İçeriğe atla
  • Derin Düşünceler

    ictenlik felsefe ontoloji kültür edebiyat etik 17 Şub 2024 13:06
    0 Oy
    12 İleti
    155 Bakış
    @ictenlik, içinde söyledi: Derin Düşünceler Aynı şeyden varolmuşuz dedi Aşık veysel Bir kişi olmak -kişiler oluş- aynı şeyden varoluyorsa orada iki kişi var mı? Atomlar iki kişiyi nasıl üretiyor?
  • Nurullah Genç

    Tarih & Edebiyat nurullah genç edebiyat şiir 1 Şub 2024 17:25
    1 Oy
    20 İleti
    300 Bakış
    RÜVEYDA'YA AĞIT - Ben bir aziz değilim, hele gündüz değilim Attığı her adımda siyah bir iz bırakan Bir yanında ürküten bir baldıran gövdesi Bir yanında kederi özümleyen bir lâle Merhamet sahrasının uyuyan gecesiyim Bırak da, böyle bitsin bu günahkâr serüven Bırak da kurtarayım bu emânet sarayı Yeter, intiharınla oyduğun yüreğimi Umutsuz şarkılarla avutulduğum yeter Göğsümde bir yanardağ kıvranıyor Rüveyda Yaraları kapandıkça kanıyor Rüveyda Duman çöktü güneşin sitem aynalarına Aralandı perdeler; şimdi sessiz değilim Dertliyim, viraneyim, ben bir aziz değilim Azizler tohum eker sevgi tarlalarına Senin gözlerin dram; oysa ağlatan benim Ben dilenci; sen sultan; sevgi dağıtan benim Sen ışık; ben karanlık ve aydınlatan benim Ben ölümüm; sen hayat; cana can katan benim Sabah sende oluyor; güneşi tutan benim Soran ben; sorulan sen; hüznü damıtan benim Öldüren ben; ölen sen; kabirde yatan benim Sen sevda yüklü bulut, göklerimin sahibi Saklıyorum içimde seni bir tufan gibi Nerde uğruna ömür verdiğim belâ, nerde Her hatıra bir demet zakkum meyhanelerde Düşlerim esrarınla çoğalan pervanedir Götür benden ahzânı, bana ihsanı getir Yalanı reddederken düşüyorum yalana Ben bir aziz değilim Rüveyda, anlaşana Bu ağıdı öldüğün için söylemiyorum Sen ölmedin Rüveyda; at vuruldu; ben öldüm Her hamlesi bir tabut şimdi bakışlarının Yıkayıp kefenledin; mehtabına gömüldüm Her iklime kanatlı bir haberci salsınlar Çağır âşıklarını; namazımı kılsınlar Duysun âlem ateşin dağı erittiğini Bu illetin taşları bile çürüttüğünü Gün olur da, ayrılık yumağı çözülür mü Bergüzârım ayaklar altında ezilir mi Rüveyda, görür müyüm yeşil ufuklarını Seninle bir sonsuzluk bulur muyum Rüveyda Yoksa hep bu kabirde kalır mıyım Rüveyda Şiir & Yorum: Nurullah Genç
  • BİLİM&EDEBİYAT

    Serbest Kürsü edebiyat bilim yaratıcılık 12 Eki 2023 07:09
    0 Oy
    17 İleti
    131 Bakış
    @bagimsizkoala, içinde söyledi: BİLİM&EDEBİYAT Sevgili @ictenlik fikirlerin için minnettarım. Gerçekten çok yardımcı oldunuz. Bunlardan şeyi düşündüm. Büyük duvara monteli bir çark. Önünden geçerken durup incelenmeli şeklinde üstlerinde ekler çarkın içinde kök halinde kelimeler. her çevirmede köklere eklenen ekler ile oluşan kelimeler. Tabi üzerine daha fazla fikirle çalışılabilir. Sevgili bagimsizkoala ilginç görünüyor. Umarım çocuklar mutlu olur ve bunu sever.
  • velev ki söyledim...

