan fena olmaz.
  • Dinler Yeterince Özgür Değil mi?

    din özgürlüğü ateizm nedir dinler yalan mı
    4
    1 Oy
    4 İleti
    256 Bakış
    B
    Dünyada hiç bir ideoloji, hiç bir millet, hiç bir kişi dinler kadar özgür olmamıştır. Amma velakin, onların istediği özgürlük bizim anladığımız evrensel anlamda özgürlük olmadığı için ne kadar özgür olsalarda kendilerini özgür hissetmiyorlar. Bildiğiniz gibi tecavüz, ganimet ve kendinden olmayanı öldürme özgürlüğü istiyorlar. İstiyorlar değil, zaten uyguluyorlar ama onlara yetersiz geliyor, daha fazlasını istiyorlar.
  • İslam Kadınları Özgürleştirdi

    i̇slam özgürktür i̇slam ahlaktır i̇slam güzelliktir i̇slam işsizliktir
    4
    1 Oy
    4 İleti
    198 Bakış
    S
    @kâfir-imam Afganistan aslında çok zengin bir ülke olması gerekirken ne yazık ki bu saçmalıklar yüzünden açlıkla mücadele veriyor.
  • Cemaatler Yasallaşmalıdır

    dernek ve cemaatler fetö tarikat yardım dernekleri
    3
    0 Oy
    3 İleti
    279 Bakış
    ?
    Yasallaşmayan tarikat ve cemaatler kara para aklamanın yeşil yolu olarak kalacaktır. Bu yüzden yasallaşmalıdır. AKP’nin tarikatları bu amaçla kullandığına hiç şüphem yok. Çünkü parayı orada aklayıp sonra tarikatlara verdikleri yüksek maliyetli ihaleler yoluyla sisteme sokuyorlar. Fetö örgütü de bunu yapıyordu şimdikiler de yapıyor. Aksini iddia eden varsa eğer şeffaf bir şekilde açıklasın. Şu kadar bağış şuradan geldi şu yolda harcandı işte belgesi demelidir. Ama bunu yapmaktan kaçıyorlar Allah diyerek bize Allah’tan başka kimse hesap sormaz diyeyek güzel bir kılıf bulmuşlar. Bu nedenle bütün tarikatların yurtdışı bağlantıları çok güçlüdür. Hep görünmeyen birileri onlara iyi miktarda para çıkartırlar. Bunu kendi üyelerine Allah’ın lütfu ve inayeti olarak meşru gösterirler. Yurtdışına şubeler açarak akladıkları ve komisyonunu aldıkları paraları oralara yardım adı altında gönderirler. Yada üçüncü dünya ülkelerinde maden ocakları , kumarhane gibi kayıtdışı paranın çok kolay örtülebileceği işler yaparak kara parayı gelir olarak kaydederler. Sonra o para asıl kaynağı olan ülkelere yasal olarak geri gönderilir. Kara parayı aklamak için en önemli yöntem maliyeti şişirmektir. Bu yüzden kara para aklayıcılar her zaman 1’i 5 gösterirler. Bu sayede kara para kazanç olarak yansıtılır. İkinci yol ise zararına ihale teklifi vermektir. Görünürde zarardır ancak ihale sözleşmesindeki maddeler gereğince iş alındıktan sonra maliyet sürekli şişmeye başlar. Yani özetle şişmenin olduğu her yerde şaibeli işler döner. Türkiye’deki tarikat ve cemaatler bu şaibeli işlere paravan olmayı seçmişlerdir. Bunlar paravandır etken değildir edilgendir. Asıl etken perde arkasında durur. Bugün tarikatları kullanır yarın tam tersine kemalistleri kullanır. Paranın satın alabileceği herkes bu işin güleryüzü olabilir. Bir hayvan derneği , çevreci örgütler , spor klüpleri , eğlence merkezleri bütün bunlar perde arkasındaki asıl etkenin aklayıcıları olabilir. Yani demem o ki yarın iktidar değişirse tarikatların içi boşalır , rüzgarın yönü değişir kara para şaibeli işlerin yönü başka yola girebilir. Çünkü bütün bunlar siyasi himaye ile gerçekleşmektedir. Kara para her zaman denetimin olmadığı alanları tercih eder. İkinci bir yol ise çok yüksek kar oranı gösterilen alanları tercih eder. Reklamcılık , sinema dizi sektörü , eğlence ve turizm sektörü maliyetin şişirildiği alanlardır. Örneğin saniyesi bir milyon TL ye reklam sözleşmesi yapabilirsiniz serbest piyasa.. Veya 500 milyon TL ye kıytırık bir belgesel bütçesi yada dizi bütçesi ayırabilirsiniz. Yada geceliği 100 bin dolara kral suit daireyi kağıt üzerinde birilerine sürekli kiralayabilirsiniz. Yada kumarhanede büyük para kazanmış yada kaybetmiş gözükebilirsiniz. Veya maliyeti on lira olan bir ilacı Azerbaycan gibi bir ülkeye 250 TL den satmış görünebilirsiniz. Veya afrikada bir maden ocağı kiralayıp mevcut rezervi 100 kat fazla gösterebilirsiniz. Bütün bunlar kağıt üzerinde rakamların kolayca şişirilebildiği sektörlerdir. Zaten bakın mafyanın kontrol ettiği alanlar buralar. Serbest piyasa adı altında alıcısını buldum isteğim fiyattan sattım diyebilirsiniz.
  • Dualar Nasıl Kabul Olur

    dualar nasıl kabul olur en etkili dualar dua zamanı
    1
    0 Oy
    1 İleti
    111 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • AYET, AYET KUL OLMAK..