    Sizin Köşeniz edebiyat 3 Şub 2023 13:41
    2 Oy
    13 İleti
    287 Bakış
    Hayatımız,ifade edemediğimiz duyguları sırtlanmakla geçiyor. Konuşmanın bir şeyi değiştirmeyeciğine bizi inandiran insanların varlığına susmakla... Unutmadığımız geçmişin yükünü omuzlarımıza yük etmekle... Bir yaşamalık hayatımız var. Ona bile kendimizi sığdıramıyoruz. Sevgisizlikten birbirimizi kırıyoruz, kırılıyoruz. Böyle böyle tükenip gidiyor hayat... Ve insan mütemmim cüzünden ayrı, yarım kalmışlar mezarlığına gömülüyor. Bedelini tüm insanlık ödüyor . -velevki-
  • Deniz Sarıtop - PFB Ego Teorisi

    Tarih & Edebiyat edebiyat şiir dergi 28 Kas 2022 21:19
    0 Oy
    2 İleti
    87 Bakış
    Erkeklik veya cesaret handikapı bu toplumda çok var. Bu yüzden bir türlü doğruyu bulamıyorlar. Örneğin herkes çok dürüst çok namuslu çok ehlaklı ama gel gör ki kimse patronla ters düşmek istemez. Çünkü parası kadar ehlaklıdır, namısludur. Bir söz var or**pu namustan bahsediyorsa parayı beğenmemiştir.
  • Deniz Sarıtop - PFB Çözüm Masası

    Tarih & Edebiyat şiir edebiyat 28 Kas 2022 21:13
    2 Oy
    1 İleti
    66 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Aklın Kimyası ile Aşkın Kimyası

    Tarih & Edebiyat edebiyat sanat 28 Eki 2022 22:34
    1 Oy
    15 İleti
    257 Bakış
    Baruta benzettiğim hormonal kokteyli biraz açayım. Bu kokteylde tüm hormonlar var. Karmaşık bir kokteyl. Çok karmaşık ve şırınga ile enjektesi olanaksız bir formül. Hiç bir aşığın kimyası da başka bir aşıkla aynı değil. Bunlar hep hormon analizleri ile bahsettiğim araştırmada ölçüldü. Hormonların görevleri de karmaşık, basit değil. Örneğin aşk iksiri olarak bilinen oksitosin hormonunun çok farklı işlevleri de olduğu belirlendi. Ver damardan sentetik oksitosini aşık olsun şeklinde bir şey olmuyor. Çok da fazla hormon türü var. Bunların işlevleri net değil. Kişiden kişiye de etkileri farklı. Örneğin serotonin geri emilimini bloke eden antidepresanların etkileri hiç bir kişide diğeri ile aynı standart etkiyi göstermiyor. Çok farklı tepkiler olabiliyor. Birini gerçekten teskin ediyor, birinin ise intihar eğilimini bile tetikleyebiliyor. Hasılı duygu kimyamız son derece karmaşık.
  • Öykümsü

    Tarih & Edebiyat edebiyat sanat felsefe 9 Ağu 2022 19:33
    1 Oy
    1 İleti
    126 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • 0 Oy
    1 İleti
    135 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Bir etimolojik deneme