    Taşındı
    3
    3 Oy
    3 İleti
    258 Bakış
    D
    Allah diye bir şeyin olabilmesi için insanların olması şart. Bu nasıl hiç bir şeye muhtaç olmayan bir şey ki insanlar var olamadan var bile olamıyor. İnsanlar olmadan bu Allah neyin kimin allahı olacak? Bu nasıl hiç bir şeye muhtaç olmamak? Tersine insanların Allah diye bir şeye hiç bir ihtiyacı yoktur. Allah olmasa daha iyi olan bir şeydir hatta. İyi ki Allah diye bir şey yok.
  • Kader Nedir Tekvin Nedir Ne Demektir

    kader kader nedir tekvin nedir
    1
    1 Oy
    1 İleti
    228 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • İnanmak Gerçekleri Değiştirmez

    inanmak nedir inanmak hayaldir
    2
    1 Oy
    2 İleti
    211 Bakış
    nejdet evrenN
    İnandığımız şeyi bilmeyiz, bildiğimiz şeye inanmayız.
  • İslam'da Kızların Evlilik Yaşı

    i̇slamda evlilik i̇slamda evlilik yaşı
    9
    0 Oy
    9 İleti
    386 Bakış
    ?
    @DemoKratos, içinde söyledi: İslam'da Kızların Evlilik Yaşı Evreni yarattığı iddia edilen bir gücün şu kadar bir konuyu açıklamayı becerememiş olduğu ve inananlarının bu sözlerden çocuk nikahlamanın kesinlikle yasak olduğu çıkarımı yapamayışları zaten bir skandal Bunu ispat eden yine kuranın kendisidir. Örneğin bir ayet gelmiş Araplar onu anlayamamış veya yanlış uygulamış sonra hemen başla bir ayet açıklayıcı olarak arkasına eklenmiştir. Ama burada küçğk kızların evliliği konusunda başka bir açıklama kesin yaş sınırı belirten bir ayet daha yok. Örneğin Arap erkekleri ramazan geceleri uçkırlarını tutamayıp karılarıyla sevişmişler. Ama o güne kadar yasak olan bir mevzu bu. Hemen bir ayet gelmiş ve ramazan gecesi Allah sizin sıkıntınızı bildi ve size izin verdi diye ayet indirmişler. Ama kız çocuklarının evlilik yaşı ile ilgili hiçbir düzeltme falan olmamış.
  • Sütuncular

    Taşındı
    14
    3 Oy
    14 İleti
    895 Bakış
    ?
    @Eski-Kullanıcı, içinde söyledi: Sütuncular @tenten, içinde söyledi: Sütuncular @düşüntaşın Sutunun çapı kaç cm acaba? Ayakta mı uyuyorlar mış? https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/52244 O sütunun içini bok götürür be. Gerçekten din konusunda insanlar pislikten öteye yol bulamıyor. Zihni böyle kilitleyen bir durum.
  • Dini kitaplara hangi sorunlarınızı çözmek için başvuruyorsunuz?

    Taşındı
    42
    0 Oy
    42 İleti
    2k Bakış
    ?
    Dindar toplumların tarihlerine bakmak yeterlidir Örneğin dindar toplumlarda milattan önce 500 den milatta sonra 1900 a kadar yaşam tarzında hiçbir değişiklik olmamıştır. Dinleri sayesinde ne açlık sorunun ne salgın hastalıkları ne de eğitimle olan sorunlarını iyileştirmemişlerdir. Sanayi devrimi sayesinde son 150 yılda hızlı bir değişiklik oluşmuştur. Bunu da dindarlar yapmamıştır zaten. Dindarlar kendi inançlarında bu büyük boşluğu görmezden gelip önceleri elektirik şeytan işi , araba ve bilimum makinalar gavur icadı demişler. Sonraları bakmışlar ki işler istedikleri gibi gitmiyor o zaman da kutsal dedikleri kitaplardan elektiriği , atomu, uçağı , ampülü falan çeşitli çarpıtma ve ağız oyunlarıyla bulma yolunu seçmişlerdir.
  • Gönüllü bekarlık

    Taşındı
    6
    0 Oy
    6 İleti
    459 Bakış
    ?
    Ben böyle sembolik anlatım ve yaşamları pek ciddiye almıyorum. Bir insan bekar da olsa cinsel ilişkisi olabilir. Olmalıdır da. Ama dini kökene dayalı toplumlarda evli değilsen ilişkiye giremezsin kafası yaşandığından bekarlığı farklı algılıyorlar. Ben keşişlerin de rahiplerin de cinsel hayatlarını ömür boyu ıskaladıklarına inanmıyorum. Bunların en meşhuru Meryem hikayesidir. Manastırda hamile kalan müzmin bekar Meryem...evet buna Kutsal derseniz başka. Tarih boyunca cinselliğin günah sayıldığı tapınak fedaileri arasında hep birşeyler olmuştur. Hele ki günümüzde olmadığını iddia etmek çok zor. Hala daha ısrarla o saçma sembolik ritüellerini devam ettiriyorlar.