    Tarih & Edebiyat tarih edebiyat 30 Haz 2022 13:48
    0 Oy
    5 İleti
    187 Bakış
    Sümer dili elbette sadece bir tarih konusu, bunu konuşacak kimse yok. Sümerce taa Akadlar döneminde tarihe karışmaya başlamıştı. Fakat nasıl ortaya çıkarıldı, Akadçaya da geçen ve tüm bölge dillerine geçen sözcüklerinin izi sürülerek. Türkçe dahil tüm bölge dillerinde Sümerce sözcükler yaygın. O bakımdan Sümerce yaşıyor ve konuşuluyor aslında ama dil konusu elbette çok karmaşık bir konu. Tüm dillere karışmış, dağılmış erimiş ve unutulmuş. Buna yaşıyor da diyemezsin ölü dil de diyemezsin. Hani dinozorların nesli bir bakıma tükendi ama kuşlar onların devamı, aslında nesilleri tükenmedi gibi bir şey. Bunlar karmaşık olgular ve her türlü tartışmaya da her zaman açık olacak konular.
  • Milena'ya Mektuplar

    Tarih & Edebiyat kitap edebiyat felsefe felsefe tarihi 3 May 2022 21:30
    3 Oy
    2 İleti
    199 Bakış
    @phi Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim? Kafka'nın derin sözlerinden oluşan Milena Jesenska'ya yazdığı mektupları içerir. Bu mektuplar bize Milena sayesinde ulaşıyor. Milena, toplama kampında öldürülmek için yakalanmadan önce bu mektupları arkadaşına veriyor ve bu şekilde bizlere ulaşmış oluyor. Sonlara doğru biraz sıksa da kesinlikle okunması gereken bir kitap. Gerçek ve derin aşkı bu mektuplar sayesinde daha iyi anlayabiliyorsunuz.
  • Zıvanadan Çıkmak Deyimi

    Tarih & Edebiyat tarih edebiyat 11 Nis 2022 21:50
    2 Oy
    5 İleti
    226 Bakış
    Bu deyim bir hayli popüler olmakla beraber, bizim diyarda sıkça kullanılır. Kökeni hakkında başka hikayeler de var. Kapının zıvanasıyla ilgili.
  • 1 Oy
    2 İleti
    167 Bakış
    Boşa Yazdım Boşa yazdım An için Doluya yazdım Gün için Boş dolmadı Gün ağardı Kim bilir Bir gün Şah damarından Kıskıvrak Bir can Yakalar Sen değil Senden ötesi Anlayacak beni Ve o gün Ne ben ne de sen Olmayacağız... 11 ocak 2020 /Akarca
  • Betimleyelim

    Serbest Kürsü tanpınar edebiyat betimleme hikaye 10 Mar 2022 12:57
    2 Oy
    2 İleti
    141 Bakış
    @bagimsizkoala , ../ Stabilize yolda tıngır mıngır ilerleyen, kah patinaj yapıp sağa sola savrulan mini otobüs yol ayrımında durdu. Sadece bir yolcu indi, otobüs bagajından çıkardığı tahta çantası ile belli belirsiz farkedilebilen patika bir yola koyuldu. Karanlık henüz çökmemişti; inceden inceye kar serpiştiriyordu. Bahar aylarında sıkça kullandığı için yolu ezberinde zaten biliyordu ve mevsim itibariyle yerde 30-40 cm kar olsa da yürümeyi, hele hele karda yürümeyi çok severdi. Köye varması için 5 km gibi bir yol vardı önünde ve tempolu yürürse 1 değilse 2 saatte varırıdı. Rodrigo’nun gitar konçertosunu duyduğu günden beri o ezgiyi mırıldanır, ıslık çalmayı dener ve bıkmadan usanmadan yinelerdi. Bir ıslık eşlik ediyordu ona ve uçsuz bucaksız beyaz örtünün ortasında yapayalnızdı. Kepi, eldivenleri, atkısı en çok sevdiği kırmızı rengindeydi. Çocuklarını düşündü; tezek sobasının başında analarını çekiştiriyor olmalılar diye geçirdi içinden. Ufaktan bir esinti oldu; ardından şiddetini arttırdı ve kar yağışı tipiye döndü; taneler yukarıdan değil yandan, soldan sağdan önden arkadan yüzüne gözüne elbiselerine çarpıyor; kendi fısıltısını hisettiriyordu. Aydınlık ta aynı tempoda hızla kararıyordu; “adımlarımı açmam gerek” diye geçirdi içinden. Şimdi daha hızlı yürüyordu, ıslığı bırakmış, düşlerinden sıyrılmış biraz da endişelenerek bir an önce varmaya odaklanmıştı. Tipi hızını azaltmıyor içine içine işliyordu. Dizlerine kadar kara saplandığını soluklanmak için durduğunda fark etti. Beyaz örtü tüm izleri alıp götürmüş, karanlık ufuk çizgisinde yitmişti. Ahmed Arif’in şiiri takıldı diline “Bak bıyıklarım buz tuttu/ üşüyorum da”...Bir sıcak çorbaya neleri vermezdi?...Ufka doğru baktı, soluna sağına baktı lakin hiçbir iz , hiçbir karatı, hiçbir ses yoktu; fırtınanın fısıltısı ninni söyler gibiydi. Durmanın hiçbir yararı olmayacaktı; tek bir düz çizgide yürümek dışında şansının kalmadığını biliyordu...Düşündü, düşündü, düşündü; 90 derecelik açıyla sola döndü ve yürümeye başladı. Aç çakalların ulumaları duyuluyordu; yine Arif’den bir dize geçti içinden “bunlar engerekler/ bunlar çıyanlardır/ bunlar aşımıza ekmeğimize göz koyanlardır/ tanı bunları/ tanı da büyü”..Cebinden kösteğini çıkardı ve 3 saate yakın yürüdüğünü anladı. Kar dizlerinin üzerinde ve tipi her yanını kuşatmış, alabildiğine savuruyordu; iliklerine kadar üşüme hissine kapıldı; gözleri kararır gibi oldu; “hayır, hayır” dedi içinden, uyku asla yok, durmak asla...Çantanın ağırlığından kurtulmak istedi ve çocukları için aldığı tüm öykü kitaplarını çantayla birlikte karlar içine bıraktı; nasıl olsa kar eriddiğinde geri gelir alırdı...Can derdi hiçbir şeye benzemez...Kar beline kadar yükselmişti, artık düşe kalka ilerleyebiliyordu...”eyyy hawwaaarrrrr!” diye bir çığlık attı, yığıldı..Güneş ne kadar da yakıcıydı; öğle uykusuna davet edercesine mahmurlaştırıyordu. Renk renk çiçekler vardı etrafında ve cıvıl cıvıl oynaşan çocuklar; bir çocuk koşarak geldi yanına ve ellerini uzattı, sımsıcak dokundu... Her yerde aradılar, 3 ay sonra çantasının üzerine kapaklanmış uyurken buldular...
  • Yunus Emre

    Tarih & Edebiyat edebiyat tarih 9 Mar 2022 15:49
    3 Oy
    1 İleti
    119 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • Kendi yorumum ile kısacık bir şiir..

    Tarih & Edebiyat edebiyat 8 Mar 2022 16:58
    6 Oy
    3 İleti
    167 Bakış
    @Mertaşkın teşekkür ederim.
  • IŞIL'IN RÜYASI

    bagimsizkoala ilkokul hikaye ortaokul edebiyat 6 Mar 2022 19:53
    3 Oy
    5 İleti
    191 Bakış
    Çok güzel bir paylaşım, silgi mi, kalem mi, defter mi, kitap mı olmak isterdiniz?
  • Hamlet roman incelemesi

    Tarih & Edebiyat edebiyat 6 Mar 2022 19:46
    2 Oy
    1 İleti
    188 Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • MAHMUT MAKAL'IN BİZİM KÖY ROMANI İNCELEMESİ

    Tarih & Edebiyat edebiyat kitap sanat 4 Mar 2022 20:50
    2 Oy
    1 İleti
    1k Bakış
    Kimse yanıtlamadı
  • 1 Oy
    1 İleti
    303 Bakış
    Kimse yanıtlamadı